TOYRÂNÎ

Müellif:
TOYRÂNÎ
Müellif: MUHAMMED ARUÇİ
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 2012
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 23.10.2019
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/toyrani
MUHAMMED ARUÇİ, "TOYRÂNÎ", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/toyrani (23.10.2019).
Kopyalama metni
1850’de babasının görev sebebiyle bulunduğu Kahire’de doğdu. Adı Hasan Hüsnü, babasının adı Hüseyin Ârif, dedesinin Hasan Sührâb’dır. Osmanlı Müellifleri’nde Toyrânî Sührâbzâde Hocaoğlu şeklinde geçer (II, 151). Toyrânî nisbesi, Makedonya’nın güneydoğusundaki Toyran (Doyran) gölü sahilinde Yunanistan sınırına yakın bir yerde bulunan Toyran kasabasından gelir. Ailesinin Türk asıllı olduğu ve atalarının Makedonya’da uzun süre kumandanlık yapan Büyük Ali Paşa’ya dayandığı kaydedilir (M. Abdülganî Hasan, s. 83). Muhtemelen Kahire’de öğrenim görmüştür. Kaleme aldığı eserler özellikle Arap edebiyatına ilgi duyup kendini yetiştirdiğini kanıtlamaktadır (Osmanlı Müellifleri, II, 151). Tahsilini tamamladıktan sonra bazı Afrika, Asya ve Rumeli ülkelerini ziyaret etti. Bir kısım kaynaklarda Toyran’da yaşayan amcasının oğlu Ali Bey Atâullah ile yazıştığı zikredilmektedir (M. Abdülganî Hasan, s. 94). Otuz yaşına geldiğinde özellikle şiir ve edebiyat alanında adı duyulmaya başladı. Mısır’daki memuriyetlerinin yanı sıra bazı gazetelerde yazılar yazdı. İstanbul’daki Cem‘iyyet-i Rusûmiyye üyeliğine tayin edildi (Osmanlı Müellifleri, II, 151). 1880’de İstanbul’a yerleşen Toyrânî 1884’te el-İnsân adlı Arapça bir dergi yayımladı; kısa bir zaman sonra dergi günlük gazeteye dönüştü. Yine İstanbul’da İrtikā ve Zaman gibi Türkçe, el-İʿtidâl ve es-Selâm gibi Arapça gazetelerin çıkarılmasında öncülük etti. Uzun süre İstanbul’daki gazetelerde yazıları neşredildi. Daha sonra Kahire’ye gidip yerleşti. en-Nîl gazetesi, eş-Şems, ez-Zirâʿa, el-Maʿârif gibi dergilerin kuruluşunda ön ayak oldu ve çeşitli yazılar yayımladı. Hayatının son yıllarında tekrar İstanbul’a dönen Toyrânî vefatında Şeyh Hasîb Efendi Dergâhı hazîresinde defnedildi. Toyrânî şiire, edebî nesre ve gazeteciliğe önem vermiş, bilhassa Arap dünyasında Osmanlı aleyhtarlığına yönelik yazılara reddiyeler kaleme almıştır. Kullandığı edebî dil ve samimi üslûp onun Osmanlı Devleti’ne olan bağlılığının işaretidir. Toyrânî, bir taraftan Batı dünyasını anlamaya çalışırken diğer taraftan İslâm medeniyetinin üstünlüğünü dile getirmiş, dönemindeki ayrılıkçı milliyetçi akımlara karşı din faktörünü öne çıkararak Osmanlı hâkimiyeti altında birlik çağrısında bulunmuştur.

Eserleri. Toyrânî’nin yazdığı eserlerin çoğu küçük risâleler halindedir. Altmış civarında Arapça ve on civarında Türkçe eseri yayımlanmıştır. Bu eserler arasında şunlar zikredilebilir: 1. S̱emerâtü’l-ḥayât (Kahire 1300). Arapça şiirlerini içeren divanıdır. Abdülganî el-Arîsî’nin yaptığı seçmeler el-Muḫtâr min S̱emerâti’l-ḥayât adıyla neşredilmiştir (Kahire 1325). 2. Hülâsa-i Medeniyyet-i İslâmiyye (İstanbul 1304). İslâm medeniyetinin Batı medeniyeti karşısında üstünlüğüne değinilen kırk sekiz sayfalık Türkçe bir risâledir. 3. en-Neşrü’z-zührî fî resâʾili’n-neşri’d-dehrî (İstanbul 1306). Bazı konulara yönelik felsefî ve siyasî yorumlardan ibarettir. 4. el-Mebâdiʾü’l-Ḥüseyniyye fî uṣûli’l-ḥikmeti’d-dîniyye (Kahire 1309). Eserde usûlü’d-dîn kitaplarından iktibas edilmiş elli kaide zikredilip yorumları yapılmıştır. 5. el-Ḥaḳḳu rûḥu’l-fażîle (Kahire, ts.). Risâle halindeki eser felsefeyle ilgilidir. 6. Maḳāle fî icmâli’l-kelâm ʿalâ mesʾeleti’l-ḫilâfe beyne ehli’l-İslâm (Kahire 1309). 7. Ḫaṭṭü’l-işârât (Kahire 1310). Arapça harflerdeki nokta vb. işaretlere dair bir risâledir. 8. el-Ḳavlü’l-faṣl (Kahire 1313). Ebü’l-Hüdâ es-Sayyâdî hakkında kaleme alınan bir risâledir. Toyrânî’nin bunlardan başka gazete ve dergilerde yayımlanıp, başta Süleymaniye olmak üzere çeşitli kütüphanelerde kayıtlı olan eserleri bulunmaktadır (Osmanlı Müellifleri, II, 151-152; Serkîs, II, 1253; Yûsuf Es‘ad Dâgır, II, 563-564).

BİBLİYOGRAFYA
Osmanlı Müellifleri, II, 151-152; Filib dî Tarrâzî, Târîḫu’ṣ-ṣıḥâfeti’l-ʿArabiyye, Beyrut 1913, II, 224; L. Şeyho, el-Âdâbü’l-ʿArabiyye fi’l-ḳarni’t-tâsiʿ ʿaşer, Beyrut 1926, II, 102-103; Serkîs, Muʿcem, II, 1253; Hediyyetü’l-ʿârifîn, I, 303; Ziriklî, el-Aʿlâm, II, 201; C. Zeydân, Târîḫu âdâbi’l-luġati’l-ʿArabiyye, Kahire, ts. (Dârü’l-hilâl), IV, 251; M. Abdülganî Hasan, Aʿlâm mine’ş-şarḳ ve’l-ġarb, Beyrut, ts. (Dârü’l-fikri’l-Arabî), s. 82-94; Yûsuf Es‘ad Dâgır, Meṣâdirü’d-dirâseti’l-edebiyye, Beyrut 1983, II, 563-564; Kāmûsü’l-a‘lâm, IV, 3028; Atanasije Uroševic, “Dojran”, Enciklopedija Jugoslavije, Zagreb 1968, III, 35-36.
Bu madde ilk olarak 2012 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 41. cildinde, 274 numaralı sayfada yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.