KÜRDİLİ-HİCAZKÂR - TDV İslâm Ansiklopedisi

KÜRDİLİ-HİCAZKÂR

كرديلي حجازكار
KÜRDİLİ-HİCAZKÂR
Müellif: İSMAİL HAKKI ÖZKAN
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
Baskı Tarihi: 2002
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 22.06.2021
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/kurdili-hicazkar
İSMAİL HAKKI ÖZKAN, "KÜRDİLİ-HİCAZKÂR", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/kurdili-hicazkar (22.06.2021).
Kopyalama metni

Bestekâr ve hânende Hacı Ârif Bey tarafından terkip edilmiş olan bu makamı kullanılış yönüyle şed ve birleşik olarak ikiye ayırıp ele almak gerekir. Makam, dört şekilde kullanılmıştır.

1. Şekil. Arel-Ezgi nazariyatına göre kürdî makamı dizisinin rast perdesindeki inici şeddinden ibaret olup dizisi, rast perdesi üzerindeki kürdî dörtlüsüne çârgâh perdesinde bir bûselik dizisinin katılmasından meydana gelmiştir. İnici bir makam olduğu için güçlüsü tiz durak gerdâniye perdesi, yedeni acem-aşiran perdesidir. Durak perdesi üzerinde bulunan kürdî dörtlüsünün simetrik olarak tiz durak üzerine göçürülmesiyle makamın genişlemesi yapılır ve böylece giriş seyrinde gezinilebilecek bir seyir alanı temin edilmiş olur. Ayrıca güçlü gerdâniye perdesinde kürdî çeşnisiyle yarım karar yapılır.


Arel-Ezgi sisteminde makamın bu şekildeki tarifi bir basit makamın basit bir şeddinden ibarettir. Halbuki Hacı Ârif Bey tarafından “hicazkâr-ı kürdî” veya “hicazkâr kürdî” adıyla anılan bu makam bizzat mûcidi tarafından bileşik bir makam olarak ve birkaç şekilde kullanılmıştır.

2. Şekil. Hicazkâr-ı kürdî adına daha uygun olan bu şekil, hicazkâr makamının tiz ve orta bölge dizilerine veya bütün dizisine rast perdesindeki incici kürdî dizisinin eklenmesi ve rasttaki bu kürdî dizisiyle karar verilmesi suretiyle oluşur:


Bu şekil kürdili-hicazkâr makamının güçlüsü gerdâniye perdesi olup bu perdede hicazlı veya bûselikli yarım kararlar yapılır. Zira hicazkâr makamının güçlüsü üzerinde bu iki çeşni bulunmaktadır (bk. HİCAZKÂR). Kürdili-hicazkâr makamının bu ikinci şeklinde kullanılan asma kararlar ise hicazkâr makamının asma kararları olan nevâda hicazlı, çârgâhta nikrizli, bazan segâhta hüzzamlı asma kararlarla makamın diğer yarısını oluşturan rasttaki kürdî dizisinin asma kararları olan acemde bûselikli, nîm-hisarda çârgâhlı, nevâda kürdili, çârgâhta bûselikli, kürdîde çârgâhlı ve acem-aşiranda bûselikli asma kararlardır.

3. Şekil. Arazbar makamının tiz ve orta bölgelerine yine rast perdesindeki inici kürdî dizisinin eklenmesiyle kullanılmıştır. Bu şekil, nevâ perdesi üzerindeki inici uşşak-bayatî dizisiyle çârgâh perdesindeki rast beşlisinden ibaret olan arazbar makamının tiz ve orta bölgesine rasttaki inici kürdî dizisinin eklenmesi ve bu diziyle karar verilmesi suretiyle meydana gelmiştir. Bu biçimdeki bazı eserlerde karşılaşılan, gerdâniyede uşşak dörtlüsü ve hüseynî beşlisinde ısrar etmemek gerekir. Aksi takdirde makam rast perdesine göçürülmüş bir muhayyer-kürdî makamına dönüşebilir.


Bu şeklin güçlüsü diğerlerinde olduğu gibi gerdâniye perdesi olup bu perdede bûselik çeşnisiyle yarım karar yapılır. Asma kararlar ise nevâdaki uşşaklı ve çârgâhtaki rastlı kalışlardır. Ancak bu biçimde nevâ perdesi üzerindeki uşşak-bayatî dizisinde, yerindeki bayatî makamında olduğu gibi dördüncü derece üzerinde hicaz, üçüncü derece üzerinde de nikriz geçkileri yapılırsa buna tekabül eden gerdâniye perdesinde hicazlı, acemde nikrizli ve dik-hisarda hüzzamlı kalışlar yapılabilir. Diğer asma kararlar ise yukarıda zikredilen rasttaki inici kürdî dizisinin asma kararlarıdır.

4. Şekil. Kürdili-hicazkâr makamının bu biçimi yukarıda incelenmiş bulunan 1, 2 ve 3. şekillerin karışık olarak kullanılmasıyla oluşmuştur. Yani inici kürdî, hicazkâr ve arazbar dizilerinin tiz ve orta bölgelerine rasttaki inici kürdî dizisinin eklenmesi ve hepsinin karışık bir şekilde kullanılmasıyla meydana gelir. Bu biçimde güçlüdeki yarım karar öncelik alan biçimin çeşnisiyle yapılacaktır. Asma kararlar ise her üç şeklin asma kararlarının bir karışımı durumundadır ve herhangi bir kalış esnasında hangi çeşit kullanılmışsa onun çeşnisiyle yapılır. Kürdili-hicazkâr makamıyla ilgili bütün bu tarif ve açıklamalar, bu makamın 1. şekil dışında daima çok dizili bir şekilde birleşik olarak kullanıldığını göstermektedir. Ayrıca bütün şekillerdeki ortak bir özellik, makamın ikinci bölümünü teşkil eden rasttaki inici kürdî dizisinin hiç değişmemesi ve tam kararın bu diziyle yapılmasıdır.

Her dört şekli inici olan kürdili-hicazkâr makamının yedeni yine dört şekilde de acem-aşiran perdesidir ve karara yakın bu perdeye bûselik çeşnisiyle düşülüp bir asma karar yapılması şart olmasa da âdettir. Kürdili-hicazkâr makamının donanımına si, mi ve lâ için küçük mücennep bemolü yazılır, kullanılan biçim ve çeşniler için gerekli değişiklikler eser içerisinde gösterilir.

Hangi şekil olursa olsun kürdili-hicazkâr makamının seyrine tiz durak gerdâniye perdesi civarından başlanır. Kullanılan şekle göre tiz taraftaki çeşnilerde karışık olarak gezinildikten sonra gerdâniye perdesinde kullanılan şeklin çeşnisiyle yarım karar yapılır. Daha sonra tiz ve orta bölge çeşnilerinde karışık gezinilip asma karar gösterilerek ortak seslerden istifade ile rasttaki kürdî dizisine geçilir. Bu dizide de karışık dolaşıldıktan sonra rast perdesinde kürdî çeşnisiyle tam karar yapılır.

1. şekil için Münir Nurettin Selçuk’un, “Bu yıl da böyle geçti şirin sözlü sevgili” ve Muzaffer İlkar’ın, “Gel sen bize akşam yine mehtâb görünsün” mısralarıyla başlayan semâi usulünde; Alâaddin Yavaşça’nın düyek usulünde, “Geçmesin günümüz sevgilim yasla” mısraıyla başlayan şarkıları; 2. şekil (hicazkârlı) için Hacı Ârif Bey’in curcuna usulünde, “Düşer mi şânına ey şeh-i hûban” ve aksak usulünde, “Kanlar döküyor derdin ile dîde-i giryan” mısralarıyla başlayan şarkıları ile Hristaki Efendi’nin aksak usulünde, “Gidelim Göksu’ya bir âlem-i âb eyleyelim” mısraıyla başlayan şarkısı verilebilir. 3. şekil (arazbarlı) için de yine Hacı Ârif Bey’in curcuna usulünde, “Sende aceb uşşâka eziyyet mi çoğaldı” ve semâi usulünde, “Bâis figân u nâleme aşk ibtilâsıdır” mısralarıyla başlayan şarkılarıyla Rahmi Bey’in ağır aksak usulünde, “Söyle ey mutrıb-ı nâzende edâ” mısraıyla başlayan şarkısı; 4. şekil için Hacı Kirâmî Efendi’nin devr-i kebîr usulünde, “Sanmayın mâziyi der-hâtır ederken ağlarım” mısrâıyla başlayan bestesi; Gavsi Baykara’nın curcuna usulünde, “Gönül âteşlere yandı” ve Suphi Ziya Özbekkan’ın aynı usulde, “Bir gamlı hazânın seherinde / ısrâra ne hâcet yine bülbül” mısralarıyla başlayan şarkıları bu makamın en güzel örneklerindendir.


BİBLİYOGRAFYA

Suphi Ezgi, Nazarî-Amelî Türk Musikisi, İstanbul 1933, I, 262-263; IV, 264-266.

, s. 220-232.

H. Sadeddin Arel, Türk Mûsıkîsi Nazariyatı Dersleri, Ankara 1991, s. 332, 338.

Bu madde TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 2002 yılında Ankara’da basılan 26. cildinde, 565-567 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde okumak ister misiniz?
BAŞKA BİR MADDE GÖSTER