AHMED EFENDİ, Mutafzâde

Müellif:
AHMED EFENDİ, Mutafzâde
Müellif: NURİ ÖZCAN
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 1989
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 22.10.2019
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/ahmed-efendi-mutafzade
NURİ ÖZCAN, "AHMED EFENDİ, Mutafzâde", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/ahmed-efendi-mutafzade (22.10.2019).
Kopyalama metni
Hayatı hakkında fazla bilgi yoktur. Tahsilini İstanbul medreselerinde yaptıktan sonra kadı nâibi olarak çeşitli yerlerde, bir müddet de Gelibolu’da bulundu. Hayatının büyük bir kısmını Üsküdar Bulgurlu’daki köşkünde geçirdi. Sünbüliyye tarikatına intisap ederek Koca Mustafa Paşa Hankahı’nda uzun yıllar zâkirlik yaptı. Yenikapı Mevlevîhânesi şeyhi Osman Selâhaddin Dede’ye de intisabı bulunan Ahmed Efendi, 1846’da mûsikideki hocası Hammâmîzâde İsmâil Dede Efendi ile birlikte hacca gitti. 1868’de Mısır mevleviyetine tayin edildi (bu tayin için Yûsuf Kâmil Paşa’nın Mısır hidivi İsmâil Paşa’ya yazdığı tavsiyenâmenin sûreti için bk. İbnülemin, s. 32-33). Bu göreve tayininden ölümüne kadar geçen zaman içerisindeki hayatıyla ilgili herhangi bir bilgi bulunmamaktadır. 13 Aralık 1883’te İstanbul’da vefat etti.

İlmiye sınıfının önde gelenleri arasında yer alan Ahmed Efendi, bir süre Sadrazam Âlî Paşa’nın imamlığını yapmış, ancak asıl şöhretini dinî besteleri ve bu sahadaki icracılığı ile kazanmıştır. Zâkirliği sırasında bilhassa okuduğu durak* ve mersiyelerle şöhret bulmuştur. Mûsikideki hocası İsmâil Dede Efendi’nin en seçkin ve sadık talebelerindendi. Hac yolculuğunda hocasını yalnız bırakmamış, onun Mina’da vefatı sırasında da yanında bulunmuştu. Çok kuvvetli bir hâfızaya sahip olan Ahmed Efendi, Dede Efendi’nin meşkettiği bütün eserleri öğrenmiş ve talebelerine de öğretmiştir. Ayrıca Nâyî Osman Dede’nin bestelediği mi‘râciyye*nin nevâ bahri ile mevlid bestelerinin unutulmak üzere olduğunu görüp dileyenlere bu eserleri öğretmek istemiş, ancak kimse buna iltifat etmediğinden Türk dinî mûsikisinin bu eşsiz eserleri bugün unutulmuştur. Yetiştirdiği talebeler arasında, Said Paşa imamı diye meşhur olan mevlidhan Hasan Rızâ Efendi (ö. 1890), mersiyehan Hüseyin Tevfik Efendi (ö. 1906), Şeyh Hüseyin Fahreddin Dede (ö. 1911) ve Şeyh Said Özok (ö. 1945) en tanınmışlarıdır. Bestelediği eserlerden günümüze sadece iki ilâhi ve bir şarkı ulaşmıştır.

BİBLİYOGRAFYA
Rauf Yekta, “Şeyh Hüseyin Fahreddin Dede”, 1328 Mâlî Senesine Mahsus Musavver Nevsâl-i Osmânî, İstanbul 1328-30, s. 282; a.mlf., Esâtîz-i Elhân: III, Dede Efendi, İstanbul 1924, s. 166; Mehmed Ziyâ, Yenikapı Mevlevîhânesi, İstanbul 1329, s. 195; Ergun, Antoloji, II, 441; İbnülemin, Hoş Sadâ, s. 31-33; Şengel, İlâhiler, I, 155-156; Yılmaz Öztuna, Dede Efendi, İstanbul 1987.
Bu madde ilk olarak 1989 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 2. cildinde, 60-61 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.