MÎR GIYÂSEDDİN MANSÛR - TDV İslâm Ansiklopedisi

MÎR GIYÂSEDDİN MANSÛR

مير غياث الدين منصور
Müellif:
MÎR GIYÂSEDDİN MANSÛR
Müellif: HARUN ANAY
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
Baskı Tarihi: 2005
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 21.09.2020
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/mir-giyaseddin-mansur
HARUN ANAY, "MÎR GIYÂSEDDİN MANSÛR", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/mir-giyaseddin-mansur (21.09.2020).
Kopyalama metni
866 (1462) yılında İran’ın Şîraz şehrinde doğdu. Osmanlı âlimleri arasında Mîr Gıyâs olarak da tanınmaktadır (Atâî, s. 170). Fars eyaletinin Hz. Ali soyundan geldiği rivayet edilen ve yetiştirdiği âlimleriyle tanınan Deştekî sülâlesine mensuptur. Babası Mîr Sadreddin eş-Şîrâzî dönemin en önemli düşünürlerindendi. Aklî ilimlerdeki başarısına işaret etmek üzere kaynaklar ondan “on birinci akıl, insanlığın üstadı, üçüncü muallim, filozofların sonuncusu” şeklinde söz etmektedir. Babasından öğrenim gören Gıyâseddin Mansûr’un on dört yaşında iken Celâleddin ed-Devvânî’yi münazaraya davet ettiği ve yirmi yaşında öğrenimini tamamladığı nakledilmektedir (Ahmed el-Kummî, I, 296; Şüsterî, II, 230). Akkoyunlular zamanındaki hayatının bundan sonraki kısmı hakkında kaynaklarda çok az bilgi verilmektedir. Muhtemelen babası gibi o da kendi adını taşıyan medresede öğretim faaliyetinde bulunmuş, babasının öldürülmesinin ardından medresenin sorumluluğunu üstlenmiştir. 927’de (1521) Safevî Şahı I. İsmâil, Mansûriye Medresesi’nde müderris olan Mîr Gıyâseddin Mansûr’u Şîraz’dan getirterek Nasîrüddîn-i Tûsî’nin Merâga’da kurduğu, o sırada harabe halinde bulunan rasathâneyi tamir etmekle görevlendirdi (Ahmed el-Kummî, I, 149, 296; Hasan-ı Rûmlû, I, 303). Daha sonra Şah I. Tahmasb tarafından sadâret görevine getirildi (10 Receb 936 / 10 Mart 1530). Tebriz’deki bu görevi sırasında Şiî kelâmcısı ve fakihi Muhakkık-ı Sânî Ali b. Hüseyin el-Kerekî’nin fıkhî delillere dayanarak İran’daki mescidlerin kıblelerini değiştirmek istemesine karşı çıkıp böyle bir değişikliğin ancak astronomi ve geometri bilgisiyle yapılabileceğini belirtti. Bu konuda iki âlim arasında Şah Tahmasb’ın huzurunda sert bir tartışma oldu ve Şah Tahmasb, Gıyâseddin Mansûr’u Muharrem 938’de (Ağustos-Eylül 1531) sadâretten azletti. Bu olayın ardından Tebriz’den Şîraz’a dönen Mîr Gıyâseddin Mansûr hayatının geri kalan kısmını Mansûriye Medresesi’nde ders vererek geçirdi. 6 Cemâziyelevvel 949’da (18 Ağustos 1542) Şîraz’da vefat etti ve Mansûriye Medresesi bahçesine babası Sadreddin eş-Şîrâzî’nin yanına defnedildi (Ahmed el-Kummî, I, 296; Hasan-ı Rûmlû, I, 303). Mîr Gıyâseddîn’in, Cevâhirnâme adlı Farsça bir eser yazan Mîr Sadreddin ile Mîr Şerefüddin adlı iki oğlu olmuştur.

Gençlik dönemini Akkoyunlular, olgunluk dönemini Safevîler zamanında geçiren Mîr Gıyâseddin Mansûr, kısa süren sadâret göreviyle Merâga Rasathânesi’nin tamiri dışında zamanını Mansûriye Medresesi’nde ders vermekle geçirmiştir. Öğrencileri arasında oğlu Mîr Sadreddin, Vecîhüddin Süleyman el-Kārî el-Fârisî, kendisinin es-Sefîr fi’l-heyʾe adlı eserine şerh yazan Efdal b. Muhammed Kâyinî, Takıyyüddin Ebü’l-Hayr Muhammed b. Muhammed el-Fârisî, Fahreddin Muhammed b. Hüseyin Esterâbâdî, Kemâleddin Hüseyin b. Şerefeddin Abdülhak Erdebîlî, Şeyh Ahmed Cemâleddin Halhâlî, Mîr Kıvâmüddin eş-Şîrâzî, Kemâleddin Hüseyin Demîrî İsfahânî ve Muslihuddîn-i Lârî gibi âlimler vardır.

Babası Mîr Sadreddin eş-Şîrâzî gibi meşhur kitaplara yazdığı şerhlerle tanınan Gıyâseddin Mansûr kelâm, mantık, tefsir, İşrâk felsefesi, İbn Sînâ felsefesi, astronomi ve matematik gibi alanlarda eserler telif etmiştir. Ancak ölümünden sonra gerek İran’da gerekse Osmanlı ülkesinde kendisine asıl ün sağlayan yönü, babası Mîr Sadreddin eş-Şîrâzî ile Celâleddin ed-Devvânî arasındaki tartışmalarda babasının yanında yer alarak Devvânî’nin pek çok eserine reddiye yazması, bu iki düşünürün görüşlerini değerlendiren eserler (muhâkemât) kaleme almasıdır. Buradan hareketle Mîr Gıyâseddin Mansûr’un, babası Mîr Sadreddin ile Devvânî arasında geçen münakaşalardan çok etkilendiği söylenebilir. Devvânî ile babaoğul arasında cereyan eden bu tartışma serisi sonraki dönemlerde çok uzayan ve âdeta kan davasına dönen münakaşalara örnek gösterilmiştir (Kâtib Çelebi, Mîzânü’l-hak, s.108). XV ve XVI. yüzyıllarda Devvânî’nin talebeleri de bu iki âlime karşı hocalarını savunan eserler kaleme almıştır. Bu durum, XV. yüzyılda kurulan ve başta medreseler olmak üzere ilim ve düşünce çevrelerinde etkili olan Devvânî ve Deştekî okullarının varlığını doğrulamaktadır.

Eserleri. Aklî ilimlerin en tanınmış âlim ve düşünürlerinden olmasına rağmen Mîr Gıyâseddin Mansûr’un eserlerinin yazma nüshalarına kütüphanelerde fazla rastlanmaz. Bunun, sadâret görevinden azledilmesine sebep olan Kerekî’nin Şah Tahmasb üzerinde etkili olması ve daha sonra İran’da büyük nüfuz kazanan Kerekî taraftarlarının onun eserlerinin yaygınlaşmasını engellemesinden kaynaklandığı söylenebilir.

A) Telif Eserleri. 1. Câm-ı Cihannümâ. Mirʾâtü’l-Cemâl olarak da anılan bu Farsça eser ahlâka dair olup iki cilttir. I. ciltte insanın mahiyeti ve iki cihanda mutluluğa ulaşmanın yolları gösterilmekte, II. ciltte nefs-i mutmainne, nefs-i gadabiyye ve nefs-i şeheviyye konu edilmektedir (M. Takī Dânişpejûh, Fihrist-i Kitâbḫâne-i İhdâʾî-yi Âġā-yi Seyyid Muḥammed Mişkât, III/1, s. 218-219; Seyyid Abdullah Envâr, V, 349-350). 2. Aḫlâḳ-ı Manṣûrî*. Câm-ı Cihannümâ’nın bir bölümünden ibarettir. Eserin pek çok yerinde Devvânî’nin ahlâk görüşleri eleştirildiğinden Devvânî’nin Aḫlâḳ-ı Celâlî adlı kitabına reddiye olduğu söylenebilir. Adı çok sayıda kaynakta geçmekle birlikte İslâm ahlâk tarihinde fazla ilgi görmemiştir (Süleymaniye Ktp., Esad Efendi, nr. 581, 3521/9; Rieu, II, 826; Îrec Efşâr v.dğr., XI, 237-238; M. Âsaf Fikret, s. 31). 3. Kitâbü Miʿyâri’l-efkâr. Taʿdîlü’l-mîzân ʿale’l-manṭıḳ adlı eserin özetidir (Kayseri Râşid Efendi Ktp., nr. 26900/3). 4. Risâle fî mesʾeleti’l-ḳıble (Risâle fî maʿrifeti’l-ḳıble). Müellifin, İran’da mescidlerin kıblelerinin değiştirilmesine dair Kerekî ile yaptığı tartışmaların sonucunda yazılmış olmalıdır (Süleymaniye Ktp., Esad Efendi, nr. 3592/5). 5. Kitâbü Meʿâlimi’ş-şifâʾ fi’ṭ-ṭıb (Îrec Efşâr v.dğr., XII, 304-305; M. Âsaf Fikret, s. 532; Mahmûd Fâzıl, I, 373-374). 6. Kitâbü’s-Sefîr fi’l-heyʾe (Sefîrü’l-ġabrâʾ ve’l-ḫaḍrâʾ; bk. M. Âsaf Fikret, s. 308-309). 7. Risâle der Taṣḥîḥ-i Zîc-i Uluġ Beg (Miftâḥu’l-müneccimîn; bk. M. Takī Dânişpejûh, Fihrist-i Kitâbḫâne-i Merkezî-yi Dânişgâh-ı Tahrân, X, 1566-1567; M. Âsaf Fikret, s. 543). 8. el-Kifâye fi’l-ḥisâb (Süleymaniye Ktp., Fâtih, nr. 3616; bk. Seyyid Abdullah Envâr, IX, 165). 9. Mevżiʿu’n-nâr. Dört unsur içerisinde ateşin yerini konu edinir (a.g.e., X, 524-525). 10. Ẕeyl-i Risâle-i Mevżiʿu’n-nâr (a.g.e., a.y.). 11. Tefsîru sûreti’l-İnsân (Tefsîr-i Sûre-i Hel etâ, Tuḥfetü’l-fetâ fî tefsîri Hel etâ). İnsan sûresinin Arapça felsefî tefsiridir (M. Takī Dânişpejûh, Fihrist-i Nüsḫahâ-yi Ḫaṭṭî-yi Kitâbḫâne-i Merkezî, XVI, 493). 12. Tefsîru âyeti sübḥânelleẕî esrâ. Bir mukaddime ile dört babdan meydana gelmektedir (a.g.e., XVI, 220). 13. Mirʾâtü’l-ḥaḳāʾiḳ ve mücella’d-deḳāʾiḳ. Gıyâseddin Ebü’l-Muzaffer Bahadır Han’a ithaf edilen eser umûr-ı âmme, Allah ve yaratılış, kıyamet, tabiat ve mebâdi-i felsefe gibi başlıklar taşıyan yedi bölümden oluşmaktadır (a.g.e., XVI, 423). 14. Kitâbü Ḥuceci’l-kelâm li-îżâḥı meḥacceti’l-İslâm (el-Ḥaşrü’l-cismânî, Ḥüccetü’l-kelâm li-îżâḥı meḥacceti’l-İslâm ve ilzâmi’l-ḥisâm ve ifhâmi muʿânidi ʿaḳāʾidi’l-İslâm). Müellif, bu eserinde Gazzâlî’nin görüşlerini ağır bir dille eleştirmenin yanı sıra onun sabit bir görüşe sahip olmadığını iddia etmektedir (Süleymaniye Ktp., Esad Efendi, nr. 3592/4; M. Âsaf Fikret, s. 215). 15. Meʿâlimü’l-edeb fî dirâyeti lisâni’l-ʿArab (M. Takī Dânişpejûh, Fihrist-i Nüsḫahâ-yi Ḫaṭṭî-yi Kitâbḫâne-i Merkezî, XVI, 584).

B) Reddiye ve Muhâkemâtları. 1. İşrâḳu Heyâkili’n-nûr li-keşfi ẓulümâti şevâkili’l-ġurûr. Şehâbeddin es-Sühreverdî’nin Heyâkilü’n-nûr adlı eseri için Devvânî’nin kaleme aldığı Şevâkili’l-ḥûr fî keşfi Heyâkili’n-nûr adlı şerhe karşı yazılmış bir reddiyedir (Nuruosmaniye Ktp., nr. 2706; Süleymaniye Ktp., Fâtih, nr. 3174; M. Takī Dânişpejûh, Fihrist-i Kitâbḫâne-i Merkezî-yi Dânişgâh-ı Tahrân, IX, 972; XI, 2023; Fihrist-i Nüsḫahâ-yi Ḫaṭṭî-yi Kitâbḫâne-i Merkezî, XVI, 460; Abdülhüseyin Hâirî, V, 382-386; IX/1, s. 378-379; Îrec Efşâr v.dğr., XIV, 97; M. Âsaf Fikret, s. 370-371). Eser Nâsır Muhammedî tarafından İran’da yüksek lisans tezi olarak iki cilt halinde tahkik edilmiştir (Tahran 1369 hş., Medrese-i Âlî-i Şehîd Mutahharî Ktp., nr. 181). 2. er-Red ʿalâ Ḥâşiyeti’ş-Şemsiyye. Ali b. Ömer el-Kâtibî’nin eş-Şemsiyye fî ḳavâʿidi’l-manṭıḳıyye adlı kitabına Devvânî’nin yazdığı hâşiye için kaleme alınmış bir reddiyedir (Süleymaniye Ktp., Kasîdecizâde, nr. 706; Brockelmann, GAL Suppl., I, 486; II, 593; Seyyid Ali Cevân, I, 294). 3. er-Red ʿalâ Ḥâşiyeti’t-Tehẕîbi’l-manṭıḳ. Teftâzânî’ye ait Tehẕîbü’l-manṭıḳ ve’l-kelâm adlı eserin baş kısmında bulunan beş tümel ve önerme bahsine Devvânî’nin yazdığı hâşiyeye reddiyedir (M. Âsaf Fikret, s. 188). 4. er-Red ʿalâ Ünmûzeci’l-ʿulûm. Devvânî’ye ait eser için yazılmış bir reddiyedir (a.g.e., s. 278). 5. er-Red ʿale’r-Risâleti’z-Zevrâʾ. Yine Devvânî’ye ait ez-Zevrâʾ ve’l-Ḫavrâʾ için yazılmış bir reddiyedir (Süleymaniye Ktp., Fâtih, nr. 5329; Kasîdecizâde, nr. 689; Brockelmann, GAL, II, 283). 6. Muḥâkemât ʿalâ Ḥâşiyeti Şerḥi Meṭâliʿi’l-envâr. Sirâceddin el-Urmevî’nin Meṭâliʿu’l-envâr adlı mantık kitabı için Kutbüddin er-Râzî’nin kaleme aldığı Levâmiʿu’l-esrâr adlı şerhe Seyyid Şerîf el-Cürcânî’nin yazdığı hâşiyeye Devvânî ve Sadreddin eş-Şîrâzî’nin yazdıkları hâşiyeler üzerine kaleme alınmış bir değerlendirmedir (Süleymaniye Ktp., Lâleli, nr. 2296; Şüsterî, II, 231). 7. Muḥâkemât ʿalâ Şerḥi’t-Tecrîd. Ali Kuşçu’nun Şerḥu Tecrîdi’l-kelâm’ına Mîr Sadreddin eş-Şîrâzî ile Devvânî’nin yazdıkları hâşiyelerin bir değerlendirmesidir (Süleymaniye Ktp., Hasan Hüsnü Paşa, nr. 79/3; Nuruosmaniye Ktp., nr. 56). 8. Muḥâkemât ʿalâ Şerḥi Muḫtaṣari’l-Müntehâ. İbn Hâcib’e ait Müntehe’s-sûl ve’l-emel fî ʿilmi’l-uṣûl ve’l-cedel adlı eserin yine aynı müellife ait Muḫtaṣarü’l-Müntehâ isimli özetine Adudüddin el-Îcî’nin yazdığı şerh için Sadreddin eş-Şîrâzî ile Devvânî’nin kaleme aldıkları hâşiyelerin değerlendirmesi niteliğindedir (M. Âsaf Fikret, s. 201).

C) Şerh, Hâşiye ve İhtisarları. 1. Ḥâşiyetü Şerḥi Ḥikmeti’l-ʿayn (Żiyâʾü’l-ʿayn fî Şerḥi Ḥikmeti’l-ʿayn). Ali b. Ömer el-Kâtibî’nin Ḥikmetü’l-ʿayn adlı felsefî eserine Muhammed b. Mübârek Şah’ın yazdığı şerhin hâşiyesidir (M. Takī Dânişpejûh, Fihrist-i Kitâbḫâne-i Merkezî-yi Dânişgâh-ı Tahrân, VIII, 144; XII, 2772; M. Âsaf Fikret, s. 131, 189, 335, 391). 2. Ḥâşiye ʿale’l-İşârât li-İbn Sînâ (a.g.e., XI, 2082-2083). 3. Taʿdîlü’l-mîzân ʿale’l-Manṭıḳ. İbn Sînâ’nın eş-Şifâʾ adlı eserinin mantık kısmının Arapça özetidir (M. Âsaf Fikret, s. 130). 4. Şerḥu Risâleti is̱bâti’l-vâcib (Keşfü’l-Ḥaḳāʾiḳi’l-Muḥammediyye). Babası Sadreddin eş-Şîrâzî’ye ait olup özellikle Osmanlı âlimleri arasında Allah’ın varlığının ispatı konusunda en meşhur eserlerden biri olarak bilinen risâlenin şerhidir (Süleymaniye Ktp., Çorlulu Ali Paşa, nr. 304/1, Fâtih, nr. 3007, Esad Efendi, nr. 3592/6; bk. M. Âsaf Fikret, s. 321, 463, 666-667). 5. Tekmiletü’l-Mecistî. Nasîrüddîn-i Tûsî’nin Taḥrîrü’l-Mecistî adlı eserinin ihtisarıdır (a.g.e., s. 135). 6. Ḥâşiyetü’l-Ḳānûn. İbn Sînâ’nın el-Ḳānûn fi’ṭ-ṭıb adlı kitabına Kutbüddîn-i Şîrâzî tarafından yazılan şerh üzerine kaleme alınmıştır (M. Takī Dânişpejûh, Fihrist-i Kitâbḫâne-i Merkezî-yi Dânişgâh-ı Tahrân, XII, 2772-2773). 7. Ḥâşiye ʿalâ Şerḥi’l-Mülaḫḫaṣ. Çağmînî’nin el-Mülaḫḫaṣ fi’l-heyʾe’sine Kadızâde-i Rûmî’nin yazdığı şerhin hâşiyesidir (Abdülhüseyin Hâirî, XIX, 313). 8. Ḥâşiye ʿalâ evâʾili’l-Keşşâf. Zemahşerî’nin eserinin baş kısmına yazılmış hâşiyedir (M. Âsaf Fikret, s. 208).

Kaynaklarda ve kütüphane kataloglarında Mîr Gıyâseddin’e nisbet edilen çok sayıda eserden bazıları şunlardır: Muḫtaṣaru Şâfiʿiyye, Kitâbü Maḳālâti’l-ʿârifîn, Risâle-i Ḳānûnu’s-salṭana, Esâsü’l-hendese, Kitâbü’l-Levâmiʿ ve’l-meʿâric fi’l-heyʾe, Risâle-i Câmgîtînümâ, Risâle fi’l-heyûlâ ve’ṣ-ṣûre, Risâle fî taʿrîfi’l-ʿaḳl ve tefâvütühû beyne’l-eşḫâṣ (Süleymaniye Ktp., Nâfiz Paşa, nr. 1254; bk. Şüsterî, II, 229-231; M. Takī Dânişpejûh, Fihrist-i Kitâbḫâne-i Merkezî-yi Dânişgâh-ı Tahrân, IX, 1498; Fihrist-i Nüsḫahâ-yi Ḫaṭṭî-yi Kitâbḫâne-i Merkezî, XVI, 219; Münzevî, II/1, s. 765-766, 816, 897; M. Âsaf Fikret, s. 158, 286).

BİBLİYOGRAFYA
Hândmîr, Ḥabîbü’s-siyer, Bombay 1857, III/4, s. 110-111; Ahmed el-Kummî, Ḫulâṣatü’t-tevârîḫ (nşr. İhsan İşrâkī), Tahran 1359 hş., I, 149, 195, 218, 296; Hasan-ı Rûmlû, Aḥsenü’t-tevârîh: A Chronicle of the Early Safawis (nşr. ve trc. C. N. Seddon), Baroda-Kalküta 1931, I, 20, 303-304; Abdî Şîrâzî, Tekmiletü’l-aḫbâr (nşr. Abdülhüseyin Nevâî), Tahran 1369 hş., s. 66-67, 192-193, 207-208; Şüsterî, Kitâb-ı Müsteṭâb-ı Mecâlisü’l-müʾminîn, Tahran 1356 hş., II, 229-232; Atâî, Zeyl-i Şekāik, s. 169-170; Keşfü’ẓ-ẓunûn, I, 346-350, 449, 630; II, 957, 1141, 2047; a.mlf., Mîzânü’l-hak fî ihtiyâri’l-ehak (nşr. Orhan Şaik Gökyay), İstanbul 1980, s. 108; Hasan-ı Fesâî-yi Şîrâzî, Fârsnâme-i Nâṣırî (nşr. Mansûr Rastkâr-ı Fesâî), Tahran 1367 hş., I, 21-23, 390-391; II, 1039-1057, 1040-1144, 1220; Rieu, Catalogue of the Persian Manuscripts, II, 826; Fursat-ı Şîrâzî, Âs̱âr-ı ʿAcem, [baskı yeri yok] 1362 hş. (İntişârât-ı Bâmdâd), s. 458-459; Brockelmann, GAL, II, 283, 544; Suppl., I, 486; II, 592, 593; M. Takī Dânişpejûh, Fihrist-i Kitâbḫâne-i İhdâʾî-yi Âḳā-yi Seyyid Muḥammed Mişkât, Tahran 1332 hş., III/1, s. 218-219, 296, 353-354; a.mlf., Fihrist-i Kitâbḫâne-i Merkezî-yi Dânişgâh-ı Tahrân, Tahran 1339-40 hş., VIII, 144; IX, 930-931, 972, 1498; X, 1566-1567; XI, 2023, 2082-2083; XII, 2531-2532, 2772-2773; XIII, 3185; a.mlf., Fihrist-i Kitâbḫâne-i Dânişkede-i Edebiyyât: Mecmûʿa-i İmâm Cumʿa-i Kirmân, Tahran 1344 hş., s. 15; a.mlf., Seyyid Muḥammed Bâḳır Ḫüccetî: Fihrist-i Kitabḫâne-i Dânişkede-i İlâhiyyât ve Maʿârif-i İslâmî, Tahran 1345 hş., s. 523; a.mlf., Fihrist-i Nüsḫahâ-yi Ḫaṭṭî-yi Kitâbḫâne-i Merkezî ve Merkez-i Esnâd-ı Dânişgâh-ı Tahrân, Tahran 1357-64 hş., VII, 295; XVI, 219-220, 423, 430, 460, 493, 584, 679; a.mlf., “Ġıyâseddîn Manṣûr b. Ṣadriddîn”, UDMİ, XIV/2, s. 615-617; Âgā Büzürg-i Tahrânî, eẕ-Ẕerîʿa ilâ teṣânîfi’ş-Şîʿa, Necef 1335 hş., VI, 36-37; X, 198; XII, 63-64; XIV, 177-178; Abdülhüseyin Hâirî, Fihrist-i Kitâbḫâne-i Meclis-i Şûrâ-yı Millî, Tahran 1345-50 hş., V, 259-260, 382-386; IX/1, s. 378-379; XIX, 313; Îrec Efşâr v.dğr., Fihrist-i Kitâbḫâne-i Meclis-i Şûrâ-yı Millî, Tahran 1348 hş., XI, 237-238; XII, 304-305; XIV, 97; XVI, 208; Münzevî, Fihrist, II/1, s. 765-766, 816, 897; II/2, s. 1534; R. Mach, Catalogue of Arabic Manuscripts (Yahuda Section) in the Garret Collection Princeton University Library, Princeton-London 1977, nr. 2397; Seyyid Abdullah Envâr, Fihrist-i Nüsaḫ-ı Ḫaṭṭî-yi Kitâbḫâne-i Millî, Tahran 1357-65 hş., V, 349-350; IX, 165; X, 524-525; Bekir Topaloğlu, Allah’ın Varlığı: İsbat-i Vâcip, Ankara 1981, s. 117; Seyyid Ali Cevân, Fihrist-i Kütüb-i Ḫaṭṭî-yi Kitâbḫâne-i Âsitân-ı Ḳuds-i Rażavî, Meşhed 1365 hş., I, 294, 299-300; M. Âsaf Fikret, Fihrist-i Elifbâʾî-yi Kütüb-i Ḫaṭṭî-yi Kitâbḫâne-i Merkezî-yi Âsitân-ı Ḳuds-i Rażavî, Meşhed 1369 hş., s. 31, 130-131, 135, 158, 188, 189, 194, 198, 201, 208, 215, 278, 286, 308-309, 321, 335, 341, 370-371, 391, 463, 532, 543, 666-667; Harun Anay, Celâleddîn Devvânî, Hayatı, Eserleri, Ahlâk ve Siyâset Düşüncesi (doktora tezi, 1994), İÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü, s. 83-86, 117, 120, 131, 140, 146, 153, 168, 182; Mahmûd Fâzıl, Fihrist-i Nüsḫahâ-yı Ḫaṭṭî-yi Kitâbḫâne-i Dânişkede-i İlâhiyyât ve Maʿârif-i İslâmî, Meşhed 1376, I, 373-374; A. J. Newman, “Daštakī, Giāt-al-Dīn”, EIr., VII, 100-102.
Bu madde TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 2005 yılında İstanbul'da basılan 30. cildinde, 125-128 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde okumak ister misiniz?
BAŞKA BİR MADDE GÖSTER