SİTTÜLMÜLK

ستّ الملك
Müellif:
SİTTÜLMÜLK
Müellif: CENGİZ TOMAR
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 2009
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 17.09.2019
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/sittulmulk
CENGİZ TOMAR, "SİTTÜLMÜLK", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/sittulmulk (17.09.2019).
Kopyalama metni
359’da (970) Tunus’un Mansûriye şehrinde doğdu. Annesi es-Seyyidetü’l-Azîziyye daha sonra Fâtımî halifesi olan Azîz-Billâh’ın câriyesiydi. Babası Azîz-Billâh ile Mısır’a giden Sittülmülk’ün gençlik yılları hakkında kaynaklarda fazla bir bilgi bulunmamakla birlikte daha babasının sağlığında devlet işlerinde etkili olduğu anlaşılmaktadır. Meselâ babası tarafından görevden alınan Îsâ b. Nasturus’un tekrar vezirliğe tayin edilmesi için çaba göstermiş ve bu çabası sonuç vermiştir (İbnü’l-Kalânisî, s. 33). Azîz-Billâh’ın Bizans ordusuna karşı bir sefer hazırlığında iken Bilbîs’te âni ölümü üzerine (386/996) Kahire’ye dönen Sittülmülk, veliaht olan henüz sekiz yaşındaki üvey kardeşi Hâkim-Biemrillâh’ın yerine kuzeni Abdullah b. Muizz’i tahta geçirmek istediyse de bu girişim Hâkim’in vasîsi Ebü’l-Fütûh Bercevân tarafından engellendi. Sittülmülk bir müddet sarayında göz hapsinde tutuldu (a.g.e., s. 44). Bercevân’ın 390 (1000) yılında Hâkim tarafından öldürülmesinin ardından onun üzerinde nüfuz kurmaya ve devlet işlerine yeniden müdahale etmeye çalıştı (a.g.e., s. 60). Hâkim-Biemrillâh’ın hilâfetinin son yıllarında iki kardeş arasındaki ilişkiler oldukça bozuldu. Hâkim’in çılgınca davranışlar gösterdiği bu dönemde Sittülmülk kardeşinin özellikle zimmîlerle kadınlara yönelik zalimce uygulamalarına karşı çıktı. Hâkim 404 (1013-14) yılında câriye ve eşlerini öldürmeye başladığında onun daha sonra Zâhir-Lii‘zâzidînillâh unvanıyla tahta çıkacak olan oğlu Ali ile annesini kendi sarayında korumaya aldı (Yahyâ b. Saîd el-Antâkî, s. 304). Hâkim bu dönemde Sittülmülk’e herhangi bir zarar vermedi, fakat onunla iş birliği yaptığını düşündüğü maiyetini bertaraf etti.

Bazı kaynaklarda Hâkim-Biemrillâh’ın 27 Şevval 411’de (13 Şubat 1021) ölümle tehdit ettiği kardeşi Sittülmülk’ün azmettirmesiyle Kutâme kabilesi şeyhlerinden ve ordu kumandanlarından Seyfüddevle Hüseyin b. Devvâs’ın köleleri tarafından öldürtüldüğü ifade edilirken (İbnü’l-Kalânisî, s. 79; Nüveyrî, XXVIII, 195; İbn Tağrîberdî, IV, 187-194) Yahyâ b. Saîd el-Antâkî (Târîḫu’l-Anṭâkî, s. 359-363) ve Müsebbihî’den (Makrîzî, II, 115-116) gelen rivayetlerde Hâkim’in ortadan kaldırılmasında Sittülmülk’ün bir rolü olduğundan bahsedilmemektedir. Sittülmülk’ün nüfuzu hâmisi olduğu Zâhir-Lii‘zâzidînillâh’ın halife olmasıyla birlikte daha da arttı. Sittülmülk, Hâkim’in ortadan kaldırıldığı günlerde devlet bürokrasisinin önemli şahsiyetlerine maddî desteklerde bulunarak onlardan gelecek muhalefeti engelledi. Onun katilleri olarak ilân edilen kişiler yine Sittülmülk’ün emriyle ortadan kaldırıldı. Zâhir-Lii‘zâzidînillâh’a karşı Fâtımî tahtında hak iddia edebilecek olan, Hâkim-Biemrillâh’ın 404 (1013-14) yılında veliaht tayin ettiği amcasının oğlu ve Şam Valisi Ebü’l-Kāsım Abdürrahîm (Abdurrahman) b. İlyâs da Sittülmülk tarafından bir hile ile Mısır’a getirtilerek öldürüldü. Sittülmülk, Hâkim döneminde bozulan devlet maliyesini aldığı tedbirlerle düzene koymaya çalıştı, onun döneminde konulan kadınların sokağa çıkması ve mûsikinin yasaklanması gibi uygulamalara son verildi. Takibattan kurtulmak için müslüman olduğunu söylemek zorunda kalan zimmîlere dinlerine dönme ve Mısır’ı terkedenlere Mısır’a geri gelme imkânı sağlandı. Ömrünün son yıllarında devlet yönetiminde herhangi bir etkinliği kalmadığı anlaşılan Sittülmülk 11 Zilkade 413’te (5 Şubat 1023) Kahire’de öldü (Nüveyrî, XXVIII, 205). Dönemin kaynakları onu akıllı, siyaset bilen iyi bir idareci olarak tavsif eder.

BİBLİYOGRAFYA
Yahyâ b. Saîd el-Antâkî, Târîḫu’l-Anṭâkî (nşr. Ömer Abdüsselâm Tedmürî), Trablus 1990, s. 304, 359-363, 367-368; İbnü’l-Kalânisî, Târîḫu Dımaşḳ (Amedroz), s. 33, 44, 58-60, 72, 79; İbnü’l-Cevzî, el-Muntaẓam, VII, 297-300; Nüveyrî, Nihâyetü’l-ereb, XXVIII, 194-196, 205; Makrîzî, İttiʿâẓü’l-ḥunefâ (nşr. M. Hilmî M. Ahmed), Kahire 1416/1996, II, 15, 33, 101-102, 107, 115-117, 124-132, 174; İbn Tağrîberdî, en-Nücûmü’z-zâhire (nşr. M. Hüseyin Şemseddin), Beyrut 1413/1992, IV, 187-194; M. Abdullah İnân, Terâcîmü İslâmiyye, Kahire 1390/1970, s. 31-37; a.mlf., el-Ḥâkim-Biʾemrillâh ve esrârü’d-daʿveti’l-Fâṭımiyye, Kahire 1404/1983, bk. İndeks; Eymen Fuâd Seyyid, ed-Devletü’l-Fâṭımiyye fî Mıṣr, Kahire 1413/1992, s. 108, 116-118; H. Halm, “Der Treuhänder Gottes”, Isl., LXIII (1986), s. 11-72; a.mlf., “Sitt al-Mulk”, EI2 (İng.), IX, 685-686; Y. Lev, “The Fatimid Princess Sitt al-Mulk”, JSS, XXXII/2 (1987), s. 319-328; Mustafa Öz, “Hâkim-Biemrillâh”, DİA, XV, 199-201.
Bu madde ilk olarak 2009 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 37. cildinde, 276-277 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.