VÂFÎ, Ali Abdülvâhid - TDV İslâm Ansiklopedisi

VÂFÎ, Ali Abdülvâhid

علي عبد الواحد وافي
Müellif:
VÂFÎ, Ali Abdülvâhid
Müellif: HÜSEYİN YAZICI
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
Baskı Tarihi: 2019
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 19.09.2021
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/vafi-ali-abdulvahid
HÜSEYİN YAZICI, "VÂFÎ, Ali Abdülvâhid", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/vafi-ali-abdulvahid (19.09.2021).
Kopyalama metni
Babasının öğretmenlik yaptığı Sudan’ın Ümmüdürman şehrinde doğdu. Mısırlı olan babası 1872’de Kahire’de kurulan ve dinî ilimler yanında müsbet ilimlerin de okutulduğu Dârülulûm’un ilk mezunlarındandır. 1900’lü yılların başında Sudan’da Emîriye okullarında ve 1902’de yine Sudan’da açılan Gordon Koleji’nde (bugün Hartum Üniversitesi) Arap dili ve İslâm hukuku hocalığı yaptı. Ali Abdülvâhid, 1905’te babasının Sudan’daki görevinin sona ermesi üzerine ailesiyle birlikte Mısır’a gitti ve Ezher okullarında öğrenim görmeye başladı. Önce Kur’an’ı, ardından çeşitli ilimlere dair temel metinleri ezberledi. 1925’te Kahire’deki Dârülulûm’dan mezun oldu. Eğitim Bakanlığı’ndan kazandığı bursla Paris’e gitti. 1928’de Sorbonne Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe ve Sosyoloji Bölümü’nü bitirdi. Bunun yanında 1926-1929 yıllarında aynı üniversitenin ahlâk, sosyoloji, ekonomi, pedagoji, psikoloji, felsefe alanlarında kendini geliştirdi ve dört yeterlilik belgesi aldı. Sorbonne’da felsefe doktorasını verdikten sonra 1931’de ülkesine döndü; Dârülulûm’da altı yıl süreyle psikoloji, pedagoji ve sosyoloji dersleri verdi. Bu arada Ezher Üniversitesi’nde de ders okuttu. Ardından Kahire Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü’ne öğretim üyesi olarak tayin edildi (1936). Burada sosyoloji çalışmalarını geliştirdi ve bölüm başkanı oldu. Sosyoloji biliminin eğitimini Arapçalaştırdı. Dârülulûm, Kahire Üniversitesi’ne bağlandıktan ve Felsefe Bölümü açıldıktan sonra bu fakülteye geçti (1947). 1949’da tekrar Kahire Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’ne dönerek sosyoloji ve felsefe araştırmaları bölüm başkanlığı (1949) ve fakülte dekanlığı (1950) yaptı. Ayrıca Ezher Üniversitesi Eğitim Fakültesi dekanlığı, Hartum Ümmüdürman Üniversitesi Edebiyat Fakültesi, Sosyal Bilimler Fakültesi dekanlıkları görevlerinde bulundu. Yine Ümmüdürman Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nde bölüm başkanı olarak çalıştı. Riyad İmam Muhammed b. Suûd, Cezayir Kosantîne ve Rabat V. Muhammed üniversiteleri sosyoloji bölümlerinde öğretim üyesi ve başkan olarak görev aldı. Mısır sosyoloji ve felsefe cemiyetlerini kurdu, ilmî yayınlarını yönetti. Kahire Arap Dili Kurumu’na üye seçildi. Diğer birçok kurumda üye ve başkan olarak çalıştı. 1987’de sosyal bilimlerde devlet nişan ödülü aldı. 6 Mart 1992’de Kahire’de öldü.

Mısır ve Arap dünyasında sosyoloji bilimi ve alt dallarının kurucusu kabul edilen Ali Abdülvâhid Vâfî eğitim öğretim faaliyetinin yanı sıra elli kadar eser kaleme almış, birçok ilmî toplantıda tebliğler sunmuştur. Eserleri arasında özellikle Beyne’ş-Şîʿa ve Ehli’s-sünne dönemin bazı araştırmacıları tarafından tepkiyle karşılanmıştır. Pakistanlı araştırmacı İhsan İlâhî Zahîr, bu konuyla ilgili eserinde (bk. bibl.) Vâfî’yi şiddetle eleştirir. Vâfî eserlerinde çeşitli konuları bilimsel deliller ortaya koyarak aydınlığa kavuşturmuş, bazı alanlarda öncülük yapmış, birçok kişiye örnek olmuş bir bilim adamı olarak Mısır’da ve Arap dünyasında önemli bir yer edinmiştir.

Eserleri. 1. Fıḳhü’l-luġa (Kahire 1944, 1962, 1973). Daha önce yazdığı ʿİlmü’l-luġa’nın (Kahire 1941, 1944) devamıdır. ʿİlmü’l-luġa’da dillerin türemesi esnasında dayandıkları genel kurallar, bunların nesilden nesile aktarılması ile asıl kökten birçok dalın çıkarak yayılması, bunların birbiriyle olan bağlantıları ve farklı açılardan gelişmeleri ele alınmıştır. Fıḳhü’l-luġa’da ise Sâmî diller ve özellikle Arap dili üzerinde durulmuş, öncelikle Akad, Bâbil ve Asur dilleri, Ken‘ânî diller, Ârâmîce, eski Yemen dili ve Sâmî Habeş dili incelemelerinin ardından Arap diline geçilmiş, Arapça’nın Sâmî diller arasındaki yeri, doğuşu, gelişmesi, lehçeleri, Kur’an’ın ve Câhiliye edebiyatının Kureyş lehçesiyle yazılması, Kur’an ve hadislerin Arapça’ya etkisi; lehçeler ve Arap dilinin dil bilimi açısından özellikleri gibi konular ayrıntılı biçimde incelenmiştir. 2. el-Luġa ve’l-müctemaʿ (Kahire 1945). Eserde dilin gelişmesi, dillerin çatışması, ana dilin ağız ve lehçelere ayrılması, dil ve toplum meseleleri bilimsel verilerle anlatılmıştır. 3. el-Ḥürriyye fi’l-İslâm (Kahire 1968). Yazar bu eserinde İslâm’ın kişi özgürlüğünü diğerlerinin özgürlüğüne ve genelin yararlarına zarar vermeden tasavvur ettiğini, özgürlük ilkesine düşünce, ifade, siyaset ve idare gibi hayatın çeşitli katmanlarında değer verdiğini dile getirmiş, İslâm’ın medeniyet, din, düşünce, ifade, siyaset ve yönetim konularına bakışı ile diğer dinlerin bakışını tarafsız bir şekilde değerlendirmiştir. Eserde ayrıca İslâm öncesinde kölelik, İslâm’ın kölelere tanıdığı özgürlük ve kölelerin hakları, İslâm’da dinî tartışmalar, düşünce ve ifade özgürlüğü gibi konular incelenmiştir. 4. ʿAbḳariyyetü İbn Ḫaldûn / ʿAbdurraḥmân b. Ḫaldûn: Ḥayâtühû ve âs̱âruhû ve mezâhiru ʿabḳariyyetihî (Kahire 1973). Eserde İbn Haldûn’un kendisinden sonraki nesillere miras bıraktığı özgür düşünce ve buluşlar, özellikle sosyoloji bilimini ortaya koyduğu meşhur Muḳaddime’sindeki incelikler ve daha önce hiç kimse tarafından dile getirilmeyen konular yer almış, İbn Haldûn’un hayatı, eserleri, düşünceleri ve özellikle sosyoloji alanındaki yeri anlatılmıştır. Yazarın ifadesine göre 1925’te Mısır Üniversitesi kurulduğunda Edebiyat Fakültesi’nde Felsefe Bölümü açılmış, bölümün programına sosyoloji zorunlu ders olarak konulmuştur. Ancak o yıllarda bu dersi okutanların sosyoloji ilminin İbn Haldûn tarafından tesis edildiği konusuna pek eğilmediklerini, dolayısıyla yabancı hocaların yoğun olduğu bu dönemde Muḳaddime’nin gerektiği kadar ele alınmadığını belirtmiş, 1936’da sosyoloji dersini kendisi üstlenince İbn Haldûn’un bu yönü üzerinde durmaya ve Muḳaddime’yi sosyolojik açıdan incelemeye karar verdiğini ifade etmiştir. 5. el-Medînetü’l-fâżıla li’l-Fârâbî. Üç bölüm halinde düzenlenen kitabın ilk bölümü Fârâbî’nin hayatı, eserleri ve ilmî şahsiyetine ayrılmıştır. İkinci bölümde Fârâbî’nin Ârâʾü ehli’l-Medîneti’l-fâżıla adlı eserinin muhtevası ile kitapta varılan sonuçlar, dayandığı felsefî ve sosyal görüşler, eserin insanlık mirasına olan katkısı irdelenmiştir. Üçüncü bölümde ise kitabın içerdiği önemli dört noktaya değinilmiş, Fârâbî’nin üslûbu ve düşünce metotları ele alınmıştır.

Diğer Eserleri: Naẓariyyetün ictimâʿiyye fi’r-rıḳ (Contribution à une théorie sociologique de l’esclavage), el-Farḳ beyne rıḳḳı’r-recül ve rıḳḳı’l-merʾe (Paris 1931; bu iki eser müellifin Paris’te hazırladığı doktora çalışmasıdır), el-İḳtiṣâdü’s-siyâsî (Kahire 1934), el-Üsre ve’l-müctemaʿ (Kahire 1945), el-Mesʾûliyye ve’l-cezâʾ (Kahire 1945), Aḳdemü’l-buḥûs̱i’l-ictimâʿiyye ʿinde ḳudemâʾi’l-Yûnân (Kahire 1951), el-Felsefetü’l-ictimâʿiyye li’bn Ḫaldûn ve Auguste Comte (Kahire 1955), Ḥayâtü’l-müctemaʿât (Kahire 1958), ʿİlmü’l-maʿrife (epistemoloji, Kahire 1957), Müşkilâtü’l-müctemaʿi’l-Mıṣrî (Kahire 1958), el-Verâs̱e ve’l-bîʾe (Kahire 1970), Abdurraḥmân b. Ḫaldûn münşiʾü ʿilmi’l-ictimâʿ (Kahire 1975), el-Buḥûs̱ fi’l-İslâm ve’l-ictimâʿ (Kahire 1977), Ḳıṣṣatü’l-mülkiyye fi’l-ʿâlem (Kahire 1987), Ḳıṣṣatü’z-zevâc ve’l-ʿuzûbe fi’l-ʿâlem (Kahire 1987), Ġarâʾibü’n-nuẓum ve’t-teḳālîd ve’l-ʿâdât (I-II, Kahire, ts.), el-Müctemaʿu’l-ʿArabî, el-Hünûdü’l-ḥumr, el-Laʿib ve’l-ʿamel, Taʿlîmât li-müderrisi’l-luġati’l-ʿArabiyye (Kahire 1937), Lemḥa fî târîḫi edebi’l-Yûnân (Kahire 1939), ʿİlmü’l-luġa (Kahire 1944, 1984), Neşʾetü’l-luġa (Kahire 1947), el-yehûdiyye ve’l-yehûd (Kahire, ts.), ed-Dîmuḳrâṭıyye fi’l-İslâm, el-Lemḥa fî târîḫi’l-Ezher (Kahire 1936), el-İslâm fî naẓari’l-Ġarb (Beyrut 1953), Beytü’ṭ-ṭâʿa ve’ṭ-ṭalâḳ ve teʿaddüdü’z-zevecât fi’l-İslâm (Kahire 1960, dizi), eṣ-Ṣavm ve’l-uḍḥiye (Kahire 1963, dizi), el-Esfârü’l-muḳaddese (Kahire 1964, 1984), el-Müsâvât fi’l-İslâm (Kahire 1965), Ḥimâyetü’l-İslâm li’l-enfüs ve’l-aʿrâż (Kahire 1970), el-Merʾe fi’l-İslâm (Kahire 1971), Ḥuḳūḳu’l-insân fi’l-İslâm (Kahire 1979). Neşirleri: İbn Haldûn, Muḳaddime (I-III, Kahire 1370/1951, 1401, ts., 3. bs.); İbrâhim Mustafa v.dğr., Ḳavâʿidü’l-luġati’l-ʿArabiyye: en-Naḥv ve’ṣ-ṣarf, el-Meʿânî el-beyân el-bedîʿ (I-II, Kahire 1357-1361/1938-1942, Tâhâ Hüseyin, Ahmed el-İskenderî ve Muhammed Mehdî Allâm ile birlikte).

BİBLİYOGRAFYA :

İhsan İlâhî Zahîr, er-Reddü’l-kâfî ʿalâ muġāleṭâti’d-duktûr ʿAlî ʿAbdülvâḥid Vâfî, Lahor 1984, s. 2-23, ayrıca bk. tür.yer.; M. Mehdî Allâm, el-Mecmaʿiyyûn fî ḫamsîne ʿâmen, Kahire 1406/1986, s. 218-219; M. Abdülcevvâd, Taḳvîmü Dâri’l-ʿulûm: 1872-1947, Kahire 1410/1990, I, 250-251; M. Hayr Ramazan Yûsuf, Tetimmetü’l-Aʿlâm, Beyrut 1418/1998, I, 383-384; Ahmed el-Alâvine, Ẕeylü’l-Aʿlâm, Cidde 1418/1998, s. 140-141; a.mlf., et-Teẕyîl ve’l-istidrâk ʿalâ Muʿcemi’l-müʾellifîn, Cidde 1423/2002, s. 217; Nizâr Abâza – M. Riyâz el-Mâlih, İtmâmü’l-Aʿlâm, Beyrut 1999, s. 188-189.
Bu madde TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 2019 yılında Ankara’da basılan (gözden geçirilmiş 3. basım) EK-2. cildinde, 635-636 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde okumak ister misiniz?
BAŞKA BİR MADDE GÖSTER