BEYHAKĪ, Muhammed b. Hüseyin

محمد بن حسين البيهقي
Müellif:
BEYHAKĪ, Muhammed b. Hüseyin
Müellif: TAHSİN YAZICI
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 1992
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 27.01.2020
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/beyhaki-muhammed-b-huseyin
TAHSİN YAZICI, "BEYHAKĪ, Muhammed b. Hüseyin", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/beyhaki-muhammed-b-huseyin (27.01.2020).
Kopyalama metni

Horasan’da bugün Sebzevâr denilen Beyhak bölgesinin Hârisâbâd köyünde doğdu. 402’de (1011-12) on altı, Zilhicce 450’de (Şubat 1059) altmış beş yaşında olduğunu söylediğine göre 385 (995) veya 386 (996) yılında doğmuş olmalıdır. Babası ve ailesi hakkında bilgi yoktur. İlk öğrenimini doğduğu köyde tamamladıktan sonra Nîşâbur’a gitti. Burada çok iyi bir öğrenim gördüğü anlaşılan Beyhakī daha sonra gittiği Gazne sarayında Dîvânü’r-resâil’e kâtip olarak alındı (1021) ve divan başkanı Ebû Nasr-ı Mişkân’ın yardımcılığına getirildi. Bu sırada yirmi altı-yirmi yedi yaşında bulunuyordu. Her bakımdan takdir ettiği ve kendisini taklide çalıştığı Ebû Nasr-ı Mişkân’ın hizmetinde on dokuz yıl çalıştı. Komşu devletlere yazılan birçok resmî mektup onun kaleminden çıkmıştır. 1034’te Sultan Mesud’un Gürgân ve Mâzenderan seferine katıldı. Ebû Nasr-ı Mişkân’ın ölümü üzerine yerine Beyhakī’den daha yaşlı ve tecrübeli olan Ebû Sehl-i Zevzenî getirildi (1039). Huysuz ve liyakatsiz bir idareci olan Zevzenî ile anlaşamayan Beyhakī görevinden ayrılmak istediyse de Sultan Mesud kabul etmedi. Kısa bir zaman sonra Sultan Mesud’la birlikte Dandanakan Savaşı’na (23 Mayıs 1040) katıldı ve Gazneli ordusunun yenilgisi ile biten bu savaşta bir ara Merv civarında esir düşmekten güçlükle kurtulabildi. Bu savaştan sonra Sultan Mesud tarafından müşrifliğe tayin edildiği ve savaşta ihanet edenleri sorgulamakla görevlendirildiği rivayet edilirse de, bunu ihtiyatla karşılamak gerekir. Zira Târîḫ’inde Sultan Mesud’un kendisini böyle bir göreve tayin ettiğine dair herhangi bir kayıt yoktur. Sultan Mesud’un ölümünden (1041) sonra Ebû Sehl-i Zevzenî ile daha kaç yıl çalıştığı ve Abdürreşîd’e (1049-1052) gelinceye kadarki Gazneli sultanlarının ona nasıl davrandıkları bilinmemektedir. Abdürreşîd’in tahta çıkışından hemen sonra Dîvânü’r-resâil başkanlığına tayin edildi. Ancak çok geçmeden saray entrikalarına adı karıştığından muhaliflerinin de kışkırtmasıyla tutuklandı, bütün servetine el kondu ve hapsedildi. Bir müddet sonra Tuğrul Berâr adlı bir köle isyan ederek Sultan Abdürreşîd’i öldürdü (1053). Kısa bir süre sonra Tuğrul’un da öldürülmesiyle Gazneli tahtına Ferruhzâd (1053-1059) geçti. Böylece Beyhakī de kurtulmuş oldu. Beyhakī eserinde Ferruhzâd devrinde görev alıp almadığına dair bilgi vermemekle birlikte Ebü’l-Hasan el-Beyhakī onun Ferruhzâd’a kâtiplik yaptığını ve ölümünden sonra saraydan ayrılarak zamanını eser yazmakla geçirdiğini söyler (Târîḫ [Hüseynî], s. 303). Ahbârü’d-devleti’s-Selcûkıyye’de (s. 19-20) ise Ferruhzâd devrinde Tirmiz Kalesi’nde kûtvâl olduğu ve Gazneliler’le Selçuklular arasındaki anlaşmazlıklara son vermek üzere hazırlanan antlaşma metnini de onun kaleme aldığı kaydedilmektedir.

Eserleri. 1. Târîḫ-i Beyhaḳī. Beyhakī’ye büyük şöhret sağlayan ve otuz cilt olduğu rivayet edilen bu büyük eserden günümüze sadece 421-432 (1030-1041) yılları arasındaki olayları anlatan bölüm kalmıştır. Sultan Mahmud’un ölümünden başlayıp Sultan Mesud’un Dandanakan yenilgisinden sonra Hindistan’a iltica ettiği yıla kadar gelen bu bölüm birkaç defa basılmıştır (Calcutta 1862; Tahran 1305/1887-1888, 1319 hş./1940, 1319-1332 hş./1940-1953, 1324 hş./1945; Meşhed 1350 hş./1971, 1355 hş./1976; Tahran 1358 hş./1980). Altı ve yedinci ciltlerden ibaret olan bu bölümün dışında ayrıca beşinci ve onuncu cildin bazı parçaları da zamanımıza kadar gelmiştir. İbn Funduk eserin çeşitli ciltlerine değişik kütüphanelerde rastladığını fakat takım halinde hiçbir yerde görmediğini ifade etmektedir.

2. Zînetü’l-küttâb. İnşâ sanatına dair bir eser olup günümüze kadar gelmemiştir. Târîḫ-i Beyhaḳ müellifi İbn Funduk’un (Ebü’l-Hasan-ı Beyhakī) ifadesine göre bu eserin devrinde bir benzeri yoktu.

3. Maḳāmât-ı Maḥmûdî. Bugün mevcut olmayan bu eseri müellif Târîḫ’inde zikreder. Maḳāmât-ı Ebû Naṣr-ı Mişkân olarak da bilinen eserde Beyhakī, Dîvânü’r-resâil’de görevli iken üstadı Ebû Nasr-ı Mişkân’dan Gazneliler ve Sultan Mahmud hakkında duyduklarını anlatır. Bu eserden daha sonra yaşayan tarihçilerden özellikle Avfî Cevâmiʿu’l-ḥikâyât’ında ve Seyfeddin b. Nizâm Akīlî Âs̱ârü’l-vüzerâʾ adlı eserinde faydalanmıştır.


BİBLİYOGRAFYA

Muhammed b. Hüseyin el-Beyhakī, Târîḫ (nşr. Ali Ekber Feyyâz), Meşhed 1350 hş., s. 11.

, s. 11, 175-178.

a.mlf., Târîḫ (Hüseynî), s. 303-307.

a.mlf., Tetimme, I, 179-183.

Avfî, Cevâmiʿu’l-ḥikâyât ve levâmiʿu’r-rivâyât (nşr. Emîr Bânu Musaffâ – Müzâhir Musaffâ), III/2, s. 548.

, s. 19-20.

, I, 158 vd.

Bahâr, Sebk-i Şinâsî, Tahran 1337 hş., II, 62-95, 114.

, I, 252-254.

Saîd-i Nefîsî, Âs̱âr-ı Gumşûde-i Ebü’l-Fażl-ı Beyhaḳī, Tahran 1315 hş.

a.mlf., Der Pîrâmûn-i Târîḫ-i Beyhaḳī, Tahran 1342 hş.

, II, 890-892.

, s. 442.

Mujtaba Minovi, “The Persian Historian Bayhakī”, Historians of the Middle East (ed. B. Lewis – P. M. Holt), London 1964, s. 138-140.

M. Ali İslâmî Nodûşen, Câm-ı Cihânbîn, Tahran 1355 hş., s. 249-255.

C. E. Bosworth, The Ghaznavids: Their Empire in Afghanistan and Eastern Iran: 994-1040, Edinburg 1963, s. 63-65, 129-130.

a.mlf., “Early Sources for the History of the First Ghaznavid Sultans”, , VII (1963), s.10-14.

Şâkir Mustafa, et-Târîḫu’l-ʿArabî ve’l-müverriḫûn, Beyrut 1980, II, 386-388.

Rızâzâde Şafak, “Ebü’l-Fażl Beyhaḳī ve Târîḫ-i Beyhaḳī”, Armaġān, XI/12-13, Tahran 1317 hş.

Hasan Barani, “Abul Fazl Baihaqī”, Indo-Iranica, V/1, Calcutta 1951, s. 5-11.

W. Barthold, “Beyhakî”, , II, 582-584.

S. Naficy, “Bayhaḳī”, , I, 1164-1165.

a.mlf., “Beyhaḳī Ebü’l-Fażl”, , V, 314-317.

G.-H. Yūsofī, “Bayhaqī Abu’l-Fażl”, , III, 889-894.

Bu madde ilk olarak 1992 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 6. cildinde, 63-64 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.