YÂKŪT el-HAMEVÎ

ياقوت الحموي
Müellif:
YÂKŪT el-HAMEVÎ
Müellif: CASİM AVCI
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 2013
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 10.12.2019
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/yakut-el-hamevi
CASİM AVCI, "YÂKŪT el-HAMEVÎ", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/yakut-el-hamevi (10.12.2019).
Kopyalama metni

574 (1178) veya 575 (1179) yılında Rum asıllı bir ailenin çocuğu olarak (İbnü’l-Kıftî, IV, 80) Anadolu’da doğdu. Beş altı yaşlarında iken esir alınarak Bağdat’a getirildi. Burada Asker b. Ebû Nasr İbrâhim el-Hamevî adlı bir tâcir tarafından satın alındı. Bağdat’ta yaşadığı için Bağdâdî nisbesini taşımakla birlikte efendisinden dolayı Hamevî nisbesiyle meşhurdur. Kölelikten geldiğini gösteren Yâkūt ismini daha sonra Ya‘kūb şeklinde değiştirmiş (İbn Hallikân, VI, 139), ancak eski ismiyle tanınmıştır. Müslüman olarak yetiştirilen Yâkūt efendisinin yanında ticaretle uğraşmaya başladı. Özellikle okur yazarlığı ve hesap işlerini iyi bilmesinden dolayı efendisine büyük destek oldu. Onun adına dönemin ticaret merkezlerinden Basra körfezindeki Kîş (Kîs) adasına, Uman ve Dımaşk gibi yerlere gitti. 596’da (1199-1200) araları açıldığı için efendisi tarafından himayeden çıkarılıp âzat edildi. Himayesiz kalan Yâkūt geçimini temin etmek için müstensihlik yaptı. Onun yedi yılda 300 cilt kitap istinsah ettiği kaydedilir (İbnü’ş-Şa‘‘âr, VII, 198). 603’te (1206-1207) Asker el-Hamevî ile arası düzeldi ve tekrar onunla birlikte çalışmaya başladı. 606 (1209) yılında Kîş adasına yaptığı bir ticarî yolculuktan Bağdat’a döndüğünde efendisinin vefat ettiğini öğrenince vasiyeti doğrultusunda gelirin önemli bir kısmını onun ailesine bıraktı ve geri kalan sermaye ile ticarete devam etti. Kitap ticareti de yapan Yâkūt seyahat ettiği yerlerde tanınmış kitapçı, âlim ve kitap meraklısı zenginler ve idarecilerle görüştü. Gittiği yerlerde birçok kütüphaneyi görme ve yararlanma imkânı buldu. Halep’te İbnü’l-Kıftî’nin kütüphanesi ve üç yıl kaldığı Merv’deki birçok kütüphane bunlar arasındadır. Yâkūt el-Hamevî Ebü’l-Müreccâ Sâlim b. Ahmed et-Temîmî el-Bağdâdî, İbnü’n-Neccâr el-Bağdâdî, Mübârek b. Mübârek ed-Darîr, Ebü’l-Bekā el-Ukberî, Ebü’l-Yümn el-Kindî, tarihçi İbnü’d-Dübeysî, Abdürrahîm b. Abdülkerîm es-Sem‘ânî ve Ebü’l-Bekā İbn Yaîş gibi hocalardan ders aldı. Ayrıca Bağdat’ta ve seyahat ettiği yerlerde birçok arkadaş edinip onlardan faydalandı, birçok kişiden himaye gördü. Bunlardan İzzeddin İbnü’l-Esîr, İbnü’l-Kıftî, İbnü’l-Adîm, Ebû Sa‘d İbn Hamdûn, İbnü’ş-Şa‘‘âr ve kardeşi, Muhammed b. Ahmed b. Süleyman ez-Zührî ve İbnü’l-Muvaffak zikredilebilir.

Yâkūt el-Hamevî birçok defa Kîş adasına, 593-594’te (1197-1198) Âmid ve Suriye’ye, 607-610 (1210-1213) yıllarında Suriye ve Tebriz’e seyahat etti. 611’de (1214) Bağdat’tan Halep’e gitti ve ardından Mısır’a geçti. Bu arada Dımaşk’a yolculuk yaptı. Dımaşk çarşısında Hz. Ali’ye dair çıkan bir tartışmada onun aleyhine söylediği bazı sözler yüzünden büyük tepkiyle karşılandı ve linç edilmek istendi. Canını zor kurtaran ve Dımaşk valiliği tarafından aranan Yâkūt Halep’e kaçtı. Daha sonra şikâyet edileceği korkusuyla Bağdat’a da dönemedi. Yâkūt el-Hamevî, Hâricîliğin önemli merkezlerinden Uman’a seyahatleri ve kitap ticareti dolayısıyla Hâricî literatürünü okumuş ve bunlardan etkilenerek Hz. Ali aleyhtarı bazı görüşler benimsemişti (İbn Hallikân, VI, 127-128). 613’te (1216) Halep’ten ayrılarak Musul’a ve oradan Erbil üzerinden Horasan’a gitti. Üç yıl Merv’de kaldı; bu arada Nîşâbur, Belh, Merverrûz, Nesâ ve Herat gibi şehirleri dolaştı. 616 (1219) yılında Merv’den Hârizm’e geçerek bölgenin merkezi Gürgenç’i (Cürcâniye) ziyaret etti. Bu sırada Moğol ordularının İslâm topraklarını kasıp kavuran istilâsına şahit oldu. Üzerinde derin izler bırakan bu gelişmelerden sonra 617’de (1220) bütün mal varlığını Horasan’da bırakarak Erdebil’e, ardından Musul’a gitti. Buradan daha önce kitap ticareti vesilesiyle tanıştığı, Halep Eyyûbîleri’nin hizmetindeki âlim ve devlet adamı İbnü’l-Kıftî’ye mektup yazdı; başından geçenleri ve çaresizliğini anlatarak himayesini istedi (İbnü’l-Kıftî, IV, 86-98). İbnü’l-Kıftî’den olumlu cevap alınca Sincar’a, oradan da Halep’e gitti ve İbnü’l-Kıftî’nin himayesine girdi. 624’te (1227) Mısır ve Dımaşk’a bir seyahat daha yaptı. 20 Ramazan 626 (12 Ağustos 1229) tarihinde Halep’te vefat etti. Vefatından önce kitaplarını ve evrakını o sırada Halep’te bulunan tarihçi İzzeddin İbnü’l-Esîr’e teslim ederek bunları Bağdat’taki Zeydî Camii Kütüphanesi’ne vakfetmesini istemiştir (İbn Hallikân, VI, 139; İbnü’l-Kıftî, IV, 84). İbnü’ş-Şa‘‘âr, Yâkūt el-Hamevî’nin küçük yaştan itibaren kitaplarla uğraştığını, ancak bilgilerini ve yazdıklarını başkalarıyla paylaşmak istemeyen bir kişiliğe sahip olduğunu, bu yönden birçok kişi tarafından eleştirildiğini söyler (Ḳalâʾidü’l-cümân, VII, 197-198). İbnü’l-Kıftî de Yâkūt’un Arapça’yı iyi bilmediği için birçok hatalar yaptığını belirtir (İnbâhü’r-ruvât, IV, 85). İbn Hallikân ise Yâkūt el-Hamevî’nin vefatından sonra Halep’e gittiğini, insanların ondan övgüyle bahsedip ahlâk ve faziletlerini takdir ettiklerini kaydeder (Vefeyât, VI, 139).

Eserleri. 1. Muʿcemü’l-büldân. Yâkūt 615 (1218) yılında Merv’de bulunduğu sırada, hocası Abdürrahîm b. Abdülkerîm es-Sem‘ânî’nin hadis dersinde Arap yarımadasında düzenlenen panayırlardan birine adını veren Hubâşe’nin okunuşu hususunda çıkan bir tartışma üzerine yer adlarıyla ilgili bir esere ihtiyaç duyulduğunu farkedip eserini yazmaya karar verdiğini söyler (Muʿcemü’l-büldân, I, 25). İlk müsveddesini 621’de (1224) Halep’te tamamlayan müellif esere son şeklini 625’te (1228) vermiş ve hâmisi İbnü’l-Kıftî’nin kütüphanesine hediye etmiştir. Yâkūt el-Hamevî Muʿcemü’l-büldân’ı yazarken daha önce kaleme alınmış tarih, coğrafya, edebiyat ve biyografi kaynaklarına başvurduğu gibi seyahatleri sırasında görüştüğü kimselerden aldığı bilgilerden, kendi gözlem ve tecrübelerinden de yararlanmıştır. İbn Hurdâzbih, Ya‘kūbî, Ceyhânî, İbnü’l-Fakīh, Ebû Zeyd el-Belhî, İstahrî, İbn Havkal, Muhammed b. Ahmed el-Makdisî ve Ebû Ubeyd el-Bekrî’nin coğrafyaya dair eserleri onun temel kaynaklarındandır. Bunların yanında İbn Hişâm’ın es-Sîretü’n-Nebeviyye, Belâzürî’nin Fütûḥu’l-büldân, Seyf b. Ömer’in Kitâbü’r-Ridde ve’l-fütûḥ, Ali b. Hüseyin el-Mes‘ûdî’nin Mürûcü’ẕ-ẕeheb, İbnü’l-Kattâ‘ es-Sıkıllî’nin Ẕikru Târîḫi Ṣıḳılliyye, Ebû Ali Hasan b. Yahyâ’nın Târîḫu Ṣıḳılliyye, Ahmed b. Muhammed er-Râzî’nin Aḫbâru mülûki’l-Endelüs ve Hemdânî’nin Ṣıfatü Cezîreti’l-ʿArab’ı gibi birçok esere başvurmuştur. Yâkūt’un günümüze ulaşmayan birçok kitaptan alıntılar yapmış olması eserinin değerini arttırmaktadır. İslâm âlimleri tarafından kaleme alınıp günümüze ulaşan en büyük coğrafya ansiklopedisi olan eserde bölge, şehir, kasaba, köy, mevki, deniz, nehir, ada, çöl, dağ, vadi, ova, ribât, manastırlar vb. coğrafî unsurlar alfabetik olarak düzenlenmiştir. Müellif ele aldığı maddeler hakkında sadece coğrafî bilgi vermekle kalmamış, tarihî olaylara, şiir ve hikâyelere söz konusu yere mensup şahsiyetlere dair bilgilere de yer vermiştir. Çok zengin mâlûmat içeren eser bir ilim, edebiyat, tarih ve coğrafya hazinesi olarak nitelendirilmektedir. Yâkūt el-Hamevî, mukaddimede yeryüzünü ibret nazarıyla dolaşmayı emreden âyetlere dikkat çektikten sonra coğrafya biliminin önemini vurgular ve bu konuda bilgi eksikliğinden kaynaklanan hatalara işaret eder. Bu arada faydalandığı kaynaklar hakkında bilgi verir. Eserini ihtisar etmesi yönündeki taleplere ise olumlu cevap vermediğini söyler. Ardından yeryüzü hakkında genel coğrafî bilgiler aktarır, bu konuda geçmiş ulemânın görüşlerine temas eder. Yeryüzünün yedi ana bölgesini, burçları, kitapta sık sık geçen bazı terimleri (berîd, fersah, mîl, kûre, mihlâf, ustân, tûl, arz, humus, katîa vb.) açıklar. Fethedilen ülkelerde yaşayan insanların özellikleri gibi konulara değinir. Eserde yer alan madde başı sayısı 12.953 olarak tesbit edilmiştir.

Madde başlarının doğru okunabilmesi için harekelerini belirten Yâkūt ele aldığı ismin etimolojisini ve sözlük anlamını da zikreder. Ardından yerin coğrafî konumu, bazı merkezlere uzaklığı, tarihi, savaş veya barış yoluyla fethi, bu yerle ilgili şiirler ve sözler, burada meydana gelen önemli olaylar, yetişen İslâm âlimleri, edip ve şairler başta olmak üzere buraya nisbet edilen meşhur kişiler hakkında bilgi verir. Bizzat gittiği yerlerle ilgili gözlemlerini kaydeder. Konuya dair farklı rivayetleri ve görüşleri de aktarır, bazan bu görüşler arasında tercihte bulunur. Aktardığı bilgilerin kaynaklarını zikreder. Önceki kaynaklarda tesbit ettiği hataları düzeltir. Bilgilerin doğruluğu konusunda bir neticeye ulaşamamışsa onları sadece kaydetmekle yetinir. Bazı yerlerle ilgili olarak orada yaşayanların anlatımlarını nakleder. Bu yerlerin gelirleri, yetiştirilen ürünler, esnaf ve sanatkârlar, ticaret malları ve önemli ticaret merkezleri, kara ve deniz ticaret yolları, fiyatlar, madenler, alınan vergi miktarları gibi hususlar da eserde yer alan bilgiler arasındadır. Yine söz konusu yerle ilgili imar ve iskân faaliyetleri, saray ve kasırlar, camiler ve kütüphaneler, medreseler ve diğer tarihî eserlerden de bahsedilir. Çeşitli vesilelerle Bizanslılar, Türkler, Hazarlar, Bulgarlar, Saklebîler, Ruslar, Zencler, Çinliler, Haçlılar ve Moğollar gibi müslümanların ilişki kurdukları toplumlar hakkında bilgi verilir. Arap yarımadası başta olmak üzere birçok bölgede yaşanan nüfus hareketleri, göçler ve iskân, dinî-ilmî hayat ve nüfus gibi hususlar zikredilir. Böylece Muʿcemü’l-büldân bir yer hakkında kendisinden önceki asırlar içerisinde oluşan tarihî, ekonomik, coğrafî, edebî, sosyokültürel vb. çok zengin bilgi birikimini yansıtması bakımından ayrı bir önem taşır. Bu sebeple gerek Doğu’da gerekse Batı’da birçok araştırmacı tarafından alanının en muhtevalı ve önemli kitabı kabul edilmiştir. Eser, bazı yerler hakkında ayrıntılı bilgi aktarırken önemli bazı yerlere dair bilgilerin yetersiz oluşu, bir kısım yer adlarının etimolojisinin yanlış yapılması ve zorlama yorumlara girişilmesi, müellifin bazı konularda kültür yetersizliği dolayısıyla hatalı veya eksik bilgiler kaydetmesi, eserde bazı milletler hakkında aşağılayıcı ifadelerin kullanılması, hurafelere ve mitolojik unsurlara yer verilmesi gibi noktalarda eleştirilmiştir (Toprak, bibl.).

Muʿcemü’l-büldân, F. Wüstenfeld tarafından son cildi indeks olmak üzere altı cilt halinde neşredilmiş (Jacut’s Geographisches Wörterbuch, I-VI, Leipzig 1866-1873; Kahire 1906; Leipzig 1924), 1965’te Tahran’da, 1994’te Frankfurt’ta aynen ve 1955-1957 yılları arasında Beyrut’ta beş cilt halinde yeniden basılmıştır. Osman Reşer, Wüstenfeld neşrinin bir indeksini hazırlamıştır (Sachindex zu Wüstenfeld’s Ausgabe von Jāqūt’s “muʿgam el-buldān”, Stuttgart 1928). Kahire’de tekrar neşredilen eser için (1323-24) Muhammed Ahmed el-Hancî, Müncemü’l-ʿumrân fi’l-müstedrek ʿalâ Muʿcemi’l-büldân adıyla iki ek cilt hazırlamıştır (Kahire 1325). Ferîd Abdülazîz el-Cündî de eseri son iki cildi indeks olmak üzere yedi cilt halinde yayımlamıştır (Beyrut 1410/1990). Hem kendi döneminde hem daha sonraki yüzyıllarda Doğu’da ve Batı’da haklı bir şöhrete kavuşan Muʿcemü’l-büldân üzerine çok sayıda çalışma yapılmıştır. Eser, İbn Abdülhak el-Bağdâdî (ö. 739/1338) tarafından sadece coğrafî bilgiler korunarak ve gerekli yerlerde düzeltmeler yapılarak Merâṣıdü’l-iṭṭılâʿ ʿalâ (fî) esmâʾi’l-emkine ve’l-biḳāʿ (nşr. Th. W. J. Juynboll, I-VI, Leiden 1850-1864; nşr. Ali Muhammed el-Bicâvî, I-III, Kahire 1373-1374; Beyrut 1992), Süyûtî tarafından Muḫtaṣaru Muʿcemi’l-büldân (Ḥüsnü’l-muḫâdara, I, 344) adıyla ihtisar edilmiştir. Friedrich Justus Heer, Muʿcemü’l-büldân’ın kaynaklarına dair Die historischen und geographischen Quellen in Jāqūt’s Geographischem Wörterbuch adıyla bir kitap yazmış (Strasburg 1898), Wadie Jwaiden eserin mukaddimesi üzerine bir doktora tezi hazırlamıştır (1959, The Introductory Chapters of Yaqut’s Muʿjam al-Buldān, Leiden). Hartwig Derenbourg, “Les croisades d’après le dictionnaire de Yakout” adıyla bir makale yazmıştır (Centenaire de L’école des langues orientales vivantes 1795-1895. Receuil de mémoires publié par les professeurs de l’école, Paris 1895, s. 71-92). Barbier de Meynard, XIII. yüzyıl İran’ının sosyokültürel tarihine dair Dictionnaire géographique adlı ansiklopedik eserinde (Paris 1861) Muʿcemü’l-büldân’ın ilgili bölümlerini esas almıştır. Otto Loth, “Die Vulkanregionen (Harra’s) von Arabien nach Jâqūt” (, XXII [1868], s. 365-382) ve Khondakar Md. Abdur Rahman “Sources of Yāqūt’s Geographical Dictionary” (The Dacca University Studies, II [Dacca 1938], s. 70-104) başlıklı makaleler kaleme almıştır. F. Wüstenfeld, “Jāqūt’s Reisen, aus seinem geographischen Wörterbuche beschrieben” adlı makalesinde (, XVIII [1864], s. 397-493) Muʿcemü’l-büldân’dan hareketle Yâkūt el-Hamevî’nin seyahatlerini anlatmıştır. Batı’da eser üzerine yapılan bazı çalışmalar Fuat Sezgin tarafından bir araya getirilerek yayımlanmıştır (Studies on Yāqūt al-Hamawī [d. 1229], I-II, Frankfurt 1994). Muʿcemü’l-büldân hakkında yapılan diğer belli başlı çalışmalar şunlardır: Abdülilâh Nebhân, Min Kitâbi Muʿcemi’l-büldân (Dımaşk 1982-1983; Filistin, Endülüs, Suriye, Lübnan ve Ürdün’le ilgili bölümlerden seçmeler); Abdülhüseyin eş-Şebüsterî, el-Aʿlâm fî Kitâbi Muʿcemi’l-büldân (Beyrut 1405/1985; 3398 kişi hakkında bilgi verir); İsmâil b. Ali el-Ekva‘, el-Büldânü’l-Yemâniyye ʿinde Yâḳūt el-Ḥamevî (Küveyt 1985; Beyrut 1408/1988); Yûsuf Ahmed Benî Yâsîn, Büldânü’l-Endelüs fî aʿmâli Yâḳūt el-Ḥamevî el-Coġrâfiyye (Ayn 1425/2004); Abdülvehhâb Muhammed Ali el-Udvânî ve Leylâ Muhammed Ali Cum‘a, “Cühûdü Yâḳūt el-Ḥamevî el-luġaviyye fî Muʿcemi’l-büldân” (Âdâbü’r-râfideyn, XXV, Musul 1993, s. 30-72); Abbas Fâzıl es-Sa‘dî, Yâḳūt el-Ḥamevî: Dirâse fi’t-türâs̱i’l-coġrâfiyyi’l-ʿArabî maʿa’t-terkîz ʿale’l-ʿIrâḳ fî Muʿcemi’l-büldân (Beyrut 1992); Muvaffak Sâlim Nûrî, Ḫıṭaṭu Baġdâd fî Muʿcemi’l-büldân li-Yâḳūt el-Ḥamevî (Bağdat 1422/2001); Ömer Es‘ad, Mecmaʿu eşʿâri Muʿcemi’l-büldân (I-II, Beyrut 1411/1991; Muʿcemü’l-büldân’da yer alan şiirler mısraların son harflerine göre alfabetik olarak sıralanmıştır); C. Halîl Mârûn, Şuʿarâʾü’l-emkine ve eşʿâruhüm fî “Muʿcemi’l-büldân” li-Yâḳūt el-Ḥamevî (I-II, Beyrut 1417/1997; 1484 şaire ait 12.000 beyit ihtiva etmektedir); Muhammed el-Amrî Ebû Abdullah, İtḥâfü’l-ḫillân bi-meʿârifi Muʿcemi’l-büldân (I-II, Beyrut 1415/1994; Muʿcemü’l-büldân’da geçen âyet ve hadislerle biyografileri verilen veya adı geçen şahıslar, râviler ve eserlere dair bir indekstir); Hasan Selim Kıroğlu, Muʿcemü’l-Büldân’ın Kaynakları (2000, yüksek lisans tezi, UÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü); Kasım Şulul, “İslâm Coğrafyacılarından Yâkūt b. Abdullah el-Hamevî’nin (ö. 626/1229) Muʿcemü’l-büldân’ına Göre Silvan (Meyyâfârikīn)” (Harran Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi Dergisi, yıl 13, sy. 19 [Şanlıurfa 2008], s. 151-162); Kadir Kan, “Ortaçağ İslâm Coğrafyacısı Yâkūt el-Hamevî’ye Göre Artuklu Şehirleri” (I. Uluslararası Artuklu Sempozyumu Bildirileri 25-26-27 Ekim 2007, ed. İbrahim Özcoşar, Mardin 2008, II, 193-200); Abdülhalik Bakır, “Yâkūt el-Hamevî’nin Antakya Şehriyle İlgili Naklettiği Bilgilerin Değerlendirilmesi” (Fırat Üniversitesi Ortadoğu Araştırmaları Dergisi, VII/1 [Elazığ 2010], s. 1-18).

2. Muʿcemü’l-üdebâʾ (İrşâdü’l-erîb ilâ maʿrifeti’l-edîb, İrşâdü’l-elibbâʾ ilâ maʿrifeti’l-üdebâʾ, Ṭabaḳātü’l-üdebâʾ). Yâkūt el-Hamevî, 594 (1198) yılında Âmid’de edip ve şair Ali b. Hasan el-Hillî ile (Şümeym el-Hillî) görüştüğünü ve bu sırada kendisinde ediplere dair bir eser yazma fikri doğduğunu söyler (Muʿcemü’l-üdebâʾ, V, 129). Müellifin edip ve şairleri çeşitli yönleriyle ele aldığını belirttiği, aslının dört büyük cilt olduğu kaydedilen eser günümüze bazı kısımları eksik olarak ulaşmıştır. Kitabın mukaddimesinde bu alanda daha önce yapılan çalışmalardan bahsedildikten sonra edebiyat ve tarih bilgisinin önemi vurgulanır. Ardından nahivcilere, lugat ve ensâb âlimlerine, şairler, kâtipler ve tarihçilere, edebiyatın çeşitli alanlarında kitap telif eden kişilere yer verilir. Yine alfabetik olarak hazırlanan eserde biyografik bilgilerin yanı sıra müelliflerin yazdıkları eserlerden de söz edilir. Yâkūt haklarında bilgi verdiği bazı kişilerle görüşmüş ve bazı anekdotlar anlatmıştır. Bu arada şairlerin şiirlerinden örnekler verilmiştir. Yâkūt el-Hamevî eserinde daha önce bu konuda yazılmış kitaplara, tanıdığı kişilerin anlatımlarına ve kendi gözlemlerine dayanmaktadır. Merzübânî’nin Muʿcemü’ş-şuʿarâʾ ve el-Muḳtebes fî aḫbâri’n-nüḥât ve’l-üdebâʾ ve’ş-şuʿarâʾ ve’l-ʿulemâʾ, Ebû Saîd es-Sîrâfî’nin Aḫbârü’n-naḥviyyîne’l-Baṣriyyîn (Aḫbârü’n-nüḥât), Kemâleddin el-Enbârî’nin Nüzhetü’l-elibbâʾ fî ṭabaḳāti’l-üdebâʾ, Abdülkerîm b. Muhammed es-Sem‘ânî’nin el-Ensâb, Hatîb el-Bağdâdî’nin Târîḫu Baġdâd, İbn Cinnî’nin el-Ḫaṣâʾiṣ ve İbnü’n-Nedîm’in el-Fihrist adlı eserleri Muʿcemü’l-üdebâʾın kaynaklarından bazılarıdır. Müellifin, kendisine ait Muʿcemü’ş-şuʿarâʾ adlı eseri başta olmak üzere günümüze ulaşmayan birçok eserden söz edip alıntılar yapmış olması kitabın kıymetini arttırmaktadır. Yâkūt el-Hamevî bu eserinde kendi biyografisine de yer vermiş, ancak bu kısım zamanımıza intikal etmemiştir (Süyûtî, I, 336; Interpreting the Self, s. 265). Müellif bu eserinde kendi şiirlerini de kaydetmiştir. Safedî el-Vâfî bi’l-Vefeyât’ında, Süyûtî Naẓmü’l-ʿiḳyân, Ḥüsnü’l-muḥâḍara ve Buġyetü’l-vuʿât’ında, Taşköprizâde Miftâḥu’s-saʿâde’sinde, İbnü’l-İmâd Şeẕerâtü’ẕ-ẕeheb’inde, Abdülkādir el-Bağdâdî Ḫizânetü’l-edeb’inde Muʿcemü’l-üdebâʾdan yararlanmıştır. Eseri David Samuel Margoliouth yedi cilt halinde neşretmiştir (Leiden-London 1907-1927; 1923-1931; Bağdat 1964). Daha sonra muhtelif baskıları yapılmıştır (nşr. Ahmed Ferîd er-Rifâî, I-XX, Kahire 1355-1357; Beyrut 1400/1980; nşr. İhsan Abbas, I-VII, Beyrut 1993; nşr. Ömer Fârûk et-Tabbâ‘, I-VII, Beyrut 1420/1999). Ahmed Şemseddin eserin indeksini hazırlamıştır (Fehârisü Muʿcemi’l-üdebâʾ, Beyrut 1993). Gotthelf Bergsträsser Muʿcemü’l-üdebâʾın kaynakları hakkında bir makale yazmış (“Die Quellen von Jākūt’s Iršād”, , XLV [1911], s. 797-811), Mustafa Cevâd, Muʿcemü’l-büldân’dan alıntı yapan eserlerden hareketle kayıp kısımlarını tamamlamaya çalışmış (“ed-Dâʾiʿ min Muʿcemi’l-üdebâʾ”, , VI [1959], s. 101-173; VII [1960], s. 256-302), Şâkir el-Fahhâm, eserin D. S. Margoliouth ve İhsan Abbas neşirlerini değerlendiren bir makale yazmıştır (“Naẓra fî ṭabaʿâti ‘Muʿcemi’l-üdebâʾ’ li-Yâḳūt el-Ḥamevî”, el-Akademiyye, XVII [Rabat 2000], s. 129-172).

3. Muʿcemü (Aḫbârü)’ş-Şuʿarâʾ. Yâkūt el-Hamevî’nin Muʿcemü’l-üdebâʾdan önce telif ettiği bu eser (Muʿcemü’l-üdebâʾ, I, 5-6) günümüze ulaşmamıştır. Bu eserde önceki şairlerin yanı sıra müellifin bizzat görüp tanıdığı şairlerin de konu edildiği ve şiirlerinden örnekler verildiği kaydedilmektedir. Eserin kaynakları arasında Ebü’l-Ferec el-İsfahânî’nin el-Eġānî, İbn Sellâm el-Cumahî’nin Ṭabaḳātü fuḥûli’ş-şuʿarâʾ, İbn Kuteybe’nin eş-Şiʿr ve’ş-şuʿarâʾ, Merzübânî’nin el-Muḳtebes fî aḫbâri’n-nüḥât ve’l-üdebâʾ ve’ş-şuʿarâʾ ve’l-ʿulemâʾ ve İbnü’l-Mu‘tezz’in Ṭabaḳātü’ş-şuʿarâʾ adlı eserleri sayılabilir.

4. el-Müşterik vażʿan ve’l-müfteriḳ (muḫtelif) suḳʿan. İki veya daha fazla yere delâlet eden, ancak aynı yazılan isimlere dair bir eserdir. Yâkūt el-Hamevî, 623 (1226) yılında yazdığı bu eserine ölümüne kadar ilâveler yapmış ve tashihlerde bulunmuş, alfabetik olan eserin telifinde Muʿcemü’l-büldân esas alınmıştır. F. Wüstenfeld tarafından 1846 yılında Göttingen’de neşredilen eserin 1963’te Bağdat’ta, 1994’te de Frankfurt’ta tıpkıbasımı yapılmıştır.

5. el-Muḳteḍab fi’n-neseb (Kitâbü’l-Ensâb). Hişâm b. Muhammed el-Kelbî’nin Cemheretü’n-neseb adlı eserinin muhtasarı olup Nâcî Hasan tarafından el-Muḳteḍab min Kitâbi Cemhereti’n-neseb adıyla yayımlanmıştır (Beyrut 1987).

Yâkūt el-Hamevî’nin günümüze ulaşmayan eserleri arasında şunlar zikredilebilir: el-Mebdeʾ ve’l-meʾâl fi’t-târîḫ, Muḫtaṣaru Târîḫi Baġdâd, Kitâbü’d-Düvel, Mecmûʿu kelâmi Ebî ʿAlî el-Fârisî, Kitâbü’l-Ebniye, Evzânü’l-esmâʾ ve’l-efʿâli’l-hâṣıra li-kelâmi’l-ʿArab, er-Red ʿalâ İbn Cinnî (ʿinde kelâmihî fi’l-hemze ve’l-elif min kitâbi Sırri’ṣ-ṣınâʿa), Aḫbârü’l-Mütenebbî, ʿUnvânü Kitâbi’l-Eġānî, Żarûretü’ş-şiʿr.


BİBLİYOGRAFYA

, IV, 479, 529; ayrıca bk. neşredenin girişi, I, 3-16, 25.

a.mlf., Muʿcemü’l-üdebâʾ (nşr. D. S. Margoliouth), London 1907-11, I, 5-6; V, 129.

İbnü’l-Müstevfî, Târîḫu İrbil (nşr. Sâmî es-Sakkār), Bağdad 1980, I, 319-324.

, IV, 80-98.

İbnü’ş-Şa‘‘âr, Ḳalâʾidü’l-cümân fî ferâʾidi şuʿarâʾi hâẕe’z-zamân (nşr. Kâmil Selmân el-Cübûrî), Beyrut 1426/2005, VII, 197-202.

, III, 249-250.

, VI, 127-139.

, XXII, 312-313.

Ahmed b. Aybek ed-Dimyâtî, el-Müstefâd min Ẕeyli Târîḫi Baġdâd (nşr. Mustafa Abdülkādir Atâ), Beyrut 1417/1997, s. 192-193.

Safedî, el-Vâfî (nşr. Velîd b. Müslim – Ya‘kūb b. Yezîd et-Temmâr), Beyrut 1425/2004, XXVIII, 45-49.

, IV, 59-63.

, I, 336, 344.

, I, 64; II, 1734-1735.

, V, 121-122.

M. Râgıb et-Tabbâh, İʿlâmü’n-nübelâʾ bi-târîḫi Ḥalebi’ş-şehbâʾ, Halep 1343/1925, IV, 369-372.

, I, 630-632;  Suppl., I, 880.

Abbas el-Azzâvî, et-Taʿrîf bi’l-müʾerriḫîn fî ʿahdi’l-Moġūl ve’t-Türkmân, Bağdad 1376/1957, I, 10-15.

, III, 96-98.

I. Krachkovsky, Târîḫu’l-edebi’l-coġrâfiyyi’l-ʿArabî (trc. Selâhaddin Osman Hâşim), Kahire 1963, I, 335-344.

R. Sellheim, “Neue Materialien zur Biographie des Yāqūt”, Schriften und Bilder Drei Orientalistiche Untersuchungen (ed. K. L. Janert v.dğr.), Wiesbaden 1967, s. 87-118.

, XV/2, s. 31-39.

F. Rosenthal, A History of Muslim Historiography, Leiden 1968, bk. İndeks.

Ebü’l-Fütûh Muhammed et-Tevânisî, Yâḳūt el-Ḥamevî: el-Coġrâfî er-raḥḥâle el-edîb, Kahire 1971.

Fâtıma Hüdâ Necâ, el-Ġurer fî siyeri’l-müʾerriḫîn ve aḫbârihim, Beyrut 1985, s. 287-342.

Abdurrahman Hamîde, Aʿlâmü coġrâfiyyîne’l-ʿArab ve muḳteṭafât min âs̱ârihim, Dımaşk 1416/1995, s. 447-457.

Ilias Fernini, A Bibliography of Scholars in Medieval Islam: 150-1000 A. H. (750-1600 A. D.), Abu Dhabi 1998, s. 484-488.

Ramazan Şeşen, Müslümanlarda Tarih-Coğrafya Yazıcılığı, İstanbul 1998, s. 46, 135-136.

Interpreting the Self: Autobiography in the Arabic Literary Tradition (ed. Dwight F. Reynolds), Berkeley 2001, s. 53-54, 65, 67, 265.

Fuâd Kındîl, Edebü’r-riḥle fi’t-türâs̱i’l-ʿArabî, Kahire 1423/2002, s. 434-450.

Ahmed Ramazan Ahmed, er-Riḥle ve’r-raḥḥâletü’l-müslimûn, Cidde, ts. (Dârü’l-beyâni’l-Arabî), s. 177-188.

Yûsuf Ahmed Benî Yâsîn, Büldânü’l-Endelüs fî aʿmâli Yâḳūt el-Ḥamevî el-coġrâfiyye, Ayn 1425/2004, s. 45-77.

Abdülmuîn el-Mellûhî, “el-Fikrü’l-ʿilmî ʿinde Yâḳūt el-Ḥamevî fî Muʿcemi’l-büldân”, , XLVI/2 (1971), s. 339-379.

R. M. N. İ. İlâhî, “Yâḳūt el-Ḥamevî el-Baġdâdî: Ḥayâtühû ve müʾellefâtüh” (trc. Yûsuf Dâvûd Abdülkādir), el-Mevrid, VII/1, Bağdad 1978, s. 11-52.

Nâciye Mürrânî, “Muʿcemü’l-büldân li-Yâḳūt el-Ḥamevî: Taḥlîl ve taḳvîm”, a.e., VII/3 (1978), s. 109-116.

İhsan Sıdkī el-Amd, “Ḳırâʾe s̱âniye fî Muʿcemi’l-büldân li-Yâḳūt el-Ḥamevî”, ʿÂlemü’l-fikr, XIV/2, Küveyt 1983, s. 263-302.

İbrâhim es-Sâmerrâî, “Maʿa Yâḳūt fî muʿcemâtih”, el-Meşriḳ, LXXIII/1 (1999), s. 159-183.

Şâkir el-Fahhâm, “Naẓra fî ṭabaʿâti Muʿcemi’l-üdebâʾ li-Yâḳūt el-Ḥamevî”, el-Akademiyye, sy. 17, Rabat 2000, s. 129-172.

M. Faruk Toprak, “Yâkût el-Hamevî’nin Mu‘cemü’l-büldân Adlı Eserine Eleştirel Bir Bakış”, EKEV Akademi Dergisi, VIII/21, Ankara 2004, s. 173-181.

R. Blachère, “Yakût Rûmî”, , XIII, 357-358.

Cl. Gilliot, “Yāḳūt al-Rūmī”, , XI, 264-266.

İbrâhim el-Ebyârî, “Muʿcemü’l-üdebâʾ li-Yâḳūt el-Ḥamevî”, , I, 533-549.

Mahmûd Fehmî Hicâzî, “el-Ḥamevî, Ebû ʿAbdillâh Yâḳūt b. ʿAbdillâh”, , VII, 277-282.

Bu madde ilk olarak 2013 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 43. cildinde, 288-291 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.