KABÎSA b. ZÜEYB

قبيصة بن ذؤيب
KABÎSA b. ZÜEYB
Müellif: MEHMET EFENDİOĞLU
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 2001
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 22.10.2019
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/kabisa-b-zueyb
MEHMET EFENDİOĞLU, "KABÎSA b. ZÜEYB", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/kabisa-b-zueyb (22.10.2019).
Kopyalama metni
8 (629) yılında Medine’de doğdu. Mekke ve civarında yaşayan Huzâa kabilesinin Kâ‘b b. Amr kolundandır. Babası, Mekke fethinde bulunan ve Hz. Peygamber’in kurbanlıklarına bakmakla görevlendirilen bir sahâbî idi. Kabîsa doğunca Resûl-i Ekrem’in huzuruna getirildi, Hz. Peygamber de onun zeki ve şerefli bir kişi olacağını müjdeledi. Resûlullah’ın vefatında yaşı küçük olduğu için sahâbî sayılmamıştır. Hulefâ-yi Râşidîn döneminde Medine’de bulundu ve Ebü’d-Derdâ, Zeyd b. Sâbit, Ebû Hüreyre gibi sahâbîlerden ilim öğrendi. Bir ara çocuklar için bir okul açtı ve burada öğretmenlik yaptı; Emevî Halifesi Abdülmelik b. Mervân da muhtemelen ilk eğitimini bu okulda aldı. Abdülmelik b. Mervân Medine divanı başkanlığına tayin edilince (40/660) Kabîsa ve arkadaşları Abdülmelik’in de iştirakiyle Medine mescidinde ilmî toplantılar yaparak başta hadis ve fıkıhla ilgili meseleler olmak üzere birçok konuyu tartıştılar. Abdülmelik’in halife olmasına kadar (65/685) devam eden bu meclislerde ilmî kişiliği ön plana çıkan Kabîsa, Medine’nin önemli fakihleri ve çok fetva veren âlimleri arasında yer aldı; Zeyd b. Sâbit’in hükümlerini en iyi bilen kişi olarak tanındı. Harre Vak‘ası’nda (63/683) bir gözünü kaybetti.

Abdülmelik b. Mervân’ın Dımaşk’a yerleşmesinden sonra onun daveti üzerine Dımaşk’a gitti. İlmî çalışmaları yanında siyasî faaliyetlere de katıldı. Abdülmelik’in yanına izinsiz girip çıkabilen birkaç kişiden biri oldu. Hilâfet mührü ve bir ara beytülmâlin sorumluluğu kendisine verildi. Kabîsa gizli yazışmaları yapar, halifeye gelen mektupları açıp gözden geçirir, gerekli gördüklerini ona sunardı; giden mektuplar da onun kontrolünden sonra mühürlenirdi. Halife dinî konularda ve çeşitli meselelerin çözümünde de onun görüşüne başvururdu. Hz. Peygamber’in minberini Medine’den Dımaşk’a nakletmeyi, kardeşi Abdülaziz’i devre dışı bırakıp kendi oğullarını veliaht tayin etmeyi düşündüğü halde onun karşı çıkması üzerine bunlardan vazgeçti. Kabîsa, halife üzerindeki nüfuzunu kullanarak valilerin zulmüne uğrayan Saîd b. Müseyyeb gibi birçok muhaddis ve fakihi baskılardan kurtarmış, İbn Şihâb ez-Zührî gibi âlimleri halife ile tanıştırarak bunların yönetim üzerindeki etkinliğini arttırmaya çalışmıştır. İshak ve Saîd adlarında iki oğlu olan Kabîsa 86 (705) yılında Dımaşk’ta vefat etti ve orada defnedildi. Onun 87, 88 veya 89’da (708) öldüğü de zikredilmiştir.

Hadis otoriteleri tarafından sika kabul edilen ve rivayetleri Kütüb-i Sitte’de yer alan Kabîsa tefsire dair görüşleri ve fetvalarıyla da tanınmıştır. Rivayetlerinin bir kısmını mürsel olarak Hz. Peygamber ile Ebû Bekir’den, büyük bir kısmını da başta Hz. Ömer olmak üzere Ebü’d-Derdâ, Bilâl-i Habeşî, Zeyd b. Sâbit, Ebû Hüreyre, Ubâde b. Sâmit, Hz. Âişe ve Ümmü Seleme gibi sahâbîlerden nakletmiştir. Kendisinden oğlu İshak, İbn Şihâb ez-Zührî, Mekhûl b. Ebû Müslim, Recâ b. Hayve ve Ebû Kılâbe el-Cermî gibi âlimler rivayette bulunmuştur.

BİBLİYOGRAFYA
İbn Sa‘d, eṭ-Ṭabaḳāt, V, 176, 229, 230, 233-234, 236; VII, 447; Buhârî, et-Târîḫu’l-kebîr, VII, 174-175; İbn Kuteybe, el-Maʿârif (Ukkâşe), s. 447, 547, 586; Taberî, Târîḫ, Beyrut 1411/1991, III, 209; İbn Düreyd, el-İştiḳāḳ, s. 468-470; İbn Hibbân, es̱-S̱iḳāt, V, 317-318; İbn Hazm, Aṣḥâbü’l-fütyâ mine’ṣ-ṣaḥâbe ve min baʿdihim (Cevâmiʿu’s-sîre içinde, nşr. İhsan Abbas - Nâsırüddin Esed), Kahire, ts., s. 331; İbn Abdülber, el-İstîʿâb (Bicâvî), III, 1272; İbnü’l-Esîr, Üsdü’l-ġābe, IV, 382-383; a.mlf., el-Kâmil, III, 464; IV, 513, 520; Zehebî, Aʿlamü’n-nübelâʾ, IV, 282-283, 424, 425; İbn Hacer, Tehẕîbü’t-Tehẕîb, VIII, 346-347; Abdüssettâr eş-Şeyh, Aʿlâmü’l-ḥuffâẓ ve’l-muḥaddis̱în, Dımaşk-Beyrut 1417/1997, IV, 18-29.

Mehmet Efendioğlu
Bu madde ilk olarak 2001 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 24. cildinde, 39 numaralı sayfada yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.