SEM‘ÂNÎ, Abdürrahîm b. Abdülkerîm

عبد الرحيم بن عبد الكريم السمعاني
SEM‘ÂNÎ, Abdürrahîm b. Abdülkerîm
Müellif: MEHMET EFENDİOĞLU
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 2009
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 03.04.2020
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/semani-abdurrahim-b-abdulkerim
MEHMET EFENDİOĞLU, "SEM‘ÂNÎ, Abdürrahîm b. Abdülkerîm", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/semani-abdurrahim-b-abdulkerim (03.04.2020).
Kopyalama metni
17 Zilkade 537’de (3 Haziran 1143) Nîşâbur’da dünyaya geldi. Merv’de doğduğuna dair bilgiler isabetli bulunmamıştır. Babası, yetiştirdiği âlimlerle meşhur Sem‘ânî ailesinin en tanınmış ismi olan Ebû Sa‘d es-Sem‘ânî’dir. Arap asıllı Temîm kabilesine mensup olduğu için Temîmî, Merv’de yaşadığı ve burada vefat ettiği için Mervezî nisbeleriyle de anılmıştır. 540-546 (1145-1151) yılları arasında Nîşâbur, Herat, Belh ve Nesâ’ya ilmî seyahate çıkan babası henüz üç yaşında olan Abdürrahîm’i de beraberinde götürdü. Abdürrahîm’in ilk hadis hocası Ebû Temmâm Ahmed b. Ebü’l-İz en-Nîsâbûrî’dir. Babası altı yıl süren bu seyahati sonunda Merv’e dönünce Abdürrahîm burada başta babası olmak üzere birçok kimseden hadis yanında fıkıh ve edebiyat okudu. 549-552 (1154-1157) yıllarında Mâverâünnehir taraflarına yeni bir seyahate çıkan babasına o da eşlik etti. Semerkant, Buhara ve Nesef çevrelerinde yaşayan âlimlerin meclislerine katılarak Hüseyin b. Ali eş-Şehhâmî, Muhammed b. İsmâil el-Mukrî el-Müezzin, zâhid Muhammed b. Abdurrahman el-Küşmîhenî, Muhammed b. Ebû Bekir es-Sincî, Abdullah b. Muhammed el-Furâvî, Abdülhâliḳ b. Zâhir eş-Şehhâmî, zâhid Ömer b. Ahmed İbnü’s-Saffâr, Ebü’l-Vakt ve Abdülvehhâb b. Hasan el-Kirmânî gibi şahsiyetlerden faydalandı. Küçük yaşına rağmen bu hocalardan Buhârî ve Müslim ile Tirmizî’nin el-Câmiʿu’ṣ-ṣaḥîḥ, Ebû Dâvûd ve Nesâî’nin es-Sünen, Ebû Avâne el-İsferâyînî, Heysem b. Küleyb eş-Şâşî ve Muhammed b. İshak es-Serrâc’ın el-Müsned, Fesevî’nin el-Maʿrife ve’t-târîḫ, Ebû Nuaym el-İsfahânî’nin Ḥilyetü’l-evliyâʾ adlı kitaplarını okudu.

Babasının vefatından (562/1166) sonra Merv’e yerleşen Abdürrahîm es-Sem‘ânî, Amîdiye Medresesi’nde ders okutmaya başladı. 575’te (1179), bazı kaynaklara göre ise 576 veya 577’de hacca gitti. Dönüşte Bağdat’a uğradı ve burada bir süre ders okuttu. Daha sonra şöhreti yayılınca ilminden istifade etmek için İslâm dünyasının uzak yerlerinden birçok kişi Merv’e gelmeye başladı. Talebeleri arasında Hâzimî, Yâkūt el-Hamevî, Ebû Abdullah Zekiyyüddin Muhammed b. Yûsuf el-Birzâlî, İbnü’s-Salâh eş-Şehrezûrî, Ziyâeddin el-Makdisî, İbnü’n-Neccâr el-Bağdâdî, Şerefeddin Muhammed b. Abdullah el-Mürsî gibi isimler bulunmaktadır. Sem‘ânî ailesinin son halkası olan Abdürrahîm es-Sem‘ânî, Zehebî’nin kaydettiğine göre 617 yılı sonunda (1220) veya 618 yılı başında (1221) Moğollar’ın Merv’i istilâsı esnasında idam edildi (el-ʿİber, III, 174). Onun 614 (1217), 615 ve 616 tarihlerinde öldüğü de zikredilmiştir.

Faziletli ve güzel ahlâk sahibi bir kişi olarak nitelendirilen Abdürrahîm es-Sem‘ânî imam, allâm, muhaddis gibi ifadelerle övülmüştür. Zehebî ondan “Horasan bölgesinin müsnidi” (a.g.e., a.y.) ve “Merv’in müftüsü” (Teẕkiretü’l-ḥuffâẓ, IV, 1316) diye bahsetmektedir. Mezhepleri ve özellikle Şâfiî mezhebini iyi bilir, Merv’de en büyük Şâfiî âlimi sayılırdı. Pek çok talebe yetiştirdiği halde bir kırk hadis derlemesi dışında (İsnevî, II, 62) eser yazmadığı anlaşılmaktadır. Bazı müellifler tarafından kendisine nisbet edilen kitaplar aslında onun telifi olmayıp babası tarafından kendisi adına kaleme alınmıştır. Bunlardan biri Muʿcemü’ş-şüyûḫ olup çocukluğunda babasıyla çıktığı ilmî seyahatlerde görüştüğü ve kendilerinden istifade ettiği hocalarını tanıtmaktadır (İbnü’d-Dübeysî, IV, 93). Diğeri ise babasının kendi hocası Muhammed b. Fazl el-Furâvî’den âlî isnadla naklettiği hadisleri oğlu için derlemek suretiyle meydana getirdiği el-ʿAvâlî min mesmûʿâti’l-Furâvî’dir (Keşfü’ẓ-ẓunûn, II, 1179). Sem‘ânî’nin öğrencilik yıllarında okuduğu kitapların da babası tarafından bir cüzde toplandığı nakledilir (İbn Nukta, s. 359). İbnü’n-Neccâr el-Bağdâdî, Abdürrahîm es-Sem‘ânî’nin kendilerinden icâzet almadığı ve semâ kayıtlarında isminin bulunmadığı bazı hocalara talebelik etmiş gibi kendi adını bunlara ilâve ettiğini, hocalardan duymadığı bazı hususları duymuş gibi naklettiğini, bundan dolayı babasının ve güvenilir muhaddislerin hattıyla yazılan eserlerden aktardıklarının doğru olduğunu, fakat kendi eliyle yazdıklarına güvenilemeyeceğini söylemiş, ancak İbn Hacer el-Askalânî, adaleti ve güvenilirliği herkes tarafından kabul edilen Abdürrahîm’in bu şekilde itham edilemeyeceğini, ismini ilâve ettiği semâ kaydında yer alması gerektiği halde isminin yazılmamış olmasının da muhtemel bulunduğunu belirterek onu savunmuştur (Lisânü’l-Mîzân, IV, 6-7).

BİBLİYOGRAFYA
İbn Nukta, et-Taḳyîd li-maʿrifeti ruvâti’s-sünen ve’l-mesânîd (nşr. Kemâl Yûsuf el-Hût), Beyrut 1408/1988, s. 358-359; İbnü’d-Dübeysî, Ẕeylü Târîḫi Medîneti’s-selâm (nşr. Beşşâr Avvâd Ma‘rûf), Beyrut 1427/2006, IV, 92-93; İbn Hallikân, Vefeyât, III, 212; Zehebî, Teẕkiretü’l-ḥuffâẓ, IV, 1316; a.mlf., Aʿlâmü’n-nübelâʾ, XXII, 107-109; a.mlf., el-ʿİber, III, 174; a.mlf., Mîzânü’l-iʿtidâl, II, 606; Ahmed b. Aybek ed-Dimyâtî, el-Müstefâd min Ẕeyli Târîḫi Baġdâd (nşr. M. Mevlûd Halef), Beyrut 1406/1986, s. 287-289; İsnevî, Ṭabaḳātü’ş-Şâfiʿiyye, II, 62-63; İbn Hacer el-Askalânî, Lisânü’l-Mîzân, Beyrut 1390/1971, IV, 6-7; Keşfü’ẓ-ẓunûn, II, 1179; Hediyyetü’l-ʿârifîn, I, 560; Münîre Nâcî Sâlim, “el-Beytü’s-Semʿânî mine’l-büyûtâti’l-ʿArabiyye bi-Ḫorâsân”, el-Mevrid, V/4, Bağdad 1397/1976, s. 29-58; Muhammed b. Süleyman b. Sâlih er-Râcihî, “Cühûdü’s-Semʿâniyyîn fî meyâdîni’l-ḥayâti’l-ʿilmiyye fi’l-meşriḳı’l-İslâmî (400-618/1009-1221)”, Mecelletü Câmiʿati’l-İmâm Muḥammed b. Suʿûd el-İslâmiyye, sy. 34, Riyad 1422/2001, s. 629-732.

Mehmet Efendioğlu
Bu madde ilk olarak 2009 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 36. cildinde, 462-463 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.