SÛFÎ ALLAHYÂR - TDV İslâm Ansiklopedisi

SÛFÎ ALLAHYÂR

صوفى اللّٰه يار
Müellif:
SÛFÎ ALLAHYÂR
Müellif: NECDET TOSUN
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
Baskı Tarihi: 2019
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 24.10.2021
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/sufi-allahyar
NECDET TOSUN, "SÛFÎ ALLAHYÂR", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/sufi-allahyar (24.10.2021).
Kopyalama metni
Semerkant yakınlarında Kettekurgân’ın Mingler köyünde doğdu. Babası Temiryâr Allahkulı’dır. On yaşına gelince babası onu Buhara medreselerine gönderdi. Burada on beş yıl öğrenim gördükten sonra gümrük idaresine başmemur oldu. Sert mizacı yüzünden tüccarlara baskı yaptığı, gümrük vergisi meselesinden dolayı pazardaki bir tüccara kızıp onu başından yaraladığı, Buharalı Nakşibendî-Müceddidî şeyhi Hacı Habîbullah Buhârî’nin müridi olan tüccarın durumu şeyhine anlattığı, şeyhin de onun hidayete ermesi ve kendisine bağlanması için dua ettiği, bir süre sonra gönlünde tasavvuf yoluna girme arzusu doğup Şeyh Habîbullah’a mürid olduğu rivayet edilir. Bazı rivayetlere göre de Şeyh Habîbullah Buhârî kendisini müridliğe kabul etmek için Buhara’da evleri dolaşıp dilencilik yapmasını, sokaklarda ciğer ve işkembe satmasını şart koşmuş, Sûfî Allahyâr da kibir hastalığını tedavi amacıyla önerilen ve nefse ağır gelen bu işleri yaparak müridliğe kabul edilmiştir. Habîbullah Buhârî’ye on iki yıl hizmet edip hilâfet alınca Kettekurgân’a döndü. Orada açtığı tekkede halkı irşad etmeye başladı. Bir süre sonra buradan ayrılıp Surhanderyâ vilâyetindeki Denov şehrinin Kettevahşivâr köyüne göç etti. Köyde irşad faaliyetinin yanı sıra dinî-tasavvufî eserler kaleme aldı ve burada vefat etti. Kabri bugün Özbekistan sınırları içindedir. Bazı kaynaklarda ise Allahyâr’ın Şeyh Sûfî Nevrûz Şehrisebzî’nin müridi olduğu ve 1136’da (1724) vefat ettiği öne sürülmüş, Tuḥfetü’z-zâʾirîn’de önce Sûfî Nevrûz’a, ardından Sûfî Nevrûz’un şeyhi Habîbullah Buhârî’ye intisap ettiği kaydedilmiştir. Ölümünden sonra halifelerinden Gāyib Nazar irşada devam etmiş, onun yerine Sûfî İslâm Kerûhî geçmiştir. Sûfî Allahyâr’ın şeriata vurgu yapan ve ilmihal niteliği taşıyan eserleri Orta Asya ve Kafkaslar’da uzun süre okunmuştur.

Eserleri. 1. Sebâtü’l-âcizîn. Çağatay Türkçesi ile manzum olarak kaleme alınan akaid, ahlâk ve tasavvufa dair bir eserdir. XIX. asrın sonları ile XX. asrın başlarında Taşkent, Buhara, Kazan ve Bakü’de taş baskısı yapılmıştır. Bazı baskılarında kitabın adı Sûfî Allahyâr olarak kayıtlıdır (Taşkent, ts.). Sebâtü’l-âcizîn, Özbekistan’da Kiril alfabesiyle (Taşkent, Mehnat Neşriyatı, 1991; Çolpon Neşriyatı, 1991), Kazakistan’da Arap harfleriyle (nşr. Cunis Törecan, Almatı, Arıs Neşriyatı, 2002) yayımlanmış, ayrıca Baktiyar Azim ve Kalil Kıyaz tarafından Kırgızca’ya çevrilerek Kiril alfabesiyle neşredilmiştir (Karabalta 2007). Tâceddin Yalçıkuloğlı 1211’de (1796) Risâle-i Azîze Şerh-i Sebâtü’l-âcizîn adıyla Tatarca bir şerh yazmıştır (St. Petersburg 1847; Kazan 1850; Taşkent 2000). Selâhaddin b. Râvîl es-Selîmî el-Kırânî’nin yine Tatar Türkçesi’yle kaleme aldığı şerhi de (İrşâdü’l-âcizîn Şerh-i Sebâtü’l-âcizîn) yayımlanmıştır (Kazan 1893, 1910). Otuz-İmeni Abdürrahim’in Türkçe ve Arapça karışık olarak yazdığı Şerh-i Sebâtü’l-âcizîn ise henüz basılmamıştır (Taşkent Bîrûnî Şarkiyat Enstitüsü Ktp., nr. 8889, vr. 1b-61a). Ayrıca Muhammed Ali Çukurî’nin A‘yân-ı Mâzî ve Seyyid Habîbullah b. Seyyid Yahyâ Han’ın Hidâyetü’t-tâlibîn adıyla birer şerh kaleme aldıkları belirtilmektedir. 2. Meslekü’l-muttaḳīn. Fıkıh ilmine dair Farsça manzum bir eser olup 1112 (1700) yılında yazılmış ve birkaç defa yayımlanmış (Kanpûr 1290/1873; Taşkent 1900), Sûfî Allahyâr eserini Semerkant ve Buhara’daki bazı âlimlere okutup onaylarını almış, bu arada Kûzî Hoca Hâfız Hocaoğlı tarafından Hidâyetü’l-muttakîn adıyla Çağatay Türkçesi’ne çevrilmiştir. Yazma bir nüshası Taşkent’te Bîrûnî Şarkiyat Enstitüsü Kütüphanesi’nde bulunan bu tercümeyi (nr. 12180) Seyfeddin Seyfullah ve Ekrem Dehkan, Kiril alfabesiyle yayımlamıştır (Taşkent 2012). 3. Murâdü’l-ʿârifîn. Farsça tasavvufî bir eserdir (Taşkent 1912; nşr. Abbas Ali Vefâyî, Tahran 1387 hş./2008). Abdülhakîm b. Molla Abdürreşîd eserdeki beyitleri Tatar Türkçesi’ne çevirmiştir (Kazan 1860). Abdürrahim b. Osman Bulgārî de Tuḥfetü’ṭ-ṭâlibîn fî şerḥi ebyâti Murâdi’l-ʿârifîn adıyla Arapça-Farsça bir eser kaleme almıştır (Kâgân 1326/1908). 4. Maḫzenü’l-muṭîʿîn. Akaid ve fıkıh konularına dair bu Arapça kitabın bir nüshası Taşkent’tedir (Bîrûnî Şarkiyat Enstitüsü Ktp., nr. 4982). Ayrıca Necâtü’ṭ-ṭâlibîn, Sirâcü’l-ʿâcizîn, Fevzü’n-necât adlı eserler Sûfî Allahyâr’a nisbet edilmektedir.

BİBLİYOGRAFYA

M. Kāsım b. Hasan Belhî, Menâḳıb-ı İslâm Şeyḫ, Özbekistan Fenler Akademisi Bîrûnî Şarkiyat Enstitüsü Ktp., nr. 1590, vr. 19a-20a; Abdülazîz Meczûb-i Nemengânî, Teẕkire-i Meczûb-i Nemengânî (Teẕkiretü’l-evliyâʾ), Özbekistan Fenler Akademisi Bîrûnî Şarkiyat Enstitüsü Ktp., nr. 2662, vr. 49b-50b; Nâsırüddin Buhârî, Tuḥfetü’z-zâʾirîn, Buhara 1910, s. 63; Abid Nazar Mahdum, Sûfî Allahyâr ve Sebâtü’l-âcizîn’i (yüksek lisans tezi, 1993), İÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü; a.mlf., “On the Sources of Sebâtü’l-âcizîn by Sûfî Allahyâr”, TM, XXI (2011), s. 239-253; Bedri Sarıca, Allahyâr Sûfî’nin Fevzü’n-necât’ı: İnceleme-Metin-Sözlük (doktora tezi, 1996), Yüzüncü Yıl Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü; Polâtcân Dâmolla Kayyumov, Tazkira-i Kayyumiy, Taşkent 1998, I, 61-62; Tâceddin Yalçıkuloğlı, Risâle-yi Azîze: Sebâtü’l-âcizîn Şerhi (nşr. Bâtırbek Hasan), Taşkent 2000, s. 4-10; S. Gulomov v.dğr., Kratkiy Katalog Sufiyskih Proizvedeniy XVIII-XX vv iz Sobraniya Instituta Vostokovedeniya Akademi Nauk Respubliki Uzbekistan im. Al-Biruni: [Handlist of Sufi Manuscripts (18th-20th Centuries) in the Holdings of the Oriental Institute Academy of Sciences Republic of Uzbekistan (Biruni)], Berlin 2000, s. 169-171; M. Kencabek, Termiz Tazkirası, Taşkent 2001, s. 158-182; Hurmetcân Fikrat – Kādir Ekber, Özbek Edebiyatı Tarihi, Urumçi 2005, s. 283-294; Sofi Allâyar: Halkara İlmiy Ancuman Materialları (der. Sayfiddin Sayfullah), Taşkent-Tahran 2005; Necdet Tosun, Türkistan Dervişlerinden Yâdigâr: Orta Asya Türkçesiyle Yazılmış Tasavvufî Eserler, İstanbul 2011, s. 67-71; A. Deniz Abik, “Sebâtü’l-âcizîn’in Kazan Sahasında Bir Şerhi: Risâle-i Azîze”, Modern Türklük Araştırmaları Dergisi, IV/4 (2007), s. 28-44.
Bu madde TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 2019 yılında Ankara’da basılan (gözden geçirilmiş 3. basım) EK-2. cildinde, 522 numaralı sayfada yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde okumak ister misiniz?
BAŞKA BİR MADDE GÖSTER