İBRÂHİM el-MEVSILÎ

إبراهيم الموصلي
İBRÂHİM el-MEVSILÎ
Müellif: AHMET HAKKI TURABİ
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 2000
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 27.01.2020
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/ibrahim-el-mevsili
AHMET HAKKI TURABİ, "İBRÂHİM el-MEVSILÎ", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/ibrahim-el-mevsili (27.01.2020).
Kopyalama metni
125 (743) yılında Kûfe’de doğdu. İran’ın Errecân eyaletinden olup Emevî idaresinin baskıları sonucu Kûfe’ye göç eden bir ailenin çocuğudur. Henüz küçük yaşlarda iken babasını kaybetmesi üzerine Temîmoğulları’nın himayesinde büyüdü. İlk mûsiki bilgilerini Cüvânüveyh adlı bir mugannîden aldığı belirtilmekte, bazı kaynaklarda ise ilk hocasının Hicaz bölgesinden bir mecnun mûsikişinas olduğu kaydedilmektedir (Ebü’l-Ferec el-İsfahânî, V, 209). Mûsiki bilgisini geliştirmek için birçok merkezi dolaşan ve muhtemelen Musul’da şöhrete kavuştuğu için Mevsılî nisbesiyle anılan İbrâhim bu seyahatlerin ardından Rey’e yerleşti. Burada şiir ve edebiyat alanında da kendini yetiştirdi. Mehdî-Billâh döneminde halifeden fazla ilgi görmeyen İbrâhim, Hâdî-İlelhak zamanında Bağdat’a giderek saray mensupları ile yakınlık kurdu ve hayatının önemli devrelerini Abbâsî sarayında geçirdi. Burada, içlerinde mûsikişinas ve mugannî Siyyât’ın da bulunduğu devrin üstatlarından mûsiki dersleri aldı. Hâdî-İlelhak ve Hârûnürreşîd dönemlerinde onların nedimi ve sarayın başmugannîsi olarak hayatını sürdürdü. Hârûnürreşîd’in çok yakınında bulunan ve bazı seferlere halife ile beraber katılan İbrâhim el-Mevsılî Bağdat’ta vefat etti.

İbrâhim el-Mevsılî, Arap mûsikisinde klasik ekolün önemli bir temsilcisidir. Muhâriḳ, Akīd ve Denânîr gibi mûsikişinasların desteklediği İbn Câmi‘in romantik ekolüne karşı eski Arap ekolünü ve özellikle Ma‘bed b. Vehb’in fikirlerini savunmuş, görüşleri oğlu İshak el-Mevsılî, Zelzel ve Muhammed er-Ref‘ gibi mûsikişinaslarca desteklenmiştir. Bazı eserlerinin güfteleri kendisine ait olan ve bilhassa bestelerindeki yüksek teknik ve güftelerinin sağlamlığı ile dikkati çeken İbrâhim el-Mevsılî, sesinin parlaklığı ve genişliği münasebetiyle müzik tarihçileri tarafından Ma‘bed’den sonra “muallim-i sânî” kabul edilmiştir. Eserlerini çoğunlukla ûdî Zelzel ve neyzen Barsûmâ eşliğinde okuduğu ve bu ortamda icra edilen mûsikinin dinleyicileri etkisi altına aldığı, sadece kendi eserlerini değil Yûnus el-Kâtib, Delâl, Nâfiz, Ma‘bed ve Siyyât gibi mûsikişinasların eserlerini de seslendirdiği kaydedilmektedir. İbrâhim el-Mevsılî mûsikiyi hareketli veya yavaş icra edilen “eğlendirici”, tiz nağmelerden meydana gelen “hüzünlü”, sanat değeri oldukça yüksek “hikmetli” olmak üzere üç bölüme ayırmıştır.

Mevsılî 900’ün üzerinde eser bestelemiştir. Oğlu İshak, bunlardan 300 tanesinin aşılamayacak derecede mükemmel kabul edildiğini söyler. Bestelerinde daha çok tiz perdeleri tercih etmiş, sevgi temasının yanında hamâsî konulara da yer vermiştir. Bestelerinde kendi icadı olduğu rivayet edilen mâhûrî usulünü çok kullanan İbrâhim el-Mevsılî’nin koro yönetirken baget kullanan ilk müzisyen olduğu da kaydedilmektedir. Virtüoz derecesinde iyi bir ûdî olan İbrâhim’in çok hassas bir kulağa sahip bulunduğu belirtilmekte ve otuz ud öğrencisiyle birlikte verdiği konser sırasında İbn Câmi‘in bir akort bozukluğundan söz etmesi üzerine icrayı durdurarak udlar arasında akordu bozuk teli bulup düzeltmesi bu konudaki hassasiyetine bir örnek olarak zikredilmektedir.

Aynı zamanda iyi bir mûsiki hocası olan İbrâhim el-Mevsılî, Arap eğitim tarihinde sadece kadın öğrencilerden oluşan ilk düzenli mûsiki okulunun kurucusudur. Yetiştirdiği birçok talebe arasında oğlu İshak, Muhâriḳ, Zelzel, torunları Hammâd b. İshak, Ahmed b. İsmâil b. İbrâhim el-Mevsılî, Allûye, Muhammed b. Hamza Ebû Ca‘fer, Barsûmâ, Müteyyem el-Hâşimiyye, Süleym b. Sellâm, Amr b. Bânâ, Muallâ b. Eyyûb b. Tarîf ve kardeşi Leys en meşhurlarıdır.

İbrâhim el-Mevsılî’nin, Hârûnürreşîd’in isteği üzerine Füleyh b. Ebü’l-Avrâ ve İbn Câmi‘ ile birlikte el-Miʾetü’ṣ-ṣavtü’l-muḫtâre adlı 100 şarkı sözünün toplandığı antoloji mahiyetinde bir eser yazdığı bildirilmektedir. İsfahânî’nin el-Eġānî’sinin kaynakları arasında yer alan bu kitap, devrin iki rakip müzisyeni İbn Câmi‘ ve İbrâhim el-Mevsılî’in iş birliği sonucu ortaya çıkmış olması bakımından önemlidir.

BİBLİYOGRAFYA
Câhiz, et-Tâc fî aḫlâḳi’l-mülûk (nşr. Ahmed Zekî Paşa), Kahire 1332/1914, s. 36; İbn Abdürabbih, el-ʿİḳdü’l-ferîd, Kahire 1968, VI, 37; Ebü’l-Ferec el-İsfahânî, el-Eġānî, V, 169-268; Hârizmî, Mefâtîḥu’l-ʿulûm, Kahire 1342, s. 136-140; İbnü’n-Nedîm, el-Fihrist, s. 201; Hatîb, Târîḫu Baġdâd, VI, 175-178; İbn Hallikân, Vefeyât, I, 42-43; Nüveyrî, Nihâyetü’l-ereb, IV, 328-341; Zehebî, Aʿlâmü’n-nübelâʾ, IX, 79-80; Safedî, el-Vâfî, VI, 99-100; Yâfiî, Mirʾâtü’l-cenân (Cübûrî), I, 420; Sâmî Hâfız, Târîḫu’l-mûsîḳā, Dımaşk, ts., s. 67-68; J. Rouanet, el-Mûsîḳa’l-ʿArabiyye (trc. İskender Şelfûn), Dımaşk 1927, s. 105-106; H. G. Farmer, A History of Arabian Music, London 1929, s. 116-118; a.mlf., The Sources of Arabian Music, Leiden 1965, s. 2; a.mlf., el-Mûsîḳā ve’l-ġınâʾ fî elf leyle ve leyle (trc. Hüseyin Nassâr), Beyrut 1980, s. 33-34; Nesîb el-İhtiyâr, el-Fennü’l-ġınâʾ ʿinde’l-ʿArab, Dımaşk 1955, s. 46, 51; Ronart, CEAC, s. 357; Mecdî Ukaylî, es-Simâʿ ʿinde’l-ʿArab, Dımaşk 1966, s. 231-241; Sezgin, GAS, I, 371; Sâlih el-Mehdî, el-Mûsîḳa’l-ʿArabiyye, Tunus 1979, s. 43-44; Brockelmann, GAL (Ar.), I, 78; Samha Amin el-Kholy, The Function of Music in Islamic Culture, Cairo 1984, s. 85; Ahmed el-Cündî, Min Târîḫi’l-ġınâʾ ʿinde’l-ʿArab, Dımaşk 1988, s. 103-110; S. Corci, el-Mûsîḳa’l-ʿArabiyye (trc. Cemâl Hayyât), Bağdad 1989, s. 32-33; G. D. Sawa, Music Performance Practice in the Early ʿAbbāsid Era 132-320 AH/750-932 AD, Toronto 1989, tür.yer.; Sâmî Hasîb Rifâî Âbidîn, el-İtticâhâtü’l-ġınâʾiyye fî ḳaṣri’l-Meʾmûn, Beyrut 1414/1993, s. 71-74; C. C. Torrey, “İbrâhim Mavsilî”, İA, V/2, s. 896; J. W. Fück, “Ibrāhīm al-Mawṣilī”, EI2 (İng.), III, 996; Mihrân Erzende, “İbrâhîm Mevṣılî”, DMBİ, II, 538-544; Everett Rowson, “Ebrāhim Mawselī”, EIr., VIII, 73-74; Ahmet Hakkı Turabi, “İbn Câmi‘”, DİA, XIX, 385-386.
Bu madde ilk olarak 2000 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 21. cildinde, 322-323 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.