İBN NÂSIRÜDDİN

ابن ناصر الدين
İBN NÂSIRÜDDİN
Müellif: M. YAŞAR KANDEMİR
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 1999
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 20.07.2019
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/ibn-nasiruddin
M. YAŞAR KANDEMİR, "İBN NÂSIRÜDDİN", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/ibn-nasiruddin (20.07.2019).
Kopyalama metni
Muharrem 777’de (Haziran 1375) Dımaşk’ta doğdu. Aslen Hamalı olduğu için Hamevî nisbesiyle de anılır. Küçük yaşta Kur’an’ı ve bazı ilimlere dair kitapları ezberledi. Hadise ilgi duyarak Dımaşklı hocalardan ve Dımaşk’a gelen bazı muhaddislerden hadis dersi almaya başladı. Arapça’yı Ahmed b. Yûsuf el-Banyâsî’den, fıkhı İbn Hatîbüddehşe ve Ömer b. Reslân el-Bulkīnî’den okudu. Ba‘lebek, Mekke, Medine ve Halep’e seyahat etti. Ha-lep’te Sıbt İbnü’l-Acemî ve İbn Hatîb en-Nâsıriyye, Mekke’de Cemâleddin İbn Za-hîre gibi âlimlerden faydalandı. Kahire’de Zeynüddin el-Irâkī, İbnü’l-Mülakkın, Meryem bint Ahmed el-Ezraî gibi hadis âlimlerinden icâzet aldı. İbn Hacer el-Askalânî kendisine, kendisi de İbn Hacer’e çeşitli eserleri okudu. Ebû Hüreyre b. Zehebî ve Muhammed b. İbrâhim el-Münâvî de onun hocalarındandır. İbn Nâsırüddin, Dımaşk’ta âlî ve nâzil rivayetleri bilecek ölçüde devrinin en meşhur muhaddisi (hâfızü’ş-Şâm) oldu. Nâsıriyye Camii’nin yapıldığı tarihten vefatına kadar burada imam-hatiplik ve Dımaşk Eşrefiyye Dârülhadisi’nde 837’den (1433-34) itibaren hocalık yapan İbn Nâsırüddin’in tasavvufa meyli olduğu ve sünnete uygun bir zühd hayatı yaşadığı belirtilmektedir. Sehâvî’nin kaydettiğine göre (eḍ-Ḍavʾü’l-lâmiʿ, VIII, 106) İbn Nâsırüddin, 16 veya 27 yahut 28 Rebîülâhir 842’de (6 veya 17 yahut 18 Ekim 1438) bir arazi taksimi için Dımaşk köylerinden birine gittiğinde köylüler tarafından zehirlenerek öldürülmüş, günümüzde Makberetüddahdâh diye anılan Bâbülferâdis (Bâbül‘ukaybe) Kabristanı’na defnedilmiştir. Vefatının cemâziyelevvel (kasım) ayında olduğu da zikredilmiştir. Selef akîdesine ve Şâfiî mezhebine bağlılığı ile bilinen ve aynı zamanda orta derecede bir şair sayılan İbn Nâsırüddin’in Hanbelî olduğu da ileri sürülmüştür (İbnü’l-İmâd, VII, 243). Yazısı Zehebî’nin hattına çok benzediğinden yazdığı bazı kitapların Zehebî tarafından kaleme alındığı zannedilerek yüksek fiyata satıldığı belirtilmiştir.

Eserleri. A) Hadis. 1. İtḥâfü’s-sâlik bi-ruvâti’l-Muvaṭṭaʾ ʿan Mâlik. İmam Mâlik’ten el-Muvaṭṭaʾı rivayet eden seksen üç kişinin adının tesbit edildiği on “kürrâse” hacmindeki eserin müellif hattıyla olan nüshasının bir bölümü Dârü’l-kütübi’z-Zâhiriyye’de (Umumi, nr. 6181, vr. 1-10), bir nüshası da el-Mektebetü’l-Ezheriyye’de (Mecmua, nr. 1003, vr. 81-158) bulunmaktadır. 2. İtḥâfü’s-sâmiʿ bi’fti-tâḥi’l-câmiʿ fî fażli’l-ḥadîs̱ ve ehlih. Hadisin, muhaddislerin, Ṣaḥîḥayn ile onları okutmanın fazileti konusunun ele alındığı eserin bir nüshası Beyazıt Devlet Kütüphanesi’ndedir (nr. 278). 3. el-İtḥâf bi-ḥadîs̱i fażli’l-inṣâf. Ammâr b. Yâsir’in insafa dair sözünün ve bu sözü Hz. Peygamber’e nisbet eden hadisin farklı rivayetlerinin ele alındığı bir risâle olup Ebû Abdullah Mahmûd b. Muhammed el-Haddâd tarafından yayımlanmıştır (Riyad 1407). Nâşir hadisin râvileri, şâhidleri ve şerhiyle ilgili çalışmasını da kitapla birlikte el-İşrâf ʿale’l-İtḥâf adıyla neşretmiştir. 4. Eḥâdîs̱ü sitte fî meʿân sitte min ṭuruḳı ruvât sitte ʿan ḥuffâẓ sitte min meşâyiḫi’l-eʾimmeti’s-sitte beyne muḫarricîhâ ve beyne ruvâtihâ sitte (Dârü’l-kütübi’z-Zâhiriyye, Hadis, nr. 307, vr. 1-3; nr. 284, vr. 26-34). 5. el-Erbaʿûne’l-mütebâyinâtü’l-mütûn ve’l-esânîd. Mektebetü’l-Haremi’l-Mekkî’de (Mecmua, nr. 106) ve el-Eḥâdîs̱ü’l-erbaʿûne’l-mütebâyinetü’l-esânîd ve’l-mütûn adıyla Berlin Staatsbibliothek’te (Ahlwardt, II, 231) birer nüshası mevcuttur. 6. Esânîdü’l-Kütübi’s-Sitte ve ġayrihâ. Müellif hattıyla bir nüshası Dârü’l-kütübi’z-Zâhiriyye’de olup (Hadis, nr. 284, vr. 1-9) sonunda müellifin, Tirmizî’nin eş-Şemâʾil’i ile Dârimî’nin es-Sünen’ini rivayetine dair isnadları yer almaktadır. 7. el-İntiṣâr li-semâʿi’l-ḥaccâr. Hadis hâfızı Ebü’l-Abbas Ahmed b. Şıhne el-Haccâr’ın hocaları ve ona icâzet verenler zikredilerek bazı iddiaların aksine onun Ṣaḥîḥ-i Buḫârî’yi hocası Hüseyin b. Zebîdî’den 630’da (1233) tam olarak rivayet ettiğinin ortaya konulduğu eserin (geniş bilgi için bk. Takıyyüddin İbn Fehd, s. 322-324) bir nüshası Mektebetü’l-Haremi’l-Mekkî’dedir (Mecmua, nr. 106, 6 varak). 8. et-Tercîḥ li-ḥadîs̱i ṣalâti’t-tesbîḥ (nşr. Mahmûd Saîd Memdûh, Beyrut 1405). 9. Tenvîrü’l-fikre fî ḥadîs̱i Behz b. Ḥakîm fî ḥüsni’l-ʿişre (Mektebetü’l-Haremi’l-Mekkî, Mecmua, nr. 106, 8 va-rak). 10. er-Red ʿalâ men enkere refʿa’l-yedeyn fi’d-duʿâʾ. 817’de (1414) kaleme alınan eserin müellif hattıyla yazılmış bir nüshası Dârü’l-kütübi’z-Zâhiriyye’dedir (Umumi, nr. 6181, vr. 2-13). 11. Risâle fi’l-kelâm ʿalâ ḥadîs̱eyn eḥadühümâ fî Kitâbi Mücâbi’d-daʿve li’bn Ebi’d-Dünyâ ve’l-âḫar ḥadîs̱ü Enes fî duʿâʾi’r-racül bi’l-ḥannâni’l-mennân. Müellif hattıyla bir nüshası Dârü’l-kütübi’z-Zâhiriyye’dedir (M. Nâsırüddin el-Elbânî, s. 124). 12. Reyʿu’l-ferʿ fî şerḥi ḥadîs̱i Ümmi Zerʿ. Eserin Rabat el-Hizânetü’l-âmme’de (Kettânî, nr. 2124), Dârü’l-kütübi’l-Mısriyye’de ve Milano Ambrosiana Kütüphanesi’nde nüshaları bulunmaktadır (Ziriklî, VI, 237; el-Fihrisü’ş-şâmil, II, 870). 13. eṭ-Ṭılbetü (et-Taʿlîḳatü)’l-laṭîfe bi-ḥadîs̱i’l-beḍʿati’ş-şerîfe. Eserin sonundan iki varak Dârü’l-kütübi’l-Mısriyye’de mevcuttur (el-Fihrisü’ş-şâmil, III, 1746). 14. el-Lafẓü’l-mükerrem bi-fażli ʿâşûrâʾi’l-muḥarrem (Cüzʾ fî fażli ʿâşûrâʾ) (Mektebetü’l-Haremi’l-Mekkî, Mecmua, nr. 106, 15 varak). 15. et-Tenḳīḥ fî ḥadîs̱i’t-tesbîḥ: Şerḥu ḥadîs̱i kelimetâni ḥabîbetâni ile’r-raḥmân. Ṣaḥîḥ-i Buḫârî’nin son hadisinin şerhi olması bakımından Ḫatmü’l-Buḫârî diye de adlandırılabilecek olan eser Muhammed Nâsır el-Acmî tarafından yayımlanmıştır (Beyrut 1413/1993). 16. Meclis laṭîf yeteʿalleḳu bi-ḫatmi’l-Buḫâriyyi’ş-şerîf (Meclis fî ḫatmi Ṣaḥîḥi’l-Buḫârî). Kelime-i tevhid, Hz. Peygamber’e salât, Allah’ın rahmetinin genişliği ve ölümle ilgili meselelerin ele alındığı eserin bir nüshası Hacı Selim Ağa Kütüphanesi’nde kayıtlıdır (Aziz Mahmud Hüdâyî, nr. 157). 17. Meclis fî fażli yevmi ʿarefe. Mektebetü’l-Haremi’l-Mekkî’de (Mecmua, nr. 106, 15 varak), Meclis fî fażli yevmi ʿarefe ve mâ yeteʿalleḳu bih adıyla ve müellif hattıyla Câmiatü Ümmi’l-kurâ’da (nr. 2014) birer nüshası mevcuttur. 18. el-Meclisü’l-evvel min emâlî İbn Nâṣıriddîn ve hüve fî ḥadîs̱i “er-râḥimûne yer-ḥamühüm er-raḥmân”. Ebû Abdullah Mahmûd b. Muhammed el-Haddâd’ın el-Ümniyye fî taḫrîci’l-müselsel bi’l-evveliyye’siyle birlikte yayımlanmıştır (Riyad 1400). 19. Meclis fî ḥadîs̱i Câbir el-leẕî raḥale fîhi mesîrete şehr ilâ ʿAbdillâh b. Üneys el-Cühenî raḍıyallāhu ʿanhümâ (nşr. Meş‘al b. Bânî el-Cibrîn el-Mutayrî, Beyrut 1415/1995). 20. Min cüzʾi Bekir b. Bekkâr. Müellif hattıyla yazılmış bir sayfalık bir kısmı Dârü’l-kütübi’z-Zâhiriyye’de bulunmaktadır (M. Nâsırüddin el-Elbânî, s. 125). 21. Mecâlis min tedrîsihî fî âyeti “leḳad menne’llāhü ʿale’l-müʾminîn”. Varakları karışık şekilde sıralanmış bir nüshası Dârü’l-kütübi’z-Zâhiriyye’de kayıtlıdır (Hadis, nr. 284, vr. 43-92). 22. en-Nüketü’l-es̱eriyye ʿale’l-eḥâdîs̱i’l-cezeriyye (Mektebetü’l-Haremi’l-Mekkî, Mecmua, nr. 106, 8 varak). 23. İsnâdü Ṣaḥîḥi’l-Buḫârî. Princeton Üniversitesi Kütüphanesi’ndeki nüshasından (nr. 4098) alınmış bir fotokopisi Merkezü’l-bahsi’l-ilmî Kütüphanesi’nde bulunmaktadır (Mecmua, nr. 1408). 24. İftitâḥu’l-ḳārî fî şerḥi’l-Câmiʿi’ṣ-ṣaḥîḥ li’l-Buḫârî (İftitâḥu’l-ḳārî li-Ṣaḥîḥi’l-Buḫârî). 25. er-Ravżü’n-nedî fi’l-ḥavżi’l-Muḥammedî (Dârü’l-kütübi’l-Mısriyye, Mecmua, nr. 25929 B., vr. 1-12). 26. Minhâcü’s-selâme fî mîzâni’l-ḳıyâme (ilâ mîzâni yevmi’l-ḳıyâme) (nşr. Meş‘al b. Bânî el-Cibrîn el-Mutayrî, Beyrut 1416/1996).

İbn Nâsırüddin’in hadis alanında bunlardan başka Meclis fî ḫatmi Ṣaḥîḥi Müslim, Meclis fî ḫatmi’ş-Şifâʾ, Muḫtaṣaru Ḫatmi’l-Buḫârî, Müsnedü Temîm ed-Dârî, Nefeḥâtü’l-aḫyâr min müselselâti’l-aḫbâr, Refʿu’d-desîse bi-vażʿi ḥadîs̱i’l-herîse, Şennü’l-ġāre fî fażli ziyâreti’l-meġāre (eserin Muhammed b. Nâsırüddin es-Süvâî’ye ait olduğu da söylenmektedir [İbn Nâsırüddin, et-Tenḳīḥ, neşredenin girişi, s. 36]), et-Telḫîṣ li-ḥadîs̱i rabvi’l-ḳamîṣ, Zevâlü’l-bûsâ ʿammen eşkele ʿaleyhi ḥadîs̱ü teḥâcci Âdem ve Mûsâ adlı çalışmaları bulunmaktadır.

B) Hadis Usulü. ʿUḳūdü’d-dürer fî ʿulûmi’l-es̱er. Sehâvî’nin manzum olduğunu söylediği (eḍ-Ḍavʾü’l-lâmiʿ, VIII, 104) eserin adını İbn Hacer Urcûze fî ʿilmi’l-ḥadîs̱ olarak kaydetmekte (el-Mecmaʿu’l-müʾesses, III, 287), müellifin daha sonra eserini biri geniş, diğeri kısa olmak üzere iki defa şerhettiği belirtilmekte, Abdülhay el-Kettânî de bu şerhlerden geniş ola-nının kendi kütüphanesinde bulunduğunu zikretmektedir (Fihrisü’l-fehâris, II, 676). el-Muḫtaṣar fî ḥalli ʿUḳūdi’d-dürer fî ʿulûmi’l-es̱er adlı diğer şerhi ise Berlin Staatsbibliothek’te (nr. 1070, vr. 64-129) bulunmakta olup Ahlwardt bu şerhin müellifinin bilinmediğini kaydetmektedir (Verzeichnis, II, 18).

C) Hadis Ricâli. 1. Tavżîḥu’l-Müştebih fî żabṭı esmâʾi’r-ruvât ve ensâbihim ve elḳābihim ve künâhüm. Zehebî’nin el-Müştebih fi’r-ricâl’i üzerinde müellifin yaptığı iki çalışmadan biri olup eserde Zehebî’nin sadece künyesiyle veya lakabıyla zikrettiği yahut babalarının adını vermeyip dedelerine nisbet ettiği şa-hısların tam adları tesbit edilmeye çalışılmış, söz konusu kişinin bazan hocaları ve talebeleri, bazan rivayet ettiği bir hadis, vefat tarihi ve bir kısım eserleri zikredilmiştir. Eser Şuayb el-Arnaût (I-VI, Beyrut 1403/1982) ve Muhammed Naîm el-Araksûsî (I-X, Beyrut 1414/1993) tarafından yayımlanmıştır. Son neşrin X. cildi fihristtir. 2. el-İʿlâm bimâ vaḳaʿa fî Müştebihi’ẕ-Ẕehebî mine’l-evhâm. Zehebî’nin el-Müştebih’teki kaynaklarının önemli bir kısmının müellif nüshalarına sahip olduğu için onun bazı hatalarının nereden kaynaklandığını görebilen İbn Nâsırüddin bunları Tavżîḥu’l-Müştebih’te göstermiş, daha sonra hocası Abdurrahman b. Ömer el-Bulkīnî’nin tavsiyesi üzerine bu hataları oradan ihtisar ederek bu eserini meydana getirmiştir. el-İʿlâm, üzerinde yüksek lisans tezi yapan (1405/1984, Câmiatü Ümmi’l-kurâ) Abdürabbinnebî Muhammed tarafından neşredilmiştir (Medine 1407/1987). 3. Bedîʿatü’l-beyân ʿan mevti’l-aʿyân ʿale’z-zamân (Urcûze fi’l-ḥuffâẓ ve şerḥihâ). Hadis hâfızlarını yirmi beş tabaka halinde 1000 beyitte toplayan bu manzumeyi Ekrem el-Bûşî yayımlamıştır (Küveyt 1418/1997). 4. et-Tibyân fî şerḥi Bedîʿati’l-beyân. Nüshaları British Museum (nr. Add. 7350), et-Tibyân li-Bedîʿati’l-beyân adıyla Topkapı Sarayı Müzesi (nr. 6457, Emanet Hazinesi, nr. 1234), Millet (Feyzullah Efendi, nr. 1412), Süleymaniye (Lâleli, nr. 2067, müellif hattı nüsha ile mukabele edildiği belirtilmektedir) ve Ârif Hikmet (Tarih, nr. 140) kütüphanelerinde bulunmaktadır. İbn Hacer, esere yirmi sekiz hâfızın biyografisini ilâve ederek çalışmasına Ẕeylü’t-Tibyân li-manẓûmeti’l-ḥuffâẓ Bedîʿati’l-beyân adını vermiştir. 5. er-Reddü’l-vâfir ʿalâ men zeʿame bi-enne men semmâ İbn Teymiyye “şeyḫa’l-İslâm” kâfir. İbn Teymiyye’ye muhalif olan ve onu “şeyhülislâm” unvanı ile ananları küfürle itham eden Hanefî fakihi Alâeddin el-Buhârî’ye reddiye mahiyetinde kaleme alınmış, ancak kimin hedef alındığı açıkça belirtilmemiştir. Eserde önce İbn Teymiyye’ye yöneltilen iddiaların doğru olup olmadığı araştırılmış, mezhep farklılığı yüzünden kimseyi itham etmemek gerektiği gibi konular ele alınmıştır. Daha sonra İbn Teymiyye’yi şeyhülislâm diye anan Takıyyüddin İbn Dakīkul‘îd, İbn Seyyidünnâs, İbn Abdülhâdî, Zehebî, İbn Berdîs, İbn Râfi‘, İbn Hamza el-Hüseynî, Ebû Hayyân el-Endelüsî, Zeynüddin el-Irâkī gibi âlimlerden seksen yedisi kısa biyografileriyle tanıtılmış ve onların hangi eserlerinde İbn Teymiyye’yi şeyhülislâm diye andıkları gösterilmiştir. İbn Hacer el-Askalânî ve Bedreddin el-Aynî’nin takdirini kazandığı belirtilen eseri Züheyr Şâvîş yayımlamıştır (Beyrut 1393/1973, 1400/1980). 6. Tuḥfetü’l-iḫbârî bi-tercemeti’l-Buḫârî. Muhammed Nâsırüddin el-Acmî tarafından et-Tenḳīḥ fî ḥadîs̱i’t-tesbîḥ ile birlikte (s. 165-227) neşredilmiştir. 7. Refʿu’l-melâm ʿammen ḫaffefe (ḥaḳḳaḳa) vâlide şeyḫi’l-Buḫârî Muḥammed b. Selâm (Mektebetü’l-Haremi’l-Mekkî, Mecmua, nr. 106, 6 varak). 8. es-Sürrâḳ ve’l-mütekellem fîhim mine’r-ruvât (es-Sürrâḳ mine’ḍ-ḍuʿafâʾ). Abdülhay el-Kettânî, 805’te (1402-1403) kaleme alınan bu eserin müellif hattıyla yazılmış bir nüshasının kendi kütüphanesinde bulunduğunu belirtmektedir (Fihrisü’l-fehâris, II, 676). 9. Silsiletü’l-ḫulefâʾi’l-ʿAbbâsiyyîn (British Museum, Supplement, nr. 487/3). 10. Keşfü’l-ḳınâʿ ʿan ḥâli men iddeʿa’ṣ-ṣuḥbete ev lehû ittibâʿ. Abdülhay el-Kettânî müellif hattıyla yazılmış bir nüshasının özel kütüphanesinde bulunduğunu söylemektedir (Fihrisü’l-fehâris, II, 676). İbn Nâsırüddin’in bu konuda ayrıca Ṭabaḳātü’ş-şüyûḫ (hocalarının sekiz tabaka halinde ele alındığı bir eserdir), Tercemetü Aḥmed er-Rifâʿî, Tercemetü Ḥucr b. ʿAdî adlı kitapları bulunduğu belirtilmektedir.

D) Sîret. 1. el-İḫbâr bi-vefâti’l-muḫtâr. Hz. Peygamber’in vefatına dair olan eserin Dârü’l-kütübi’z-Zâhiriyye’de (Umumi, nr. 5567, vr. 61-66), Mektebetü’l-Haremi’l-Mekkî’de (Mecmua, nr. 106), Millet Kütüphanesi’nde (Feyzullah Efendi, Mecmua, nr. 2137/3, vr. 55a-70b) ve Chester Beatty Library’de (Mecmua, nr. 3296, vr.17-24) nüshaları mevcuttur. 2. Selvetü’l-keʾîb bi-vefâti’l-ḥabîb. Eserin nüshaları Dârü’l-kütübi’z-Zâhiriyye’de (Umumi, nr. 5567, vr. 35-60) ve Rabat el-Hizânetü’l-âmme’de (Kettânî, nr. 2694) bulunmaktadır (Ziriklî, VI, 237). Yûsuf b. İsmâil en-Nebhânî, Ḥüccetullāh ʿale’l-ʿâlemîn adlı eserinin dördüncü bölümünün birinci babındaki konuları bu eserden özetlemiştir. 3. Câmiʿu’l-âs̱âr fî mevlidi’l-muḫtâr. Hâlid Reyyân, Dârü’l-kütübi’z-Zâhiriyye’de bir nüshası bulunan (nr. 1894, 310 varak) eserin Hz. Peygamber’in doğumuyla değil sîretiyle ilgili olduğunu belirtmektedir (Fihrisü maḫṭûṭâti’ẓ-Ẓâhiriyye, II, 639). 4. Bevâʿis̱ü’l-fikre ilâ (fî) ḥavâdis̱i’l-hicre. Hicretten Hz. Fâtıma’nın vefatına kadar ilk on yılda meydana gelen belli başlı olayların zikredildiği yirmi sekiz beyitten meydana gelen bir manzume olup Ahmed Ali Muhammed tarafından ʿÂlemü maḫṭûṭât ve’n-nevâdir dergisinde yayımlanmıştır (I/2 [Riyad 1417/1997], s. 380-381). 5. es-Sirâcü’l-vehhâc fi’zdivâci’l-miʿrâc. Mi‘raca dair muhtelif eserler kaleme aldığı belirtilen müellifin bu eserinin bir nüshası Dârü’l-kütübi’z-Zâhiriyye’dedir (Tarih, nr. 10599, 25 varak). Onun Minhâcü’l-uṣûl fî miʿrâci’r-resûl adlı çalışmasının günümüze ulaşıp ulaşmadığı bilinmemektedir. 6. Mevridü’ṣ-ṣâdî fî mevlidi’l-hâdî. Eserin Mektebetü’l-Ha-remi’l-Mekkî’de iki (Sîre, nr. 38/2, 52/2), Chester Beatty Library’de (nr. 4658, 9 va-rak, müellife okunan bir nüsha) ve Brockelmann’ın belirttiğine göre (GAL Suppl., II, 83) Bankipûr’da birer nüshası bulunmaktadır. Müellif bu eserini el-Lafẓü’r-râʾiḳ fî mevlidi ḫayri’l-ḫalâʾiḳ adıyla ihtisar etmiş olup buna ait nüshalar da Millet Kütüphanesi’nde (Feyzullah Efendi, Mecmua, nr. 2137/1, vr. 2a-23a) ve Mektebetü’l-Haremi’l-Mekkî’dedir (Mecmua, nr. 106, 8 varak).

E) Diğer Eserleri. 1. Muḫtaṣaru iʿrâbi’l-Ḳurʾân li’s-Sefâḳusî. Eserin ikinci yarısının Dârü’l-kütübi’z-Zâhiriyye’de bulunduğu belirtilmiştir (Ziriklî, VI, 237). 2. Berdü’l-ekbâd ʿan (ʿinde) faḳdi’l-evlâd. Kahire (1304) ve Lahor’da (1311/1893) basılan eser daha sonra Abdülkādir b. Şeybe el-Hamed (Riyad 1400/1980), Hâlid Abdülkerîm Cum‘a ve Abdülkādir Ahmed Abdülkādir (Küveyt 1406/1986), Ebû Abdullah Âdil b. Abdullah es-Saîdân (Damâm 1409/1989), Abdülcelîl Atâ el-Bekrî (Dımaşk 1413/1992) ve Ebû Ubeyde Meşhûr b. Hasan (Huber 1418/1997) tarafından yayımlanmıştır. Kitap, Berdü’l-ekbâd fi’ṣ-ṣabri ʿalâ faḳdi’l-evlâd adıyla Süyûtî’ye nisbet edilerek basılmışsa da (Kahire 1332) Süyûtî’nin eserlerini inceleyen Ahmed eş-Şerkāvî İkbâl onun böyle bir kitabının bulunmadığını belirtmektedir (Mektebetü’l-Celâl es-Süyûṭî, s. 103). 3. el-İmlâʾü’l-enfes fî tercemeti ʿAsʿas. As‘as b. Selâme’nin sahâbî olup olmadığına dair bir eserdir (Mektebetü’l-Haremi’l-Mekkî, Terâcim, Dihlevî, nr. 106/1, 6 varak). 4. ʿArfü’l-ʿanber fî vaṣfi’l-minber. İbn Hatîb en-Nâsıriyye’nin hac yolculuğu vesilesiyle kaleme alınan bir kaside olup son kısmı eksik bir nüshasının el-Hizânetü’t-Teymûriyye’de bulunduğu (nr. 398) belirtilmektedir (el-Fihrisü’ş-şâmil, II, 1082). 5. Kerârîs min tedrîsih. Müellifin talebelerine okuttuğu hadisleri ihtiva eden eserin bir nüshası Dârü’l-kütübi’z-Zâhiriyye’dedir (Hadis, nr. 351, vr. 1-170). 6. Cüzʾ fîhi cevâbü suʾâl min Mârdîn ʿan beyti şiʿri medḥi’n-nebî. Mektebetü’l-Haremi’l-Mekkî’de (Mecmua, nr. 106, 3 varak), Mektebetü’l-mevsûati’l-fıkhiyye (nr. 286/7) ve el-Mektebetü’l-merkeziyye’de (nr. 2992) nüshaları mevcuttur. 7. Ẕikru men sümmiye Muḥammed ḳable mîlâdi seyyidinâ Resûlillâh ṣallallāhü ʿaleyhi ve sellem. Bir varaktan ibaret olan risâle Ahmed Ali Muhammed tarafından ʿÂlemü maḫṭûṭât ve’n-nevâdir dergisinde yayımlanmıştır (I/2 [Riyad 1417/1997], s. 379-380).

Kaynaklarda İbn Nâsırüddin’in ayrıca Aʿlâmü’l-vâżıḥa fî aḥkâmi’l-muṣâfaḥa, İʿlâmü’r-ruvât bi-aḥkâmi ḥadîs̱i’l-ḳuḍât, Muḫtaṣar fî menâsiki’l-ḥac, Şerḥu’l-imâm fî eḥâdîs̱i’l-aḥkâm, İṭfâʾü ḥurḳati’l-ḥavbe bi-ilbâsi ḫirḳati’t-tevbe, Ḫuṭab, Neşrü’n-niʿme bi-ẕikri’r-raḥme, Neylü’l-ümniyye bi-ẕikri’l-ḫayli’n-nebeviyye adlı çalışmalarının bulunduğu zikredilmiştir

BİBLİYOGRAFYA
İbn Nâsırüddin, el-İʿlâm bi-mâ vaḳaʿa fî Müştebehi’ẕ-Ẕehebî mine’l-evhâm (nşr. Abdürabbinnebî Muhammed), Medine 1407/1987, neşredenin girişi, s. 21-73; a.mlf., Tavżîḥu’l-Müştebih (nşr. Muhammed Naîm el-Araksûsî), Beyrut 1414/1993, neşredenin girişi, I, 50-90; a.mlf., et-Tenḳīḥ fî ḥadîs̱i’t-tesbîḥ (nşr. Muhammed b. Nâsır el-Acmî), Beyrut 1413/1993, neşredenin girişi, s. 7-40; İbn Hacer, el-Mecmaʿu’l-müʾesses li’l-Muʿcemi’l-müʾesses (nşr. Yûsuf Abdurrahman el-Mar‘aşlî), Beyrut 1415/1994, III, 285-289; Takıyyüddin İbn Fehd, Laḥẓü’l-elḥâz (Ẕeylü Teẕkireti’l-ḥuffâẓ li’ẕ-Ẕehebî içinde, nşr. Zâhid el-Kevserî), Dımaşk 1347, s. 317-324; Necmeddin İbn Fehd, Muʿcemü’ş-şüyûḫ (nşr. Muhammed ez-Zâhî), Riyad, ts. (Dârü’l-Yemâme), s. 238-239; Sehâvî, eḍ-Ḍavʾü’l-lâmiʿ, VIII, 103-106; Nuaymî, ed-Dâris fî târîḫi’l-medâris (nşr. Ca‘fer el-Hasenî), Kahire 1988, s. 41-43; Şevkânî, el-Bedrü’t-tâliʿ, II, 198-199; İbnü’l-İmâd, Şeẕerât, VII, 243-245; Keşfü’ẓ-ẓunûn, I, 6, 158, 238; II, 838, 984, 1559, 1901; Hediyyetü’l-ʿârifîn, II, 193; Îżâḥu’l-meknûn, I, 29, 95, 108, 126, 198, 318, 334, 533, 579; II, 58, 79, 87, 99, 407, 431, 585, 586, 614; Abdülhay el-Kettânî, Fihrisü’l-fehâris, II, 675-677; Kettânî, er-Risâletü’l-müstetrafe (Özbek), s. 148, 204, 241, 294, 442; Serkîs, Muʿcem, II, 1625-1626; Ahlwardt, Verzeichnis, II, 18, 231; Brockelmann, GAL, II, 92; Suppl., II, 83; Ziriklî, el-Aʿlâm (Fethullah), VI, 237; Elbânî, Maḫṭûṭât, s. 123-125; Ahmed eş-Şerkāvî İkbâl, Mektebetü’l-Celâl es-Süyûṭî, Rabat 1397/1977, s. 103; Selâhaddin el-Müneccid, Muʿcemü’l-müʾellifîne’d-Dımaşḳıyyîn, Beyrut 1398/1978, s. 234-236; M. İsâm Arrâr el-Hüseynî, İtḥâfü’l-ḳārî bi-maʿrifeti cühûd ve aʿmâli’l-ʿulemâʾ ʿalâ Ṣaḥîḥi’l-Buḫârî, Dımaşk-Beyrut 1407/1987, s. 284-285; Hâlid Reyyân, Fihrisü maḫṭûṭâti’ẓ-Ẓâhiriyye: et-Târîḫ ve mülḥaḳātüh, Dımaşk 1393/1973, II, 32-33, 302, 639; el-Fihrisü’ş-Şâmil: el-ḥadîs̱ (nşr. el-Mecmau’l-melekî), Amman 1991, I, 18-19, 32, 90, 134, 174, 248, 293, 294, 368, 424, 622; II, 805, 843, 870, 1082; III, 1362, 1369, 1564, 1703, 1746; Cezzâr, Medâḫilü’l-müʾellifîn, IV, 1718-1719; Ahmed Ali Muhammed, “Risâle fî ẕikri men sümmiye Muḥammed ḳable mîlâdi seyyidinâ Resûlillâh ṣallallāhü ʿaleyhi ve sellem ve maʿahâ ḳaṣîdetü Bevâʿişi’l-fikre ilâ ḥavâdişi’l-hicre”, ʿÂlemü maḫṭûṭât ve’n-nevâdir, I/2, Riyad 1417/1997, s. 377-383.
Bu madde ilk olarak 1999 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 20. cildinde, 226-229 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.