İSHAK EFENDİ, Harputlu - TDV İslâm Ansiklopedisi

İSHAK EFENDİ, Harputlu

Müellif:
İSHAK EFENDİ, Harputlu
Müellif: MUSTAFA KARA
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
Baskı Tarihi: 2000
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 29.09.2020
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/ishak-efendi-harputlu
MUSTAFA KARA, "İSHAK EFENDİ, Harputlu", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/ishak-efendi-harputlu (29.09.2020).
Kopyalama metni
Harput’un Perçene köyünde doğdu. IV. Murad’ın Bağdat seferine katılan dedelerinden Karakoyunlu İsmâil Bey’e Harput’ta beylik verilmişti. Babası Abdullah Efendi Harput’un tanınmış âlimlerindendi. İshak Efendi, Harput’ta öğrenimini tamamladıktan sonra İstanbul’a gitti. Fâtih medreselerinden icâzet alıp Harput’a dönünce Meydan Camii Medresesi’ne müderris tayin edildi. İki yıl sonra tekrar İstanbul’a döndü. Fâtih Camii’nde ders okutmaya başladı. Ardından Vâlide Mektebi birinci muallimliğine, sarayda şehzadegân hocalığına, 1272’de (1855) Dârülmaârif hocalığına getirildi. Meclis-i Maârif üyeliği, evkaf müfettişliği, Medine ve Isparta kadılığı gibi görevlerde kırk yıl çalıştıktan sonra memuriyetten ayrılarak ilmî çalışmalara yöneldi. 1853-1868 yılları arasında huzur derslerine muhatap olarak katıldı. 13 Ramazan 1309 (11 Nisan 1892) tarihinde İstanbul’da vefat eden İshak Efendi, Fâtih Camii hazîresine defnedildi. Osmanlı Devleti’nin Mısır’a tayin ettiği son kadı Cemâleddin Molla, İshak Efendi’nin oğludur. İshak Efendi’nin Beykoz’un Akbaba köyünde 1886 yılında yaptırdığı cami, I. Dünya Savaşı yıllarında düşman askerinin işgali sebebiyle ve bakımsızlıktan yıkılmıştır.

Dürüst ve cesur bir âlim olduğu belirtilen İshak Efendi’nin sarayda padişahın ve devlet adamlarının huzurunda hıristiyan din adamlarıyla ilmî tartışmalar yaptığı, bir misyoner heyetiyle giriştiği tartışmada sorulan bütün soruları cevaplamasına karşılık onun sorduğu sorulara misyonerlerin cevap veremediği, Hıristiyanlığa dair eserlerini bu tartışmaların sonucu olarak yazdığı kaydedilmektedir.

Eserleri. 1. Şemsü’l-hakīka (İstanbul 1278). Anadolu’da faaliyet gösteren hıristiyan misyonerlerine karşı yazılan eserin sonunda Hıristiyanlığa yöneltilmiş yetmiş iki soru yer almaktadır. 2. Ziyâü’l-kulûb (İstanbul 1293). Hıristiyanlığa ve özellikle Protestan misyonerlerine karşı kaleme alınan eserde Kitâb-ı Mukaddes’in tarihi üzerinde durulmuş, mevcut İnciller’in Hz. Îsâ’ya inen İncil olmadığı gösterilmeye çalışılmıştır. İshak Efendi’nin bu eserinde Rahmetullah el-Hindî’nin İẓhârü’l-ḥaḳ adlı eserinden geniş ölçüde faydalandığı anlaşılmaktadır. Bilhassa tahrif konusunda gösterdiği delilleri bu eserden aynen almıştır. 3. Kâşifü’l-esrâr ve dâfi‘u’l-eşrâr (İstanbul 1291). Müellif, kitabın yazılış sebebinin Bektaşîliğin dine aykırı görüşlerini etkisiz hale getirmek olduğunu söylüyorsa da eser daha çok Hurûfîliğe reddiye mahiyetindedir. Üç bölümden meydana gelen kitabın ilk bölümü Fazlullah el-Hurûfî’ye ve Bektaşîliğin temel prensiplerine, ikinci bölüm Abdülmecid Firişteoğlu’nun Işknâme adlı eserinin tenkidine, üçüncü bölüm Câvidânnâme’lerde yer alan dine aykırı görüşlerin eleştirisine ayrılmıştır. İshak Efendi’nin kitapta ağır tahkir ifadeleriyle dolu bir üslûp kullandığı, Fazlullah’ın halifesi Ali el-A‘lâ’nın bir Bektaşî tekkesine yerleşerek Bektaşîler’e Hurûfîliği öğrettiği gibi iddialar ileri sürdüğü, Bektaşîler’i tekfir ettiği, Bektaşîlik’le Hurûfîliği birbirine karıştırdığı görülmektedir. Müellifin, bu eseri Bektaşîliğe karşı tavrı yumuşayan yöneticileri uyarmak için kaleme aldığı belirtilmektedir. 4. Risâle-i Suâl ve Cevâb (İstanbul 1283). Arap grameri ve mantıkla ilgilidir. 5. Es’ile-i Hikemiyye (İstanbul 1278, 1301). Akaid, kelâm, tasavvuf ve hikmete dair konuların soru-cevap tarzında ele alındığı kitabın yarısından itibaren bazı sorular Karınca Kaptan adlı bir kişinin ağzından sorulmaktadır. Bazı kaynaklarda ileri sürüldüğü gibi (Sunguroğlu, II, 125) onun “Karınca Kaptan” adını taşıyan başka bir eseri bulunmamaktadır. 6. İstişfâ fî tercemeti’ş-Şifâ. İbn Sînâ’nın eş-Şifâʾ adlı eserinin el-İlâhiyyât bölümünün tercümesidir (Süleymaniye Ktp., Tire, Necip Paşa Vakfı, nr. 112). 7. Zübde-i İlm-i Kelâm (İstanbul 1283). 8. Miftâhu’l-uyûn (Süleymaniye Ktp., İzmirli İsmail Hakkı, nr. 1091).

BİBLİYOGRAFYA
Sicill-i Osmânî, I, 329; Osmanlı Müellifleri, I, 247-248; İshak Sunguroğlu, Harput Yollarında, İstanbul 1959, II, 124-127; Ebül‘ulâ Mardin, Huzur Dersleri (nşr. İsmet Sungurbey), İstanbul 1966, II-III, 276, 789-791, 955; Mehmet Aydın, Müslümanların Hıristiyanlara Karşı Yazdığı Reddiyeler ve Tartışma Konuları, Konya 1989, s. 70, 100, 103; “İshak Efendi”, TA, XX, 231.
Bu madde TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 2000 yılında İstanbul'da basılan 22. cildinde, 531-532 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde okumak ister misiniz?
BAŞKA BİR MADDE GÖSTER