İBNÜ’l-A‘RÂBÎ, Ebû Saîd

أبو سعيد ابن الأعرابي
Müellif:
İBNÜ’l-A‘RÂBÎ, Ebû Saîd
Müellif: ETHEM CEBECİOĞLU
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 1999
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 05.12.2019
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/ibnul-arabi-ebu-said
ETHEM CEBECİOĞLU, "İBNÜ’l-A‘RÂBÎ, Ebû Saîd", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/ibnul-arabi-ebu-said (05.12.2019).
Kopyalama metni
Basra’da doğdu. Bağdat’a giderek fıkıh ve hadis ilmiyle meşgul oldu. Burada Cüneyd-i Bağdâdî, Amr b. Osman el-Mekkî, Ebü’l-Hüseyin en-Nûrî ile tanışması onu tasavvufî konulara yöneltti. Hadis âlimlerine göre sika bir râvi kabul edilen İbnü’l-A‘râbî’nin rivayet ettiği hadislerin bir kısmı Sülemî’nin Ṭabaḳāt’ı ile Ebû Nuaym’ın Ḥilyetü’l-evliyâʾ adlı eserinde yer almaktadır. Hayatının son yıllarını Mekke’de geçiren ve “şeyhü’l-Harem” unvanıyla tanınan İbnü’l-A‘râbî burada vefat etti.

Tasavvufu, “Fuzûlî işleri terketmektir” şeklinde tarif eden İbnü’l-A‘râbî (Sülemî, s. 428), tasavvufa uzak bir âlim kadar hadisle ilgili yeterli bilgileri elde edememiş olan sûfînin de doğru yolu bulamayacağı kanaatindedir. Ona göre sahâbe döneminde kullanılmayıp daha sonra sûfîler arasında yaygınlık kazanan sekr, sahv, fenâ, seyrüsülûk gibi terimler yerine Kitap ve Sünnet’te bulunan takvâ, cihad, huşû, tevazu gibi terimler kullanılmalıdır. Münâvî’nin, “Müridleri terbiye etme konusunda kendine has bir metodu vardı” şeklindeki ifadesi (el-Kevâkib, I, 11) bu konuyla ilgili olmalıdır. Tevhid anlayışını, “Yakınlık bahis konusu olduğu sürece mesafe vardır, halbuki tasavvuf ikilik değil birliktir” sözüyle ifade eden İbnü’l-A‘râbî (Herevî, s. 492) zühdü “zaruri olanı almak”, rızâyı “itirazı terketmek”, mârifeti ise “cehli itiraf etmek” şeklinde tarif eder. Ona göre ilim çeşitli vasıtalarla, hakikat ise yalnız mükâşefe ile elde edilebilir.

İbnü’l-A‘râbî’nin sonraki tasavvuf klasiklerine kaynak olan eserlerinin çoğu günümüze ulaşmıştır. Ebû Nasr es-Serrâc, el-Lümaʿ adlı eserinde vecd konusunu anlatırken İbnü’l-A‘râbî’ye dayanmış ve onun Kitâbü’l-Vecd’ini özetlemiştir. İbnü’l-A‘râbî’yi tanıtırken, “Meşhur eserleri vardır” ifadesini kullanan Ebû Nuaym (Ḥilye, X, 375), onun zâhidlerin hayatı ve menkıbeleri hakkında yazılmış ilk kitap olan Ṭabaḳātü’n-nüssâk adlı eserinden (Keşfü’ẓ-ẓunûn, II, 1108) geniş ölçüde istifade etmiştir. İbnü’l-A‘râbî’nin Kitâbü’z-Zühd, Risâle fi’l-mevâʿiẓ ve’l-fevâʾid (Brockelmann, I, 358), Kitâbü Rüʾyetillâhi tebâreke ve teʿâlâ, Kitâbü’l-Muʿcem fi’l-ḥadîs̱’i (Sezgin, I, 661) günümüze ulaşan başlıca eserleridir. Kaynaklarda adı geçen diğer eserleri de şunlardır: Târîḫu’l-Baṣra, el-Cemʿ ve’t-tefrîḳ, Kitâbü’l-Veṣâyâ. Onun ayrıca, Mekke’de görüştüğü Endülüslü filozof İbn Meserre’nin fikirlerini reddetmek için bir eser kaleme aldığı belirtilmektedir.

BİBLİYOGRAFYA
Serrâc, el-Lümaʿ, s. 376-389; İbnü’l-Faradî, Târîḫu ʿulemâʾi’l-Endelüs, Kahire 1966, II, 40; Sülemî, Ṭabaḳāt, s. 427-430; Ebû Nuaym, Ḥilye, X, 375-376; Herevî, Ṭabaḳāt, s. 492; İbnü’l-Cevzî, el-Muntaẓam, VI, 371; Zehebî, Aʿlâmü’n-nübelâʾ, XV, 407-412; a.mlf., Teẕkiretü’l-ḥuffâẓ, II, 852-853; a.mlf., el-ʿİber, II, 252; İbn Tağrîberdî, en-Nücûmü’z-zâhire, III, 45, 306; İbnü’l-Mülakkın, Ṭabaḳātü’l-evliyâʾ, s. 77-78; Câmî, Nefeḥât, s. 221; Münâvî, el-Kevâkib, I, 11; Keşfü’ẓ-ẓunûn, II, 1108; İbnü’l-İmâd, Şeẕerât, II, 354-355; Brockelmann, GAL Suppl., I, 358; Îżâḥu’l-meknûn, I, 367; II, 320, 349; Hediyyetü’l-ʿârifîn, I, 62; Sezgin, GAS, I, 660-661; Elûzâd Muhammed, “el-Melâhimü’l-ʿâmme li-şaḫṣiyyeti İbn Meserre ve ârâʾih”, Mecelletü Külliyyeti’l-âdâb ve’l-ʿulûmi’l-insâniyye bi-Fâs, sy. 6, Dârülbeyzâ 1982-83, s. 43-44.
Bu madde ilk olarak 1999 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 20. cildinde, 493 numaralı sayfada yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.