İBN NÜBÂTE el-MISRÎ

ابن نباتة المصري
Müellif:
İBN NÜBÂTE el-MISRÎ
Müellif: HÜSEYİN TURAL
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 1999
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 21.09.2019
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/ibn-nubate-el-misri
HÜSEYİN TURAL, "İBN NÜBÂTE el-MISRÎ", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/ibn-nubate-el-misri (21.09.2019).
Kopyalama metni
Rebîülevvel 686’da (Mayıs 1287) Kahire’de doğdu. Aslen Meyyâfârikīnlı olup Seyfüddevle’nin saray hatibi İbn Nübâte el-Hatîb’in (ö. 374/984) soyundandır. Çocukluk ve gençlik yıllarını Kahire’de geçirdi. Babası Şemseddin Muhammed hadis âlimi olduğundan ilmî bir çevrede yetişti. Takıyyüddin İbn Dakīkul‘îd, Bahâeddin İbnü’n-Nehhâs en-Nahvî, Alemüddin Kays b. Sultân ed-Darîr gibi âlimlerden başta hadis, fıkıh ve edebiyat olmak üzere çeşitli ilimler tahsil etti ve onlardan icâzet aldı.

İbn Nübâte, öğrenimini tamamladıktan sonra Eyyûbîler’in Mısır’daki ileri gelen devlet adamlarına birçok methiye yazdı. Ancak beklediği ilgi ve itibarı göremeyince 716 (1316) yılı başlarında Suriye’ye giderek Dımaşk’a yerleşti. Buradaki ikameti esnasında sık sık Hama’ya gidip Eyyûbî Emîri el-Melikü’l-Müeyyed Ebü’l-Fidâ’yı ziyaret etti; Emîr ile aralarında bir dostluk kuruldu. Onun için methiyeler yazdı ve adına çeşitli eserler kaleme aldı. Bunların karşılığında kendisinden büyük maddî yardım ve destek gördü. Ayrıca Suriye’nin diğer şehirlerini de ziyaret ederek buralardaki devlet adamlarına methiyeler yazdı ve ihsanlara nâil oldu. 735’te (1335) Vezir Emînüddevle Abdullah el-Emînî tarafından, Kudüs’ün temizlik işlerine ve hıristiyanlarca mukaddes sayılan Kıyamet Kilisesi’ne nâzır tayin edildi. 743 (1342) yılına kadar her yıl ziyaret mevsiminde Kudüs’e giderek bu görevini yürüttü. Aynı yılın başlarında divan kâtipliğine getirildi; iki yıl sonra azledildiyse de 748’de (1347) görevine iade edildi.

761’de (1360), Memlük Sultanı el-Melikü’n-Nâsır Hasan b. Muhammed’in daveti üzerine elli yıllık bir aradan sonra Kahire’ye dönen İbn Nübâte’ye sultan büyük ilgi göstererek divanda sır kâtipliği görevi verdi. İbn Nübâte, yaşının hayli ilerlemiş olması sebebiyle bu göreve devamdan muaf tutulmuş, ancak kendisine maaşı ödenmeye devam edilmiştir. Sultana birçok methiye yazan İbn Nübâte, ayrıca onun adına hatiplerin cuma hutbelerinde okumaları için bir kitap telif etti. Fakat 762’de (1361) Sultan el-Melikü’n-Nâsır’ın öldürülmesi üzerine İbn Nübâte’nin hayatının seyri değişti ve 768 (1366) sonbaharında Kahire’de vefat edinceye kadar sıkıntı içinde yaşadı.

Küçüklüğünden itibaren edebiyata yönelen İbn Nübâte nazım, nesir ve kitâbette meşhur olmuştur. İbn Hacer, onun bu sahalarda hem akranlarını hem de önceki edipleri geride bıraktığını kaydeder (ed-Dürerü’l-kâmine, IV, 340). Tâceddin es-Sübkî de İbn Nübâte’nin edebî kişiliğinden bahsederken zamanında şairlerin bayraktarlığını yaptığını, şiirde, nesirde, hat sanatında ve kitâbette ondan daha üstün olan bir kimseyi tanımadığını söyler (Ṭabaḳāt, IX, 273). İbn Nübâte’nin talebeleri arasından tanınmış edip ve şairler yetişmiştir. Selâhaddin es-Safedî, Zeynüddin İbnü’l-Verdî, Burhâneddin el-Kîrâtî, İbnü’s-Sâiğ ez-Zümürrüdî, İbn Habîb el-Halebî, Bedreddin İbnü’s-Sâhib, Yahyâ el-Habbâz el-Hamevî, Şehâbeddin el-Hâcib ve Fîrûzâbâdî bunlar arasında sayılabilir. Şiirlerinde genellikle övgü ve mersiyeye yönelen şarap, aşk, gazel ve tabiat tasviri gibi temaları işleyen İbn Nübâte şairliğiyle meşhur olmakla birlikte nesirleri, özellikle mektup tarzındaki edebî yazılarıyla da temayüz etmiştir. Eserlerinde edebî sanatlara ve bilhassa tevriye, cinas, teşbih ve istiareye oldukça fazla yer vermiş, Kur’an âyetlerinden ve hadislerden bol miktarda iktibaslar yapmıştır.

Eserleri. 1. Dîvânü İbn Nübâte el-Mıṣrî (Kahire 1288, 1289, 1323; Beyrut 1304). İbn Hacer’in hocası Muhammed b. İbrâhim el-Beştekî’nin İbn Nübâte’nin şiirlerinden derlediği bu esere İbn Hacer eẕ-Ẕeyl ʿalâ mâ cemeʿahû el-Beştekî min naẓmi İbn Nübâte (el-İʿtirâf ve’l-istidrâk ʿalâ men cemaʿa Dîvâne İbn Nübâte el-Mıṣrî) adıyla bir zeyil yazmıştır. 2. Ḥaẓîretü’l-üns ilâ ḥażreti’l-Ḳuds. Müellifin Kudüs şehrine yaptığı seyahati anlatan bir risâle olup İbn Hicce’nin S̱emerâtü’l-evrâḳ’ı içinde yayımlanmıştır (nşr. Muhammed Ebü’l-Fazl İbrâhim, s. 358-370; nşr. Müfîd Kumeyha, s. 235-244). 3. Ḫubzü’ş-şaʿîr. Arapça’da mevcut, “Arpa ekmeği hem yenir hem de yerilir” anlamındaki atasözünün açıklanmasına dair bir risâle olup İbn Hicce bunu eserinde iktibas etmiştir (bk. Ḫizânetü’l-edeb, s. 14-15, 284-289). 4. Dîvânü’l-ḫuṭabi’l-minberiyye. Memlük Sultanı el-Melikü’n-Nâsır Hasan b. Muhammed adına yazılmış elli iki hutbeyi ihtiva etmektedir (Kahire 1302, 1304). 5. Serḥu’l-ʿuyûn fî şerḥi Risâleti İbn Zeydûn. İbn Zeydûn’un, sevgilisi ve Endülüs Emevî Halifesi Müstekfî-Billâh’ın kızı Vellâde’nin ağzından Vezir İbn Abdûs’e yazdığı alaylı risâlenin şerhidir. Defalarca basılan eseri (İstanbul 1275; Kahire 1278, 1290, 1305, 1321, 1348, 1377) Muhammed Ebü’l-Fazl İbrâhim tahkik ederek yayımlamıştır (Kahire 1383/1964). Serḥu’l-ʿuyûn, Karahalilzâde Mehmed Saîd (ö. 1168/1754) tarafından Türkçe’ye tercüme edilmiştir (İstanbul 1257). 6. Ferâʾidü’s-sülûk fî meṣâʾidi’l-mülûk. Şair, 167 beyitten oluşan bu manzumesinde el-Melikü’l-Efdal’le beraber çıktıkları bir avı tasvir etmektedir. Kaside divanın içinde yer aldığı gibi (s. 585-592) Muhammed Es‘ad Tales tarafından müstakil olarak da neşredilmiştir (MMİIr., II, 302-310). 7. Maṭlaʿu’l-fevâʾid ve mecmaʿu’l-ferâʾid. Üç bölümden meydana gelen eserin birinci bölümünde bazı hadislerdeki garîb kelimeler açıklanmış, ikinci ve üçüncü bölümlerde şair ve ediplerin yenilik ve buluşlarından söz edilmiştir (nşr. Ömer Mûsâ Bâşâ, Dımaşk 1392/1972). 8. el-Müfâḫare beyne’s-seyf ve’l-ḳalem. İbn Hicce, ihtiva ettiği edebî sanatlar dolayısıyla risâleyi Ḫizânetü’l-edeb’de (s. 104-109) iktibas etmiş, eser ayrıca Beyrut (1312) ve Kahire’de (1934) yayımlanmıştır. 9. Münteḫabü’l-hediyye mine’l-medâʾiḥi’l-Müʾeyyediyye (el-Müʾeyyediyyât). Müellifin el-Melikü’l-Müeyyed Ebü’l-Fidâ hakkında yazdığı methiyeleri ihtiva etmektedir (Kahire 1289, 1323; Beyrut 1304). 10. Muḫtâru Dîvâni İbn Ḳalâḳıs (nşr. Halîl Mutrân, Kahire 1323).

İbn Nübâte’nin kaynaklarda adı geçen diğer eserleri de şunlardır: el-Ḳaṭrü’n-Nübâtî, Sûḳu’r-raḳīḳ, Muḥtâru Dîvâni İbni’r-Rûmî, es-Secʿu’l-muṭavvaḳ, el-Fâżıl min inşâʾi’l-Fâżıl, el-Ecvibetü’l-muʿtebere ʿani’l-fütye’l-mübtekere, Taʿlîḳu’d-dîvân, Talṭîfü’l-mizâc min şiʿri İbnü’l-Ḥaccâc, Ḫuṭbe fî taʿẓîmi şehri Receb, ez-Zehrü’l-mens̱ûr, Sülûkü düveli’l-mülûk, Mürâselâtü İbn Nübâte, İbrâzü’l-aḫbâr, Celâsetü’l-ḳaṭr, es-Sebʿatü’s-seyyâre, Şeʿâʾiru beyti’t-taḳvâ, Ẓarâʾifü’z-ziyâde, Muḫtâru Dîvâni İbn Senâʾilmülk, Muḫtâru Dîvâni Şerefiddîn el-Enṣârî, el-Meṭâliʿu’s-sitte, el-Müfaḫare beyne’l-verd ve’n-nercîs, el-Münteḫabü’l-Manṣûrî, en-Niḥletü (et-Tuḥfetü)’l-ünsiyye fi’r-riḥleti’l-Ḳudsiyye.

BİBLİYOGRAFYA
İbn Nübâte el-Mısrî, Maṭlaʿu’l-fevâʾid ve mecmaʿu’l-ferâʾid (nşr. Ömer Mûsâ Bâşâ), Dımaşk 1392/1972, neşredenin girişi, s. 5-24; Safedî, el-Vâfî, s. 311-331; Sübkî, Ṭabaḳāt (Tanâhî), IX, 273; İbn Kesîr, el-Bidâye, XIV, 322; İbn Hicce, S̱emerâtü’l-evrâḳ (nşr. M. Ebü’l-Fazl), Kahire 1971, s. 358-370; a.mlf., Ḫizânetü’l-edeb, Kahire 1304, s. 14-15, 104-109, 284-289; İbn Hacer, ed-Dürerü’l-kâmine (nşr. Seyyid Câdelhak), Kahire 1966, IV, 339-340; İbn Tağrîberdî, en-Nücûmü’z-zâhire, XI, 95-97; Süyûtî, Ḥüsnü’l-muḥâḍara, I, 571; Keşfü’ẓ-ẓunûn, I, 3, 480, 841; II, 961, 979, 1009, 1047, 1243, 1351, 1720, 1850; İbnü’l-İmâd, Şeẕerât (Arnaût), VIII, 364; Şevkânî, el-Bedrü’ṭ-ṭâliʿ, II, 252-254; Serkîs, Muʿcem, I, 262-264; Brockelmann, GAL, II, 11-12; Suppl., II, 47; a.mlf., “İbn Nübâte”, İA, V/2, s. 777; Hediyyetü’l-ʿârifîn, II, 164; M. Zağlûl Sellâm, el-Edeb fi’l-ʿaṣri’l-Memlûkî, Kahire 1971, II, 221-233; C. Zeydân, Âdâb (Dayf), III, 132-133; Ömer Ferruh, Târîḫu’l-edeb, III, 794-800; Cevdet er-Rikâbî, el-Edebü’l-ʿArabî mine’l-inḥidâr ile’l-izdihâr, Dımaşk 1403/1983, s. 185-193; a.mlf., “Ibn Nubāta”, EI2 (İng.), III, 900-901; Ömer Mûsâ Bâşâ, Târîḫu’l-edebi’l-ʿArabî: el-ʿaṣrü’l-Memlûkî, Dımaşk-Beyrut 1409/1989, s. 342-390; a.mlf., İbn Nübâte el-Mıṣrî: emîru şuʿarâʾi’ş-şarḳ, Kahire 1992; Sâlihiyye, el-Muʿcemü’ş-şâmil, V, 217-219; Muhammed Rızâ Nâcî, “İbn Nübâte”, DMBİ, V, 22-29.
Bu madde ilk olarak 1999 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 20. cildinde, 233-234 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.