ŞERÎF HASAN b. EBÛ NÜMEY

الشريف الحسن بن أبي نمي
Müellif:
ŞERÎF HASAN b. EBÛ NÜMEY
Müellif: MUSTAFA L. BİLGE
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
Baskı Tarihi: 2010
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 14.08.2020
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/serif-hasan-b-ebu-numey
MUSTAFA L. BİLGE, "ŞERÎF HASAN b. EBÛ NÜMEY", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/serif-hasan-b-ebu-numey (14.08.2020).
Kopyalama metni
932’de (1526) Mekke’de doğdu. Babası Osmanlı idaresi altındaki ikinci emîr olan Ebû Nümey’dir. İyi bir eğitim alan Şerîf Hasan babasının kendisine ortak emîr tayin ettiği ağabeyi Ahmed’in 961’de (1554) vefatıyla onun yerini aldı. Ebû Nümey oğlunun tayin edilmesi için İstanbul’a müracaat etti; bunun üzerine 22 Şevval 961 (20 Eylül 1554) tarihli beratla emirlik Şerîf Hasan’a verildi. Oğluna yardımcı olmak amacıyla on yedi yıl daha emirliğini sürdüren Ebû Nümey, Türkçe olarak yazdırdığı bir arzında hac kafilelerinin güvenlik içinde hac farîzasını yerine getirdiklerini, oğlu Hasan’ın Haremeyn’in muhafazasında büyük gayret gösterdiğini bildirdi (Emecen, sy. 14 [1994], s. 100).

Şerîf Hasan, babasıyla birlikte emirlik görevini yürütürken 964’te (1557) Medine’deki Osmanlı askerlerinin kumandanı Pîrî ile anlaşmazlığa düştüler. Meselenin halli için tarihçi Kutbüddin el-Mekkî’yi İstanbul’a gönderdiler, fakat bir sonuç alamadılar. Ardından Ebû Nümey, vefatına kadar bütün işleri Şerîf Hasan’a bıraktıysa da nâme ve fermanlarda ismi oğluyla birlikte anılmaya devam etti. Koca Sinan Paşa’nın 978’de (1571) Yemen seferi dönüşünde hac için Mekke’ye gelişinden sonra Ebû Nümeyy’in Yemen’de münzevi bir hayata çekilmesiyle Mekke idaresi tamamen Şerîf Hasan’a geçti. Şerîf Hasan, babasının vefatından (992/1584) sonra emirlik görevini oğullarıyla ortak şekilde sürdürdü. Önce büyük oğlu Hüseyin’i, onun ölümü üzerine Şerîf Mes‘ûd’u görevlendirdi. Şerîf Mes‘ûd’un vefatının ardından diğer oğulları Ebû Tâlib ile Abdülmuttalib emirliği paylaştılar. Ortak emirlikler her defasında İstanbul yönetimi tarafından bir menşurla onaylanıyordu.

Kâbe hizmetleri Şerîf Hasan’ın emirliği döneminde aksatılmadan sürdürüldü. 996’da (1588) çalınan Kâbe’nin anahtarı Sinan Paşa tarafından Yemen’de bulunarak Mekke’ye gönderildi (Sincârî, III, 455-456; Dahlân, s. 57-58). Şerîf Hasan kendi bölgesinde asayişi sağlamak için bazı askerî faaliyetlere de girişti. Necid bölgesindeki bir isyanı bastırmak amacıyla harekete geçip bölgeyi tekrar kendisine bağladı ve oraya Muhammed b. Fazl’ı tayin etti. Fakat Necid’deki işleri tam yola koyamadan 3 Cemâziyelâhir 1010’da (29 Kasım 1601) burada vefat etti. Cenazesi Mekke’ye götürülüp Ma‘lât Mezarlığı’na defnedildi. Yirmi yedi erkek ve yirmi beş (veya on altı) kız çocuğu olan, yaklaşık elli yıl Mekke emirliği yapan Şerîf Hasan’dan sonra Mekke emirliğini oğlu Ebû Tâlib üstlendi. Şerîf Hasan’ın oğullarından Mekke emîri olan Füheyd İstanbul’da öldü (1020/1611).

BİBLİYOGRAFYA
BA, MD, nr. 6, s. 190; nr. 7, s. 152; TSMA, nr. E. 5952, 5964; İbn İyâs, Bedâʾiʿu’z-zühûr, V, 186-189; Feridun Bey, Münşeât, I, 439, 500; Ali b. Tâceddin es-Sincârî, Menâʾiḥu’l-kerem fî aḫbâri Mekke ve’l-beyt ve vülâti’l-Ḥarem (nşr. Cemîl Abdullah M. el-Mısrî - Mâcide Faysal Zekeriyyâ), Mekke 1419/1998, III, 333-335, 455-456; ayrıca bk. İndeks; Ahmed b. Zeynî Dahlân, Ḫulâṣatü’l-kelâm fî beyâni ümerâʾi’l-Beledi’l-ḥarâm, Kahire 1305, s. 55-61; İsmail Hakkı Uzunçarşılı, Mekke-i Mükerreme Emirleri, Ankara 1972, s. 72-78; Ârif Abdülganî, Târîḫu ümerâʾi Mekkete’l-mükerreme, Dımaşk 1413/1992, s. 705-707; Feridun Emecen, “Hicaz’da Osmanlı Hakimiyetinin Tesisi ve Ebû Nümey”, TED, sy. 14 (1994), s. 100-101.
Bu madde TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 2010 yılında İstanbul'da basılan 38. cildinde, 584-585 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde okumak ister misiniz?
BAŞKA BİR MADDE GÖSTER