HASAN b. ALİ el-KELBÎ

حسن بن علي الكلبي
Müellif:
HASAN b. ALİ el-KELBÎ
Müellif: HÜSEYİN ALGÜL
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 1997
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 11.12.2019
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/hasan-b-ali-el-kelbi
HÜSEYİN ALGÜL, "HASAN b. ALİ el-KELBÎ", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/hasan-b-ali-el-kelbi (11.12.2019).
Kopyalama metni
Hayatının ilk dönemi hakkında kaynaklarda yeterli bilgi yoktur. Fâtımî ordusunda kumandan olan Hasan b. Ali atılganlığı, cesareti ve Afrika’da büyük karışıklıklar çıkaran Hâricî Ebü’l-Yezîd’e karşı kazandığı başarı ile Halife Mansûr-Billâh’ın gözüne girerek Sicilya valiliğine tayin edildi (336/947-48). Onun valiliğiyle Sicilya tarihinin yeni bir devri başlar. Fâtımîler, burayı daha ileri hedefler için bir deniz üssü olarak kullandıklarından halkının huzur ve güvenliğine büyük önem veriyorlardı. Hasan b. Ali’den önce Endülüs ve Mağrib kökenlilerle Yemen ve Kuzey Arabistan kökenliler arasında eskiden beri devam eden ihtilâflar sebebiyle çatışmalar şiddetlenmişti; müslümanların zaafından istifade eden gayri müslimler de vergilerini ödemiyorlardı. Belli başlı sülâlelerden İran asıllı Taberîoğulları, öteden beri kendi çıkarlarını kollayan valileri destekliyorlardı; bu yüzden eski vali İbn Attâf’a karşı çıkmışlardı. Taberîoğulları sülâlesi başlarına buyruk hareket edemeyecekleri endişesiyle Hasan b. Ali’yi de istemediler ve başka bir valinin tayini için Fâtımî halifesi nezdinde girişimde bulundular. Ancak bu amaçla Mısır’a giden Ali et-Taberî ve Muhammed b. Abdûn, Halife Mansûr-Billâh tarafından tevkif ettirildiği gibi Sicilya’da da Hasan b. Ali bunların oğullarının siyasî gücünü ortadan kaldırdı. Böylece Hasan b. Ali kısa bir süre içinde istikrarı sağladı; hıristiyanlar da tekrar haraç ödemeye başladılar.

Hasan b. Ali Sicilya’da ve Güney İtalya’nın Calabria bölgesinde Bizans desteğindeki hıristiyan ordularına karşı kazandığı zaferlerle haklı bir şöhrete kavuştu. 950 yılında Messina ve Reggio di Calabria’da hıristiyanlarla giriştiği muharebelerde büyük üstünlük sağlayan Hasan b. Ali, Bizans İmparatoru VII. Konstantinos’u mütarekeye mecbur etti. Bu arada ele geçirdiği Reggio di Calabria’nın merkezine büyük bir cami yaptırdı ve halka burada namaz kılınmasına engel olunmamasını, hiçbir şekilde binaya zarar verilmemesini, bir tek taşına bile dokunulduğu takdirde Sicilya’da ve İfrîkıye’deki kiliselerin yerle bir edileceğini duyurdu; fakat cami, kendisinin Sicilya’ya dönmesinden sonra çoğunlukta olan hıristiyanlar tarafından yıkıldı. İmparator VII. Konstantinos İtalya ve Sicilya’daki Bizanslılar’a yardım için kuvvet gönderince Hasan b. Ali de Mansûr-Billâh’tan yardım istedi ve Afrika’dan yollanan büyük bir donanma, 7000 süvari ve 3500 piyadeden oluşan takviye birlikleriyle tekrar İtalya’ya geçerek Bizans ordusunu yendi (9 Zilhicce 340/7 Mayıs 952).

Hasan b. Ali, Mansûr-Billâh’ın ölümünden (953) sonra yerine oğlu Ahmed’i bırakarak yeni halife Muiz-Lidînillâh’ın yanına gitti. Bu sırada Sicilya’dan İfrîkıye’ye gönderilen bir Fâtımî gemisine Endülüs Emevî Halifesi III. Abdurrahman’ın deniz kuvvetleri tarafından el konulmasına hiddetlenen halife Hasan b. Ali’yi bir donanma ile Endülüs sahillerine yolladı. Hasan Meriye’ye (Almeria) saldırarak Endülüslüler’in gemilerini ateşe verip mallarını yağmaladı ve çok sayıda esir aldı; bu arada el konulan Sicilya gemisini de kurtardı. 965 yılında Ramettalı hıristiyanların yardım çağrısına olumlu cevap veren Bizans İmparatoru Nikephoros Phokas, General Niketas kumandasında Ermeni, Rus ve Trakyalı askerlerden meydana gelen bir ordu gönderdi. Hasan b. Ali’nin oğlu Ahmed de Halife Muiz-Lidînillâh’tan takviye birlikler istedi. Bunun üzerine halifenin görevlendirdiği Hasan b. Ali, Arap ve Berberîler’den oluşan bir ordu ile oğlunun yardımına koştu. Bizans ordusu karada ve denizde ağır bir bozguna uğratılarak General Niketas esir alınıp İfrîkıye’ye gönderildi; ancak Hasan b. Ali Rametta kuşatması sırasında vefat etti. Hasan b. Ali, Sicilya’da mensubu olduğu Benî Kelb sülâlesinin adıyla bilinen ve yaklaşık doksan yıl hüküm süren yarı bağımsız bir hânedan kurmuştur.

BİBLİYOGRAFYA
İbnü’l-Esîr, el-Kâmil, VIII, 471, 475, 493, 494, 497, 543, 555, 556; İbn Haldûn, el-ʿİber, IV, 209; Ziriklî, el-Aʿlâm, II, 217; Aziz Ahmad, A History of Islamic Sicily, Edinburgh 1975, s. 27-28, 30-31, 33; İhsan Abbas, el-ʿArab fî Ṣıḳılliyye dirâse fi’t-târîḫ ve’l-edeb, Beyrut 1975, s. 44-45; Hitti, İslâm Tarihi, III, 964, 965; Hasan İbrâhim Hasan, Târîḫu’d-devleti’l-Fâṭımiyye, Kahire 1981, s. 100-104, 106; “Hasan”, İA, V/1, s. 308; Fikret Işıltan, “Sicilya”, a.e., X, 594-595; U. Rizzitana, “Kalbids”, EI2 (İng.), IV, 496; R. Traini, “Ṣıḳılliya”, a.e., IX, 585.
Bu madde ilk olarak 1997 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 16. cildinde, 287-288 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.