KAYS b. MEKŞÛH

قيس بن مكشوح
Müellif:
KAYS b. MEKŞÛH
Müellif: HÜSEYİN ALGÜL
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 2016
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 24.08.2019
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/kays-b-meksuh
HÜSEYİN ALGÜL, "KAYS b. MEKŞÛH", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/kays-b-meksuh (24.08.2019).
Kopyalama metni
Mekşûh (göğsü dağlanmış) lakabıyla bilinen babasının asıl adı Hübeyre b. Hilâl veya Abdüyegūs b. Hübeyre b. Hilâl şeklinde kaydedilir (İbn Abdülber, III, 1299). Cengâver Amr b. Ma‘dîkerib’in kız kardeşinin oğlu olan Kays, Becîle kabilesinin ileri gelenlerindendi. Bu kabileye nisbetle Becelî, Mezhic kabilesinin kollarından Benî Murâd’ın halîfi olduğu için Murâdî nisbesiyle anılır. Kays’ın, sağlığında Hz. Peygamber’le karşılaştığı ve onu gördüğü rivayet edilir (a.g.e., III, 1300). Bazı kaynaklarda, Hz. Peygamber’in İslâm’a daveti Yemen’e ulaşınca Amr b. Ma‘dîkerib’in, kabilesinin ileri gelenlerinden olan Kays b. Mekşûh’a kendilerini Resûl-i Ekrem ile görüştürmesini söylediği, Kays’ın ise bu isteği şiddetle reddettiği, bunun üzerine Amr’ın bizzat gidip müslüman olduğu, dönüşte de Kays’ın onunla tartıştığı nakledilir (İbn Hişâm, IV, 583-584).

Öte yandan 10 (631) yılında Becîle kabilesine mensup 150 kişilik bir heyet Cerîr b. Abdullah el-Becelî başkanlığında Medine’ye gelip müslüman olmuş, aynı yıl içinde bu kabilenin Benî Ahmes kolundan 250 kişi de Medine’de İslâm’a girmişti. Kaynaklarda bu kafilelerde yer alanların hepsinin ismi zikredilmez. Dolayısıyla Kays b. Mekşûh’un bunlar arasında yer almış olması ihtimali mevcuttur. Ayrıca Resûl-i Ekrem’in, hastalığı sırasında Yemen’deki valilerine ve bölge eşrafına peygamberlik iddia eden Esved el-Ansî’nin öldürülmesi için emir verdiği, Kays b. Mekşûh’un da Dâzeveyh (Dâdveyh) el-Fârisî ve Fîrûz ed-Deylemî ile birlikte Esved el-Ansî’yi öldürenler arasında bulunduğu kaydedilir (İbn Abdülber, III, 1300).

Hz. Ebû Bekir’in Fîrûz ed-Deylemî’yi San‘a’ya vali tayin etmesinden rahatsız olan Kays b. Mekşûh irtidad ederek Esved el-Ansî’nin adamlarını etrafına topladı. Dâzeveyh’i öldüren Kays, San‘a yakınlarında Fîrûz ed-Deylemî ile yaptığı savaşta mağlûp oldu ve eman isteyip tekrar müslüman oldu. Hz. Ebû Bekir’in Yemen’deki irtidad hareketlerini bastırmak üzere gönderdiği Muhâcir b. Ebû Ümeyye, Kays b. Mekşûh’u halifenin yanına yolladı. Hz. Ebû Bekir, Dâzeveyh’i öldürdüğü gerekçesiyle Kays’ı cezalandırmak istediyse de Kays onun öldürülmesinde hiçbir dahli olmadığını söyleyerek cezadan kurtuldu ve kabilesinin yanına dönmesine izin verildi. Ardından Suriye fetihlerinde görevlendirildi (Taberî, III, 324-330).

Kays b. Mekşûh daha sonraki fetihlerde başarılı hizmetlerde bulundu. Bizans ile yapılan Yermük Savaşı’nda bir gözünü kaybetti. Sâsânîler’in ağır yenilgiye uğratıldığı Kādisiye ve Nihâvend gibi önemli savaşlara katıldı. Onun Nihâvend Savaşı’nda İslâm ordusu kumandanı olan Nu‘mân b. Mukarrin’in yakın silâh arkadaşları arasında yer aldığı belirtilir. Sıffîn Savaşı’nda Hz. Ali’nin ordusunda Becîle’nin reisi sıfatıyla yer aldı, kabilesinin bayrağını taşıdı ve bu savaşta öldürüldü. Savaştan önce kabile mensuplarına kendi yerine daha başarılı birini reis seçmelerini söylemesine rağmen onların ısrarla bayrağı Kays’a verdikleri ve onun da ölünceye kadar kahramanca savaştığı, hatta Muâviye’nin yakınına kadar ulaştığı nakledilir. Cengâverliği yanında başarılı savaş taktikleriyle de bilinen Kays b. Mekşûh “Mezhic’in süvarisi” diye meşhur olmuştur. Kays’ın adı Becîleli şairler arasında da zikredilir.

BİBLİYOGRAFYA

İbn Hişâm, es-Sîre2, IV, 583-584; İbn Sa‘d, eṭ-Ṭabaḳāt, I, 347-348; V, 357, 525, 534-535; VIII, 147; Belâzürî, Fütûh (Fayda), s. 153-155, 193, 367, 370-371, 373; Taberî, Târîḫ (Ebü’l-Fazl), III, 132-133, 185, 230-238, 249, 318, 323-330; IV, 20, 27, 115; V, 25-26; İbn Abdülber, el-İstiʿâb (Bicâvî), III, 1299-1301; İbnü’l-Esîr, Üsdü’l-ġābe, IV, 447-448; Nevevî, Tehẕîbü’l-esmâʾ ve’l-luġāt: el-Esmâʾ (nşr. Ali M. Muavvaz – Âdil Ahmed Abdülmevcûd), Beyrut 1426/2005, I, 532-533; Zehebî, Aʿlâmü’n-nübelâʾ, III, 520; İbn Hacer, el-İṣâbe, III, 260, 274; J. Wellhausen, İslâmın En Eski Tarihine Giriş (trc. Fikret Işıltan), İstanbul 1960, s. 32; M. Asım Köksal, İslâm Tarihi: Medine Dönemi, İstanbul 1980, X, 100-106, 336-345; Mahmut Kelpetin, Hulefâ-yi Râşidîn Dönemi Tarihi, Seyf b. Ömer ve Tarihçiliği, İstanbul 2012, s. 138-143, ayrıca bk. İndeks; H. Ahmet Sezikli, “Amr b. Ma‘dîkerib”, DİA, III, 88; Mustafa Fayda, “Ebnâ”, a.e., X, 79; Hüseyin Algül, “Esved el-Ansî”, a.e., XI, 440-441.
Bu madde ilk olarak 2016 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin EK-2. cildinde, 32 numaralı sayfada yer almıştır.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.