RADIYYE BEGÜM

Müellif:
RADIYYE BEGÜM
Müellif: CENGİZ TOMAR
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 2007
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 05.12.2019
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/radiyye-begum
CENGİZ TOMAR, "RADIYYE BEGÜM", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/radiyye-begum (05.12.2019).
Kopyalama metni
Sultan İltutmış 629 (1231) yılında Gevâliyâr üzerine sefere çıktığında Delhi’nin idaresini kızı Radıyye Begüm’e bırakmış, sefer dönüşünde de o sırada oğulları bulunmasına rağmen onu veliaht tayin etmişti. Ancak İltutmış ölünce (633/1236) saray mensupları ve kumandanlar tarafından sultanın oğlu Rükneddin Fîrûz Şah tahta çıkarıldı. Fakat yeni sultanın işret meclislerine dalarak yönetimi annesi Şah Terken’e bırakması sonucunda çeşitli isyanlar ve huzursuzluk baş gösterdi. Şah Terken, Radıyye Begüm üzerine yürüyünce Delhi halkı ayaklanarak sarayını kuşattı. Bu esnada isyanları bastırmak için Delhi dışında bulunan Rükneddin Fîrûz Şah olaylara müdahale edemedi. Ordunun bir kısmı başşehir Delhi’de Radıyye Begüm’ü tahta çıkardı. Tutuklanarak Delhi’ye getirilen Fîrûz Şah çok geçmeden hapiste öldü.

Sultan yerine “melike” unvanını kullanan Radıyye babası İltutmış devrinde yürürlükte olan kanun ve nizamları tekrar uygulamaya koydu ve adaleti tesis etti. Tahta geçtiği yıl karşılaştığı ilk hadise, Nûreddin (Nûr-i Türk) adlı bir Türk’ün liderliğindeki Karmatîler’in Delhi’de çıkardıkları kanlı isyandır (6 Receb 634 / 5 Mart 1237). Delhi’de pek çok kimseyi öldüren Karmatîler halkın yardımıyla bertaraf edildi. Radıyye Begüm isyanın ardından, hükümdarlığına karşı çıkan babasının veziri Nizâmülmülk Muhammed Cüneydî ve ileri gelen devlet adamlarının muhalefetiyle karşılaştı. Delhi’de muhasara edilen Radıyye Begüm’ün emriyle diğer bölgelerden kuvvetler geldiyse de bunlar isyancılara yenildi. Bu sırada Delhi’den çıkmayı başaran Radıyye âsilerin bazı liderleriyle anlaştı ve kaçan diğer âsilerin elebaşıları yakalanarak öldürüldü. Daha sonra ülkede düzeni sağlayan ve önemli görevlere yeni tayinler yapan Radıyye Begüm, İltutmış’ın ölümünün ardından Hindular’ın ele geçirdiği Ranthambhor’a Melik Kutbüddin Hüseyin’i gönderdi.

Devlet yönetiminde ve orduda gulâm kökenli Türk kumandanlarının nüfuzunu kırmak isteyen Radıyye Begüm’ün Melik Cemâleddin Yâkūt el-Habeşî’yi mîrâhurluğa getirmesi Türk kumandanları tarafından hoş karşılanmadı. Radıyye Begüm isyan eden Gevâliyâr üzerine bir ordu gönderdi (635/1238). Ertesi yıl Lahor Valisi Melik İzzeddin Kebîr Han Ayaz’a karşı sefere çıkan melike onu da itaat altına aldı. Ancak hemen ardından daha tehlikeli bir isyan baş gösterdi. Ayaklanan Teberhind Valisi İhtiyârüddin Altûniyye’ye (Altun-aba) emîr-i hâcib İhtiyârüddin Aytegin gibi başşehirde önemli görevlerde bulunan Türk kumandanları da destek verdi. Ramazan 637’de (Nisan 1240) tekrar sefere çıkmak zorunda kalan melikenin en sadık adamı Melik Cemâleddin Yâkūt el-Habeşî, Türk kumandanları tarafından öldürüldü. Çok geçmeden Radıyye Begüm de yakalanarak Teberhind Kalesi’nde hapsedildi. Bu haber Delhi’ye ulaşınca İltutmış’ın oğullarından Muizzüddin Behram Şah sultan ilân edildi. Teberhind hâkimi İhtiyârüddin Altûniyye kısa bir süre sonra Radıyye ile evlendi. Ardından ikisi birlikte sultanlığı tekrar ele geçirmek için mücadeleye başladı ve çok sayıda asker topladı. Kendilerine, Delhi yönetimine karşı isyan eden Türk kumandanları Melik İzzeddin Muhammed Sâlârî ve Melik Karakuş da katıldı. Ancak Radıyye Begüm’e bağlı kuvvetler Behram Şah’ın kuvvetlerine yenildi. Teberhind’e geri dönen Radıyye birliklerini tekrar toplayarak Delhi üzerine yöneldi. Kaytahl’da iki ordu arasında yapılan savaşta Radıyye ve kocası, kendilerine tâbi birliklerin bir kısmının karşı tarafa geçmesi yüzünden mağlûp oldu ve yakalanarak öldürüldü (25 Rebîülevvel 638 / 14 Ekim 1240). Adaletli ve dirayetli bir hükümdar olan Radıyye Begüm hükümdarlığı boyunca daha çok kadın olması dolayısıyla çıkarılan isyanlarla uğraştı. Celâletüddin ve Radıyyetüddin lakaplarıyla para da bastıran Radıyye Begüm, “Şîrîn-i Dihlevî” ve “Şîrîn-i Gûrî” mahlaslarıyla şiir yazmıştır.

BİBLİYOGRAFYA
Cûzcânî, Ṭabaḳāt-i Nâṣırî (nşr. Abdülhay Habîbî), Kâbil 1342, I, 457-462; a.e.: A General History of the Muhammadan Dynasties of Asia, Including Hindustan (trc. H. G. Raverty), New Delhi 1970, I, 637-648; İsâmî, Fütûḥu’s-selâṭîn (nşr. A. S. Usha), Madras 1948, s. 128-142; İbn Battûta, er-Riḥle, Beyrut, ts. (Dâru Sâdır), s. 423-424; Abdülkādir el-Bedâûnî, Muntak̲h̲abu-t-tawārīk̲h̲ (trc. G. S. A. Ranking), Delhi 1986, I, 119-121; Ferishta, History of the Rise of the Mahomedan Power in India (trc. J. Briggs), New Delhi 1997, I, 121-124; Abdülhay el-Hasenî, Nüzhetü’l-ḫavâṭır, I, 118-119; H. N. Wright, The Coinage and Metrology of the Sulṭāns of Delhi, New Delhi 1974, s. 40-43, 76; CHIn., V, 237-244; History of India (ed. A. V. W. Jackson), New Delhi 1987, III, 77-80; V, 103-109; Yusuf Hikmet Bayur, Hindistan Tarihi, Ankara 1987, I, 282-287; Bahriye Üçok, İslâm Devletlerinde Türk Nâibeler ve Kadın Hükümdarlar, Ankara 1993, s. 37-61; P. Jackson, “Sulṭān Radiyya bint Iltutmish”, Women in the Medieval Islamic World: Power, Patronage and Piety (ed. G. R. G. Hambly), New York 1998, s. 181-197; a.mlf., The Delhi Sultanate: A Political and Military History, Cambridge 2000, bk. İndeks; C. Collin Davies, “Raziye”, İA, IX, 647-648; M. Athar Ali, “Radiyya”, EI2 (İng.), VIII, 371; “Razia Begam Sultan”, EIn., II, 342-343.
Bu madde ilk olarak 2007 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 34. cildinde, 387 numaralı sayfada yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.