İBN ATIYYE el-AVFÎ

ابن عطيّة العوفي
İBN ATIYYE el-AVFÎ
Müellif: MEHMET AKİF KİREÇCİ
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
Baskı Tarihi: 2016
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 04.07.2020
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/ibn-atiyye-el-avfi
MEHMET AKİF KİREÇCİ, "İBN ATIYYE el-AVFÎ", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/ibn-atiyye-el-avfi (04.07.2020).
Kopyalama metni
10 Muharrem 818’de (22 Mart 1415) İskenderiye’de doğdu. Kendisinden bu tarihte veya muharremin başında doğduğuna dair rivayetler nakledilir. Atalarından Atıyye’ye nisbetle İbn Atıyye diye anılır. el-Ḥuccetü’r-râciḥa adlı eserinde nesebinin sahâbeden Abdurrahman b. Avf’a dayandığını, Avfî nisbesinin buradan geldiğini söyler. Keşfü’l-beyân’ın başında da şeceresini Hz. İbrâhim ve Nûh kanalıyla Hz. Âdem’e ulaştırır. Yedi yaşında Kur’an’ı ezberleyip iki yıl içinde “yirmi dört rivayetle” tecvidini öğrendiğini, muhtelif kıraatlerle okuduğunu, on sekiz yaşında ders ve fetva vermeye başladığını, bu sırada bir süre riyâzet ve inzivâ hayatı yaşayıp ibadet ve zikirle meşgul olduğunu, daha sonra tahsil için amcası ve şeyhiyle beraber Kahire’ye gittiğini kaydeder. İbn Atıyye, dedesi Kadı Ebü’l-Hasan Nûreddin Ali’den ve Alemüddin Sâlih b. Ömer el-Bulkīnî’den fıkıh; İbn Hacer el-Askalânî, Veliyyüddin İbnü’l-Irâkī, Şehâbeddin er-Ressâm, Şemseddin el-Birmâvî, Cemâleddin İbnü’ş-Şerâihî, İzzeddin İbnü’l-Furât gibi âlimlerden hadis tahsil etti. Şemseddin İbnü’l-Cezerî’den Kütüb-i Sitte’yi, el-Muvaṭṭaʾı, hadisle ilgili diğer bazı eserleri ve kıraat ilmine dair kendi kitaplarını okuyup icâzet aldı. Zeynüddin İbnü’s-Sâni‘den hat öğrendi. Seyyid Şerîf el-Cürcânî’nin talebesi Burhâneddin el-Kürdî ve Teftâzânî’nin talebesi Alâeddin Ali b. Muhammed el-Buhârî’den aklî ilimleri, Takıyyüddin İbn Hicce’den edebiyat okudu. Aralarında babasının şeyhi Abdurrahman eş-Şibrîsî, bunun halifeleri Ebü’l-Hasan Ali ed-Demenhûrî ve Ebû İshak İbrâhim el-Etkāvî ile hocası İbnü’l-Cezerî, Ahmed b. Muhammed et-Türâbî, dayısı Ebü’l-Abbas Ahmed b. Kāsım b. Mûsâ gibi isimlerin de bulunduğu birçok kişiden tasavvuf hırkası giydi. Yine kendisi Keşfü’l-beyân’ın ilk cildinde Şeyh Türâbî ile üç yıl kadar birlikte kaldıklarını, bu zaman içinde her yıl beraber hacca gittiklerini, Yemen, Hindistan ve Irak’a yaptığı seyahatlerin ardından Kahire’ye dönüp ilim tahsiline devam ettiğini, Minhâcü’l-iḳtidâʾ ve miṣbâḥu’l-ihtidâʾ adlı eserini bu sırada yazdığını belirtir. 879 (1474-75) yılında Kahire’den ayrılarak Şam’a giden İbn Atıyye uzun süre Mizze adlı köyde ikamet etti, ders verdi, irşad ve telifle meşgul oldu. Yetiştirdiği birçok talebe arasında meşhur tarihçiler Şemseddin İbn Tolun ve Muhyiddin en-Nuaymî ile tarihçi Necmeddin el-Gazzî’nin dedesi Radıyyüddin Muhammed el-Gazzî, Şemseddin Muhammed b. İsmâil (İbrâhim) el-Bilbîsî el-Vefâî, İbnü’l-Ferrâ Muhammed b. İsmâil el-Hûrânî anılabilir. Hocası İbn Atıyye hakkında el-Fetḥu’l-ʿİzzî fî Muʿcemi’l-mücîzîne li-şeyḫinâ Ebi’l-Fetḥ el-Mizzî adıyla bir eser yazan Şemseddin İbn Tolun onun eliyle çeşitli tarikatlardan hırka giydiğini kaydeder (el-Fülkü’l-meşḥûn, s. 122; Abdülhay el-Kettânî, I, 161, 474). Necmeddin el-Gazzî, babası Gazzî’nin (d. 904/1499) daha iki yaşında iken dedesi tarafından hocası İbn Atıyye’ye götürüldüğünü, İbn Atıyye’nin de ona hırka giydirip zikir telkin ettiğini ve bütün merviyatı için icâzet verdiğini belirtir (el-Kevâkibü’s-sâʾire, III, 4). Memlük Sultanı Kayıtbay’ın ölümünün ardından yerine geçen oğlu el-Melikü’n-Nâsır Muhammed’e biat etmeyip ayaklanan Emîr Kansu el-Yahyâvî ile Devâtdâr Akbirdî’nin yol açtığı siyasî kargaşa sırasında (901/1496) İbn Atıyye, Mizze’den ayrılarak Şam’da Kabriâtike mahallesine yerleşti ve Şüveyke yakınlarındaki Kasrülcüneyd mahallesinde 18 Zilhicce 906 (5 Temmuz 1501) tarihinde vefat etti. Humeyriyye (Hamriyye) Mezarlığı’nın batı kesiminde Burhâneddin el-Bikāî’nin kabrine kıble yönünden yakın bir yerde defnedildi.

Eserleri. İbn Atıyye el-Avfî’nin muhtemelen tek nüsha olmasından dolayı bugüne kadar bilinmeyen ve inceleme konusu edilmeyen Keşfü’l-beyân ʿan ṣıfâti’l-ḥayevân adlı eseri İslâm dünyasında kaleme alınan en hacimli ansiklopedilerin başında gelir. Şemseddin İbn Tolun, hocasının Mizze’de kaleme aldığı, kırk ciltten meydana gelen eseri vefatı sırasında vakfettiğini, vefatından sonra eserin talebesi Vâiz Şemseddin Muhammed b. İsmâil el-Vefâî’ye intikal ettiğini, Türkler’in Dımaşk’a hâkim olmaları sırasında 50 dinar vererek kitabı ondan satın aldıklarını kaydeder (Târîḫu Mizze, s. 62-63; krş. Mütʿatü’l-eẕhân, II, 639-640). Botanik, tıp ve felsefe yanında şer‘î ilimler, şiir, edebiyat, biyografi gibi konuları da içeren ve alfabetik düzenlenen bu ansiklopediye modern dönemde bilindiği kadarıyla ilk dikkat çeken ve İstanbul’daki tek nüshası hakkında bilgi veren Suriyeli edip ve şair Cemîl el-Azm (ö. 1933) kaynakları arasında önemli gördüğü 229 kitabın listesini de zikreder (el-Müsâraʿa, s. 108-121). Müellif, Keşfü’l-beyân’ı 893 yılının Muharrem ayında (Aralık 1487) yazmaya karar verdiğini, bu amaçla araştırma ve okumalara başladığını belirtir. Eserin Millet Kütüphanesi Feyzullah Efendi koleksiyonundaki müellif hattı nüshası (nr. 1687-1745) altmış iki ciltte 16.000 varaktan oluşmaktadır. Muhtemelen bilim tarihinin bilinen en kapsamlı ansiklopedik çalışması olan eserin ilk cildinde İbn Atıyye telif gerekçesini ve uyguladığı metodu uzunca anlatır. Özellikle Demîrî’nin Ḥayâtü’l-ḥayevân’ından çok faydalandığını, onun metodunu benimsediğini, ancak oradaki hayvan isimlerine hem sayı hem de içerik bakımından eklemeler yaptığını, esere ekoloji, biyoloji, yer ve gök bilimleriyle ilgili yeni maddeler eklediğini, birçok bilgiyi âyetlerle zenginleştirdiğini, ayrıca bazı maddeleri dil ve edebiyat açısından desteklemek için 130 kasideye yer verdiğini belirtir. Müellif eserini yazarken -günümüzde büyük bir kısmı kaybolmuş olan- yaklaşık 3000 kaynaktan faydalandığını belirtir ve bunların adlarını zikreder; bir kısmının müellif isimlerini de verir (vr. 4a-21b). Bunların yanında Avfî kendilerinden ders aldığı, beraber ders okuduğu, görüşüp sohbetinde bulunduğu 1000’e yakın âlimin adını anar; bazılarının kısa biyografilerini verir. Bu özellikleriyle eserin diğer bölümleri gibi giriş kısmı da çok değerli bir bilgi kaynağıdır. Üzerinden asırlar geçtiği için bazı sayfalarındaki yazıları silinmiş olan eser üzerinde Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı’nın gerçekleştirdiği restorasyon çalışmaları ileri bir safhaya varmış olup tamamlandığında ilk cildin tenkitli neşriyle birlikte diğer ciltlerin e-book olarak ilim dünyasına sunulması planlanmıştır.

İbn Atıyye’nin diğer eserleri şunlardır: el-Fuṣûlü’l-müʾeyyede li’l-vüṣûl ilâ şerḥi’l-Muḳaddimeti’l-Cezeriyye (bk. bibl.); el-Ḥüccetü’r-râciḥa li-sülûki’l-meḥacceti’l-vâżıḥa (hırka giydiği ve sohbetlerinde bulunduğu şeyhlerle tasavvuf âdâbına dair olup bir nüshası Şam Dârü’l-kütübi’z-Zâhiriyye’de kayıtlıdır; nr. 1443 / tasavvuf 125; bu nüshanın bir mikrofilmi Kahire’de Ma‘hedü’l-mahtûtâti’l-Arabiyye’dedir [nr. 125]); İbtiġāʾü’l-ḳurbe bi’l-libâs ve’ṣ-ṣuḥbe (başta talebesi İbn Tolun olmak üzere klasik kaynaklarda ve Leipzig nüshasında [Brockelmann, GAL Suppl., II, 151] bu adla geçen eserin Berlin Kraliyet Kütüphanesi’nde kayıtlı nüshası İrtiḳāʾü’r-rütbe bi’l-libâs ve’ṣ-ṣuḥbe adını taşır [Ahlwardt, III, 92; Brockelmann, GAL, II, 149]; ancak bu isimde bir kitap Kutbüddin Muhammed b. Ahmed el-Kastallânî’ye [ö. 686/1287] nisbet edilir; Gazzî, I, 15; Abdülhay el-Kettânî, I, 78); Tuḥfetü’l-lebîb ve buġyetü’l-keʾîb (Leiden Üniversitesi Ktp., nr. Or. 1 [müellif hattı I ve III. ciltler]; Paris Bibliothèque Nationale, nr. 3404 [müellif hattı II. cilt]; II. cilde ait nüshanın mikrofilmi Beyrut Amerikan Üniversitesi [nr. 202] ve Kahire’de Ma‘hedü’l-mahtûtâti’l-Arabiyye’dedir [nr. 1117]); Şerḥu Ġunyeti’l-bâḥis̱ (İbnü’l-Mütefennine’nin er-Raḥbiyye diye tanınan ferâize dair eseri üzerine yazılmış hacimli bir şerhtir, Keşfü’ẓ-ẓunûn, II, 1211). Biyografik kaynaklarda bir divanından söz edilen ve bazı şiirlerinden örnekler verilen İbn Atıyye’nin Minhâcü’l-iḳtidâʾ ve miṣbâḥu’l-ihtidâʾ ile el-Ḥuzze fî menâḳıbi ehli’l-Mizze adlı eserlerinin de bulunduğu Keşfü’l-beyân ʿan ṣıfâti’l-ḥayevân’ından öğrenilmektedir. Brockelmann’ın İbn Atıyye’ye nisbet ettiği Nüzhetü’n-nâẓır fî vażʿi ḫuṭûṭi fażli’d-dâʾir adlı eser (Brockelmann, GAL, II, 149) Mısırlı astronomi âlimi Muhammed b. Ebü’l-Feth es-Sûfî’ye aittir (Fihristü’l-kütübi’l-ʿArabiyye, V, 326).

BİBLİYOGRAFYA :

İbn Atıyye el-Avfî, el-Fuṣûlü’l-müʾeyyede li’l-vüṣûl ilâ şerḥi’l-Muḳaddimeti’l-Cezeriyye (nşr. Cemâl es-Seyyid Rifâî), Kahire 2005, neşredenin girişi, s. 5-6; Şemseddin İbn Tolun, Târîḫu Mizze ve âs̱âruhâ ve fîhi el-Maʿazze fîmâ ḳīle fi’l-Mizze (nşr. M. Ömer Hamâde – M. Ali Sultânî), Dımaşk 1404/1984, s. 49, 61-67; a.mlf., el-Fülkü’l-meşḥûn fî aḥvâli Muḥammed b. Ṭolûn (nşr. M. Hayr Ramazan Yûsuf), Beyrut 1416/1996, s. 22, 33, 41, 51, 122; a.mlf. – İbnü’l-Mibred, Mütʿatü’l-eẕhân mine’t-temettuʿ bi’l-aḳrân beyne terâcimi’ş-şüyûḫ ve’l-aḳrân (nşr. Salâhaddin Halîl el-Mevsılî), Beyrut 1999, I, 46, 112, 293, 366, 553; II, 639-640, 735, 736, 770-771; Gazzî, el-Kevâkibü’s-sâʾire, I, 14-17; II, 20; III, 4; Keşfü’ẓ-ẓunûn, I, 2; II, 1211; İbnü’l-İmâd, Şeẕerât (Arnaût), X, 44-47; M. G. de Slane, Catalogue des manuscrits arabes de la Bibliothèque Nationale, Paris 1883-95, s. 593; Ahlwardt, Verzeichnis, III, 92; Fihristü’l-Kütübḫâneti’l-Ḫidîviyye, V, 326; Brockelmann, GAL, II, 149; Suppl., II, 58, 150-151; Îżâḥu’l-meknûn, I, 4, 393; Hediyyetü’l-ʿârifîn, II, 210, 215, 223; M. Riyâz el-Mâlih, Fihrisü maḫṭûṭâti Dâri’l-kütübi’ẓ-Ẓâhiriyye: et-Taṣavvuf, Dımaşk 1398/1978, I, 406-407; Fihrisü’l-maḫṭûṭâti’l-muṣavvere: el-Edeb, Kahire 1979, I/2, s. 148; P. Voorhoeve, Codices Manuscript: VII: Handlist of Arabic Manuscripts in the Library of the University of Leiden and Other Collections in the Netherlands, The Hague 1980, s. 383; Abdülhay el-Kettânî, Fihrisü’l-fehâris, I, 78, 160-161, 218, 219, 326, 472, 474-475; II, 632, 638, 661; Ömer Rızâ Kehhâle, Muʿcemü’l-müʾellifîn, Beyrut 1414/1993, III, 160, 660-661; Ziriklî, el-Aʿlâm (Fethullah), VII, 53-54; Cemîl el-Azm, el-Müsâraʿa ilâ ḳaydi evâbidi’l-müṭâlaʿa (nşr. Remzî Sa‘deddin Dımaşkıyye), Beyrut 1424/2003, s. 108-121; J. J. Witkam, Inventory of the Oriental Manuscripts of the Library of the University of Leiden, Leiden 2007, II, 127-128; M. Bâkır Ulvân, “Kütübü’l-ḥayevân ʿinde’l-ʿArab”, el-Mevrid, I/3-4, Bağdad 1392/1972, s. 33-34.
Bu madde TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 2016 yılında İstanbul'da basılan EK-1. cildinde, 585-587 numaralı sayfalarda yer almıştır.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde okumak ister misiniz?
BAŞKA BİR MADDE GÖSTER