KÜRZ b. CÂBİR

كرز بن جابر
Müellif:
KÜRZ b. CÂBİR
Müellif: ASRİ ÇUBUKCU
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
Baskı Tarihi: 2002
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 04.06.2020
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/kurz-b-cabir
ASRİ ÇUBUKCU, "KÜRZ b. CÂBİR", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/kurz-b-cabir (04.06.2020).
Kopyalama metni
Hudeybiye Antlaşması’nda Hz. Peygamber’in yanında bulunduğu dikkate alınarak bu sırada müslüman olduğu söylenmiştir. Kureyş’in önde gelen isimlerinden biri olup henüz İslâmiyet’i kabul etmediği dönemde Mekkeli bir çetenin başında Medine’nin güneyindeki kenar mahallelere saldırarak halkı kılıçtan geçirip mallarını yağmaladı, ayrıca Cümmâ (veya Zülcedr) otlağındaki sürülerini alıp kaçtı. Olayı haber alan Resûlullah, Medine’de Zeyd b. Hârise’yi vekil bırakarak küçük bir müfreze ile onu yakalamak üzere yola çıktı. İlk Bedir veya Sefevân Gazvesi denilen bu olayda Bedir yakınlarındaki Sefevân vadisine kadar devam eden birkaç günlük takibe rağmen Kürz ve adamlarına yetişilemeyerek geri dönüldü (Rebîülevvel 2 / Eylül 623).

Resûlullah, çobanı Yesâr’ı öldürerek zekât develerini çalan Becîle kabilesine mensup sekiz kişilik eşkıya grubunu yakalamak üzere gönderdiği yirmi kişilik müfrezenin başında Kürz b. Câbir’i görevlendirdi. Kürz, Cümmâ otlağına giderek eşkıyayı yakaladı ve Medine’ye getirdi (6/627).

Mekke’nin fethinde Hâlid b. Velîd’in kumandasındaki birlikte görev alan Kürz, arkadaşı Hubeyş b. Hâlid’le birlikte Hz. Peygamber’in çizdiği güzergâhı terkedip başka bir yoldan ilerlerken Handeme denilen yerde bir grup Kureyş savaşçısıyla girdikleri çatışmada Hubeyş şehid oldu. Kendisi de onun cesedi etrafında mersiyeler okuyarak çarpışmaya devam etti ve şehid düştü (Ramazan 8 / Ocak 630).

BİBLİYOGRAFYA
Buhârî, “Meġāzî”, 48; Vâkıdî, el-Meġāzî, I, 2; II, 568-569; III, 875; İbn Hişâm, es-Sîre2, IV, 407-408, 608, 640-641; İbn Sa‘d, eṭ-Ṭabaḳāt, V, 455; Taberî, Târîḫ, Beyrut, ts. (Dârü’l-kütübi’l-ilmiyye), II, 13, 14, 15, 159; İbn Abdülber, el-İstîʿâb, III, 309-310; İbnü’l-Esîr, Üsdü’l-ġābe, IV, 468; a.mlf., el-Kâmil, II, 112, 210, 247, 303; İbn Hacer, el-İṣâbe, III, 290-291; Hamîdullah, İslâm Peygamberi (Tuğ), I, 239; Köksal, İslâm Tarihi (Medine), VI, 119-125.

Asri Çubukçu
Bu madde TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 2002 yılında Ankara'da basılan 26. cildinde, 575 numaralı sayfada yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde okumak ister misiniz?
BAŞKA BİR MADDE GÖSTER