KELÂÎ

الكلاعي
KELÂÎ
Müellif: M. YAŞAR KANDEMİR
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 2002
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 24.07.2019
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/kelai
M. YAŞAR KANDEMİR, "KELÂÎ", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/kelai (24.07.2019).
Kopyalama metni
1 Ramazan 565’te (19 Mayıs 1170) Endülüs’te Mürsiye (Murcia) yakınlarında doğdu. Humus’ta yaşayan Kelâ‘ kabilesinden olup İbn Sâlim ve İbnü’l-Müdellis lakaplarıyla, ayrıca Himyerî, Belensî ve Endelüsî nisbeleriyle anılır. İki yaşında iken ailesiyle birlikte Belensiye’ye (Valencia) gitti ve orada hadis tahsiline başladı. Hadis öğrenimini ilerletmek için Mürsiye, Şâtıbe (Jativa), İşbîliye (Sevilla), Gırnata (Granada), Mâlika, Dâniye (Denia), Sebte (Ceuta) ve İskenderiye’ye seyahat ederek İbn Hubeyş, Ebû Abdullah İbn Zerkūn, İbn Rüşd, Ebû Muhammed İbnü’l-Feres, Ebû Bekir İbn Ebû Cemre gibi âlimlerden faydalandıktan sonra Belensiye’ye döndü. İbnü’l-Harrât gibi tanınmış kişilerden icâzet aldı. Hadis ilimlerinde, özellikle cerh ve ta‘dîl ayrıca hadis ricâlindeki bilgisiyle tanındı. Edebiyat ve belâgattaki derinliği, mükemmel nazmı, kusursuz hitabeti, ayrıca hatasız ve düzgün yazısıyla dikkat çekti. Bir süre Belensiye Camii hatipliğinde bulundu ve bu şehirde kadılık yaptı. Başta İbnü’l-Ebbâr, Tunus kadısı Ahmed b. Muhammed İbnü’l-Gammâz olmak üzere birçok talebe ondan faydalandı. İbnü’l-Ebbâr’ı et-Tekmile’yi yazmaya teşvik etti. Münzirî de kendisinden mektupla icâzet aldı. İbn Müsdî, Endülüs’teki hadis hâfızlarının sonuncusu dediği Kelâî’den söz ederken asalet ve fazilet bakımından onun bir benzerini görmediğini, aklî ve naklî ilimlerle nesir ve nazımda otorite, Kur’an ilimleriyle edebiyat sahasında eşsiz olduğunu söyler. Güzel hitabeti sebebiyle meliklerin ona değer verdikleri, bulundukları meclislerde meramlarını onun vasıtasıyla ifade ettikleri belirtilmektedir. İlmî ve edebî kişiliği yanında cesareti ve talebelerin ihtiyaçlarıyla ilgilenmesiyle de tanınan Kelâî, düşmana karşı çarpışırken 20 Zilhicce 634’te (14 Ağustos 1237) Belensiye yakınlarındaki Enîşe’de (el-Puig) şehid oldu. İbnü’l-Ebbâr hocasının ölümü üzerine 100 beyitten fazla bir mersiye kaleme almış, Nübâhî bu mersiyenin elli altı beytini iktibas etmiştir (bk. bibl.).

Eserleri. 1. el-İktifâʾ fî (bimâ teḍammenehû min) meġāzî Resûlillâh ve’s̱-s̱elâs̱eti’l-ḫulefâʾ. Hz. Peygamber’in hayatını, şemâilini, hasâisini, gazvelerini ve ilk üç halife devrinde yapılan İslâm fetihlerini anlatmaktadır. Kelâî eserini yazarken Asr-ı saâdet için büyük ölçüde İbn İshak’ın es-Sîre’si ile Mûsâ b. Ukbe’nin el-Meġāzî’sinin planını esas kabul etmekle beraber bu eserlerdeki sened, lugat ve nesep bilgilerini almamış, Vâkıdî’nin el-Mebʿas̱, Zübeyr b. Bekkâr’ın Ensâbü Ḳureyş, İbn Ebû Hayseme’nin et-Târîḫu’l-kebîr ve Süheylî’nin er-Ravżü’l-ünüf’ünden istifade etmiş, ilk üç halife dönemi için de hocası İbn Hubeyş’in Kitâbü’l-Ġazavât’ı ile benzeri eserlerden faydalanmıştır. Bennânî kitabı Meʿâni’l-vefâʾ bi-meʿâni’l-İktifâʾ adıyla beş veya altı cilt halinde şerhetmiştir (Fas Karaviyyîn Ktp., nr. 710). el-İktifâʾın bir kısmını Henri Massé oldukça hatalı şekilde (Cezayir 1931), Mustafa Abdülvâhid (I-II, Kahire 1968-1970) ve Muhammed Kemâleddin İzzeddin Ali ise (I-IV, Beyrut 1417/1997) tamamını yayımlamışlardır. Ayrıca Ahmed Guneym eserin ridde olaylarına dair bölümünü dört nüshaya dayanarak el-Ḫilâfetü’r-râşide ve’l-buṭûletü’l-ḫâlide fî ḥurûbi’r-ridde adıyla neşretmiş (Kahire 1401/1981), eserin bir bölümü üzerinde Cemâleddin Muhammed Sâdık el-Kādî Fütûḥu’ş-Şâm min Kitâbi’l-İktifâʾ bimâ teḍammenehû min meġāzî Resûlillâh ve meġāzi’s̱-s̱elâs̱eti’l-ḫulefâʾ ismiyle bir yüksek lisans tezi hazırlamıştır (1412/1992, Medine el-Câmiatü’l-İslâmiyye külliyetü’d-da‘ve ve usûli’d-dîn). 2. el-Müselselât mine’l-eḥâdîs̱ ve’l-âs̱âr (ve’l-inşâdât). Kitabı müellifin kendi nüshasından talebesi Ebû Ca‘fer Ahmed b. Ömer b. İbrâhim et-Tücîbî istinsah etmiş (630/1232-33), Kelâî, eserin rivayet hakkını ona verdiğine dair bu nüshaya kendi el yazısı ile not düşmüş, Ziriklî, Kelâî’nin bu notunun filmini eserine almıştır (el-Aʿlâm, III, 136). Kitapta otuz beş müselsel hadis, sâlih kişilerin hallerine dair dokuz rivayet bulunmakta ve yine Kelâî’nin derlediği Endülüslü şairlerin yirmi sekiz şiiri yer almaktadır (Süleymaniye Ktp., Şehid Ali Paşa, nr. 562). 3. Cühdü’n-naṣîḥ ve ḥaẓẓü’l-menîḥ min müsâceleti (muʿârażati)’l-Maʿarrî fî ḫuṭbeti’l-faṣîḥ. Eserin Tunus Ahmediyye Kütüphanesi ile Dârü’l-kütübi’l-Mısriyye’de birer nüshası bulunduğu kaydedilmektedir (a.g.e., III, 136). 4. Meydânü (Kitâbü Ḥâfili)’s-sâbiḳīn ve ḥilyetü’ṣ-ṣâdıḳīne’l-muṣaddiḳīn fî ẕikri’ṣ-ṣaḥâbeti’l-ekremîn ve men ʿadâhüm (fî ʿidâdihim) bi-idrâki’l-ʿahdi’l-kerîm min ekâbiri’t-tâbiʿîn. İbn Abdülber en-Nemerî’nin el-İstîʿâb’ını ikmal etmek üzere kaleme alındığı, fakat tamamlanamadığı, Ahmed b. Muhammed el-Eş‘arî’nin (ö. 690/1291’den sonra) İkmâlü Meydâni’s-sâbiḳīn adlı çalışmasıyla tamamlandığı belirtilmektedir. 5. Miṣbâḥu’ẓ-ẓulem min ḥadîs̱i Resûlillâh ṣallallāhu ʿaleyhi ve sellem. Kudâî’nin Şihâbü’l-aḫbâr’ı tarzında bir çalışma olduğu zikredilmektedir. 6. el-İʿlâm bi-aḫbâri’l-Buḫâri’l-imâm (Aḫbârü’l-İmâm Ebî Abdillâh el-Buḫârî ve sîretüh). Dört cüz hacminde olduğu kaydedilmektedir.

Hadis, siyer ve edebiyat sahalarında yirmi dört kadar eser verdiği belirtilen Kelâî’nin diğer çalışmaları arasında el-Erbaʿûne ḥadîs̱en ʿan erbaʿîne şeyḫan li-erbaʿîne mine’ṣ-ṣaḥâbeti fî erbaʿîne maʿnâ (bir cüz hacminde), Bernâmecü merviyyâtih, Dîvânü resâʾilih, Dîvânü şiʿrih, Ḥilyetü’l-emâlî fi’l-muvâfaḳāt mine’l-ʿavâlî (dört cüz), el-Muʿcem fî men vâfeḳat künyetühû künyete zevcihî mine’ṣ-ṣaḥâbe, es-Sübâʿiyyâtü’l-muḫarrece min eḥâdîs̱i Ebî ʿAlî eṣ-Ṣadefî (üç cüz) zikredilebilir.

BİBLİYOGRAFYA
Münzirî, et-Tekmile, III, 461-462; Zehebî, Aʿlâmü’n-nübelâʾ, XXIII, 134-139; a.mlf., Târîḫu’l-İslâm: Sene 631-640, s. 173-176; Safedî, el-Vâfî, XV, 432-436; Nübâhî, Târîḫu ḳuḍâti’l-Endelüs (nşr. Meryem Kāsım Tavîl), Beyrut 1415/1995, s. 152-157; İbn Ferhûn, ed-Dîbâcü’l-müẕheb, I, 385-388; Himyerî, er-Ravżü’l-miʿṭâr, s. 41-42; Mahlûf, Şeceretü’n-nûr, I, 180; Kettânî, er-Risâletü’l-müstetrafe (Özbek), s. 126, 362, 407-408; Brockelmann, GAL, I, 458; Suppl., I, 634; Ziriklî, el-Aʿlâm (Fethullah), III, 136; Abdülhâdî Ahmed el-Hüseysin, Meẓâhirü’n-nehḍati’l-ḥadîs̱iyye fî ʿahdi Yaʿḳūbe’l-Manṣûri’l-Muvaḥḥidî, Tıtvân 1403/1983, II, 123-130; Cezzâr, Medâḫilü’l-müʾellifîn, III, 1374-1375; Ch. Pellat, “al-Kalāʿī”, EI2 (Fr.), IV, 489.
Bu madde ilk olarak 2002 senesinde Ankara'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 25. cildinde, 193-194 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.