ABDÜRRAHİM HAN

Müellif:
ABDÜRRAHİM HAN
Müellif: ENVER KONUKÇU
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
Baskı Tarihi: 1988
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 16.07.2020
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/abdurrahim-han
ENVER KONUKÇU, "ABDÜRRAHİM HAN", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/abdurrahim-han (16.07.2020).
Kopyalama metni
1556’da Lahor’da doğdu. Karakoyunlular’ın önemli oymaklarından Baharlu Türkmenleri’ne mensuptur. Babası Bayram Han, Han Baba lakabıyla meşhurdu. Bayram Han, Gucerât’ın Patan şehrinde bir Afganlı tarafından öldürülünce, 1562’de Celâleddin Ekber’in sarayına götürüldü ve orada yetişti. Celâleddin Ekber’in himayesinde uzun süre Gucerât’ta bulunan Abdürrahim, Sarnâl Meydan Savaşı’nda kumandası altındaki Bâbürlü merkez kuvvetleriyle âsi Baykara Mirza’yı mağlûp etti. 1576’da Vezir Han Herevî’nin gözetiminde “mîr-i arzlık”la Gucerât valiliğine tayin edildi. Bir müddet Şehzade Selim’in atalığını yaptı; bu arada Gucerât Sultanı III. Muzaffer’in yola getirilmesinde gayretleri görüldü. Sarkiç ve Nâdôt zaferlerinden sonra da babası gibi “hân-ı hânân”lığa yükseltildi. 1588’de Kanpûr, 1591’de Mültan valiliklerinde bulundu ve Sind’in Argunlu hâkimi Canibeg meselesinin halledilmesinde önemli rol oynadı. Cihangir devrinde (1605-1627) Şehzade Hürrem ile birlikte Dekken’de kalan Abdürrahim, Delhi’ye döndükten bir müddet sonra vefat etti. Delhi’de Emîr Hüsrev-i Dihlevî’nin şeyhi Nizâmeddin Evliyâ’nın türbesi yanına defnedildi.

Zeki, kabiliyetli bir kumandan ve devlet adamı olan Abdürrahim, aynı zamanda iyi bir eğitim görmüştü. Babası gibi geniş bir kültüre sahip olup Arapça, Farsça ve Hintçe’yi çok güzel konuşur, yazar ve bu dillerin birinden diğerine tercüme yapabilirdi. Kaynaklarda Batı dillerine de âşina olduğu kaydedilmektedir. Şiirlerinde Rahîm mahlasını kullanmıştır. Celâleddin Ekber’in emri ve arzusu üzerine, Bâbür’ün Türkçe hâtıratını Vâkıât-ı Bâbûrî adıyla Farsça’ya çevirmiştir. Sünnî olmakla birlikte Şiîler’e ve ayrıca sûfîlere karşı oldukça yumuşak bir siyaset takip etti. Son derece cömert olup âlim, sanatkâr ve şairleri korumuş, sarayı âdeta bunların akınına uğramıştır. Ṭabaḳāt-ı Ekberî’nin yazarı Nizâmeddin Ahmed Herevî’yi himaye etmiş ve ona bahşı*lık görevini vermiştir. Abdülbâkī-yi Nihâvendî de Meâsir-i Rahîmî’sini onun adına kaleme almıştır.

BİBLİYOGRAFYA
Ebü’l-Fazl-ı Allâmî, Ekbernâme (nşr. Sâdıq Ali), Cawnpore 1881-83; Şah Navaz Han, Meʾâs̱irü’l-ümerâʾ, Calcutta 1888-90, I, 693-713; Abdülbâkī-yi Nihâvendî, Meʾâs̱ir-i Raḥîmî, Calcutta 1924; Nizâmeddin Ahmed Herevî, Ṭabaḳāt-ı Ekberî, Kalküta 1927-35, II, 375-391; Faruk Sümer, Karakoyunlular, Ankara 1984, s. 26, nr. 40; A. S. Beveridge, “Abdürrahim Han”, İA, I, 104-105; Nurul Hasan, “ʿAbd al-Raḥīm K̲h̲ān”, EI2 (İng.), I, 80-81; N. H. Zaidi, “ʿAbd-al-Raḥīm Ḵān(-e) Ḵānān”, EIr., I, 141-143.
Bu madde TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 1988 yılında İstanbul'da basılan 1. cildinde, 290 numaralı sayfada yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde okumak ister misiniz?
BAŞKA BİR MADDE GÖSTER