DÜRRÎZÂDE MEHMED ÂRİF EFENDİ

Müellif:
DÜRRÎZÂDE MEHMED ÂRİF EFENDİ
Müellif: MEHMET İPŞİRLİ
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 1994
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 24.07.2019
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/durrizade-mehmed-arif-efendi
MEHMET İPŞİRLİ, "DÜRRÎZÂDE MEHMED ÂRİF EFENDİ", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/durrizade-mehmed-arif-efendi (24.07.2019).
Kopyalama metni

İstanbul’da doğdu. Şeyhülislâm Dürrîzâde Mustafa Efendi’nin oğludur. Küçük yaşta babasından ve çevresindeki âlimlerden ilim tahsiline başladı. 1754’te hâriç derecesiyle icâzet aldı. Bazı medreselerde müderrislik yaptıktan sonra 1766-1767’de Yenişehir, 1774’te Mekke kadılığı pâyesiyle Bursa, 1780’de İstanbul kadısı, 1782’de nakîbüleşraf oldu. Dürrîzâde ailesinden ilk nakîbüleşraf olan Ârif Efendi’dir. Anadolu kazaskerliği pâyesini aldıktan sonra 1783’te bilfiil Anadolu, 1784’te ise Rumeli kazaskerliğine getirildi. Şeyhülislâm Arapzâde Atâullah Efendi’nin ölümü üzerine 23 Ağustos 1785 tarihinde şeyhülislâm oldu. Beş buçuk ay görev yaptıktan sonra 10 Şubat 1786’da sebepsiz olarak azledildi. 1789’da şeyhülislâm olan Hamîdîzâde Mustafa Efendi, o sırada ulemâ arasındaki bazı anlaşmazlıkları ileri sürerek onların İstanbul dışına gönderilmesi hususunda III. Selim’den aldığı yetkiyle eski şeyhülislâmlardan Dürrîzâde Ârif, Müftîzâde Ahmed ve Mehmed Kâmil efendileri arpalıkları olan Kütahya, Ankara ve Keşan’a gönderdi. Bu arada hacca giden Dürrîzâde Tâif’te oturmaya mecbur edildiyse de daha sonra arpalığı olan Kütahya’ya dönmesine izin verildi. Ancak 1791’de Mekkî Mehmed Efendi’nin şeyhülislâmlığı sırasında İstanbul’a döndü, hemen ardından da onun azli üzerine 12 Temmuz 1792’de III. Selim tarafından ikinci defa şeyhülislâmlığa getirildi. Ârif Efendi göreve başladıktan sonra ilk iş olarak rakibi Hamîdîzâde’yi Manisa’da oturmaya mecbur etti. Ayrıca onun çeşitli yerlere gönderdiği diğer ulemânın İstanbul’a dönmesini sağladı. Bundan başka kadılık nizamı ile ilgili bir metin hazırlayarak bunun uygulanması için III. Selim’den bir hatt-ı hümâyun aldı. Bu metinde kadıların alacağı harçlar belirleniyor, ileri gelen ilmiye mensuplarından her birinin ne kadar mülâzım vereceği tesbit ediliyordu. Ayrıca mesleğin itibarının korunması ve kimseye iltimasla görev verilmemesi isteniyordu.

Dürrîzâde altı yıldan fazla süren bu ikinci şeyhülislâmlığından, Pazvandoğlu Osman Ağa’nın Rumeli’de bazı kaleleri ele geçirip halka eziyet etmesi, ayrıca Fransızlar’ın Mısır’ı işgali gibi olaylarda kusurlu görülen Sadrazam İzzet Mehmed Paşa ile birlikte azledildi (30 Ağustos 1798). Bir süre Bursa’da oturdu, İstanbul’a dönmesine izin verildikten sonra 20 Cemâziyelevvel 1215’te (9 Ekim 1800) vefat etti. Mezarı Eğrikapı’dadır. Kaynaklarda son derece nazik ve hayır sever bir kimse olarak nitelendirilen Mehmed Ârif Efendi, dönemindeki ıslahat ve yenileşme hareketlerinin önemine ve gereğine inanmıştı. Halk tarafından çok sevildiği gibi yenilik taraftarı olması dolayısıyla III. Selim’in de takdirini kazanmıştı. Dürrîzâde Ârif Efendi’nin Netîcetü’l-fetâvâ* adlı eseri meşhur olup basılmıştır (İstanbul 1237, 1265). Oğlu Abdullah Efendi II. Mahmud döneminde şeyhülislâmlık yapmıştır.


BİBLİYOGRAFYA

, s. 284-285.

, s. 109-110.

, III, 261; VII, 97-98.

, III, 267.

, s. 553-554.

, II, 62.

, s. 256-260.

a.mlf., Osmanlı Tarihi, IV/2, s. 502-503.

Ahmet Özel, Hanefi Fıkıh Âlimleri, Ankara 1990, s. 144-145.

Bu madde ilk olarak 1994 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 10. cildinde, 37 numaralı sayfada yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.