NEVESER - TDV İslâm Ansiklopedisi

NEVESER

نواثر
NEVESER
Müellif: İSMAİL HAKKI ÖZKAN
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
Baskı Tarihi: 2007
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 26.11.2020
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/neveser
İSMAİL HAKKI ÖZKAN, "NEVESER", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/neveser (26.11.2020).
Kopyalama metni
“Yeni eser” anlamına gelen bu makam, Hamâmîzâde İsmâil Dede Efendi tarafından terkip edilmiş olup nihâvend makamı dizisine bir bakiye diyezli do (nîm-hicaz) perdesinin ilâvesiyle meydana gelmiştir. Durağı rast (sol) perdesi olan neveser makamının dizisi, bu perde üzerindeki nikriz beşlisine beşinci derece nevâ perdesinde bir hicaz dörtlüsünün eklenmesiyle oluşur.

İnici çıkıcı, bazan çıkıcı seyir karakterinde olan makamın sekiz sesli bir dizi ile gösterilebilmesi ve güçlüsünün de çeşnilerin ek yerinde bulunması gibi basit makam kuralına uygun görülen yapısı dışında basit makam kuralına uyan bir görüntüsü yoktur. Yerindeki nikriz beşlisindeki dörtlünün artık dörtlü olması, beşlisinin de dörtlünün sonuna bir tanini (T) ilâvesiyle yapılmayıp bir küçük mücennep (S) eklenerek meydana getirilmesi ve makamın karar duygusunun (bitme bütünlüğünün) basit makamlar gibi kuvvetli olmaması vb. sebeplerden dolayı neveser birleşik makamlar sınıfına girer.


Neveser makamı dizisi, Batı müziği bakımından armonik minörün 4. derecesinin kromatik olarak yarım ses yükseltilmesiyle oluşan ve “minör oryantal” adı verilen dizidir. Neveser makamının güçlüsü dizinin ek yerindeki nevâ perdesi olup yarım karar hicaz çeşnisiyle bu perdede yapılır. Nota yazımında donanımına si ve mi için bakiye bemolü, fa ve do için bakiye diyezi konulan makamın yedeni portenin 1. aralığında yer alan bakiye diyezli fa (ırak) perdesidir.

Makam genişlemesi hem pest hem tiz taraftan yapılabilir. Güçlü üzerinde bulunan hicaz dörtlüsünün simetrik olarak yegâh perdesi üzerine göçürülmesi suretiyle pest taraftan yapılan genişleme sonucu yegâhta (yerinde) bir şedaraban makamı dizisi meydana gelir. Tiz taraftan yapılan genişlemede ise güçlü üzerinde yer alan hicaz dörtlüsü, tiz durak gerdâniye perdesi üzerine bir bûselik beşlisi getirilerek nevâda hümâyun dizisi şeklinde uzatılır. Bu genişlemeler sonucu neveser makamı bütün imkânlarıyla kullanıldığında yegâhta şedaraban, rastta neveser, nevâda hümâyun makamı dizilerinin iç içe bulunduğu görülür.


Her iki genişlemenin meydana getirdiği bu on beş seslik ses merdiveni saz eserleri için uygulanabilirse de sözlü eserler için fazladır. Zira her ses sanatçısında on beş seslik bir genişlik bulunmamaktadır. Bu sebeple sözlü eserler için bu genişlemelerden birinin, özellikle tiz taraftakinin yapılması uygun olur. Neveser makamının asma kararları nîm-hicaz ve dik kürdî perdelerinde çeşnisiz, dügâh ve yegâh perdelerinde hicaz çeşnili asma kararlar ile eviç ve hisar perdelerinde yapılan çeşnisiz asma kararlardır.

Neveser makamının seyrine güçlü veya durak perdesi civarından başlanır. Diziyi meydana getiren çeşnilerde karışık gezinilip güçlü perdesinde hicaz çeşnisiyle yarım karar yapılır. Gerekli yerlerde yine karışık gezinilip asma kararlar gösterildikten ve istenirse genişlemiş bölge de dolaşıldıktan sonra ana dizi ile rast perdesinde nikriz çeşnili ve genellikle yedenli tam karar yapılır.

Yûsuf Paşa’nın muhammes, Nûman Ağa’nın berefşan, Sâlih Dede Efendi’nin devr-i kebîr usulündeki peşrevleri; Yûsuf Paşa’nın aksak semâi ve yürük semâi, Ali Rıza Tınaz’ın (Avni) aksak semâi usulündeki saz semâileri; İsmâil Dede’nin zencir usulünde, “Nasıl edâ bilir ol dilber-i fedâyı görün” mısraıyla başlayan murabba bestesiyle, “Diyemem sîne-i berrâkı semenden gibidir” mısraıyla başlayan yürük semâisi; Hacı Ârif Bey’in curcuna usulünde “Bahâr erdi yeşillendi çemenler” mısraıyla başlayan şarkısıyla sermüezzin Rifat Bey ve Necdet Tanlak’ın Mevlevî âyini; Hüseyin Baba’nın yürük semâi usulünde, “Âlem yüzüne saldı ziyâ âl-i Muhammed” mısraıyla başlayan nefesi bu makamın en güzel örnekleri arasındadır.

BİBLİYOGRAFYA
Hâşim Bey, Mûsikî Mecmuası, İstanbul 1280, s. 24; Tanbûrî Cemil Bey, Rehber-i Mûsikî, İstanbul 1321, s. 77; Suphi Ezgi, Nazarî-Amelî Türk Musikisi, İstanbul 1933, I, 130-133; Özkan, TMNU, s. 389-393; Hüseyin Sâdeddin Arel, Türk Mûsıkîsi Nazariyatı Dersleri (haz. Onur Akdoğu), Ankara 1991, s. 177, 200-201.
Bu madde TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 2007 yılında İstanbul'da basılan 33. cildinde, 43-44 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde okumak ister misiniz?
BAŞKA BİR MADDE GÖSTER