MÂLİKÎ, Muhammed Ali

محمّد علي المالكي
Müellif:
MÂLİKÎ, Muhammed Ali
Müellif: AHMET ÖZEL
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 2016
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 20.11.2019
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/maliki-muhammed-ali
AHMET ÖZEL, "MÂLİKÎ, Muhammed Ali", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/maliki-muhammed-ali (20.11.2019).
Kopyalama metni
Ramazan 1287’de (Aralık 1870) Mekke’de doğdu. İlmiyle tanınmış Mağrib asıllı bir aileye mensuptur. Dedesi İbrâhim Kahire’ye göç etmiş, babası Hüseyin orada doğmuştur. Ezher’de tahsil gören ve 1240’lı (1825) yıllarda Mekke’ye yerleşen babası Mescid-i Harâm’da imam-hatiplik, müderrislik yapmış, Mâlikî müftülüğünü üstlenmiştir. Muhammed Ali beş yaşında iken babası vefat edince Mâlikî müftüsü ağabeyi Muhammed b. Hüseyin’in himayesinde yetişti. İlk eğitiminin ardından ağabeyinin de bir süre sonra vefat etmesi üzerine (1310/1892-93) öğrenimiyle yine Mâlikî müftüsü olan diğer ağabeyi Muhammed Âbid ilgilenmeye başladı. Ondan Arap dili ve dinî ilimler, Mâlikî fıkhı, usul, Seyyid Ebû Bekir b. Muhammed Şettâ el-Bekrî’den Şâfiî fıkhı, Muhammed Abdülhak İlâhâbâdî’den tefsir, Muhammed Ebü’l-Hudayr b. İbrâhim ed-Dimyâtî’den hadis, Abdülkuddûs en-Nablusî’den hadis ve Hanbelî fıkhı okudu. Bu hocaları dışında Ali b. Zâhir el-Vetrî, Abdülcelîl Berrâde, Ebû Şuayb ed-Dükkâlî, Muhammed Abdülbâkī el-Leknevî, Muhammed Abdülhay el-Kettânî gibi âlimlerden icâzet aldı. Dört mezhebin fıkhına olan vukufu yanında Arap dili ve edebiyatı alanındaki geniş bilgisinden dolayı “asrın Sîbeveyhisi” ve “zamanın Sekkâkîsi” diye anıldı. Mescid-i Harâm’da ve müdürlüğü ile tedris heyeti başkanlığını yaptığı Dârü’l-ulûmi’d-dîniyye’de ders verdi, birçok talebe yetiştirdi. Bunlar arasında Muhammed Yâsîn el-Fâdânî, Muhammed Tâhir ed-Debbâğ, Hasan b. Muhammed el-Meşşât, Alevî b. Abbas el-Mâlikî, Sâlih b. Muhammed el-Kelantânî, Muhammed İbrâhim el-Huttenî, Muhammed Mustafa b. Abdülkādir eş-Şinkītî, İbrâhim el-Fetânî, Ömer Abdülcebbâr, Ebû Bekir b. Ahmed b. Hüseyin el-Habeşî, Zekeriyyâ b. Abdullah Bîlâ anılır. Ebü’l-Feyz İbnü’s-Sıddîk el-Gumârî ondan mükâtebe yoluyla umumi icâzet aldığı gibi hacca gittiği sırada kendisinden doğrudan hadis de okudu. Mâlikî’den hac esnasında icâzet alanlardan biri de meşhur Şiî âlimi ve biyografi yazarı Âgā Büzürg-i Tahrânî’dir.

Ağabeyi Muhammed Âbid zamanında 1897’de fetva vermeye başlayan Mâlikî onun 1923’te vefatından sonra Mâlikî müftülüğü makamına getirildi. Osmanlı döneminde Meclis-i Temyîz üyeliği, Meclis-i Ta‘zîrât başkanlığı, Hâşimîler devrinde Maarif müdürlüğü vekâleti, Meclis-i Şüyûh ve Meclis-i Şûra’l-hilâfe üyelikleri, el-Medresetü’l-Hayriyye müdürlüğü, Suudiler zamanında Meclis-i Tedkîkāt üyeliği, Kadılar Başkanlığı Heyeti’nde üyelik gibi görevlere tayin edildi. Mekke’de muallim ve müderrislerin reisliğini yaptı. 1924’te bir buçuk yıl kadar kaldığı Endonezya ve Sumatra’ya seyahat etti. 1926’da tekrar çıktığı, altı ay kadar süren Endonezya seyahati esnasında Malaya’ya uğradı ve Sultan İskender Şah b. İbrâhim tarafından saygıyla karşılandı. Sultan ona, “burnita” denilen başlığı giymenin ve müslüman bir kadının gayri müslimle evlenmesinin câiz olduğuna dair Kahire’de çıkan Mecelletü’ş-şübbâni’l-müslimîn dergisindeki bir makaleyi gösterdi. Bunun üzerine adı geçen başlığı ve diğer gayri müslim kıyafetlerini giymenin, müslüman bir kadının gayri müslim erkekle evlenmesinin haram olduğuna dair bir risâle kaleme aldı. 28 Şâban 1367 (6 Temmuz 1948) tarihinde yaz mevsimini geçirmek için bulunduğu Tâif’te vefat etti ve Abdullah b. Abbas’ın kabrinin yakınındaki mezarlıkta defnedildi. Talebelerinden Habeşî ve Bîlâ’dan başka Ziriklî, Mar‘aşlî, Âlü Kemâl gibi müellifler vefat yılını 1367 olarak verirken Muallimî, Silm, Muhammed Hayr ve Ömer Abdülcebbâr’ın 1368 şeklinde kaydetmesi yanlış olmalıdır. Ömer Abdülcebbâr ve Muallimî’nin Mekke’de vefat ettiğine dair verdiği bilgi de yanlıştır. Mâlikî’nin oğlu Abdüllatîf’e kalan ve 1200 kadar değerli eser ihtiva eden kütüphanesi daha sonra kendi telif ettiği eserlerle birlikte Harem-i Şerif Kütüphanesi’ne intikal etmiş olup kütüphanenin birkaç önemli koleksiyonundan biridir. Mâlikî’nin talebesi Muhammed Yâsîn el-Fâdânî, el-Meslekü’l-celî fî esânîdi Fażîleti’ş-Şeyḫ Muḥammed ʿAlî (el-Meslekü’l-celî fî esânîdi Muḥammed ʿAlî b. Ḥüseyin b. İbrâhîm el-Mâlikî el-Mekkî, Beyrut 1405, 1408; Fâdânî, Esânîd ve icâzât ve müselselâtü’l-Fâdânî içinde, Beyrut 1429/2008, s. 5-143) adıyla bir eser yazmıştır.

Eserleri. Fıkıh: Taḳrîrât ʿalâ Şerḥi’l-Maḥallî li-Cemʿi’l-cevâmiʿ fî uṣûli’l-fıḳh (Kahire 1316, Hasan el-Attâr tarafından Celâleddin el-Mahallî’nin Cemʿu’l-cevâmiʿ şerhine yazılan hâşiye ve Abdurrahman eş-Şirbînî’nin takriri ile birlikte); Envârü’ş-şürûḳ fî aḥkâmi’ṣ-ṣandûḳ eyi’l-ḥâkî bi’l-aṣvât (eṣ-ṣandûḳu’l-fûnûġrâf) (fonografa kaydedilen mûsikiyi dinlemenin veya Kur’an’ı fonografa kaydedip dinlemenin câiz olduğunu kabul eden Muhammed Abdülkādir el-Ehdel’in görüşüne reddiye olarak kaleme alınmıştır, Cidde 1329); Redʿu’l-cehele ve ehli’l-ġurre fi’ttibâʿi men yeruddü’l-muṭallaḳate s̱elâs̱en fî merretin (Mekke 1330); Şemsü’l-işrâḳ fî ḥükmi’t-teʿâmül bi’l-evrâḳ. Kâğıt parayla ilgili bir risâledir (Kahire 1339); İntiṣârü’l-iʿtiṣâm bi-muʿtemedi külli meẕhebin min meẕâhibi’l-eʾimmeti’l-aʿlâm (Cidde 1342); et-Tenḳīḥ li-ḥükmi’t-telḳīḥ (Kahire 1342); Tavżîḥu aḥseni mâ yuḳtefâ ve bihî fî taḥlîli’l-mebṭûteti yüḳtefâ (Kahire 1342); el-Cevâhirü’s-seniyye fî tenmîḳi kelimeti’d-dîni’l-ʿaliyye (Kahire 1346, müellifin Fetḥu’l-maḳāl fî reddi sünniyyeti’ṣ-ṣalât bi’n-niʿâl, Ḥükmü’ṣ-ṣalât fi’ṭ-ṭayyâre, el-Cemʿu’l-vâżıḥu’l-minhâc fî ḥükmi mâ fi’l-ʿalbi min laḥmi’d-decâc adlı eserleriyle birlikte); Tehẕîbü’l-Furûḳ ve’l-ḳavâʿidü’s-seniyye fi’l-esrâri’l-fıḳhiyye (İbnü’ş-Şât’ın Karâfî’ye ait el-Furûḳ üzerine yazdığı İdrârü’ş-şurûḳ ʿalâ envâʾi’l-furûḳ adlı şerhin/hâşiyenin ihtisar, tehzip ve izahı mahiyetinde bir çalışma olup bir mukaddime ile çeşitli kaideler arasındaki farklılıkların ele alındığı 548 “fark”tan meydana gelmektedir, Karâfî ve İbnü’ş-Şât’ın eserleriyle birlikte, I-IV, Kahire 1347; Beyrut 1974, 1418/1998); İẓhârü’l-ḥaḳḳi’l-mübîn bi-teʾyîdi icmâʿi’l-eʾimmeti’l-erbaʿa ʿalâ taḥrîmi messi ve ḥamli’l-Ḳurʾâni li-ġayri’l-muṭahherîn (Mekke 1352; nşr. Bessâm b. Süleyman b. Ali el-Yûsuf el-Mâlikî, Riyad 1425/2004); Taḥẕîrü’l-müslimîn min lebsi’l-berânîṭ ve zeyyi’l-kâfirîn ve taḥrîmi zevâci’l-müslimeti bi’l-kâfir (Kahire 1357); İnâretü’d-dücâ şerḥu Muḥammed ʿAlî b. Ḥüseyin ʿalâ Tenvîri’l-ḥicâ naẓmi Sefîneti’n-necâ (Sâlim b. Semîr el-Hadramî’nin Sefînetü’n-necâ fî uṣûli’d-dîn ve’l-fıḳh adlı Şâfiî ilmihalinin Ahmed b. Sıddîk el-Câvî el-Fâservânî tarafından nazma çekilen şekli üzerine yazılmıştır, Kahire 1959, müellifin Bulûġu’l-ümniyye bi-fetâve’n-nevâzili’l-ʿaṣriyye ve el-Lümʿa fî beyâni mâ hüve’r-râciḥ fî evveli vaḳti’l-cumuʿa adlı eserleriyle birlikte); Îżâḥu’l-menâsik ʿalâ meẕhebi imâmi’l-eʾimme Mâlik (Kahire 1372); Taḳrîrât ʿalâ ʿUmdeti’s-sâlik ve ʿuddeti’n-nâsik (İbnü’n-Nakīb el-Mısrî’nin Şâfiî fıkhına dair eseri üzerine yazılmıştır, I-II, Kahire 1374-1377, Ömer Berekât b. Muhammed el-Bikāî’nin Feyżü’l-ilâhi’l-mâlik fî ḥalli elfâẓi ʿUmdeti’s-sâlik’i ile birlikte); Ḍavâbiṭü’l-fetvâ: Men yecûzü lehû en yüftiye ve men lâ yecûzü lehû en yüftiye (müellifin Tehẕîbü’l-Furûḳ ve’l-kavâʿidü’s-seniyye adlı eserinde yer alan yetmiş sekizinci “fark”ın ayrı neşridir, nşr. Mecdî Abdülganî, İskenderiye 1418); el-Hedyü’t-tâm fî mevâridi’l-mevlidi’n-nebevî ve mâ üʿtîde fîhi mine’l-ḳıyâm (nşr. Muhammed b. Alevî el-Mâlikî, Beyrut 1426/2005, el-İʿlâm bi-fetâvâ eʾimmeti’l-İslâm ḥavle mevlidi ʿaleyhi’ṣ-ṣalâtü ve’s-selâm adıyla ve Yûsuf Hâşim er-Rifâî, Şemseddin eş-Şâmî ve Abdülazîz b. Bâz’ın risâleleriyle birlikte); Ḥâşiye ʿalâ Kitâbi’t-Telaṭṭuf şerḥu’t-Taʿarruf fî ʿilmi’l-uṣûl (İbn Hacer el-Heytemî’nin et-Taʿarruf fi’l-aṣleyn ve’t-taṣavvuf adlı eserine İbn Allân’ın yazdığı et-Telaṭṭuf fi’l-vüṣûl ile’t-Taʿarruf adlı şerhin hâşiyesidir; bir mukaddime, yedi bab ve bir hâtimeden oluşan asıl metnin ilk beş bölümü usûl-i fıkıhla, altıncı bölüm akaid, yedinci bölüm ve hâtime tasavvufla ilgilidir); el-Mesʾeletü’l-mühimme fî beyâni mâ hüve’l-ḥaḳ ve’ṣ-ṣavâb min mütenâveli “sebîlillâh” min meṣârifi’z-zekât (Kahire, ts., Matbaatü’l-Mütevekkil).

Mâlikî’nin Mekke Kütüphanesi’nde (Mektebetü Mekkete’l-mükerreme) yazma halde bulunan fıkha dair diğer bazı eserleri de şunlardır: Şerḥu Ḳavânîni İbn Cüzey (I-II, Fıkhu Mâlikî, nr. 34-35); Bulûġu’l-meʾmûl min Ġāyeti’l-vuṣûl şerḥu Lübbi’l-uṣûl (Şâfiî âlimi Zekeriyyâ el-Ensârî’nin kendi eseri Lübbü’l-uṣûl’e Ġāyetü’l-vuṣûl adıyla yazdığı şerhin hâşiyesidir, Tasavvuf, nr. 134); Tenbîhü’z-zekî ve îḳāẓü’l-ġabî (üç talâkla boşanmış kadının tekrar ilk eşine dönebilmesi için bir çocukla nikâhlanmasının câiz olmadığına dairdir, Fetâvâ, nr. 57); Tevâliʿu’l-hüdâ ve’l-faṣl bi-taḥẕîri’l-müslimîn ʿani’l-iʿlâm li-vaḳti’ṣ-ṣalât bi-ḍarbi’n-nâkûs ve’ṭ-ṭabl (Fetâvâ, nr. 53); Mecmûʿatü fevâʾid ve nuḳūl (I-II, Mecâmî‘, nr. 52); Menhelü’l-isʿâf fî beyâni vücûbi’l-ʿamel bi-ḫaberi’t-teleġraf (Fetâvâ, nr. 54); Neylü’l-ümniyye ʿalâ Muḳaddimeti’l-ʿİzziyye (Fıkhu Mâlikî, nr. 22); Ḥavâşî ʿale’l-Eşbâh ve’n-neẓâʾir fi’l-furûʿi’l-fıḳhiyye li’s-Süyûṭî.

Arap Dili ve Edebiyatı: Tedrîbü’ṭ-ṭullâb fî ḳavâʿidi’l-iʿrâb (I-II, Kahire 1331; nşr. Süleyman İbrâhim Belkîmî, Kahire 2006); el-Ḥavâşi’n-naḳıyye ʿalâ Kitâbi’l-Belâġa li-nuḫbeti’l-efâżili’l-Ezheriyye (Ezher ulemâsından Muhammed Tamûm ve arkadaşlarının hazırladığı eser üzerine kaleme alınmıştır, Kahire 1337; nşr. İlyâs Kablân, Beyrut 2012); Ferâʾidü’n-naḥvi’l-vesîme Şerḥu’d-Dürreti’l-yetîme (Saîd b. Sa‘d el-Hadramî’nin nahve dair manzum eserinin şerhidir, Kahire 1346; nşr. Mahmûd Nassâr, Beyrut 2008, Mekkûdî’nin el-Âcurrûmiyye şerhiyle birlikte); Taḳrîrât ʿalâ Şerḥi’l-Ḫuḍarî ʿalâ Elfiyyeti İbn Mâlik (I-II, Kahire 1372, İbn Akīl tarafından el-Elfiyye’ye yazılan şerh üzerine Muhammed b. Mustafa el-Hudarî’nin hâşiyesiyle birlikte); Şerḥu Müs̱elles̱âti Ḳuṭrub (Mekke 1387, Fethî el-Hûlî, Ḳutûf luġaviyye adlı kitabı içinde, s. 152-165). Müellifin Mekke Kütüphanesi’nde kayıtlı kitapları da şunlardır: Ḥâşiye ʿalâ şerḥi’d-Demenhûrî ʿale’s-Süllem fi’l-manṭıḳ (Ulûm Arabiyye, nr. 140), es-Sevâniḥu’l-fâḫire fî ʿilmi’l-munâẓara (Fıkhu Mâlikî, nr. 46), Tuḥfetü’l-ḫullân ḥâşiyetü Tehẕîbi’l-beyân (Ulûm Arabiyye, nr. 140), Hediyyetü’l-mennân ilâ Tehẕîbi’l-beyân (Ulûm Arabiyye, nr. 140), el-Fütûḥâtü’l-Mekkiyye fi’l-ḳavâʿidi’n-naḥviyye (Ulûm Arabiyye, nr. 156), Risâle fi’l-ḫayl (Edeb, nr. 40).

Diğer Eserleri: es-Sevâniḥu’l-câzime fi’t-teʿârîfi’l-lâzime (Mekke 1322), el-Ḥüccetü’l-merżıyye fi’n-naṣîḥa ve reddü baʿżı şübehi’ş-Şîʿati’l-Haşebiyye (Kahire 1341, eṣ-Ṣârimü’l-mübîd li-münkiri ḥikmeti’t-taḳlîd ile birlikte), Menhecü’l-fevżi’ṣ-ṣaḥîḥ bi-beyâni sebîli’t-tevbeti’n-naṣûḥ (Kahire 1950), el-Ḳavâṭıʿu’l-burhâniyye fî beyâni ifki Ġulâm Aḥmed ve etbâʿihi’l-Ḳādiyâniyye. Mekke Kütüphanesi’nde kayıtlı kitapları da şunlardır: el-Maḳāṣıdü’l-bâsıṭa li-beyâni tenevvuʿi’l-ʿâlem ilâ mülk ve melekût ve vâsıṭa (Tasavvuf, nr. 129), Ṭavâliʿu’l-esrâri’l-ʿAtâʾiyye (Tasavvuf, nr. 129, 130), ʿAynü’l-ḥaḳīḳa fî beyâni’l-maḳṣûd bi’ṭ-ṭarîḳa (Tasavvuf, nr. 131), Menâhilür-riyâse ve’l-ḳıyâse fî beyâni mevâridi ʿaẕbi’l-firâse (Tasavvuf, nr. 135), Mefâtîḥu kenzi’l-mühimmât li-fetḥi ebvâbi’l-meṭâlibi’l-mürtecât (Tasavvuf, nr. 136), Keşfü’l-lebs bi-beyâni ḥikmeti binâʾi’l-İslâm ʿalâ ḫams (Tevhid, nr. 74), Risâle fî ḥükmi rivâyeti’s-sünne bi’l-maʿnâ (Hadis, nr. 116), Tekmiletü’l-ʿavâʾid ve tetmîmi’l-fevâʾid (Tevhid, nr. 72). Mâlikî ayrıca, babasının ve Muhammed Sâlih er-Reîs ez-Zübeyrî’nin fetvalarını ihtiva eden Ḳurretü’l-ʿayn bi-fetâvâ ʿulemâʾi’l-Ḥaremeyn adlı eseri tahkik etmiştir (kenarında Muhammed b. Süleyman el-Kürdî’nin el-Fevâʾidü’l-Medeniyye ve el-Fetâva’l-Kürdiyye’si ile birlikte, Kahire 1356/1937; Diyarbakır, ts.) (eserlerinin bir listesi için bk. Ömer Abdülcebbâr, s. 263; Ebû Bekir b. Ahmed el-Alevî, s. 272-274; Bîlâ, I, 142-144).

BİBLİYOGRAFYA :

Serkîs, Muʿcem, II, 1682; Ömer Abdülcebbâr, Siyer ve terâcimü baʿżı ʿulemâʾinâ fi’l-ḳarni’r-râbiʿ ʿaşer li’l-hicre, Cidde 1403/1982, s. 260-265; Muhammed Yâsîn el-Fâdânî, el-Meslekü’l-celî fî esânîdi Muḥammed ʿAlî b. Ḥüseyin b. İbrâhîm el-Mâlikî el-Mekkî, Beyrut 1408; Ziriklî, el-Aʿlâm (Fethullah), VI, 305-306; Ahmed Saîd b. Silm, Mevsûʿatü’l-üdebâʾ ve’l-küttâbi’s-Suʿûdiyyîn ḫilâle sittîne ʿâm: 1350-1410, Medine 1413/1992, III, 152-154; Fihrisü maḫṭûṭâti Mektebeti Mekkete’l-mükerreme (haz. Abdülvehhâb İbrâhim Ebû Süleyman v.dğr.), Riyad 1418/1997, bk. İndeks; Ebû Bekir b. Ahmed el-Habeşî el-Alevî, ed-Delîlü’l-müşîr, Mekke 1418/1997, s. 271-277; Abdullah b. Abdurrahman b. Abdürrahîm el-Muallimî, Aʿlâmü’l-Mekkiyyîn mine’l-ḳarni’t-tâsiʿ ile’l-ḳarni’r-râbiʿ ʿaşer el-hicrî, London 1421/2000, II, 834-837; M. Hayr Ramazan Yûsuf, Muʿcemü’l-müʾellifîne’l-muʿâṣırîn: Vefeyât 1315-1424 (1897-2003), Riyad 1425/2004, II, 667-668; Muhammed b. Alevî b. Abbas el-Mâlikî, Fihristü’ş-şüyûḫ ve’l-esânîd, [baskı yeri yok] 1423/2003, s. 32-39; Yûsuf Abdurrahman el-Mar‘aşlî, ʿİḳdü’l-cevher fî ʿulemâʾi’r-rubʿi’l-evvel mine’l-ḳarni’l-ḫâmis ʿaşer, Beyrut 1427/2006, II, 1368-1370; Zekeriyyâ b. Abdullah Bîlâ, el-Cevâhirü’l-ḥisân fî terâcimi’l-fużalâʾ ve’l-aʿyân min esâtiẕe ve ḫullân (nşr. Abdülvehhâb İbrâhim Ebû Süleyman – M. İbrâhim Ahmed Ali), Riyad 1427/2006, I, 34, 139-144, 164-165, 216, 479, 480, 495, 702, ayrıca bk. İndeks; Ebü’l-Feyz İbnü’s-Sıddîk el-Gumârî, el-Baḥrü’l-ʿamîḳ fî merviyyâti İbni’s-Sıddîḳ, Kahire 2007, s. 281-284; Muhammed b. Hüseyin el-Hüseynî el-Celâlî, Ġāyetü’l-emânî fî ḥayâti’ş-Şeyḫ eṭ-Ṭahrânî: 1293-1389 hicrî ḳamerî, Tahran 1388 hş., s. 47, 59; Abdülvehhâb İbrâhim Ebû Süleyman, Mektebetü Mekkete’l-mükerreme ḳadîmen ve ḥadîs̱en, Riyad 1433/2012, s. 169-172; Süleyman b. Sâlih Âlü Kemâl, “Baʿżu ʿulemâʾi Mekkete’l-mükerreme ve ʿalâḳātühüm bi’l-ḥareketi’l-ʿilmiyye fi’ṭ-Ṭâʾif ḫilâle’l-ḳarneyni’s̱-s̱âlis̱ ʿaşer ve’r-râbiʿ ʿaşer el-hicriyyeyn”, ed-Dâre, XXXI/4, Riyad 1426/2005, s. 116-118.
Bu madde ilk olarak 2016 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin EK-2. cildinde, 187-189 numaralı sayfalarda yer almıştır.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.