TAHDÎDÜ NİHÂYÂTİ’l-EMÂKİN

تحديد نهايات الأماكن
Müellif:
TAHDÎDÜ NİHÂYÂTİ’l-EMÂKİN
Müellif: İLHAN KUTLUER
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 2010
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 25.08.2019
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/tahdidu-nihayatil-emakin
İLHAN KUTLUER, "TAHDÎDÜ NİHÂYÂTİ’l-EMÂKİN", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/tahdidu-nihayatil-emakin (25.08.2019).
Kopyalama metni
Tam adı Taḥdîdü nihâyâti’l-emâkin li-taṣḥîḥi mesâfâti’l-mesâkin’dir. Bîrûnî, İslâm dünyasında matematiksel coğrafyanın bağımsız hale gelmesinde öncü konumunda olduğundan eseri bu disiplinin temel kitabı sayılmaktadır; ancak eser Ortaçağ Latin Avrupası’na intikal etmemiştir. Müellif eseri yazmaktaki genel amacını doğu ve batı arasında belirli bir yerin boylamı, kuzey ve güney kutbu arasında belirli bir yerin enlemi, belirli iki yer arasındaki mesafe ve bir yerin diğerine göre kaldığı yön hakkında doğru bilgi sağlayan yöntemleri açıklamak, özel amacını da bu bilgileri, kendisinin henüz yeni geldiği ve artık vatan kabul ettiği Doğu hükümdarlığının başkenti Gazne için araştırmak, ahalisine kıblenin yönünü doğru biçimde göstermek şeklinde ortaya koymaktadır (s. 62). Kitabın yazımının bilhassa Gazne odaklı olması Bîrûnî’yi Sultan Mahmud nezdinde itibarlı bir konuma getirmiş ve bu konum daha sonra hükümdarın oğlu Mesud zamanında da devam etmiştir. Nitekim Bîrûnî astronomiye dair şaheseri el-Ḳānûnü’l-Mesʿûdî’yi de bu hükümdara ithaf etmiştir.

Bilim tarihçileri eseri Bîrûnî’nin en verimli olduğu, Gazneli Mahmud’un Hârizm sarayını ele geçirdiğinde (409/1018) onu kendi maiyetine almasıyla başlayan orta dönemine ait kabul etmektedir. Kitaptaki bir kayıttan (s. 119) müellifin, eserini 1 Cemâziyelâhir 409 (15 Ekim 1018) tarihinde Kâbil yakınlarında Ceyfûr köyünde bulunduğu sırada yazmaya başladığı, ferâğ kaydından da 24 Receb 416’da (20 Eylül 1025) Gazne’de tamamladığı öğrenilmektedir. Çok iyi planlandığı görülen eserde giriş bölümünün ardından sırasıyla bir beldeye ait enlemin belirlenmesi, ekliptik eğiminin hesaplanması, enlemlerle deklinasyonlar arasındaki ilişkiler, beldeler arasındaki boylam farkları, mesafe, enlem ve boylamlar arasındaki ilişkiler, çeşitli şehirlerin özellikle Gazne ile olan boylam farkları ve koordinatlarının belirlenmesi, Gazne için Mekke azimutunun (semtü’l-kıble) tayini ve nihayet sonbahar ekinoksu hakkında o döneme kadar yapılmış gözlemler ele alınmaktadır.

Girişte birbiriyle ilgisizmiş gibi görünen çeşitli gözlem, değerlendirme ve tartışma konularına yer verilmektedir. Bu durum aslında müellifin öngördüğü, genelde bilimlerin, özelde coğrafyanın gerekliliği ve yararını çok çeşitli açılardan vurgulama amacına yöneliktir. Coğrafya ve rota bilgisinin yararını ortaya koymak üzere Çin denizlerinde kılavuz kaptanlık yapan Mâfennâ adlı birinin ilgi çekici hikâyesine doğrudan doğruya, kıblenin yönünü bilmenin dinî anlamı, âlemin yaratılışının başlangıcı hakkındaki doktrinlerin değerlendirilmesi gibi meselelere dolaylı biçimde yer verilmiştir. Giriş bölümünün kendi başına değer taşıyan en dikkat çekici pasajları, Arabistan steplerinin bir zamanlar deniz olduğu ve jeolojik değişimler geçirdiği teziyle ilgilidir. Bîrûnî bu tesbitlerini bazılarını bizzat elde ettiği birtakım buluntulara, bilhassa kaya katmanları arasında rastlanan fosillere dayandırmaktadır (s. 25-26; giriş bölümüyle ilgili diğer ilginç ayrıntılar için bk. Kennedy, s. 1-15).

Bîrûnî meseleleri ele alırken rasathâneler, astronomi gözlemleri, cetvelleri ve aletleriyle matematik yöntemleri hakkında kendisinden önceki birikimi aktarmakta ve gerekli gördüğü yerlerde eleştiriye tâbi tutmaktadır. Özellikle İslâm astronomisinin erken dönemlerine dair, meselâ ilk İslâm rasathâneleri hakkında çoğu şimdi kayıp olan kaynaklardan aktarılan bilgiler kitabı en önemli bir kaynak ve tarihsel veri hazinesi kılmaktadır (Sayılı, s. 91). Bîrûnî’nin tanımladığı aletlere örnek olarak enlem ölçüm aletiyle (Taḥdîd, s. 41-42; Kennedy, s. 20-22; Sezgin, III, 30-31) optik açının ölçülmesinde kullanılan alet verilebilir. Abdurrahman el-Hâzinî, İttiḫâẕü âlâti’n-nefîse adlı eserinde bu ikinci aleti Taḥdîd’e atıfta bulunarak “üçgenli alet” adıyla ayrıntılı biçimde tanımlamaktadır (Sezgin, II, 147; krş. Taḥdîd, s. 221).

Müellifin belli bir problemle ilgili eski birikimleri sadece aktarmakla yetinmediği, kendi görüş, gözlem ve hesaplamalarına da yer verdiği özellikle belirtilmelidir. Onun Ebü’l-Vefâ el-Bûzcânî ile birlikte 387 (997) yılında, iki yer arasındaki boylam farkını hesaplamak üzere gerçekleştirdiği gözlem sırasında ay tutulmasını Bûzcânî’nin Bağdat’tan, kendisinin Hârizm’den eş zamanlı olarak gözlemlemesi (Taḥdîd, s. 250) ilgi çekicidir. Batlamyus tarafından Geographia’da ortaya konulan, fakat tarihte pek az uygulanan, Taḥdîd’de yer alan bu yöntemin değerini vurgulayan Goldstein, XIX. yüzyılda dahi bazı Amerikalı astronomların böyle bir iş birliği sağlayamadıklarını belirtmektedir (JAOS, LXXXIX/1 [1969], s. 296). Bir başka yazar da, “Verilerinin doğası göz önünde bulundurularak en yeni haritalarla karşılaştırıldığında Bîrûnî’nin bu eserinde ulaştığı sonuçların gerçekten doğru olduğu görülmektedir” şeklindeki tesbitiyle Bîrûnî’nin bu eserdeki bilimsel başarısını ortaya koymaktadır (Toomer, XLIV/1 [1969], s. 104). Onun bilimde otoriteye saygı göstermekle birlikte gözlem, deney ve uygulamaya yönelik sorgulayıcı yöntemi Taḥdîd’de bir defa daha ortaya çıkmaktadır. Meselâ İbn Sînâ’nın, Cürcân şehrinin boylamının tashihiyle ilgili bir astronomi cetvelini esas alarak benimsediği yöntemi “tasavvurda doğru sayılsa da fiilen uygulanması zor bir yöntem” ifadesiyle eleştirmekte ve İbn Sînâ için, “Zekâsı ve güçlü sezgisine rağmen bir otoriteye dayanmaya ihtiyaç duyduğu konularda güvenilir değildir” demektedir (s. 201-202).

Taḥdîd’in İstanbul’da bulunan nüshasının (Süleymaniye Ktp., Fâtih, nr. 3386) önceleri müellif hattı olduğu düşünülmüşse de daha sonra eseri neşreden Bulgakov, Bîrûnî’den beklenmeyecek yazım hatalarına rastlandığı gerekçesiyle neşrin girişinde bu görüşe karşı çıkmıştır. Çeşitli makalelerin yanı sıra Zeki Velidi Togan’ın Bīrūnī’s Picture of the World (Delhi 1940), Seyyid Hüseyin Nasr’ın An Introduction to Islamic Cosmological Doctrines (Cambridge 1964) ve Aydın Sayılı’nın Observatory in Islam (Ankara 1960) adlı kitaplarında bir ölçüde işlenen eserin ilk neşrini Muhammed b. Tâvît et-Tancî gerçekleştirmiştir (Ankara 1962). Bunu P. Bulgakov’un neşri izlemiş (bk. bibl.), aynı nâşir daha sonra eserin Rusça tercümesini notlar ve açıklamalarla birlikte yayımlamıştır (Abū Reihan Bīrunī Izbrannye proizvedeniya, III, Taşkent 1966). Onun ardından Jamil Ali’nin İngilizce çevirisi (bk. bibl.) ve E. S. Kennedy’nin esere matematikçiler için yazdığı sayısal nitelikteki şerh (bk. bibl.) neşredilmiştir.

BİBLİYOGRAFYA
Bîrûnî, Taḥdîdü nihâyâti’l-emâkin (nşr. P. Bulgakov), Kahire 1962 → (Islamic Geography, XXV içinde, ed. Fuat Sezgin), Frankfurt 1413/1992, s. 9-19, 25-26, 41-42, 62, 119, 201-202, 221, 250, 302; a.mlf., The Determination of the Coordinates of Positions for the Correction of Distances between Cities (trc. Jamil Ali), Beirut 1967, s. 18, 32, 86, 214-215, ayrıca bk. tür.yer.; E. S. Kennedy, A Commentary upon Bīrūnī’s Kitāb Taḥdīd al-Amākin, Beirut 1973, s. 1-15, 20-22; Seyyed Hossein Nasr, An Introduction to Islamic Cosmological Doctrines, London 1978, s. 113, 116-117, 125, 138, 141-142, 146-147; Aydın Sayılı, Observatory in Islam, Ankara 1988, s. 91-111; Fuat Sezgin, İslam’da Bilim ve Teknik (trc. Abdurrahman Aliy), Ankara 2007, I, 25-26; II, 147; III, 30-31; B. R. Goldstein, “Reviews of Books: The Determination of the Coordinates of Cities: Al-Bīrūnī’s Tahdīd al-Amākin”, JAOS, LXXXIX/1 (1969), s. 295-296; G. J. Toomer, “Reviews: The Determination of the Coordinates of Positions for the Correction of Distances between Cities by Jamil Ali”, Speculum, XLIV/1, Cambridge 1969, s. 103-105.
Bu madde ilk olarak 2010 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 39. cildinde, 390-391 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.