TANCÎ, Muhammed

محمّد الطنجي
Müellif:
TANCÎ, Muhammed
Müellif: BEKİR TOPALOĞLU
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 2010
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 23.07.2019
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/tanci-muhammed
BEKİR TOPALOĞLU, "TANCÎ, Muhammed", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/tanci-muhammed (23.07.2019).
Kopyalama metni
Tıtvân ile Tanca arasında bir yerleşim merkezi olup adını bir kabileden alan Vadras’ta doğdu. Aile ismi olan İbn Tâvît terkibindeki Tâvît kelimesinin mahallî söyleyişle Sâbit’ten geldiğini Tancî’nin bizzat kendisi ifade etmiştir (krş. Muhammed b. Şerîfe, s. 90-91). Tancî’nin babası ile dört amcası İspanyol sömürgecilerine karşı on iki yıl boyunca savaşmış, iki amcası şehid olmuş, babası bir ara kadılık görevine getirilmiş, daha sonra Tanca’ya gelmiş, ailenin bağlı bulunduğu Nâsıriyye tarikatının mensubu olarak zâhidâne bir hayat sürmüş ve ilimle meşgul olmuştur. Muhammed et-Tancî ilk eğitimini babasından aldı, hıfzını tamamladı, temel ilimlere ait bazı manzum metinleri ezberledi. Daha sonra amcazadesi Muhammed b. Tâvît et-Tıtvânî ile birlikte Karaviyyîn ilim çevresinden faydalanmak için Fas’a gitti. Fas’ta Seyyidî Abdülazîz İbnü’l-Hayyât, Tâyi‘ b. Hâc, Seyyidî Cevâd es-Sakalî ve Seyyidî Muhammed el-İlmî (el-Alemî) gibi âlimlerden ders aldı. Özellikle astronomi alanında zengin bilgi ve tecrübelere sahip bulunan Muhammed el-İlmî’nin derslerine uzun zaman devam etti, ondan matematik ve astronomi öğrendi ve kitaplarının istinsah edilmesine yardım etti.

1936 yılında Fas’tan ayrılarak Tıtvân’a giden Muhammed et-Tancî burada iki yıl kadar öğretmenlik yaptı, ardından ilim tahsili için Kahire’ye gitti (1939), Kahire Üniversitesi (Câmiatü Fuâdi’l-evvel) Edebiyat Fakültesi’nin Tarih Bölümü’ne kaydoldu, fakat bir süre sonra Arap Dili Bölümü’ne geçti. 1943’te mezun olanlardan ilk beş kişi içinde yer aldı ve Kral Fârûk’tan ödül kazandı. Yüksek lisans çalışması olarak Ahmed Emîn kendisine İbn Haldûn’un Muḳaddime’sinin ilmî neşrini önerdi. Böylece Muhammed et-Tancî eski eserlerin tahkik ve neşri dünyasına girdi ve bu faaliyet hayatının sonuna kadar ilmî çalışmalarının en önemli alanını teşkil etti. 1945’te Kahire’de pedagojik formasyon aldı. Kahire’de bulunduğu uzun yıllar boyunca eser tahkikiyle ilgili çalışmalara katıldı; bu şehirdeki yazmalar enstitüsünün kuruluşu, kataloglarının düzenlenmesi vb. hususlarda yardımcı oldu. Muhtemelen 1950 yılında el-Câmiatü’l-Arabiyye’nin teşkil ettiği yazma eserleri inceleme komisyonuna alınarak İstanbul’a gönderildi. Bu dönemden itibaren Tancî’nin önünde yeni ufuklar açıldı ve İslâm ilimleriyle ilgili birçok eseri tanıma fırsatı buldu (M. Gennûn el-Hasenî, s. 118-120). 1951’de İstanbul’da düzenlenen XXII. Milletlerarası Müsteşrikler Kongresi’ne katıldı; başta Hellmut Ritter ve Irak ulemâsından İzzet Hasan olmak üzere çeşitli ilim adamlarıyla tanıştı. 1953’te Türkiye’ye davet edilen Tancî, Ankara Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi’nde İslâm Felsefesi Kürsüsü profesörlüğüne tayin edildi. Burada İslâm felsefesi derslerini okutmaya başladı; bir yıl sonra vefat eden Yusuf Ziya Yörükân’dan boşalan İslâm dini ve mezhepleri tarihi derslerini de üstlendi. On yıla yaklaşan bu görevi sırasında lisans öğrencilerinin yanı sıra lisans üstü öğrencileri de kendisinden yararlandı, bu fakültenin ilmî faaliyetlerine büyük katkılarda bulundu.

Ülkesindeki ilim adamları ve devlet ricâlinin daveti üzerine 1962 yılında Fas’a giden Muhammed et-Tancî, Rabat Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde Arap dili ve edebiyatı, Karaviyyîn Üniversitesi’nde İslâm felsefesi ve İslâm mezhepleri tarihi derslerini okuttu. Ayrıca Telif Tercüme ve Neşriyat İşleri genel müdürlüğü görevini yürüttü. Ancak Ankara’dan kütüphanesi ve ailesiyle birlikte taşındığı Rabat’tan 1965’te yeniden Türkiye’ye döndü ve İstanbul’a yerleşti. Bu âcil dönüşün sebebi olarak Rabat’ta doğan kızının hastalanıp yanlış tedavi yüzünden ölmesi ve ailenin bundan rahatsızlık duyması gösterilir (Muhammed b. Şerîfe, s. 71-72). Fakat kendi değerlendirmesinden anlaşılacağı üzere Tancî Türkiye’de edindiği ilmî çevreyi ülkesinde bulamamış, ayrıca ülkesinin siyasal ve sosyal ortamını beğenmemiş, mezarının Türkiye’de olmasını arzu etmiştir (Çağatay, XX [1975], s. XXXV). Vefatından sonra ülkesindeki arkadaşlarının kaleme aldığı hâtıra yazılarında görüldüğü gibi onun Rabat’ta rahat etmesi için her türlü malî imkânların sağlanması yolunda kral tarafından tâlimat verildiği halde alt kademedeki görevliler gereken ilgiyi göstermemiştir. Yine kralın emriyle memleketine dönüş ricasında bulunan ve sadece devlet adamlarına gönderilen resmî bir mektup 1971’de yazıldığı halde kendisine gönderilmeyip arşivde muhafaza edilmiştir (Abdülvehhâb b. Mansûr, s. 26-27, 32-33). Muhammed et-Tancî, İstanbul Yüksek İslâm Enstitüsü’nde kelâm, tevhid, İslâm mezhepleri tarihi ve belâgat-ı Kur’âniyye dersleri verdi; kelâm, tefsir, hadis ve fıkıh dallarında enstitüye alınan asistanların yetişmesi ve tezlerini hazırlamaları konusunda büyük yardımları oldu. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde Arap dili ve edebiyatı derslerini okuttu. 1970-1971 öğretim yılında İslâm Dini ve Mezhepleri Tarihi Kürsüsü profesörlüğüne tayin edilerek Ankara Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi’ne döndü, 1973’te Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığına alındı. 1974-1975 ders yılının başında Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi’nde Arap dili ve edebiyatı derslerini de okutmaya başladı. 29 Aralık 1974 tarihinde geçirdiği bir kalp krizi sonunda İstanbul’da vefat ederek Zincirlikuyu Mezarlığı’na defnedildi. Muhammed et-Tancî 1955’te Mükrimin Halil Yinanç’ın öğrencilerinden Necla Sayın’la evlendi. İlk kızı olan Emel (Kefeli) halen Marmara Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde görev yapmakta ve Marmara Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü müdürlüğünü de yürütmektedir. Onun hayatı boyunca edindiği, risâleler mecmuası bakımından zengin, bazı yazma ve nâdir bulunan basma eserlerden oluşan yaklaşık 3000 ciltlik kütüphanesi ölümünden sonra Türk Tarih Kurumu’na intikal ettirilmiştir; ancak intikali ve kayda geçirilmesi sırasında bazı kitapların kaybolduğu belirtilmektedir.

Muhammed et-Tancî’nin ilmî şahsiyetinin belirgin özelliklerinden biri onun çok yönlü bir âlim olması, diğeri de metin tahkikinde çok titiz davranması ve bu faaliyetin alt yapısını oluşturan Arapça’ya tam anlamıyla nüfuz etmesidir. Tancî’nin, çoğu ilmî neşir biçiminde olan çalışmalarına yazdığı sunuş bölümleri, zengin dipnotları ve hataları düzeltilmiş sağlam metinler bu tesbiti doğrular niteliktedir. Tancî’nin öğrenim hayatından sonra otuz yıl kadar devam eden ömrü boyunca Ankara Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi ve İstanbul Yüksek İslâm Enstitüsü’nde yetişmekte olan asistan ve genç ilim adamlarının hemen hemen tamamı kendisinden yararlanmış, bunlar özellikle enstitülerin sonraları fakülteye dönüşmesi sürecinde bu sayede akademik görevlerin üstesinden gelebilmiştir. Aralarında bazı şarkiyatçıların da bulunduğu âlimler tarafından takdir edilen Tancî’nin ilmî neşrini gerçekleştirdiği Ceẕvetü’l-muḳtebis adlı eseri için bir takdim yazısı kaleme alan Zâhid Kevserî onun Doğu ve Batı kültürünü şahsında topladığını ve büyük övgülere hak kazandığını söyler. Abdülazîz el-Ehvânî, Emced et-Tarablusî, Seyyid Ahmed Sakr, Fuâd Seyyid, Abdurrahman Bedevî, İhsan Abbas ve Şükrî Faysal gibi âlimler de kendisini övgüyle anmış; Louis Massignon ve Franz Rosenthal Tancî’yi takdir etmiş (Muhammed b. Şerîfe, s. 95-96), Hellmut Ritter onun için “Mağrib ülkesinden büyük bir âlim” nitelemesi yapmıştır (İzzet Hasan, s. 40). Kadîm ilimler tarihiyle ilgilenen Batılı ilim adamlarının matematik ve astronomi metinlerinden anlayamadıkları yerleri zaman zaman kendisine gelip sorduklarına bu maddenin yazarı şahit olmuştur. Muhammed Tancî’nin dostları, arkadaşları ve öğrencileri kendisinden son derece nazik, gösterişten uzak, mütevazi bir insan olarak söz eder. Onun vefatı münasebetiyle yayımlanan eserde (el-Kitâbü’t-Teẕkârî) bu özelliğine vurgu yapılmıştır. İhsan Abbas, “Muhammed et-Tancî sığındığım sağlam bir rükün, bilgisine ve insanlığına güvendiğim bir şahsiyetti”; “Sen olmadığın için İstanbul’a gelmeye güç bulamıyorum” demiştir. Muhammed b. Şerîfe de nezakette, tevazuda, sabırlı ve yumuşak huylu oluşta, dünyaya değer vermeyişte, geniş mütalaa ve sağlam bilgiye sahip oluşta Tancî gibi birini görmediğini belirtmiştir.

Eserleri. Muhammed et-Tancî’nin üzerinde en çok çalıştığı İbnü’n-Nedîm’in el-Fihrist’i ile İbn Haldûn’un Muḳaddime’si tamamlanamadıkları için yayımlanamamıştır. Kendisi her iki eserin şimdiye kadar yapılan neşirlerinin eksik ve yanlış olduğunu söylüyordu. Bu kitaplarla ilgili malzeme son görev yeri olan Ankara Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi’ndeki odasında olması gerekirken vefatından sonra bulunamamıştır. İlmî Neşirleri. 1. İbn Haldûn, et-Taʿrîf bi’bni Ḫaldûn müʾellifi’l-kitâb ve riḥletühû ġarben ve şarḳen. İbn Haldûn’un Kitâbü’l-ʿİber adlı eserinin kendi hayatını anlattığı son cildidir (Kahire 1370/1951). 2. Muhammed b. Fütûh el-Humeydî, Ceẕvetü’l-muḳtebis fî ẕikri vülâti’l-Endelüs. Endülüs’ün fethinden (92/711) 450 (1058) yılına kadar gelen siyasal ve kültürel tarihi inceleyen bir eserdir (Kahire 1372/1952). Eserde bugün nüshası bulunmayan İbn Şüheyd’e ait Ḥânûtü ʿAṭṭâr’dan bazı nakiller yapılmaktadır (bk. M. Saîd Muhammed, s. 56-57). 3. İbn Haldûn, Şifâʾü’s-sâʾil li-tehẕîbi’l-mesâʾil. İlâhî feyze, ilham ve mârifete ulaşmak için kitap okuma veya bir şeyhe bağlanma yöntemlerinden hangisinin tercih edilmesinin gerektiğine dair bir soruya verilen cevabı içermektedir. Eserde ayrıca İslâm dünyasındaki tasavvuf hareketlerine bakışlar yapılmaktadır (İstanbul 1958). Şifâʾü’s-sâʾil’i Süleyman Uludağ Türkçe’ye çevirmiştir (Tasavvufun Mahiyeti, İstanbul 1977). Muhammed et-Tancî’nin 100 sayfalık girişinde İslâm’da tasavvuf hareketinin ortaya çıkışı ve gelişmesine ayrılan kırk sayfalık bölümün (s. L-LXXXVII) Fi’t-Taṣavvufi’l-İslâmî adıyla ayrı basımı yapılmış ve Türkçe’ye çevrilmiştir (Bekir Topaloğlu, İslâm Tasavvufu Üzerine, İstanbul 2002). 4. Erbaʿûne ḥadîs̱en fi’ṣṭınâʿi’l-maʿrûf (beyne’l-müslimîne ve ḳażâʾi ḥavâcihim). Abdülazîm el-Münzirî’nin eserine Muhammed b. İbrâhim es-Sülemî’nin yazdığı şerhin telhisidir (Rabat 1962, 1985). 5. Bîrûnî, Taḥdîdü nihâyâti’l-emâkin li-taṣḥîḥi mesâfâti’l-mesâkin. Enlem-boylam hesaplamaları, şehirler arası mesafeleri belirleme ve kıble yönünü bulma usulleri gibi konuların ele alındığı bir eserdir (Ankara 1962). 6. Fuzûlî, Maṭlaʿu’l-iʿtiḳād fî maʿrifeti’l-mebdeʾ ve’l-meʿâd. Temel akaid ve kelâm konularına dair olup nâşir tesbit edilebilen, oldukça hatalı tek yazma nüshasına dayanmış, metni tashih edip açıklamalarının kaynaklarını göstermiş ve baş tarafına bir giriş yazmıştır. Eser M. Esat Coşan ve Kemal Işık’ın Türkçe tercümesiyle birlikte yayımlanmıştır (Ankara 1962). 7. Kādî İyâz, el-İʿlâm bi-ḥudûdi ḳavâʿidi’l-İslâm. İslâm’ın beş şartının çocukların anlayabileceği seviyede bir dille anlatıldığı bu risâlede de nâşir baş tarafa otuz sayfalık bir takdim yazmış, burada İslâm’ın inanç esasları ile namaz, zekât, oruç ve hac ibadetlerinde hedeflenen mânevî yücelişe işaret etmiştir (Rabat 1384/1964). 8. Ebû Hayyân et-Tevhîdî, Aḫlâḳu’l-vezîreyn (Mes̱âlibü’l-vezîreyn). Büveyhî vezirlerinden Ebü’l-Fazl İbnü’l-Amîd ile Sâhib b. Abbâd’ı hicvetmek amacıyla kaleme alınmıştır (Dımaşk 1965). 9. Kādî İyâz, Tertîbü’l-medârik ve taḳrîbü’l-mesâlik li-maʿrifeti aʿlâmi meẕhebi Mâlik. Mâlikî mezhebine mensup âlimlere dair eserin birinci cüzüdür. Baş tarafındaki otuz sayfayı aşkın takdim yazısında Kādî İyâz’ın hayatı ve ilmî şahsiyeti anlatılmıştır (Rabat 1383/1964, 1983; eserin diğer ciltleri başkaları tarafından neşredilmiştir). 10. Dîvânü’l-Emîr Ebi’r-Rebîʿ Süleymân b. ʿAbdillâh el-Muvaḥḥid (Tıtvân, ts., Muhammed b. Abbas el-Kabbâc, Saîd A‘râb ve Muhammed b. Tâvît et-Tıtvânî ile birlikte). 11. Ebû Bekir ez-Zübeydî, Muḫtaṣarü’l-ʿAyn. Halîl b. Ahmed’e ait eserin muhtasarının Allâl el-Fâsî ile birlikte gerçekleştirilen neşridir (Rabat, ts. [Mektebetü’l-vahde]; bk. Abdüssamed el-Aşşâb, s. 133-134). 12. Ahmed b. Abdülvehhâb en-Nüveyrî, Nihâyetü’l-ereb fî fünûni’l-edeb. Bu ansiklopedik eserin 16. cüzünün yayımıdır (Kahire, ts.). Muhammed et-Tancî’nin ayrıca İstanbul Yüksek İslâm Enstitüsü öğrencileri için hazırladığı basılmamış ders notları bulunmaktadır: Kelâm Dersleri, İslâm Mezhepleri Tarihi (Bekir Topaloğlu Ktp., nr. 184); Belâgat-ı Kur’âniyye (Bekir Topaloğlu Ktp., nr. 1412, 1413).

Makaleleri: “Şehristânî” (İA, XI, 393-396); “Abû Mansûr el-Mâturîdî” (AÜİFD, I-II [1955], s. 1-12); “Abbâd Oğlu İsmail’in Kitâbü’l-İbâne ʿan meẕhebi ehli’l-ʿadl Kitabı” (a.g.e., III-IV [1955], s. 122-127); “Gazzâlî’ye Göre Kur’an’ın Tefsiri” (a.g.e., I-IV [1957], Arapça metin ve tercümesi, s. 1-18); “Kitâbü’l-Mükâs̱ere ʿinde’l-müẕâkere”. Ca‘fer b. Muhammed b. Ca‘fer et-Tayâlisî’nin bazı şairlerin isimleri ve şiirlerinden örnekler içeren eserinin ilmî neşridir (ŞM, I [1956], Arapça kısmı, s. 1-90 + IV); “eṭ-Ṭarâʾiḳ ve’l-elḥânü’l-mûsîḳıyye fî İfrîḳıyye ve’l-Endelüs” (Mecelletü’l-Ebḥâs̱, XXI/2-4 [Beyrut 1968], s. 93-116); “Ḥavle Kitâbi’t-Teʿâzî ve’l-merâs̱î li’l-Müberred” (el-Mevrid, III/4 [Bağdat 1394/1974], s. 311-313); “Beyrûnî’nin İbn-i Sînâ’ya Yönelttiği Bazı Sorular, İbn-i Sînâ’nın Cevapları ve Bu Cevaplara Beyrûnî’nin İtirazları” (Beyrunî’ye Armağan, Ankara 1974, Türkçe metin s. 23-26, Arapça metin s. 261-301). Muhammed et-Tancî’nin İslâm Mecmuası (sy. 1, 4, 5, 8 [1956]; sy. 11 [1957]), Türk Yurdu (sy. 2, 4 [1959]) ve Hilâl Mecmuası’nda (sy. 4, 5, [1959]) yayımlanan makaleleri de vardır.

BİBLİYOGRAFYA
İSAM Ktp. Arşivi, Muhammed Tancî Evrakı (M. T.), nr. K-144; Muhammed Tancî, “Muhammed b. Tâvît et-Tancî’nin Kısa Hal Tercümesi ve Çalışmaları”, İSAM Dokümantasyon servisi, dosya nr. 190279; Ziriklî, el-Aʿlâm (Fethullah), VI, 62; M. Saîd Muhammed, İbn Şüheyd el-Endelüsî edîben ve nâḳıden, Sebha (Libya) 1988, s. 56-57; Ömer Rızâ Kehhâle, Muʿcemü’l-müʾellifîn, Beyrut 1414/1993, III, 178; el-Kitâbü’t-Teẕkârî ʿan faḳīdi’l-ʿilm ve’t-türâs̱ Muḥammed b. Tâvît eṭ-Ṭancî (nşr. Câmiatü Abdilmâlik es-Sa‘dî-Menşûrâtü Medreseti’l-Melik Fehd el-Ulyâ li’t-terceme-Tanca), Tanca 1418/1997, tür.yer.; Abdülvehhâb b. Mansûr, “Muḥammed b. Tâvît eṭ-Ṭancî: Meşrûʿu risâletin ve ẕikriyyât mine’l-mâżî”, a.e., s. 25-36; İzzet Hasan, “Ṣuḥbetî li’l-ʿAllâme Muḥammed b. Tâvît eṭ-Ṭancî recüli’l-ʿilm ve’l-aḫlâḳ”, a.e., s. 37-47; İhsan Abbas, “Muḥammed b. Tâvît eṭ-Ṭancî”, a.e., s. 55-57; Muhammed b. Şerîfe, “Şehâde”, a.e., s. 67-72; a.mlf., “İbn Tâvît ve’t-türâs̱ü’l-Ḫaldûnî”, a.e., s. 89-97; M. Gennûn el-Hasenî, “el-ʿAllâme Muḥammed b. Tâvît eṭ-Ṭancî cevânib min ḥayâtih ve nemâẕic min resâʾilih”, a.e., s. 117-130; Abdüssamed el-Aşşâb, “Tercemetü’l-üstâẕ Muḥammed b. Tâvît eṭ-Ṭancî”, a.e., s. 131-135; İbrâhim Şebbûh – Hüsâm Abdüzzâhir, Şevâmiḫu’l-muḥaḳḳıkīn Muḥammed b. Tâvît eṭ-Ṭancî, Kahire 1426/2005, tür.yer.; Neşet Çağatay, “Arkadaşım Muhammed Tancî”, AÜİFD, XX (1975), s. XXXIII-XXXVI.
Bu madde ilk olarak 2010 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 39. cildinde, 562-564 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.