BÂBERTÎ

البابرتي
Müellif:
BÂBERTÎ
Müellif: ARİF AYTEKİN
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 1991
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 18.11.2019
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/baberti
ARİF AYTEKİN, "BÂBERTÎ", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/baberti (18.11.2019).
Kopyalama metni
710’dan (1310) sonra doğdu. Memleketi olan Bayburt’a (Arapça kaynaklarda Bâbirt) nisbetle Bâbertî, Anadolu’ya nisbetle Rûmî, Mısır’da (Kahire) vefat etmiş olması sebebiyle de Mısrî nisbeleriyle anılmaktadır. Süyûtî ve ondan nakilde bulunan Şah Veliyyullah ed-Dihlevî ile Leknevî gibi âlimlerin onu Bağdat yakınlarındaki Bâbertâ köyüne nisbet etmeleri, buradan yetişen âlimlerin de Bâbertî nisbesiyle anılmış olmalarından kaynaklanmaktadır. Rûmî nisbesi de onun Bâbertâ’ya değil Bayburt’a nisbet edilmesi gerektiğini teyit etmektedir.

Tahsil hayatına Anadolu’da başlayan Bâbertî daha sonra Halep’e, oradan (740’tan [1339] sonra) Kahire’ye giderek Kâkî, Ebû Hayyân el-Endelüsî, Mahmûd b. Abdurrahman el-İsfahânî ve İbn Kudâme el-Makdisî gibi meşhur âlimlerden ders okudu. Fıkıh ilminde hocası olan Kâkî kanalıyla Ebû Yûsuf’a kadar uzanan bir zincir içinde yer almaktadır.

Fıkıh, hadis, kelâm ilimlerine, ayrıca Arap dili ve edebiyatına bu alanlarda eser verecek kadar vâkıf olan Bâbertî, aralarında Seyyid Şerif el-Cürcânî, Molla Fenârî ve Bedreddin Simâvî gibi tanınmış âlimlerin de bulunduğu birçok talebe yetiştirmiştir. Hanefî mezhebinin muhakkik âlimleri arasında önemli bir yere sahip bulunan ve kaleme aldığı beş ayrı risâlede bu mezhebin tercih ve taklit edilmesi gereğini savunan Bâbertî (Şerḥu ʿAḳıdeti Ehli’s-sünne ve’l-cemâʿa, s. 17), aynı zamanda Mâtürîdî itikad ekolünün de güçlü muhakkik ve şârihlerinden biridir.

Kendisine defalarca yapılan kadılık tekliflerini reddetmesine rağmen devlet yöneticileriyle iyi ilişkiler kurmuş, Sultan Berkuk ve Emîr Şeyhû’dan büyük saygı görmüştür. Nitekim Emîr Şeyhû tarafından, yaptırdığı hankahın (Şeyhûniyye) meşihatlığına getirilmiş ve ömrünün sonuna kadar burada öğretim faaliyetleriyle meşgul olmuştur. 19 Ramazan 786’da (4 Kasım 1384) öldüğünde de bu hankaha defnedilmiştir. Bununla birlikte Bayburt yöresi halkı kabrinin Aşağıkırzı (Bayburt) köyünde olduğuna inanmaktadır.

Eserleri. Bâbertî’nin kırkı aşkın eseri bulunmaktadır. Bunlardan yayımlananlar şunlardır: 1. el-ʿİnâye. Mergīnânî’nin meşhur eseri el-Hidâye’nin önemli şerhlerinden biri olup başta Siğnâkī’nin en-Nihâye’si olmak üzere çeşitli el-Hidâye şerhlerinden faydalanılarak hazırlanmıştır. Dil, gramer ve fıkıh usulü yönünden tahlillerin yapıldığı, delillerin değerlendirildiği eserde yer yer diğer şârihler tenkit edilmiştir. Şerhte zaman zaman diğer mezheplerin görüşlerine temas edildiği gibi Ebû Hanîfe ve talebelerinin ictihad ve delilleri değerlendirilirken sonraki Hanefî âlimlerin tercihlerine de yer verilmektedir. Sâdî Çelebi ve Muhammed b. İbrâhim ed-Dürûrî’ye ait iki hâşiyesi bulunan eserin çeşitli baskıları yapılmıştır (Kalküta 1831, 1837, 1840; Bulak 1315-1318; Kahire 1356 [İbnü’l-Hümâm’ın Fetḥu’l-ḳadîr’i, Kurlânî’nin el-Kifâye’si, Sâdî Çelebî’nin hâşiyesi ve Ahmed Şemseddin Kadızâde’nin Fetḥu’l-ḳadîr tekmilesi Netâʾicü’l-efkâr ile birlikte sekiz cilt halinde]; Kahire 1319 [aynı eserlerle birlikte dokuz cilt halinde]; Kahire 1970 [Fetḥu’l-ḳadîr, Sâdî Çelebî hâşiyesi ve Kadızâde tekmilesi ile birlikte on cilt halinde]). 2. Şerḥu ʿAḳīdeti Ehli’s-sünne ve’l-cemâʿa. Tahâvî’nin el-ʿAḳīdetü’ṭ-Ṭaḥâviyye diye de meşhur olan ʿAḳīdetü Ehli’s-sünne ve’l-cemâʿa adlı eserinin şerhi olup kelâm ve akaidle ilgili dokuz telifinden en önemlisidir. Eser Arif Aytekin tarafından neşredilmiştir (Küveyt 1409/1989). 3. Şerḥu’t-Telḫîṣ. Ebû Ya‘kūb es-Sekkâkî’nin belâgatla ilgili meşhur eseri Miftâḥu’l-ʿulûm’a Hatîb el-Kazvînî’nin yaptığı Telḫîṣü’l-Miftâḥ adlı hulâsa ve şerhin şerhidir (nşr. M. Mustafa Ramazan, Trablus 1983). 4. Şerḥu Vaṣıyyeti’l-İmâmi’l-Aʿẓam. Ebû Hanîfe’ye ait el-Vaṣıyye adlı risâlenin şerhidir (İstanbul 1289).

Bunlardan başka fıkıh, usûl-i fıkıh, hadis, tefsir ve kelâmla ilgili önemli bazı eserleri de şunlardır: Şerḥu Telḫîṣi’l-Câmiʿi’l-kebîr; Telḫîṣü’t-Telḫîṣ; Şerḥu’s-Sirâciyye; et-Taḳrîr ʿalâ Uṣûli’l-Pezdevî; en-Nuḳūd ve’r-rüdûd fî şerḥi Müntehe’s-sûl ve’l-emel fî ʿilmeyi’l-uṣûl ve’l-cedel; Şerḥu Menâri’l-envâr; Tuḥfetü’l-ebrâr fî şerḥi Meşâriḳi’l-envâr fi’l-cemʿ beyne’ṣ-Ṣaḥîḥayn; Ḥâşiyetü’l-Keşşâf; el-İrşâd fî şerḥi’l-Fıḳhi’l-ekber; Şerḥu ʿUmdeti’l-ʿaḳāʾid li’n-Nesefî; el-Maḳṣad fi’l-kelâm (bu eserlerin yazmaları için bk. Brockelmann, GAL, I, 443, 460, 466-467; II, 97, 250; Suppl., I, 285, 287, 508, 538, 637; II, 89-90; Sezgin, I, 138, 411, 412, 417, 427, 442; Bâbertî, Şerḥu ʿAḳīdeti Ehli’s-sünne ve’l-cemâʿa, s. 15-17).

BİBLİYOGRAFYA
Bâbertî, el-İnâye (İbnü’l-Hümâm, Fetḥu’l-ḳadîr içinde), Kahire 1389/1970, I, 5-6; a.mlf., Şerḥu ʿAḳīdeti Ehli’s-sünne ve’l-cemâʿa (nşr. Arif Aytekin), Küveyt 1409/1989, s. 11-18; Sem‘ânî, el-Ensâb, II, 9; Yâkūt, Muʿcemü’l-büldân, I, 307; İbnü’l-Esîr, el-Lübâb, I, 99; Makrîzî, el-Ḫıṭaṭ, II, 421; İbn Hacer, ed-Dürerü’l-kâmine, IV, 250-251; a.mlf., İnbâʾü’l-ġumr, II, 179-181; İbn Tağrîberdî, en-Nücûmü’z-zâhire, X, 304; XI, 302-303; İbn Kutluboğa, Tâcü’t-terâcim, Bağdad 1962, s. 66; Süyûtî, Buġyetü’l-vuʿât, I, 239-240; Taşköprizâde, Miftâḥu’s-saʿâde, II, 269-270; Keşfü’ẓ-ẓunûn, II, 2035; İbnü’l-İmâd, Şeẕerât, VI, 293-294; Leknevî, el-Fevâʾidü’l-behiyye, s. 127, 195-198; Osmanlı Müellifleri, I, 221-222; Serkîs, Muʿcem, I, 503-504; Brockelmann, GAL, I, 443, 460, 466-467; II, 97, 250; Suppl., I, 285, 287, 508, 538, 637; II, 89-90; Sezgin, GAS, I, 138, 411, 412, 417, 427, 442; Hediyyetü’l-ʿârifîn, I, 171; Ziriklî, el-Aʿlâm, VII, 271; Kehhâle, Muʿcemü’l-müʾellifîn, XI, 298-299.
Bu madde ilk olarak 1991 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 4. cildinde, 377-378 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.