HÂRİSÎ, Hüseyin b. Abdüssamed

حسين بن عبد الصمد الحارثي
Müellif:
HÂRİSÎ, Hüseyin b. Abdüssamed
Müellif: VECDİ AKYÜZ
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 1997
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 22.10.2019
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/harisi-huseyin-b-abdussamed
VECDİ AKYÜZ, "HÂRİSÎ, Hüseyin b. Abdüssamed", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/harisi-huseyin-b-abdussamed (22.10.2019).
Kopyalama metni
1 Muharrem 918 (19 Mart 1512) tarihinde Âmil’de (Cebeliâmil) doğdu. Yemen kabilelerinden Benî Hemdân’a mensup olup Hz. Ali’nin yakın arkadaşlarından Hâris b. Abdullah el-A‘ver’in soyundan geldiği için Hârisî nisbesiyle anılmaktadır. İlk tahsilini Bedreddin Hasan b. Ca‘fer el-Kerekî ve meşhur âlim Şehîd-i Sânî’den yaptı. Kendisini hadis, tefsir, fıkıh, usul, kelâm, mantık, matematik ve Arap dili gibi dallarda eser verecek düzeyde yetiştirdi.

Bölgedeki çeşitli merkezleri ziyaret ederek muhtelif konularda ilmî münazaralarda bulunan Hârisî, Osmanlı Devleti’nin hocası Şehîd-i Sânî’ye yaptığı davet üzerine onunla birlikte İstanbul’a gitti (17 Rebîülevvel 952/29 Mayıs 1545). Kendisine Bağdat’ta, hocasına da Ba‘lebek’teki medresede görev verildi. Birkaç ay İstanbul’da kaldıktan sonra Sivas üzerinden Ba‘lebek’e vardılar (15 Safer 953/17 Nisan 1546). Ancak oğlu Bahâeddin Âmilî’nin Ba‘lebek’te doğduğuna (18 Zilhicce 953/9 Şubat 1547), şeyhiyle birlikte Ebû Ca‘fer et-Tûsî’nin Fihristü kütübi’ş-Şîʿa adlı eserini mukabele ettiklerine (Ramazan 954/Ekim-Kasım 1547) ve birlikte Âmil’e dönerek 955’e (1548) kadar orada kaldıklarına dair kaynaklarda yer alan bilgiler, Hârisî’nin Bağdat’taki görevi kabul etmediğini veya daha sonra görev yerini değiştirdiğini düşündürmektedir.

Hârisî, sürekli birlikte bulunduğu Şehîd-i Sânî’nin Şîa propagandası yaparak fitneye sebebiyet verdiği gerekçesiyle idam edilmesi üzerine ailesiyle beraber İsfahan’a gitti (965/1558). İsfahan şeyhülislâmı (kādılkudât) Zeynüddin Ali el-Âmilî’nin tavsiyesi üzerine I. Tahmasb tarafından davet edilerek saltanat merkezi Kazvin’in şeyhülislâmlığı ile görevlendirildi (966/1559). Yedi yıl sürdürdüğü bu görevi boyunca Şîa mezhebini yaymaya gayret eden Hârisî, imamın gaybûbeti halinde cumanın kılınamayacağına dair görüşün aksini savunarak namazları bizzat kendisi kıldırdı. Ayrıca dinî ilimleri öğretti ve bu alanda çeşitli eserler verdi. Daha sonra Meşhed’de şeyhülislâmlık görevine getirildi; ardından I. Tahmasb tarafından yeni fethedilen Afganistan’ın başşehri Herat’ta kendisine üç köy tahsis edilerek tedrîs ve irşad faaliyetlerinde bulunmak, halka Şîa mezhebini tanıtmakla görevlendirdi. Herat’ta sekiz yıl hizmet veren Hârisî’den pek çok âlim ve talebe istifade etti. Kazvin’e dönüp hacca gitmek üzere sultandan izin isteyen Hârisî’ye, irşad faaliyetlerinin aksamaması için yerine oğlu Âmilî’yi vekil bırakması şartıyla izin verildi. Tasavvufî yönü de bulunan Hârisî hac dönüşünde Bahreyn’de yerleşti ve oğlunu da yanına davet etti. Baba oğul burada kaldıkları süre içinde öğretim faaliyetinde bulundular.

Kendi oğlu Bahâeddin Âmilî, şeyhinin oğlu Cemâleddin Hasan el-Âmilî, Bâyezîd-i Bistâmî-i Sânî diye bilinen İbn İnâyetullah el-Bistâmî ve Muhammed Bâkır ed-Dâmâd gibi âlimlerin de aralarında bulunduğu birçok talebe yetiştiren Hârisî, Bahreyn’in Hecer şehrine bağlı Musallâ köyünde 8 Rebîülevvel 984’te (5 Haziran 1576) vefat etti.

Eserleri. Otuz civarında eser telif ettiği kaydedilen Hârisî’nin günümüze ulaşan bazı eserleri şunlardır: 1. Dirâyetü’l-ḥadîs̱ (Tahran 1306). 2. Vüṣûlü’l-aḫyâr ilâ uṣûli’l-aḫbâr (Tahran 1306; Kum 1401). Hadis usulüne dair olup baş tarafında imâmetin delilleriyle ilgili uzunca bir bölüm bulunmaktadır. 3. Nûrü’l-ḥaḳīḳa ve nûrü’l-ḥadîḳa. Ahlâk ilmiyle ilgili olan eser, Muhammed Cevâd el-Hüseynî el-Celâlî tarafından neşredilmiştir (Kum 1403/1983). 4. Erbaʿûne ḥadîs̱en (nşr. Hüseyin Ali Mahfûz, Tahran 1377/1957). 5. el-ʿİḳdü’l-Ḥüseynî. Fıkha dair olup 1950’li yıllarda Yezd’de basılmıştır. 6. Münâẓara ve mübâḥas̱e. Ahmed Revzâtî tarafından Farsça’ya tercüme edilmiştir (Güftügû-yi Yek Dânişmend-i Şiʿî bâ Yek ʿÂlim-i Sünnî, İsfahan 1377/1958, 1387/1967). 7. Şerḥu’l-Elfiyye. Şehîd-i Evvel’in namaza dair el-Elfiyye adlı eserinin şerhidir. 8. Tuḥfetü ehli’l-îmân fî ḳıbleti ʿIrâḳi’l-ʿAcem ve Ḫorâsân. Hârisî, Ali b. Abdülalî el-Kerekî’nin yanlış olduğu iddiasıyla camilerin kıblegâhlarını değiştirmesi üzerine matematik bilgisini kullanarak buna karşı çıkmış ve bu eseri kaleme almıştır (eserlerin yazma nüshaları için bk. Brockelmann, II, 132, 576).

Hârisî’nin diğer bazı eserleri de şunlardır: el-Ġurer ve’d-dürer, er-Risâletü’ṭ-Ṭahmâsiyye fi’l-fıḳh, Dîvân, Ḥâşiye ʿale’l-İrşâd, Şerḥu Ḳavâʿidi’l-aḥkâm, Taʿlîḳāt ʿale’ṣ-Ṣaḥîfeti’s-Seccâdiyye, Iṣlâḥu Câmiʿi’l-beyn (eserlerinin bir listesi için bk. Aʿyânü’ş-Şîʿa, VI, 64). Brockelmann, Bahâeddin Âmilî’ye ait olan el-Vecîze ile Vesîletü’l-fevz ve’l-emân adlı eserleri (GAL Suppl., II, 576) yanlışlıkla babası Hârisî’ye de nisbet etmiştir (a.g.e., II, 596-597).

BİBLİYOGRAFYA
Hârisî, Nûrü’l-ḥaḳīḳa ve nûrü’l-ḥadîḳa (nşr. M. Cevâd el-Hüseynî el-Celâlî), Kum 1403/1983, nâşirin önsözü, s. 5-7; Hür el-Âmilî, Emelü’l-âmil (nşr. Ahmed el-Hüseynî), Bağdad 1385/1965, I, 56, 58, 74-77; II, 70, 249; Abdullah Efendi el-İsfahânî, Riyâżü’l-ʿulemâʾ ve ḥiyâżü’l-fużalâʾ (nşr. Ahmed el-Hüseynî), Kum 1401, II, 108-121; Muhammed b. Süleyman et-Tunukâbünî, Ḳıṣaṣü’l-ʿulemâʾ, Tahran 1964, s. 247-248; Brockelmann, GAL Suppl., II, 132, 575-576, 596-597; Îżâḥu’l-meknûn, I, 346, 516; Hediyyetü’l-ʿârifîn, I, 320; Ziriklî, el-Aʿlâm, II, 260; Kehhâle, Muʿcemü’l-müʾellifîn, IV, 17; Tebrîzî, Reyḥânetü’l-edeb, Tebriz, ts. (nşr. Çâphâne-i Şafak), IV, 126-129; Abdülhüseyin Ahmed el-Emînî, el-Ġadîr fi’l-kitâb ve’s-sünne ve’l-edeb, Tahran 1366 hş., XI, 218-231; Ali el-Fâzıl el-Kāînî, Muʿcemü müʾellifi’ş-Şîʿa, Kum 1405, s. 275; Aʿyânü’ş-Şîʿa, VI, 56-66.
Bu madde ilk olarak 1997 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 16. cildinde, 203 numaralı sayfada yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.