EYYÛB es-SAHTİYÂNÎ

أيّوب السختياني
Müellif:
EYYÛB es-SAHTİYÂNÎ
Müellif: AHMET AKGÜNDÜZ
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 1995
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 22.08.2019
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/eyyub-es-sahtiyani
AHMET AKGÜNDÜZ, "EYYÛB es-SAHTİYÂNÎ", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/eyyub-es-sahtiyani (22.08.2019).
Kopyalama metni

68 (687-88) yılında Basra’da doğdu. Babası Aneze kabilesinin mevâlî*sinden olup daha sonra Benî Tuheyye’ye iltihak etti. Zayıf bir rivayete göre ise Benî Tuheyye veya Cüheyne’nin mevâlîsindendi. Eyyûb sahtiyan ticaretiyle uğraştığı için Sahtiyânî nisbesiyle anıldı. Küçük yaşından itibaren kendisini ilme adadı. İlim meclislerine büyük bir sebatla devam etti ve hocalarına karşı gösterdiği saygı ile dikkati çekti. Dört yıl boyunca derslerine katıldığı meşhur tâbiî âlimi Hasan-ı Basrî tarafından, “Eyyûb Basra gençlerinin efendisidir” şeklinde övüldü. Yirmi yaşlarında iken gördüğü sahâbî Enes b. Mâlik’ten hadis dinlediği hususu şüphelidir. İbn Ebû Hâtim, Eyyûb’un ondan rivayette bulunduğunu söylerken (el-Cerḥ ve’t-taʿdîl, II, 255) İbn Hibbân bu görüşün doğru olmadığını belirtmektedir (Meşâhîr, s. 150; es̱-S̱iḳāt VI, 53). Zehebî de Eyyûb’un Enes b. Mâlik’ten herhangi bir rivayetine rastlamadığını ifade etmektedir (Aʿlâmü’n-nübelâʾ, VI, 16). Atâ b. Ebû Rebâh, Hasan-ı Basrî, Hişâm b. Urve, İbn Sîrîn, İkrime el-Berberî, Katâde b. Diâme, Mücâhid b. Cebr, Nâfi‘, Saîd b. Cübeyr ve Sâlim b. Abdullah b. Ömer gibi birçok kişiden hadis dinledi. İbnü’l-Medînî’ye göre 800, İbn Uleyye’ye göre ise 2000 civarında hadis rivayet etti. Kendisinden de Hammâd b. Seleme, Hammâd b. Zeyd, İbn Sîrîn, Mâlik b. Enes, Ma‘mer b. Râşid, Süfyân es-Sevrî, Süfyân b. Uyeyne, Şu‘be b. Haccâc ve Zührî gibi âlimler rivayette bulundular. İmam Mâlik, kendilerinden hadis dinlediği âlimlerin en üstünü olarak tavsif ettiği Eyyûb dışında hiçbir Iraklı’dan nakilde bulunmamıştır. Eyyûb es-Sahtiyânî, İbn Sîrîn, Yahyâ b. Maîn, Dârekutnî ve Nesâî tarafından birinci derece ta‘dîl lafızları arasında yer alan sebt ve sika sıfatlarıyla nitelendirilmiştir. İbn Sa‘d ise onu ardarda sıraladığı sika, sebt, câmi‘, hüccet ve adl vasıflarıyla övmüştür. Aralarında hocaları ve talebelerinin de bulunduğu bazı hadis münekkitlerince Abdullah b. Avn, Âsım el-Ahvel, Zührî gibi şöhret sahibi akranlarıyla kıyaslanarak üstünlüğü vurgulanmıştır. Eyyûb’u Basra’nın hadis hâfızları arasında sayan İbn Uyeyne ise bizzat görüştüğü altmış sekiz tâbiî içinde onun gibisine rastlamadığını ifade etmektedir. İbn Avn da Eyyûb’un üstünlüğünü kabul ederek onun rivayetini kendisininkine tercih etmiştir. Şu‘be Eyyûb’u “fakihlerin efendisi”, İbn Mehdî “Basra ehlinin hücceti” olarak nitelemektedir. Ebû Dâvûd, İbn Hanbel’in Eyyûb’u Mâlik’ten üstün tuttuğunu bildirmektedir. Kütüb-i Sitte müelliflerinin hepsi ondan rivayette bulunmuştur.

Eyyûb, hadis ve fıkıh alanında bu kadar övgüye mazhar olmasına rağmen hataya düşme korkusuyla hadisten delilini bilmediği hususlarda ictihadda bulunmamıştır. Eyyûb, Ramazan 131’de (Mayıs 749) bir cuma günü Basra’da vebadan öldü.

İtikadî mezheplerin teşekkülü devresinde yaşayan Eyyûb es-Sahtiyânî akîde açısından Ehl-i sünnet’in safında yer almıştır. Öyle ki Ehl-i sünnet’ten birinin ölüm haberini duyunca bir organını kaybetmiş gibi üzüldüğünü söylerdi. Kendi ifadesiyle, “İslâm’a karşı kılıç çekmede Hâricîler’e benzedikleri için” bid‘atçılara da Hâricî sıfatını vermişti. Ayrıca bid‘atçıların ictihadları arttıkça Allah’a uzaklıklarının da artacağını belirtmiştir. Allah’ın semanın fevkinde olmadığını ileri süren Mu‘tezile mensuplarını eleştirerek aslında bu iddialarıyla O’nun varlığını inkâr etme durumuna düştüklerini ileri sürmüştür.

Eyyûb es-Sahtiyânî âbid, zâhid, fazilet sahibi, sünnete bağlı, bid‘atçılara karşı mücadele eden bir âlimdi. Zâhidliğin gizlisinin makbul olduğunu, zühdün diğer insanlar üzerinde tahakküm vasıtası yapılmaması gerektiğini söylerdi. Sabahlara kadar ibadet ettiği halde bunu kimseye belli etmemeye çalışırdı. Zühdü ve takvâyı üstünlük sırasına göre Allah’a ibadetle tevhidde zühd, haramlarda ve helâllerde zühd olmak üzere üç dereceye ayırırdı. Riya olur korkusuyla evinin döşenmesinde ve giyim kuşamında aşırı sadeliğe gitmezdi. Kırk defa hac yaptığı ve bu yolculukları sırasında bazı kerametleri görüldüğü rivayet edilir. Emevîler’in buhranlı döneminde yaşayan Eyyûb es-Sahtiyânî siyasetten uzak bir hayat sürmüş, hatta arkadaşı Yezîd (III) halife olunca onunla ilişkiyi kesmişti.

Sahtiyânî’nin rivayet ettiği hadisler Cehdamî tarafından Müsnedü (Tenḳīḥu) ḥadîs̱i Eyyûb es-Saḫtiyânî adıyla bir araya getirilmiştir (yazmaları için bk. Sezgin, I, 88, 476). Kâtib Çelebi (, II, 1246) ve Bağdatlı İsmail Paşa (, I, 228-229) ona Ferâʾiżu Eyyûb el-Baṣrî adlı bir kitap nisbet etmişlerse de diğer kaynaklarda bu konuda bir eseri olduğuna dair bilgiye rastlanmamıştır.


BİBLİYOGRAFYA

, VII, 246-251.

, II, 48.

, s. 79, 80, 85, 86, 89.

, I, 522.

, I, 409-410.

a.mlf., et-Târîḫu’ṣ-ṣaġīr, II, 24, 25, 26, 28.

Fesevî, el-Maʿrife ve’t-târîḫ, Medine 1410/1990, II, 231-241.

Osman b. Saîd ed-Dârimî, Târîḫ (nşr. Ahmed Muhammed Nurseyf), Dımaşk, ts. (Dârü’l-Me’mûn li’t-türâs), s. 54-55.

Ebû Zür‘a ed-Dımaşkī, Târîḫ (nşr. Şükrullah b. Ni‘metullah el-Kūcânî), Dımaşk 1980, I, 472-473.

, II, 255-256.

, s. 150.

a.mlf., es̱-S̱iḳāt, VI, 53.

, I, 62-63.

, III, 3-14.

Bâcî, et-Taʿdîl ve’t-tecrîḥ li-men ḫarrace lehü’l-Buḫârî fi’l-Câmiʿi’ṣ-ṣaḥîḥ (nşr. Ebû Lübâbe Hüseyin), Riyad 1406/1986, I, 385-387.

, s. 89.

İbnü’l-Kayserânî, el-Cemʿ beyne ricâli’ṣ-Ṣaḥîḥayn, Beyrut 1405, I, 34.

, VII, 53.

, VII, 288-290.

a.mlf., Ṣıfatü’ṣ-ṣafve, III, 291-296.

, II, 108.

, I/1, s. 131-132.

, III, 457-464.

İbn Kudâme el-Makdisî, ʿUlemâʾü’l-ḥadîs̱, I, 208-210.

, VI, 15-26.

a.mlf., Teẕkiretü’l-ḥuffâẓ, I, 130-132.

a.mlf., Târîḫu’l-İslâm: sene 121-140, s. 379-383.

, I, 397-399.

, s. 52.

, I, 86-87.

, II, 1246.

, I, 228-229.

, I, 364.

, I, 87-88, 476.

Bu madde ilk olarak 1995 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 12. cildinde, 19 numaralı sayfada yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.