İSHAK el-MEVSILÎ

إسحاق الموصلي
İSHAK el-MEVSILÎ
Müellif: AHMET HAKKI TURABİ
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 2000
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 10.12.2019
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/ishak-el-mevsili
AHMET HAKKI TURABİ, "İSHAK el-MEVSILÎ", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/ishak-el-mevsili (10.12.2019).
Kopyalama metni
150’de (767) Rey’de doğdu. Dönemin meşhur mûsikişinaslarından İbrâhim el-Mevsılî’nin oğludur. İbrâhim, şöhretinin Abbâsî sarayına ulaşması üzerine ailesiyle birlikte Bağdat’a yerleşince İshak burada seçkin bir kültür ortamında öğrenim gördü. Süfyân b. Uyeyne, Hüşeym b. Beşîr ve Ebû Muâviye ed-Darîr’den hadis, Ali b. Hamza el-Kisâî ve Yahyâ b. Ziyâd el-Ferrâ’dan Kur’an, Asmaî ve Ebû Ubeyde Ma‘mer b. Müsennâ’dan edebiyat ve tarih öğrendi. İlk mûsiki bilgilerini babası ve annesinden aldı. Akrabası olan ûdî Zelzel ile muganniye Âtike bint Şühde’nin yanında kendini yetiştirdi.

İshak’ın Abbâsî sarayındaki ilk hâmileri başta Halife Hârûnürreşîd olmak üzere Vezir Yahyâ b. Hâlid el-Bermekî ve onun oğulları Fazl ve Ca‘fer oldu. Daha sonra Halife Emîn, Me’mûn, Mu‘tasım-Billâh, Vâsiḳ-Billâh ve Mütevekkil-Alellah devrinde bu hükümdarlardan ilgi ve itibar gördü. Babasının vefatından sonra dönemin önde gelen mûsikişinası olarak büyük servet sahibi oldu. Hayatının son yıllarında gözlerinin görmediğine dair bazı rivayetler bulunan İshak el-Mevsılî Bağdat’ta vefat etti. Ölümü üzerine Halife Mütevekkil’in, “İshak’ın ölümüyle devletim bir şeref ve ziynetten mahrum kaldı” diyerek üzüntüsünü belirttiği nakledilir.

İshak el-Mevsılî fıkıh ve kelâm konularında kendini yetiştirdiği gibi şair, edebiyatçı ve dilci olarak da takdir toplamış, sarayda düzenlenen ilim meclislerinin vazgeçilmez bir üyesi olmuştur. Onun ilminden ve kişiliğinden çok etkilenen Me’mûn kendisini mûsikişinas olarak tanınmasaydı onu kadı tayin edeceğini söylemiş ve sadece fakihlerin kullandığı siyah Abbâsî cüppesini giymesine izin vermiştir. Cömertliğiyle de bilinen İshak ilimle uğraşanları himaye ederdi. Meşhur lugat âlimi Ebû Abdullah İbnü’l-Arabî bunlardan biridir.

Mûsikide babasının yolunu takip ederek İbrâhim b. Mehdî’nin temsilciliğini yaptığı romantik-modern ekole karşı klasik-Hicaz ekolünü savunan İshak’ın bu alandaki en büyük hizmeti, yok olmak üzere olan klasik mûsiki nazariye ve icrasını sistemleştirmesidir. Nazariyatta klasik terminolojiyle ritmik ve müzikal formları birbiri içinde mezcetmiş, ancak daha sonra Fârâbî tarafından bazı eleştirilere uğramıştır. İshak el-Mevsılî’nin, hocası Zelzel’i aratmayacak derecede iyi bir ûdî olduğu ve son derece hassas bir kulağa sahip bulunduğu, çoğu tiz perdelerden başlayan 200’ün üzerinde eser bestelediği, erkek sanatkârların zorlayarak çıkarabildikleri en ince ses olan “kafa sesi”ni (falsetto) ilk olarak onun kullandığı rivayet edilir. Şiirlerinde dil, üslûp ve konu bakımından eski şairlerin takipçisi olan İshak, Ebû Temmâm ve Ebû Nüvâs gibi çağdaşı şairleri tenkitten geri durmamıştır. Yetiştirdiği öğrenciler arasında İbn Hurdâzbih, Ziryâb, Amr b. Bânâ, Allûye ve Muhârik en meşhurlarıdır.

Bağdat’ın en büyük kütüphanelerinden birine sahip olan İshak el-Mevsılî, mûsiki ve mûsikişinaslara dair bilgi veren ilk müellif olarak bilinir. İbnü’n-Nedîm onun kırk kadar telifi olduğunu kaydeder. Kitâbü Aḫbâri Ẕirrumme, Kitâbü Cevâhiri’l-kelâm, Kitâbü Tafżîli’ş-şiʿr, Kitâbü Mevârîs̱i’l-ḥikme gibi mûsiki dışındaki eserleri yanında çoğu İsfahânî’nin el-Eġānî adlı eserinin kaynakları arasında yer alan, ancak hiçbiri günümüze ulaşmayan mûsikiye dair eserleri de şunlardır: Kitâbü’l-Eġānî elletî ġannâ bihâ İsḥâḳ, Kitâbü’l-İḫtiyâr mine’l-Eġānî li’l-Vâs̱iḳ, Kitâbü Eġānîʾi Maʿbed, Kitâbü’n-Neġam ve’l-îḳāʿ, Kitâbü’r-Raḳs ve’z-zefn, Kitâbü’l-Ḳıyân, Kitâbü Ḳıyâni’l-Hicâz, Kitâbü Aḫbâri Tuveys, Kitâbü Aḫbâri ʿAzzetülmeylâ, Kitâbü Aḫbâri Saʿîd b. Miscâh, Kitâbü Aḫbâri Ḥuneyn el-Hîrî, Kitâbü Aḫbâri’d-Delâl, Kitâbü Aḫbâri Maʿbed ve’bni Süreyc ve eġānîhimâ, Kitâbü Aḫbâri’l-Ġarîz, Kitâbü Aḫbâri Muḥammed b. ʿÂʾişe, Kitâbü Aḫbâri’l-ebcer, Kitâbü Aḫbâri’l-muġannîn el-Mekkiyyîn, Kitâbü’l-Eġāniyyi’l-kebîr. Son eser Sindî b. Ali tarafından derlenmiştir. Oğlu Hammâd ve öğrencilerinden Ali b. Yahyâ İbnü’l-Müneccim İshak hakkında bir eser yazmışlardır.

BİBLİYOGRAFYA
Câhiz, et-Tâc fî aḫlâḳi’l-mülûk (nşr. Ahmed Zekî Paşa), Kahire 1332/1914, s. 31-36; Ebü’l-Ferec el-İsfahânî, el-Eġānî, Kahire 1963, V, 268-435; İbnü’n-Nedîm, el-Fihrist, Kahire 1348, s. 207-210; Kemâleddin el-Enbârî, Nüzhetü’l-elibbâʾ (nşr. İbrâhim es-Sâmerrâî), Zerkā 1405/1985, s. 132-135; Yâkūt, Muʿcemü’l-üdebâʾ, VI, 5-58; İbnü’l-Kıftî, İnbâhü’r-ruvât, I, 215-219; Yâfiî, Mirʾâtü’l-cenân (Cübûrî), II, 114-116; İbn Hacer, Lisânü’l-Mîzân, I, 350-352; İbn Tağrîberdî, en-Nücûmü’z-zâhire, Kahire 1929, II, 286-289; Himyerî, er-Ravżül miʿṭâr, s. 563-564; H. G. Farmer, A History of Arabian Music, London 1929, s. 124-126; a.mlf., el-Mûsîḳā ve’l-ġınâʾ fî elf leyle ve leyle (trc. Hüseyin Nassâr), Beyrut 1980, tür.yer.; a.mlf., “İshak Mavsılî”, İA, V/2, s. 1075-1076; Brockelmann, GAL, I, 223-224; Ronart, CEAC, s. 357; Yağmûrî, Nûrü’l-ḳabes el-muḫtaṣar mine’l-Muḳtebes (nşr. R. Sellheim), Wiesbaden 1384/1964, s. 316-318; Ahmed Zekî Safvet, Cemheretü resâʾili’l-ʿArab, Beyrut, ts. (el-Mektebetü’l-ilmiyye), IV, 12-15; Sezgin, GAS, I, 371; Hüseyin Hasan, Aʿlâmü Temîm, Beyrut 1980, s. 80-81; Mahmûd Ahmed el-Hifnî, İsḥâḳ el-Mevṣılî, Kahire 1987; G. D. Sawa, Music Performance Practice in the Early ʿAbbāsid Era 132-320 AH/750-932 AD, Toronto 1989, s. 22, 26-27, 161-165; Sâmî Hasîb Âbidîn, el-İtticâhâtü’l-ġınâʾiyye fî ḳaṣri’l-Meʾmûn, Beyrut 1414/1993, s. 191-192, 249; Cezzâr, Medâḫilü’l-müʾellifîn, IV, 1745-1746; J. W. Fück, “Isḥāḳ b. Ibrāhīm al-Mawṣılī”, EI2 (İng.), IV, 110-111; Everett K. Rowson, “Esḥāq Mawṣelī”, EIr., VIII, 596-597; H. Kilpatrick, “al-Mawṣilī, Isḥāq ibn Ibrāhīm Abū Muḥammad”, Encyclopedia of Arabic Literature (ed. J. S. Meisami - P. Starkey), London 1998, II, 520.

Ahmet Hakkı Turabi
Bu madde ilk olarak 2000 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 22. cildinde, 536-537 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.