NECÂŞÎ, Kays b. Amr - TDV İslâm Ansiklopedisi

NECÂŞÎ, Kays b. Amr

قيس بن عمرو النجاشي
Müellif:
NECÂŞÎ, Kays b. Amr
Müellif: RAHMİ ER
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
Baskı Tarihi: 2006
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 23.01.2021
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/necasi-kays-b-amr
RAHMİ ER, "NECÂŞÎ, Kays b. Amr", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/necasi-kays-b-amr (23.01.2021).
Kopyalama metni
Câhiliye devrinde Yemen’in Necrân şehrinde doğdu. Soyu Kehlân’ın kolu Benî Hâris b. Kâ‘b’a dayanır. Necâşî nisbesini annesinin Habeşistanlı oluşundan veya ten renginin Habeşler’inkine benzemesinden dolayı almıştır. Necran’dan ayrılıp önce Hicaz’a, ardından Kûfe’ye gidip yerleşti. Yemen’den Hz. Ömer’e gelen bir heyet içinde yer aldığı için onun Hicaz’a geliş tarihinin üçüncü halife dönemine rastladığı sanılmaktadır. Gerek Câhiliye devrinde gerek İslâm döneminde özellikle hiciv türü şiirleriyle ün yapmıştır.

Necâşî, Necran’da iken Medine’de evli bulunan akrabasından bir kadını şiirine konu ettiği gerekçesiyle Hassân b. Sâbit’in oğlu Abdurrahman’ı hicveden şiirler söyledi. Daha sonra Abdurrahman ile Zülmecâz panayırında ve Mekke’de karşılaşıp onunla atışmaya girdi. Mekke’deki atışmalarında Abdurrahman mağlûp olunca Hassân oğluna yardım etmek zorunda kaldı. Bazı kaynaklarda Abdurrahman’ın üstün geldiği de kaydedilir. Necâşî’nin Benî Aclân’dan İbn Mukbil diye tanınan Temîm b. Übey ile ağır hicivleşmeleri Hz. Ömer zamanında başladı ve Hz. Ali döneminin sonlarına kadar sürdü. Onun İbn Mukbil’e sataşmaları kabilesi olan Benî Aclân’a da yönelince kabile ileri gelenleri Hz. Ömer’e başvurdu. Hz. Ömer de Necâşî’nin hiciv söylemesini yasakladı, hatta söylemesi halinde onu dilini kesmekle tehdit etti veya hapse attırdı (İbn Mukbil, neşredenin girişi, s. 10-14; İbn Kuteybe, s. 247-248).

Necâşî müslüman olmuşsa da kaynaklarda inancı zayıf ve kendisi “fâsık” bir kişi olarak nitelendirilmiştir. Şaraba olan düşkünlüğü sebebiyle Kûfe halkından dayak yiyince onları çok ağır bir dille hicvetti (İbn Kuteybe, s. 247). Hz. Ali ile Muâviye arasındaki mücadelede önceleri Ali’yi destekledi, Cemel Vak‘ası ve Sıffîn Savaşı’nda onun yanında yer aldı, şiirleriyle ona arka çıktı. Sıffîn Savaşı’nda Muâviye b. Ebû Süfyân taraftarlarını ve onlar arasında yer alan İbn Mukbil’in kabilesi Benî Aclân’ı hicveden bir “Nûniyye” yazdı, İbn Mukbil de buna cevap verdi (İbn Mukbil, neşredenin girişi, s. 14-15). Ancak içki içmesi yüzünden Hz. Ali’nin adamları tarafından kırbaç cezasına çarptırılınca Kûfe’yi terkederek Muâviye’nin yanına gitti, ona methiyeler söyledi ve Hz. Ali’yi hicvetti. Kaynakların çoğunda onun 40 (660) yılı dolaylarında öldüğü kaydedilirse de Hz. Hasan (ö. 49/669) için mersiye yazdığı, hatta Hz. Hüseyin’in şehâdetine (ö. 61/680) yetiştiği ve bundan bir süre sonra öldüğü de rivayet edilir (Ömer Ferruh, I, 314). Kardeşi Hadîc’in (Hudeyc) söylediği bir mersiyeden onun hayatının sonlarına doğru Yemen’e döndüğü ve Yemen’in Lahac şehrinde öldüğü anlaşılmaktadır (a.g.e., a.y.).

Necâşî’nin şiirleri derlenerek Selîm en-Naîmî tarafından Şiʿrü’n-Necâşî el-Ḥâris̱î adıyla yayımlanmıştır (MMİIr., XIII [Bağdad 1966], s. 95-127). Ayrıca Sâlih el-Bekkâr, Tayyib el-Aşşâş ve Sa‘d Gurâb şairin haber ve şiirlerini derleyip neşretmişlerdir (bk. bibl.). Nasr b. Müzâhim el-Minkarî’nin Vaḳʿatü Ṣıffîn adlı eserinde bu savaş sırasında Necâşî’nin söylediği birçok kaside ile bazı parçalar (165 beyit) yer almaktadır.

BİBLİYOGRAFYA
İbn Mukbil, Dîvân (nşr. Ahmet İhsan Türek), Ankara 1967, neşredenin girişi, s. 8-16; Nasr b. Müzâhim, Vaḳʿatü Ṣıffîn (nşr. Abdüsselâm M. Hârûn), Kahire 1401/1981, s. 51, 58, 137, 180, 307, 357, 360, 372, 396, 409, 453, 454, 465, 486, 524; İbn Kuteybe, eş-Şiʿr ve’ş-şuʿarâʾ, Beyrut 1964, s. 246-250; Dîneverî, el-Aḫbârü’ṭ-ṭıvâl, s. 173-174; İbn Fazlullah el-Ömerî, Mesâlik, XIV, 117; İbn Hacer, el-İṣâbe, III, 582-583; Abdülkādir el-Bağdâdî, Ḫizânetü’l-edeb, II, 105-107; Brockelmann, GAL Suppl., I, 73; a.mlf., “Necâşî”, İA, IX, 153-154; Ömer Ferruh, Târîḫu’l-edeb, I, 313-315; Hasan es-Sadr, Teʾsîsü’ş-Şîʿa, Beyrut 1401/1981, s. 187-188; Aʿyânü’ş-Şîʿa, VIII, 457; Kusay eş-Şeyh Asker, en-Necâşî: Şâʿiru Ṣıffîn, Beyrut 1988; F. Schulthess, “Über den Dichter al-Nağāšī und Einige Zeitgenossen”, ZDMG, LIV (1900), s. 421-474; Sâlih el-Bekkâr v.dğr., “en-Necâşî el-Ḥâris̱î: Aḫbârühû ve eşʿârüh”, Ḥavliyyâtü’l-Câmiʿati’t-Tûnisiyye, XXI, Tunus 1982, s. 105-201; G. J. H. van Gelder, “al-Najāshī”, Encyclopedia of Arabic Literature (ed. J. S. Meisami - P. Starkey), London 1998, II, 575.
Bu madde TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 2006 yılında İstanbul'da basılan 32. cildinde, 475-476 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde okumak ister misiniz?
BAŞKA BİR MADDE GÖSTER