İBN İYÂS

ابن إياس
Müellif:
İBN İYÂS
Müellif: MUHAMMED RAZÛK
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
Baskı Tarihi: 1999
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 16.07.2020
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/ibn-iyas
MUHAMMED RAZÛK, "İBN İYÂS", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/ibn-iyas (16.07.2020).
Kopyalama metni
6 Rebîülâhir 852’de (9 Haziran 1448) Kahire’de doğdu. Sultan el-Melikü’z-Zâhir Berkuk’un memlüklerinden olup el-Melikü’n-Nâsır Ferec’in saltanatı sırasında ikinci devâtdâr rütbesine kadar yükselen dedesi Emîr İyâs el-Fahrî ez-Zâhirî’ye nisbetle İbn İyâs diye tanınır. Onun hakkında bilinenler, Bedâʾiʿu’z-zühûr fî veḳāʾiʿi’d-dühûr adlı eserinde verdiği düzensiz ve yetersiz bilgilere dayanmaktadır. Babasının anne tarafından dedesi olan Emîr İzzeddin Özdemir el-Ömerî en-Nâsırî el-Hâzindâr (ö. 771/1370), Memlük Sultanı el-Melikü’n-Nâsır Muhammed b. Kalavun döneminde devlet hizmetine girmiş, el-Melikü’n-Nâsır Hasan ve el-Melikü’l-Eşref Nâsırüddin II. Şa‘bân dönemlerinde emîr-i silâh olmuş, Trablus, Halep ve Dımaşk nâibliğine tayin edilmişti. Babası Şehâbeddin Ahmed sultanın iktâlı yedek kuvvetlerine mensuptu. İbn İyâs, babasının teşvikiyle iyi bir eğitim gördü. Dinî ilimlerin yanı sıra tarih ve coğrafya gibi ilimleri dönemin tanınmış hocalarından okudu. İbn İyâs, bu hocalardan Süyûtî ile tarihçi ve fakih Abdülbâsît b. Halîl el-Malatî’nin adlarını özellikle zikreder.

İbn İyâs, 882 (1478) yılında hac kafilesine katılarak herhangi resmî bir görev almaksızın hacca gitti. Memlük sultanı ile bazı Mekkeliler arasındaki sürtüşme yüzünden Mekke’de yaşanan sıkıntılara ve pahalılığa şahit oldu. Sultan Kansu Gavri döneminde (1501-1517) kendisine iyi bir gelir sağlayan iktâ sayesinde refah içinde yaşadı. Sultan malî sıkıntı içine düşüp memlüklerine gerekli ödemeyi yapamayınca İbn İyâs’ın bu refah dönemi sona erdi. Sultan, daha önce pek çok memlük sultanının yaptığı gibi evlâdü’n-nâs*ı iktâlarından, hükmettikleri vakıflardan çıkarmaya karar verdi. Kendi memlüklerini de vakıfları, iktâları işgal etmeleri için serbest bıraktı (914/1508). Bu ana gelir kaynağını kaybetmekten dolayı çok üzülen İbn İyâs, 915 (1510) yılı başlarında düştüğü kötü durumu sultana arzederek halinden şikâyette bulundu. Bunun üzerine Sultan Kansu Gavri iktâını ona iade etti; İbn İyâs da uzun bir manzume yazarak sultanı övdü. Muhtemelen 930 (1524) yılında vefat eden İbn İyâs’ın eserleri Memlük tarihinin son dönemiyle Mısır’da Osmanlı hâkimiyetinin ilk dönemleri açısından büyük önem taşımaktadır.

Eserleri. 1. Bedâʾiʿu’z-zühûr* fî veḳāʾiʿi’d-dühûr. Müellif, yaşadığı döneme kadar Mısır’ın İslâmî ve genel tarihini vermeyi planladığı bu eserinde başlangıçtan 928 (1522) yılına kadar Mısır’la ilgili bilgileri kaydetmiştir. Özellikle I. Selim’in Mısır’ı fethi ve Abbâsî Halifesi III. Mütevekkil-Alellah ile karşılaşmasından sonraki gelişmelerin bir günlük gibi işlendiği son bölümler, halifeliğin Osmanlılar’a geçişiyle ilgili tartışmalar için önemli bir kaynaktır. İbn İyâs’ın en önemli eseri olan Bedâʾiʿu’z-zühûr’un tahkikli neşri Muhammed Mustafa tarafından yapılmış (I-V, Kahire 1960-1975), bu neşir ofset yoluyla tekrarlanmıştır (1982-1984, 1992). 2. Mercü’z-zühûr fî veḳāʾiʿi’d-dühûr. Halk için yazılmış bir peygamberler tarihidir (Kahire 1291). 3. Bedâʾiʿu’l-umûr fî veḳāʾiʿi’d-dühûr. Eserde dünyanın yaratılışından başlayarak sırasıyla peygamberler ve İslâm’ın ilk dönemleri anlatılmış, Emevî, Abbâsî, Fâtımî ve Memlük devletlerinden bahsedilerek Mısır’da Osmanlı hâkimiyetinin ilk yıllarına kadar (927/1521) gelinmiştir (Süleymaniye Ktp., Ayasofya, nr. 2987, 2988). 4. Cevâhirü’s-sülûk fi’l-ḫulefâʾ ve’l-mülûk. Bedâʾiʿu’z-zühûr’un muhtasarıdır. Eser, Abdullah b. Sa‘d b. Ebû Serh’in Mısır valisi olmasından itibaren Memlük Sultanı Kansu Gavri dönemine kadar gelen bir Mısır tarihi olup kronolojik değil vali ve halifelere göre düzenlenmiştir. Çeşitli kütüphanelerde yazmaları bulunan eserin (Brockelmann, GAL Suppl., II, 406; Şâkir Mustafa, III, 198) bir nüshası Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphanesi’ndedir (III. Ahmed, nr. 3026). 5. Neşḳu’l-ezhâr fî ʿacâʾibi’l-aḳṭâr. Kozmografya ve coğrafyaya dairdir. Müellif, Mısır dışındaki pek çok bölge hakkında verdiği mâlûmatı daha önceki coğrafyacılardan almıştır. Eserde eski Mısır halkı, Mısır şehirleri ve Nil nehri oldukça ayrıntılı biçimde anlatılmış, klasik İslâm tarihçiliğinden farklı olarak hurafelere ve ilginç olaylara da yer verilmiştir. Mısır’la ilgili bilgiler müellifin Nüzhetü’l-ümem adlı eseriyle benzerlik göstermektedir. Kitap, 922’de (1516) yazılmış olup bazı kısımları L. M. Langlés tarafından neşredilmiştir (Notices et extraits des MSS de la BN, VIII [1810], s. 1-131). Çeşitli kütüphanelerde pek çok yazması bulunan eser (Brockelmann, GAL, II, 295; Suppl., II, 406; Şâkir Mustafa, III, 199) Abdullah b. Rıdvân tarafından Türkçe’ye çevrilmiştir (İÜ Ktp., TY, nr. 367). 6. Nüzhetü’l-ümem fi’l-ʿacâʾib ve’l-ḥikem. İbn İyâs, eski tarih kitaplarından Mısır hakkında edindiği bilgileri bu esere muhtasar olarak kaydettiğini belirtir (Nüzhetü’l-ümem, vr. 2a). Müellif eserde, piramitleri ve sfenksleriyle eski Mısır tarihini anlattıktan sonra Nil nehrine dair geniş mâlûmat vermiş, Memlük tarihini de özet olarak kaydetmiştir. Nüzhetü’l-ümem’de eski Mısır halkının yaşayışı, inançları ve Mısır şehirleri hakkındaki mâlûmatın yanı sıra İslâm’ın ilk dönemlerinde Mısır ordusu, divanlar, vergiler ve malî konularda bazı bilgiler de mevcuttur. Müellifin kendi şiirleriyle diğer şairlere ait şiirlere de yer vermesi esere edebî açıdan değer kazandırmıştır. Şemseddin el-Kādirî’nin ʿÖrfü’r-ravżati’z-zekiyye fî vaṣfi meḥâsini’l-Özbekiyye adlı makāmât tarzındaki eseri de kitaba dercedilmiştir. Bîrûnî’nin el-Âs̱ârü’l-bâḳıye’si, Mes‘ûdî’nin Aḫbârü’z-zamân’ı, İbnü’l-Hakem’in Fütûḥu Mıṣr’ı Nüzhetü’l-ümem’in kaynakları arasında sayılabilir. Eser Muhammed Zeynühüm Muhammed Azeb tarafından neşredilmiştir (Kahire 1995). 7. ʿUḳūdü’l-cümân fî veḳāʾiʿi’l-ezmân. Aslı üç cilt olan eserin sadece II. cildi günümüze ulaşmıştır. Bu cilt, son Eyyûbî sultanı el-Melikü’l-Muazzam Turan Şah’ın öldürülmesinden (648/1250) başlar ve Memlük Sultanı el-Melikü’n-Nâsır Muhammed b. Kalavun’un ölümüne (741/1341) kadar gelir. Kronolojik olarak düzenlenmiş olan eser Bedâʾiʿu’z-zühûr ile benzerlikler gösterir (Süleymaniye Ktp., Ayasofya, nr. 3311). 8. ed-Dürrü’l-meknûn fî sebʿati’l-fünûn. Şiir türlerinden bahseden bir eserdir (yazma nüshaları için bk. Wasserstein, CCLXXX [1992], s. 106-107). 9. Kitâbü Cevâhiri’l-ferîde fi’n-nevâdiri’l-müfrede. Astronomi ve Mısır coğrafyasıyla ilgili eserin bir nüshası Berlin’de Königlichen Bibliothek’te (nr. 8426) bulunmaktadır (Ahlwardt, VII, 405-406). 10. Kitâb fi’n-nevâdiri’l-muḍḥike ve’l-hezliyyâti’l-muṭribe. Eserin bir kısmı günümüze ulaşmıştır (a.g.e., VII, s. 406).

BİBLİYOGRAFYA
İbn İyâs, Bedâʾiʿu’z-zühûr, neşredenin girişi, I/1, s. 1-2, 7-9; a.mlf., Nüzhetü’l-ümem fi’l-ʿacâʾib ve’l-ḥikem, Süleymaniye Ktp., Ayasofya, nr. 3500, vr. 2a-3b; Keşfü’ẓ-ẓunûn, II, 1941, 1953; Ahlwardt, Verzeichnis, VII, 405-406; Serkîs, Muʿcem, I, 42-43; Brockelmann, GAL, II, 295; Suppl., II, 405-406; Îżaḥu’l-meknûn, II, 112; Hediyyetü’l-ʿârifîn, II, 231; Muhammed Mustafa Ziyâde, Müʾerriḫû Mıṣr fi’l-ḳarni’t-tâsiʿi’l-hicrî, Kahire 1954; a.mlf., “Bedâʾiʿu’z-zühûr fî veḳāʾiʿi’d-dühûr li’bn İyâs”, Tİ, III, 249-270; Kehhâle, Muʿcemü’l-müʾellifîn, Beyrut 1414/1993, III, 50; I. Krachkovsky, Târîḫu’l-edebi’l-coġrâfiyyi’l-ʿArabî (trc. Selâhaddin Osman Hâşim), Kahire 1965, II, 490-493; Karatay, Arapça Yazmalar, III, 351, 467-468; Ahmed İzzet Abdülkerîm, İbn İyâs: dirâsât ve buḥûs̱, Kahire 1977, tür.yer.; Muhammed Harb Abdülhamid, I. Selim’in Suriye ve Mısır Seferi Hakkında İbn İyâs’da Mevcut Haberlerin Selimnamelerle Mukayesesi (doktora tezi, 1980), İÜ Ed. Fak., s. 31-59; Ziriklî, el-Aʿlâm (Fethullah), VI, 5; Şâkir Mustafa, et-Târîḫu’l-ʿArabî ve’l-müʾerriḫûn, Beyrut 1990, III, 195-199; Muhammed Kemâleddin İzzeddin Ali, Dirâsât naḳdiyye fi’l-meṣâdiri’t-târîḫiyye, Beyrut 1414/1993, s. 267-276; Ramazan Şeşen, Müslümanlarda Tarih-Coğrafya Yazıcılığı, İstanbul 1998, s. 231-232; Samira Kortantamer, “Memlûk Tarihçiliğine Genel Bir Bakış”, TİD, I (1983), s. 31-35; N. Ahmad Asrar, “Hilâfetin Osmanlılara Geçişiyle İlgili Rivâyetler” (trc. Süleyman Tülücü), TDA, sy. 22 (1983), s. 91-100; D. J. Wasserstein, “Tradition manuscrite, authenticité, chronologie et développement de l’œuvre littéraire d’Ibn Iyās”, JA, CCLXXX (1992), s. 81-114; W. M. Brinner, “Ibn Iyās”, EI2 (İng.), III, 812-813; Muhammed Âsaf Fikret, “İbn İyâs”, DMBİ, III, 54-55.
Bu madde TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 1999 yılında İstanbul'da basılan 20. cildinde, 97-98 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde okumak ister misiniz?
BAŞKA BİR MADDE GÖSTER