SEMMÂSÎ

سمّاسى
Müellif:
SEMMÂSÎ
Müellif: NECDET TOSUN
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 2009
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 23.08.2019
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/semmasi
NECDET TOSUN, "SEMMÂSÎ", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/semmasi (23.08.2019).
Kopyalama metni
Buhara’nın Râmîten kasabasının Semmâsî (Semâsî) köyünde doğdu. Gençliğinde ilim tahsiliyle meşgul oldu. Babası Seyyid Abdullah’ın tavsiyesiyle Hâcegân şeyhlerinden Mahmûd Fağnevî’ye intisap edince Fağnevî onu halifesi Ali Râmîtenî’ye gönderdi. Ali Râmîtenî’nin yanında tasavvufî eğitime devam etti ve onunla birlikte Hârizm’e gitti. Seyrüsülûkünü tamamlayarak halife olduktan sonra köyüne dönüp irşad faaliyetine başladı.

Semmâsî’nin irşadı ile Hâcegân silsilesine dahil olanların en önemli siması Bahâeddin Nakşibend’in mürşidi Seyyid Emîr Külâl’dir. Bir güreş müsabakasında Semmâsî’nin Emîr Külâl’e nazar ettiği, Külâl’in bu mânevî nazarın tesirinde kalarak ona intisap ettiği nakledilir. Menkıbeye göre Bahâeddin Nakşibend’in doğmasına yakın bir tarihte Semmâsî, müridleriyle birlikte Buhara’nın Kasrıhindûvân köyünden geçerken yanındakilere bu topraktan bir yiğidin kokusunun geldiğini ve Kasrıhindûvân’ın kısa bir süre sonra Kasrıârifân olacağını söylemiş, Kasrıhindûvân’a bir sonraki gelişinde henüz üç günlük bir bebek olan Bahâeddin Nakşibend’i görünce müridlerine, “Kokusunu duyduğumuz yiğit budur” deyip halifesi Emîr Külâl’e dönmüş ve, “Oğlum! Bahâeddin’den şefkat ve terbiyeni esirgeme, yoksa sana hakkımı helâl etmem” demiştir. Semmâsî’nin bu menkıbede geçen sözünden dolayı köyün adı Kasrıârifân olarak değişmiştir.

Bahâeddin Nakşibend yaklaşık on sekiz yaşına gelince dedesinin onu evlendirmek istediği ve onu Semmâsî köyüne gönderip Semmâsî’yi Kasrıârifân’a davet ettiği, Nakşibend’in Semmâsî ile birlikte muhtemelen kız isteme ya da nişan merasimi için Kasrıârifân’a geldiği, Semmâsî’nin Kasrıârifân’a yaptığı bu ziyaretten sonra vefat ettiği anlaşılmaktadır. Bahâeddin Nakşibend’in 718 (1318) yılında doğduğu ve Semmâsî’nin ölümünde on sekiz yaşlarında olduğu dikkate alınarak Semmâsî’nin 736 (1335-36) yılları civarında vefat ettiği söylenebilir. XIX. yüzyılda yazılan Ḫazînetü’l-aṣfiyâʾda ölüm tarihi 755 (1354) diye kaydedilmişse de ondan iki asır önce kaleme alınan Maṭlabü’ṭ-ṭâlibîn’deki 734 (1333-34) yılı doğruya daha yakındır. Kabri Semmâsî köyündedir.

Muhammed Baba Semmâsî’de gaybet ve istiğrak halinin galip olduğu, bazan köyündeki küçük bir üzüm bağına gidip asmaları budadığı, bu sırada kendinden geçtiği ve elindeki bıçağın yere düştüğü, onun istiğrak hali içinde bir süre öylece kaldığı kaydedilmektedir. Hâce Sûfî Sûhârî, Hâce Mahmûd Semmâsî, Mevlânâ Dânişmend Ali ve Seyyid Emîr Külâl adlı dört halife yetiştirmiştir. Bunlardan Mahmûd Semmâsî onun oğludur. Hâcegân tarikatını Nakşibendiyye’ye bağlayan silsile Emîr Külâl vasıtasıyla devam etmiştir.

BİBLİYOGRAFYA
Mevlânâ Şehâbeddin, Âgâhî-yi Seyyid Emîr-i Külâl (nşr. Gulâm Mustafa Han), Karaçi 1381/1961, s. 75, 118; Salâh b. Mübârek el-Buhârî, Enîsü’ṭ-ṭâlibîn ve ʿuddetü’s-sâlikîn (nşr. Halil İbrahim Sarıoğlu – Tevfîk Sübhânî), Tahran 1371 hş., s. 79-83; Abdurrahman-ı Câmî, Nefeḥâtü’l-üns (nşr. Mahmûd Âbidî), Tahran 1375 hş./1996, s. 386; Fahreddin Safî, Reşeḥât-ı ʿAynü’l-ḥayât (nşr. Ali Asgar Muîniyân), Tahran 1977, I, 73-76; Muhammed b. Hüseyin Kazvînî, Silsilenâme-i Ḫâcegân-ı Naḳşibend, Süleymaniye Ktp., Lâleli, nr. 1381, vr. 7b; Muhammed Tâlib, Maṭlabü’ṭ-ṭâlibîn, Özbekistan Fenler Akademisi Bîrûnî Şarkiyat Enstitüsü Ktp., nr. 80, vr. 20b-22a; Bedreddin Sirhindî, Ḥażarâtü’l-ḳuds, Özbekistan Fenler Akademisi Bîrûnî Şarkiyat Enstitüsü Ktp., nr. 76, I, vr. 111b-112a, 116a; Abdülmecîd el-Hânî, el-Ḥadâʾiḳu’l-verdiyye, Kahire 1308, s. 122-123; Nâsırüddin Buhârî, Tuḥfetü’z-zâʾirîn, Buhara 1910, s. 44; Sadreddin Selim Buhârî, Bahâʾüddîn Naḳşibend Yâki Yetti Pîr, Taşkent 1993, s. 10-11; Hamid Algar, “Bābā Sammāsī”, EIr., III, 294; a.mlf., “Bâbâ Semmâsî”, Dânişnâme-i Cihân-ı İslâm, Tahran 1375 hş./1996, I, 35; Gulâm Ali Âryâ, “Bâbâ Semmâsî”, DMBİ, X, 747.
Bu madde ilk olarak 2009 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 36. cildinde, 498 numaralı sayfada yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.