ŞEHÎD-i BELHÎ

شهيد بلخى
Müellif:
ŞEHÎD-i BELHÎ
Müellif: NURİ ŞİMŞEKLER
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 2010
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 22.11.2019
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/sehid-i-belhi
NURİ ŞİMŞEKLER, "ŞEHÎD-i BELHÎ", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/sehid-i-belhi (22.11.2019).
Kopyalama metni
Hayatı hakkında fazla bilgi yoktur. Babası Belh köylerinden Cehûzânekli olup kendisi Belh’te doğdu. Şiirlerinde övdüğü kişiler arasında Sâmânî Hükümdarı Nasr b. Ahmed (914-943) ve onun veziri, meşhur İslâm coğrafyacısı Muhammed b. Ahmed el-Ceyhânî’nin adları geçer. III. (IX.) yüzyılın sonlarına doğru bir ara Çagāniyân’a Emîr Ebû Ali Muhtâc b. Ahmed’in yanına gitti. Hemşehrileri edip, filozof ve coğrafya bilgini Ebû Zeyd el-Belhî ve Mu‘tezile âlimlerinden Ebü’l-Kāsım el-Kâ‘bî el-Belhî ile dost olduğu, hekim ve filozof Ebû Bekir Muhammed b. Zekeriyyâ er-Râzî ile aralarında mektupla münazara yaptıkları ve birbirlerine reddiye yazdıkları bilinmektedir. Uzun bir ömür sürdüğü kaydedilen Şehîd-i Belhî Safedî’ye göre 315’te (927) vefat etti. Safedî onun iki arkadaşıyla yakın bir zaman içinde öldüklerini, Kâ‘bî’nin kendisinden bir süre sonra (319/931), Ebû Zeyd el-Belhî’nin de Kâ‘bî’nin ardından (322/934) vefat ettiğini belirtir (el-Vâfî, XVI, 197). Zebîhullah Safâ 325 (937) yılında öldüğüne dair bir rivayet nakleder (Edebiyyât, I, 391). Rûdekî, Belhî’nin ölümü üzerine bir mersiye yazmıştır.

Farsça, Arapça ve bu iki dille karışık şiirler söyleyen, Fars edebiyatında ilk defa mülemma‘ şiir yazan Şehîd-i Belhî, Rûdekî ile aynı değerde görülür. V. (XI.) yüzyıl şairlerinden Menûçihrî-i Dâmegānî, Rûdekî ile Şehîd-i Belhî’yi şair ve filozofların üstadı diye niteler. Ferruhî-yi Sîstânî bir şiirinde kendisinin de Rûdekî ve Şehîd-i Belhî gibi bir şair olduğunu vurgular. Şehîd-i Belhî şairliğinin yanı sıra kelâm ve felsefe alanındaki bilgisiyle de tanınmıştır. IV. (X.) yüzyıl filozoflarından Ebû Süleyman es-Sicistânî, Tafḍîlü leẕẕâti’n-nefs elletî hiye leẕẕâtin bi’l-ḥaḳīḳat ʿalâ leẕẕâti’l-beden adlı eseri Şehîd-i Belhî’ye nisbet eder ve bu eserde ruhanî lezzetlerin cismanî lezzetlerden daha üstün ve kalıcı olduğunu ifade eden cümlelerden alıntı yapar (Münteḫabü Ṣıvâni’l-ḥikme, s. 306-307). Râzî’nin lezzet konusunda Belhî’ye bir reddiye yazdığı bilindiğine göre (İbn Ebû Usaybia, s. 425; Mahmûd Necmâbâdî, s. 328), bu eserde onun görüşlerine aykırı fikirleri savunmuş olmalıdır. Şehîd-i Belhî’nin ayrıca iyi bir hattat ve müstensih olduğu belirtilmekte, Ferrûhî onun hat sanatında üstat olduğunu bir beytinde ifade etmektedir. Nitekim Yâkūt el-Hamevî de Belhî’yi “mütekellim” sıfatı yanında “verrâk” şeklinde de nitelemiştir.

Jan Rypka, Şehîd-i Belhî’nin Farsça’da rubâî sahasında ilk olgun örnekleri veren şairler arasında bulunduğunu söylerken şair Sîrûs Şemîsâ, yapı ve anlam olgunluğu bakımından ilk Farsça gazelin onun tarafından yazıldığını ileri sürer. Şehîd-i Belhî’nin tezkire ve sözlüklerde altı beyti Arapça, diğerleri Farsça olmak üzere 100 beyit civarında şiiri günümüze ulaşmıştır. Bunlardan anlaşıldığı üzere rubâî, kaside, gazel ve kıta dışında halen beş beyti mevcut bir mesnevisi vardır. Bu şiirler Fransızca çevirileriyle birlikte yayımlanmıştır (Gilbert Lazard, Les premiers poètes persans [IXe-Xe siècle]: Fragments rassemblés, édités et traduits, I-II, Tahran-Paris 1964, I, 20-21, 62-69; II, 23-39).

BİBLİYOGRAFYA
Ebû Süleyman es-Sicistânî, Münteḫabü Ṣıvâni’l-ḥikme (nşr. Abdurrahman Bedevî), Tahran 1974, s. 306-307; Râdûyânî, Tercümânü’l-belâġa (nşr. Ahmed Ateş), Tahran 1362 hş., s. 63, 83, 107, 108, ayrıca bk. neşredenin notu, s. 134-139; Yâkūt, Muʿcemü’l-üdebâʾ, III, 68, 80; a.mlf., Muʿcemü’l-büldân (Cündî), II, 225; Avfî, Lübâb, II, 3-5; İbn Ebû Usaybia, ʿUyûnü’l-enbâʾ, s. 416, 425, 426; Safedî, el-Vâfî, VI, 413; XVI, 197-198; Şiblî Nu‘mânî, Şiʿrü’l-ʿAcem (trc. M. Takī Fahr-i Dâî-yi Gîlânî), Tahran 1368 hş., I, 19, 24, 25, 42; Safâ, Edebiyyât, I, 389-393; M. Ca‘fer Mahcûb, Sebk-i Ḫorâsânî der Şiʿr-i Fârsî, Tahran 1345 hş., s. 30-31; Sîrûs Şemîsâ, Seyr-i Ġazel der Şiʿr-i Fârsî, Tahran 1362 hş., s. 42-43; Bedîüzzaman Fürûzânfer, Süḫan ü Süḫanverân, Tahran 1369 hş., s. 16-18; Storey, Persian Literature, V, 196-198; J. Rypka v.dğr., Târîḫ-i Edebiyyât-ı Îrân (trc. Keyhüsrev-i Kişâverzî – Vîrâster Behmen-i Hamîdî), Tahran 1370 hş., s. 170; Mahmûd Necmâbâdî, Müʾellefât ve Muṣannefât-ı Ebû Bekr Muḥammed b. Zekeriyyâ-i Râzî, Tahran 1371 hş., s. 115, 236, 328; Bruzger, “Şehîd-i Belhî”, Dânişnâme-i Edeb-i Fârsî (nşr. Hasan Enûşe), Tahran 1378 hş., III, 597-598; F. C. de Blois, “S̲h̲ahīd”, EI2 (İng.), IX, 208-209; Dihhudâ, Luġatnâme (Muîn), IX, 12897.
Bu madde ilk olarak 2010 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 38. cildinde, 436 numaralı sayfada yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.