SÂBİT el-BÜNÂNÎ

ثابت البناني
Müellif:
SÂBİT el-BÜNÂNÎ
Müellif: HASAN CİRİT
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 2008
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 12.11.2019
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/sabit-el-bunani
HASAN CİRİT, "SÂBİT el-BÜNÂNÎ", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/sabit-el-bunani (12.11.2019).
Kopyalama metni
Tercih edilen görüşe göre 41 (661) yılında Basra’da dünyaya geldi. Sa‘d b. Lüey b. Gālib oğullarından Sa‘d’ın annesi Bünâne’ye nisbet edilen Bünâne kabilesinin Basra’da yerleştiği mahallede doğduğu için Bünânî diye meşhur olmuştur. Küçük yaşta ders halkalarına katılmaya başladı. Abdullah b. Mugaffel, Ebû Berze el-Eslemî, Abdullah b. Zübeyr b. Avvâm, Abdullah b. Ömer b. Hattâb ve Enes b. Mâlik başta olmak üzere birçok sahâbî yanında Ebü’l-Âliye er-Riyâhî, Mutarrif b. Abdullah, Ebû Osman en-Nehdî ve Ebû Bürde el-Eş‘arî gibi pek çok tâbiîden hadis dinledi. Enes b. Mâlik’e kırk yıl talebelik ve arkadaşlık etti. Kendisinden Atâ b. Ebû Rebâh, Katâde b. Diâme, Humeyd et-Tavîl, Ma‘mer b. Râşid, Şu‘be b. Haccâc, A‘meş, Hammâd b. Seleme, oğlu Muhammed b. Sâbit ve daha birçok muhaddis rivayette bulundu. Mizzî onun râvisi ve talebesi konumunda bulunan 100’den fazla isim saymaktadır (Tehẕîbü’l-Kemâl, IV, 344-346).

Tâbiîn tabakasının küçükleri arasında sayılan Sâbit kaynaklarda hüccet, kudve, şeyhülislâm gibi vasıflarla anılmış, ayrıca Yahyâ b. Maîn, Ahmed b. Hanbel, İclî, Ebû Hâtim er-Râzî ve Nesâî gibi hadis münekkitlerince sika, sebt, sadûk ve me’mûn terimleriyle değerlendirilmiştir. Enes b. Mâlik’ten rivayet edenler arasında İbn Şihâb ez-Zührî’den sonra en güvenilir iki râviden biridir (İbn Ebû Hâtim, II, 449). Bazı kaynaklarda Sâbit’in hadis rivayeti açısından güvenilir olmadığını çağrıştıran nakiller yer almaktaysa da yapılan araştırmalar bu bilgilerin doğru olmadığını ortaya koymaktadır. İbn Adî, onun hadislerinde görülen zayıf noktaların kendisinden değil hadislerini rivayet eden zayıf ve meçhul râvilerden kaynaklandığını söylemekte, güvenilir râvilerin rivayet ettiği hadislerinde herhangi bir tereddüt bulunmadığını belirtmektedir. Yaşadığı dönemde vaaz ve nasihatleriyle de meşhur olan (kās) Sâbit’in, kussâsın hadisleri yeterince ezberleyip muhafaza edemedikleri şeklindeki anlayıştan dolayı hadiste zayıf olabileceği de ileri sürülmüştür. Ancak kendisinden en fazla hadis rivayet eden ve ondan gelen rivayetlerde birinci derecede güvenilir kabul edilen talebesi Hammâd b. Seleme, bazı hadisleri birbirine karıştırarak ve kelimelerin yerini değiştirerek hocasının bilgisini sınamış, Sâbit’in bütün değişiklikleri farkederek tashih ettiğini bildirmiştir (Fesevî, II, 99; İbn Ebû Hâtim, II, 449).

Günlerini genellikle oruçlu geçiren ve geceleri çok ibadet eden Sâbit için Bekir b. Abdullah el-Müzenî, “Devrin ibadete en düşkün insanını görmek isteyen Sâbit’e baksın” demiştir. Sâbit namaz ve oruç üzerinde önemle durmuş, bu iki ibadeti insan bedenini canlı tutan et ve kana benzeterek âbid olmanın iki temel vasfı olarak değerlendirmiştir. Enes b. Mâlik ile karşılaştığında elini tutar ve, “Bu el Resûlullah’ın eline dokunmuştur” diyerek onu öperdi. Zühd ve takvâ esasına dayanan hayat anlayışıyla tasavvuf hareketinin öncülerinden sayılan Sâbit el-Bünânî’nin bazı kaynaklarda 123 (741) yılında vefat ettiği nakledilmekteyse de oğlu Muhammed’e isnad edilen, 127’de (744) seksen altı yaşında olduğu halde Basra’da vefat ettiğine dair rivayet daha isabetli görünmektedir. Onun Muâviye b. Ebû Süfyân’ın hilâfeti döneminde doğduğunu söyleyen Zehebî de bu görüşü tercih etmiştir (Aʿlâmü’n-nübelâʾ, V, 220, 223). Rivayetleri Kütüb-i Sitte’de ve Ahmed b. Hanbel’in el-Müsned’inde yer alan Sâbit’ten 250 civarında hadis intikal etmiş olup Mâlikî fakihi ve muhaddis Cehdamî, bunları Müsnedü ḥadîs̱i S̱âbit el-Bünânî adıyla bir cüzde toplamış (DİA, VII, 225), ancak bu cüzün günümüze ulaşıp ulaşmadığına dair bir bilgi elde edilememiştir.

BİBLİYOGRAFYA
İbn Sa‘d, eṭ-Ṭabaḳāt, VII, 232-233; Buhârî, et-Târîḫu’l-kebîr, II, 159-160; Fesevî, el-Maʿrife ve’t-târîḫ, II, 98-99; İbn Ebû Hâtim, el-Cerḥ ve’t-taʿdîl, II, 449; İbn Adî, el-Kâmil, II, 526-528; Ebû Nuaym, Ḥilye, II, 318-333; Sem‘ânî, el-Ensâb (Bârûdî), I, 399-400; Mizzî, Tehẕîbü’l-Kemâl, IV, 342-349; Zehebî, Aʿlâmü’n-nübelâʾ, V, 220-225; a.mlf., Mîzânü’l-iʿtidâl, I, 362-363; Safedî, el-Vâfî, X, 461; İbn Hacer, Tehẕîbü’t-Tehẕîb, II, 2-4; Ali Sâmî en-Neşşâr, Neşʾetü’l-fikri’l-felsefî fi’l-İslâm, Kahire 1978, III, 171-172; Alican Tatlı, “Cehdamî”, DİA, VII, 225.

Hasan Cirit
Bu madde ilk olarak 2008 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 35. cildinde, 350 numaralı sayfada yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.