KİTÂBÜ’t-TEVHÎD - TDV İslâm Ansiklopedisi

KİTÂBÜ’t-TEVHÎD

كتاب التوحيد
Müellif:
KİTÂBÜ’t-TEVHÎD
Müellif: EMRULLAH YÜKSEL
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
Baskı Tarihi: 2002
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 04.03.2021
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/kitabut-tevhid--ibn-abdulvehhab
EMRULLAH YÜKSEL, "KİTÂBÜ’t-TEVHÎD", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/kitabut-tevhid--ibn-abdulvehhab (04.03.2021).
Kopyalama metni
Tam adı Kitâbü’t-Tevḥîd elleẕî hüve ḥaḳḳu’llāh ʿale’l-ʿabîd’dir. Belli bir planı bulunmayan risâle hacmindeki eserin tevhid ilkesinin önemini vurgulamakla başladığını, bu ilkeyi bazan düşünüş ve davranışlara temas etmekle sürdürdüğünü söylemek mümkündür. Genellikle İslâmî eserlerin baş tarafında bulunan hamdele ve salvele kısmına yer verilmeyen eser altmış yedi bölümden (bab) oluşmaktadır. Bölümler genel olarak âyetle başlar, ardından hadis rivayetleri nakledilir, bazan da sahâbe ve tâbiîn âlimlerine atıflarda bulunulur. Her bölümün hacminin çoğunu, o bölümde zikredilen âyet ve hadislerden bir ilgiyle çıkarılabilecek hükümlerin “fîhi mesâil” başlığı altında dökümü oluşturur.

Kitâbü’t-Tevḥîd, şirkten kaçınma ve tevhid ilkesine sarılmanın önemini vurgulamakla başlamakta (bab, 1-6), ardından şirki andıran davranışlar çerçevesinde belâları önlemesi için yüzük kullanıp kolye takma, nazarlık ve muska taşıma, taşlardan ve ağaçlardan uğur bekleme, Allah’tan başkası adına hayvan kesme ve adak adama, O’ndan başkasına sığınıp yardım talebinde bulunma konularına temas edilmektedir (bab, 7-16). Kitabın on yedi ve on sekizinci bölümleri şefaate ayrılmış olup burada tevhid ilkesini benimsemeyenlere şefaat edilmeyeceği belirtilir. Daha sonraki bölümlerde, geçmişte yaşamış sâlih kimselere duyulacak sevginin aşırıya kaçmaması hususu ve onların kabirlerinde ibadet etmenin sakıncaları üzerinde durulduktan sonra (bab, 19-23) büyü, kehânet, kuşların uçuşundan geleceğe ait sonuç çıkarma, yıldızlara yaratılmışlık üstü güç atfetme gibi şirk belirtilerine temas edilir (bab, 24-32). Eserin diğer bölümlerinde Allah’ın azabından emin olma, rahmetinden ümit kesme, kadere rızâ göstermeme, riyâ, Allah adına yapılan yemine râzı olmama (bab, 33-42), gelenekte Allah mânasında kullanılan “dehr” vb. isimlere saygısızlık etme, Allah, Kur’an ve Peygamber’in adı geçen söz ve yazılarla alay etme, Allah hakkında kötü zanda bulunma (bab, 43-59) gibi konularla kaderi inkâr etme, putlara benzer şekiller meydana getirme, çokça yemin etme gibi meselelere (bab, 60-67) yer verilir.

Bid‘at, hurafe ve şirkin her çeşidini reddedip Selef akîdesini desteklemek amacıyla yazıldığı anlaşılan Kitâbü’t-Tevḥîd’de konular başlıklar halinde düzenlenmemiş, ilgili meseleler de yan yana getirilmemiştir. Eser, İbn Teymiyye ve İbn Kayyim el-Cevziyye gibi müteahhir Selef âlimlerinin tevhid ve şirk konularındaki görüşlerinin katı yorumu ve bir özeti niteliğinde olup fikrî derinlikten yoksundur. Bununla beraber siyasî bir hareketin ve itikadî bir mezhebin temel kitabını teşkil ettiğinden üzerinde fazlaca durulmuş, şerh ve hâşiyeleri yapılmıştır.

Çeşitli kütüphanelerde yazma nüshaları bulunan Kitâbü’t-Tevḥîd (bk. Brockelmann, II, 531) defalarca yayımlandığı gibi birçok dile tercüme edilmiştir. Örnek olarak Türkçe’ye (İstanbul 1994), Urduca’ya (Riyad 1994), Filipince’ye (Riyad 1994) ve Senhali diline (Riyad 1992) yapılan çevirileri sayılabilir. Üzerinde gerçekleştirilen şerh ve hâşiyelerin en meşhurları müellifin torunları Süleyman b. Abdullah’ın Teysîrü’l-ʿazîzi’l-ḥamîd fî şerḥi Kitâbi’t-Tevḥîd’i (nşr. Züheyr eş-Şâvîş, Beyrut 1409/1989) ve Abdurrahman b. Hasan’ın Fetḥu’l-mecîd şerḥu Kitâbi’t-Tevḥîd’i (bk. bibl.), yine aynı müellifin Ḳurretü ʿuyûni’l-muvaḥḥidîn fî taḥḳîḳi daʿveti’l-enbiyâʾ ve’l-mürselîn’idir (Riyad 1404). Bunlardan başka Saîd b. Abdülazîz el-Cündûl’ün ed-Dürrü’n-nażîd ʿalâ Kitâbi’t-Tevḥîd (bs. yeri yok, 1399/1979), Muhammed b. Sâlih el-Useymîn’in el-Ḳavlü’l-müfîd ʿalâ Kitâbi’t-Tevḥîd (I-III, Riyad 1415), Abdurrahman b. Nâsır es-Sa‘dî’nin el-Ḳavlü’s-sedîd fî maḳāṣıdi’t-tevḥîd (Medine 1413) ve Abdullah b. Cibrîn’in Fevâʾid min şerḥi Kitâbi’t-Tevḥîd (Riyad 1993) adlı eserleri zikredilebilir. Abdullah b. Cârullah, Kitâbü’t-Tevḥîd’in kolayca anlaşılmasını sağlamak amacıyla içerdiği konuları soru-cevap haline getirerek el-Câmiʿu’l-ferîd li’l-esʾile ve’l-ecvibe ʿalâ Kitâbi’t-Tevḥîd adıyla neşretmiştir (Kahire 1408/1988). Öte yandan Ferîh b. Sâlih el-Behlâl, eserde geçen ve eleştirilen hadisleri tahriç edip Taḫrîcü eḥâdîs̱i’l-münteḳāde fî Kitâbi’t-Tevḥîd ismiyle yayımlamıştır (Riyad 1995).

Kitâbü’t-Tevḥîd tevhid ve şirk kavramlarına getirdiği yeni yorum, bid‘at ve hurafelere karşı açtığı savaş dolayısıyla geniş yankılar uyandırmıştır. Müellif bu kitaptaki düşüncelerinden dolayı Hureymelâ ve Uyeyne’den sürgün edilmiş, ancak Muhammed b. Suûd’la tanıştıktan sonra ise düşünceleri benimsenmiş ve onun fikirleri üzerine Suûd Krallığı ile Vehhâbîlik kurulmuştur. Muhammed b. Abdülvehhâb’ın eseri reddiyelere de konu olmuştur. Bunlardan ilki kardeşi Süleyman tarafından yazılan eṣ-Ṣavâʾiḳu’l-ilâhiyye fi’r-red ʿale’l-Vehhâbiyye adlı kitaptır. Süleyman bu eserinde Muhammed b. Abdülvehhâb’ı Hâricîliğe meyletmekle, İbn Teymiyye ve İbn Kayyim’in şefaat, vesîle, kabir ziyareti vb. konulardaki düşüncelerini yanlış aktarmakla suçlamış, bu âlimler söz konusu fiilleri küçük şirk sayıp fâilini mürted olarak nitelemedikleri halde Muhammed b. Abdülvehhâb’ın onlara bu görüşleri isnat ettiğini söylemiştir (s. 30-33). Ahmed b. Ali el-Basrî el-Kabbânî de Faṣlü’l-ḫiṭâb fî reddi ḍalâlâti İbn ʿAbdilvehhâb adlı bir eser kaleme almıştır (Îżâḥu’l-meknûn, II, 190). Kitâbü’t-Tevḥîd günümüzde Suudi Arabistan’da ve Vehhâbîler’in hâkim olduğu diğer bölgelerde okullarda temel ders kitabı olarak okutulmaktadır.

BİBLİYOGRAFYA
Muhammed b. Abdülvehhâb, Kitâbü’t-Tevḥîd (Muhammed b. Sâlih el-Useymîn, el-Ḳavlü’l-müfîd ʿalâ Kitâbi’t-Tevḥîd içinde, nşr. Süleyman b. Abdullah b. Hammûd – Hâlid b. Ali b. Muhammed), Riyad 1415, I-III, tür.yer.; ayrıca bk. neşredenlerin girişi, I, 3; Süleyman b. Abdülvehhâb en-Necdî, eṣ-Ṣavâʾiḳu’l-ilâhiyye fi’r-red ʿale’l-Vehhâbiyye (nşr. İbrâhim M. el-Batâvî), Kahire 1407/1987, s. 30-33; Süleyman b. Abdullah b. Muhammed, Teysîrü’l-ʿazîzi’l-ḥamîd fî şerḥi Kitâbi’t-Tevḥîd, Beyrut 1409/1989, s. 699; Abdurrahman b. Hasan, Fetḥu’l-mecîd şerḥu Kitâbi’t-Tevḥîd, Kahire 1412/1992, tür.yer.; Brockelmann, GAL, II, 531; Îżâḥu’l-meknûn, II, 190; H. Laoust, Les schismes dans l’Islam, Payot-Paris 1965; Saîd b. Abdülazîz el-Cündûl, ed-Dürrü’n-nażîd ʿalâ Kitâbi’t-Tevḥîd, [baskı yeri yok] 1979, s. 12-26; Ahmed M. ed-Dübeyb, Âs̱ârü’ş-Şeyḫ Muḥammed b. ʿAbdilvehhâb, Riyad 1402/1982, s. 39-42, 195-198; Abdullah b. Cârullah, el-Câmiʿu’l-ferîd li’l-esʾile ve’l-ecvibe ʿalâ Kitâbi’t-Tevḥîd, Kahire 1408/1988, s. 7; Abdurrahman b. Nâsır es-Sa‘dî, el-Ḳavlü’s-sedîd fî maḳāṣıdi’t-tevḥîd, Medine 1413; Yusuf Ziya Yörükân, “Vahhâbilik”, AÜİFD, I (1953), s. 58-59.
Bu madde TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 2002 yılında Ankara’da basılan 26. cildinde, 119-120 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde okumak ister misiniz?
BAŞKA BİR MADDE GÖSTER