ŞELEVBÎN - TDV İslâm Ansiklopedisi

ŞELEVBÎN

الشلوبين
ŞELEVBÎN
Müellif: MEHMET REŞİT ÖZBALIKÇI
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
Baskı Tarihi: 2010
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 28.09.2020
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/selevbin
MEHMET REŞİT ÖZBALIKÇI, "ŞELEVBÎN", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/selevbin (28.09.2020).
Kopyalama metni
562 (1167) yılında bir fırıncının oğlu olarak İşbîliye’de (Sevilla) doğdu. Kendisine Endülüs dilinde “mavi gözlü beyaz-kumral” anlamındaki “Şelevbîn” lakabı verildi. Bu lakabın, İşbîliye yakınında Şelevbîn (bugün Salobrena) adıyla bilinen köyden olması sebebiyle yahut el-Bîre yakınındaki Selevbîn adlı kaleye nisbetle verildiği ileri sürülmüşse de ilk görüşün daha doğru olduğu belirtilmiştir. Şelevbîn es-Sagīr diye bilinen Ebû Abdullah Muhammed b. Ali el-Mâlekī’den (ö. 660/1262) ayırt edilmesi için Şelevbîn el-Kebîr olarak da tanınır.

Babasının bir süre hizmetinde bulunduğu Ebû Bekir Muhammed b. Abdullah b. Yahyâ İbnü’l-Cedd’in evinde büyüdü ve ondan faydalandı. Ebû Bekir Muhammed b. Halef el-İşbîlî, İbn Beşküvâl, İbn Madâ, Ebû Bekir İbn Zühr el-Hafîd, Abdurrahman b. Abdullah es-Süheylî, İbnü’l-Harrât, Ebü’l-Kāsım İbn Hubeyş, Ebû Bekir İbn Hayr ve Îsâ b. Abdülazîz el-Cezûlî gibi hocalardan ders okudu. İlim tahsili için yaptığı seyahatlerde Silefî, İbn Hayr, İbn Beşküvâl, Süheylî, İbn Rüşd el-Hafîd, Ebû Bekir İbn Zühr, İbn Hubeyş gibi âlimlerden çeşitli ilimlere dair icâzet aldı. Arap grameri ve lugatı konusunda zamanının önde gelen bilginlerinden oldu. Daha hayatta iken eserleri ve şöhreti Suriye ve Irak’a kadar yayıldı; Arap gramerinde şarkın otoritesi sayılan Ebû Ali el-Fârisî ile mukayese edildi. Özellikle Kitâbü Sîbeveyhi üzerine yoğunlaşıp yirmi iki yaşında onu okutabilecek düzeye erişti. Başta Arap grameri olmak üzere on sekiz yaşında başladığı öğretim faaliyetini altmış yıl sürdürdü. Verdiği derslerden ayda 4000 dirhem kazandığı zikredilir. Hayatının sonlarına doğru Kurtuba (Córdoba), Belensiye (Valencia) ve Mürsiye (Murcia) gibi önemli merkezlerin hıristiyanların eline geçmesi yüzünden derslerine son verdi (640/1242). Şelevbîn, Kastilya Kralı III. Fernando’nun on sekiz ay süren kuşatması sırasında 645’te (1247) İşbîliye’de vefat etti. Onun şehrin ele geçirildiği yıl (646/1248) öldüğü de kaydedilir.

Çağdaşı İbnü’l-Kıftî, Şelevbîn’in Ahmed b. Ebân el-İşbîlî’ye (ö. 382/992) ait, altmış veya 100 cilt olduğu söylenen el-ʿÂlem adlı sözlüğü satmasını delil göstererek onun maddî kazanç için ders verdiğini iddia ederse de çok sayıda talebe yetiştirmesi bunun doğru olmadığını göstermektedir. Aklî ilimlerdeki yeteneğini keşfederek şiir, edebiyat, felsefe ve mantığa yönlendirdiği Hâzim el-Kartâcennî, on yıl derslerine devam eden İbn Usfûr el-İşbîlî, İbn Ebü’r-Rebî‘, İbn Mâlik et-Tâî, İbn Müsdî, İbnü’l-Ebbâr, Ebû Ca‘fer el-Leblî, Ebû Ali İbn Ebü’l-Ahvas, Kāsım b. Ali es-Saffâr, İbn Saîd el-Mağribî, Ebü’l-Abbas İbnü’l-Hâc, İbn Sehl onun öğrencilerinden bazılarıdır. Şelevbîn, İşbîliyeli âlimler ve tabipler ailesi Benî Zühr ile yakın ilişki içinde olduğu gibi Muvahhid yöneticilerinden de itibar görmüş, Ebû Yûsuf el-Mansûr zamanında (1184-1199) Merakeş’te oturmuştur. Sîn ve sâd harflerini peltek olarak (şâ) telaffuz ettiği, bu sebeple düzgün konuşamadığı, fakat inşâsının ve hattının güzel olduğu, derslerinde mizaha yer verdiği, bunun yanında dalgınlığı konusunda bazı anekdotların anlatıldığı belirtilen Şelevbîn ayrıca kıraat, gramer ve şiire dair rivayetleriyle tanınmış, Kāsım adlı bir genç için yazdığı bazı şiirleri kaynaklarda zikredilmiştir. Süyûtî’nin Hemʿu’l-hevâmiʿı ile el-Eşbâh ve’n-neẓâʾir’i gibi dil ve gramer kitaplarında görüşleri zikredilmiştir.

Eserleri. 1. Şerḥu’l-Muḳaddimeti’l-Cezûliyye. Hocası Cezûlî’nin Arap gramerine dair muhtasarının şerhidir. Şelevbîn’in, daha sonra şerhine ilâvelerde bulunması onun büyük ve küçük olmak üzere iki şerh yazdığı şeklinde yorumlanmıştır. Eserin Escurial (nr. 36, 190), Hizânetü’l-Karaviyyîn (nr. 1202) ve Çorum İl Halk Kütüphanesi’nde (nr. 2773/2) nüshaları bulunmaktadır (nşr. Türkî b. Sehv b. Nizâl el-Uteybî, I-III, Riyad 1413/1992; Beyrut 1414/1993). 2. et-Tevṭıʾe fi’n-naḥv (Tevṭıʾetü ḳavânîni’l-Muḳaddime) (nşr. Yûsuf Ahmed el-Mutavvı‘, Kahire 1973). 3. Ḥavâşin (Taʿlîḳ) ʿalâ Şerḥi Mufaṣṣali’z-Zemaḫşerî li-Faḫriddîn er-Râzî (Chester Beatty Ktp. [Dublin], nr. 5026). Kaynaklarda Şelevbîn’e Taʿlîḳ ʿalâ Kitâbi Sîbeveyhi (Şerḥu Kitâbi Sîbeveyhi), el-Ḳavânîn fî ʿilmi’l-ʿArabiyye ve Meşyeḫa adlı eserler de nisbet edilmektedir.

BİBLİYOGRAFYA
İbnü’l-Kıftî, İnbâhü’r-ruvât, II, 332-335; İbnü’l-Ebbâr, et-Tekmile (nşr. F. Codera), Madrid 1887, II, 658; İbn Hallikân, Vefeyât, III, 451-452; İbn Saîd el-Mağribî, el-Muġrib, II, 129-130; Ebû Abdullah Muhammed b. Abdullah b. Halîl, İḫtiṣârü’l-Ḳıdḥi’l-muʿallâ fi’t-târîḫi’l-muḥallâ (nşr. İbrâhim el-Ebyârî), Beyrut 1980, s. 152-154; Zehebî, Aʿlâmü’n-nübelâʾ, XXIII, 207-208; Yâfiî, Mirʾâtü’l-cenân, IV, 113-114; İbn Ferhûn, ed-Dîbâcü’l-müẕheb, II, 78; Süyûtî, Buġyetü’l-vuʿât, II, 224-225; a.mlf., el-Eşbâh ve’n-neẓâʾir fi’n-naḥv (nşr. Abdülâl Sâlim Mekrem), Beyrut 1406/1985, I-IX, tür.yer.; a.mlf., Hemʿu’l-hevâmiʿ şerḥu Cemʿi’l-cevâmiʿ (nşr. Abdülâl Sâlim Mekrem), Küveyt 1400/1980, I-VI, tür.yer.; Makkarî, Nefḥu’ṭ-ṭîb, III, 490-491, ayrıca bk. tür.yer.; Keşfü’ẓ-ẓunûn, I, 508; II, 1428, 1774, 1800; Brockelmann, GAL, I, 376; Suppl., I, 541-542; M. D. Radriguez Gómez, “Abū Alī al-Šalawbīn”, Homenaje a la Profesora Elena Pezzi, Granada 1992, s. 97-104; M. Fierro, “al-S̲h̲alawbīn”, EI2 (Fr.), IX, 265-266.
Bu madde TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 2010 yılında İstanbul'da basılan 38. cildinde, 493-494 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde okumak ister misiniz?
BAŞKA BİR MADDE GÖSTER