FAZL b. REBΑ

الفضل بن الربيع
FAZL b. REBΑ
Müellif: ABDÜLKERİM ÖZAYDIN
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 1995
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 20.11.2019
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/fazl-b-rebi
ABDÜLKERİM ÖZAYDIN, "FAZL b. REBΑ", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/fazl-b-rebi (20.11.2019).
Kopyalama metni

138’de (755-56) doğdu. Babası Rebî‘ b. Yûnus Halife Ebû Ca‘fer el-Mansûr’un hâcibi idi. Ebû Ca‘fer el-Mansûr, Abbâsî Devleti’nde İran nüfuzunu azaltmak için kabiliyetli Araplar’ı destekliyor ve onların devlet yönetiminde görev almalarını istiyordu. Bundan dolayı Rebî‘ b. Yûnus’u hâcib tayin etti. Oğlu Fazl da Halife Hâdî-İlelhak tarafından hâcib tayin edildi. Hârûnürreşîd, Fazl b. Rebî‘i çok takdir ettiği halde annesi Hayzürân’dan çekindiği için onun ölümüne kadar (173/789) kendisine idarî görev vermedi. Daha sonra ise Fazl’ı devlet harcamalarıyla ilgili divanda görevlendirdi, ardından da hâcib tayin etti (179/795-96). Bermekîler’in gözden düştüğü 187 (803) yılında Yahyâ b. Hâlid el-Bermekî azledilerek yerine Fazl b. Rebî‘ sınırlı yetkilerle vezir tayin edildi.

Hârûnürreşîd, Râfi‘ b. Leys’in isyanını bastırmak üzere çıktığı sefer sırasında Tûs’ta vefat edince (193/809) Fazl b. Rebî‘ Hâşimî ileri gelenlerini ve kumandanları toplayıp Emîn için biat aldı ve orduyu Bağdat’a geri gönderdi. Horasan valisi olan ağabeyi Me’mûn da Emîn’i halife olarak tanıdı.

Halife Emîn tarafından vezirlikte bırakılan Fazl Bağdat’a gelir gelmez İbn Mâhân ile birlikte, Me’mûn’u ve o sırada el-Cezîre valisi olan Mü’temen’i veliahtlıktan azletmesi için Halife Emîn’i tahrik ettiler. Sâhibü dîvâni’r-resâil Yahyâ b. Süleym bu fikre karşı çıkınca halife onu azarladı, “eş-şeyhü’l-muvaffak, el-vezîrü’n-nâsıh” olarak tavsif ettiği Fazl b. Rebî‘in görüşünün doğru olduğunu söyledi ve hutbede Me’mûn’dan sonra oğlu Mûsâ’nın adını zikrettirdi. Daha sonra her ikisini de azlederek Mûsâ’yı veliaht tayin etti (195 başları / 810 sonları). Bunun üzerine Me’mûn isyan etti; Emîn de sert yönetimiyle tanınan İbn Mâhân’ı bu isyanı bastırmakla görevlendirdi. Ancak İbn Mâhân, Me’mûn’un Tâhir b. Hüseyin kumandasındaki kuvvetleri karşısında mağlûp oldu. Fazl b. Rebî‘in aynı yıl Abdurrahman b. Cebele el-Ebnâvî’nin idaresinde gönderdiği ikinci bir ordu da bozguna uğratıldı. Ardından gönderilen üçüncü ordu savaşa girmeden geri dönünce Fazl b. Rebî‘ son çare olarak meşhur kumandanlarından Abdülmelik b. Sâlih b. Ali’yi Tâhir b. Hüseyin’e karşı sevketti, fakat yine sonuç alamadı. Me’mûn’a bağlı kuvvetler bir yıl süren kuşatmadan sonra Muharrem 198’de (Eylül 813) Bağdat’a girdiler. Emîn Tâhir’in emriyle öldürüldü (24-25 Muharrem 198 / 24-25 Eylül 813), Fazl b. Rebî‘ ise kaçıp gizlendi. Ancak Bağdat halkı Me’mûn’un Merv’de hüküm sürmesine ve ülke yönetimini Fazl b. Sehl ile Hasan b. Sehl’in eline bırakmasına şiddetle karşı çıkarak İbrâhim b. Mehdî’yi halife ilân etti (201/816-17). Bunun üzerine Fazl b. Rebî‘ tekrar ortaya çıktı. İbrâhim b. Mehdî’nin halifeliği kısa sürünce Fazl bu defa Basra’da bulunan Yezîd b. Müneccâ el-Mühellebî’nin yanına kaçtı. Me’mûn’un emriyle bütün malları müsadere edildiyse de daha sonra affedilip parasının 360.000 dirhemi iade edildi. Me’mûn’dan eman alarak Bağdat’a dönen Fazl’a hiçbir idarî görev verilmedi. Fazl b. Rebî‘ 207 (822-23) veya 208 (823-24) yılında vefat etti.

Bazı tarihçiler Emîn ile Me’mûn arasındaki mücadelenin, aslında idarede Arap nüfuz ve otoritesinin hâkim olması için çalışan Fazl b. Rebî‘ ile yönetimde İran geleneğini sürdürmek isteyen Me’mûn’un müstakbel veziri Fazl b. Sehl arasında cereyan ettiğini ve taht kavgasının altında bu gerçeğin yattığını söylerler. Fazl b. Rebî‘, Abbâsîler’in ilk dönemine damgasını vuran ileri görüşlü meşhur devlet adamlarından biridir. Aynı zamanda babası gibi kitâbette de meşhurdu. İlim adamlarını, edip ve şairleri himaye ederdi. Ünlü dil âlimi Ebû Ubeyde Ma‘mer b. Müsennâ, şair Asmaî, şair Ebü’l-Atâhiye, mûsikişinas İshak el-Mevsılî, şair İbn Münâzir onun meclislerinde hazır bulunan ünlüler arasında yer alır. Ebû Nüvâs başta olmak üzere birçok şair kendisini öven şiirler yazmıştır.


BİBLİYOGRAFYA

, II, 406, 429, 433, 434, 436, 442, 451, 454.

, bk. İndeks.

, bk. İndeks.

Merzübânî, Muʿcemü’ş-şuʿarâʾ (nşr. F. Krenkow), Kahire 1354 → Beyrut 1402/1982, s. 312.

İbn Cinnî, Tefsîrü urcûzeti Ebî Nüvâs (nşr. M. Behcet el-Eserî), Dımaşk 1400/1979.

, bk. İndeks.

, s. 45, 177, 182, 204, 210, 212-213, 215, 219, 232.

, IV, 37-40.

Handmîr, Düstûrü’l-vüzerâʾ (nşr. Saîd-i Nefîsî), Tahran 2535 şş., s. 57-63.

Münşî, Nesâʾimü’l-esḥâr (nşr. Celâleddin Hüseyn-i Urmevî), Tahran 1337 hş., s. 18.

D. Sourdel, Le vizirat ʿAbbāside de 749 à 936, Damas 1959, I, 183-194.

a.mlf., “Al-Faḍl b. al-Rabīʿ”, , 730-731.

W. Muir, The Caliphate Its Rise, Decline and Fall, London 1984, s. 485, 487, 488, 498.

, V, 148.

Mehmet Aykaç, Abbâsi Devleti’nin İlk Dönemi İdarî Teşkilâtında Dîvânlar: 132-232/750-847 (doktora tezi, 1993), İSAM Ktp., nr. 24366, s. 55.

Anwar G. Chejne, “al-Fadl b. al-Rabīʿ a Politician of the Early Abbasid Period”, , XXVI/4 (1962), s. 237-244.

Fazîletü’ş-Şâmî, “el-Fażl b. er-Rebîʿ”, el-Müʾerriḫu’l-ʿArabî, XXVIII, Bağdad 1986, s. 88-94.

Fârûk Ömer Fevzî, “el-Fażl b. er-Rebîʿ”, Mecelletü Külliyeti’l-âdâb, XX, Bağdad 1986, s. 185-204.

K. V. Zetterstéen, “Fazıl”, , IV, 531-532.

F. Gabrieli, “Amin”, , I, 437.

Bu madde ilk olarak 1995 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 12. cildinde, 274-275 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.