EBÛ CEHİL

أبو جهل
Müellif:
EBÛ CEHİL
Müellif: MEHMET ALİ KAPAR
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
Baskı Tarihi: 1994
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 14.07.2020
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/ebu-cehil
MEHMET ALİ KAPAR, "EBÛ CEHİL", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/ebu-cehil (14.07.2020).
Kopyalama metni

Yaklaşık 570’te Mekke’de doğdu. Asıl adı Amr olup Kureyş’in Mahzûm koluna mensuptur. Ebü’l-Hakem olan künyesi İslâmiyet’e düşmanlığı sebebiyle Hz. Peygamber tarafından Ebû Cehil şeklinde değiştirilmiştir. Dârünnedve üyesi olan Ebû Cehil, Resûl-i Ekrem’in davetine başından beri karşı çıkmış ve müslümanlar aleyhinde hazırlanan bütün komplolarda yer almıştır. Velîd b. Mugīre ile Ebû Cehil, kendi kabilelerine mensup olmayan birinin peygamberliğini hazmedemedikleri için Hz. Muhammed’e inanmayacaklarını açıkça söylemişlerdir.

Ticarî nüfuz ve servetinden güç alan Ebû Cehil hayatı boyunca İslâmiyet aleyhinde çalıştı, halkın müslüman olmasını engelledi, müslüman olanları da inançlarından vazgeçirmeye gayret etti. İslâmiyet’i kabul eden kişi toplumda itibarlı biri ise ona saygınlığını yitireceğini söyleyerek, ticaretle uğraşıyorsa kendisini iflas ettirmekle tehdit ederek, güçsüz ve kimsesiz ise onu döverek İslâm’dan döndürmeye çalıştı. Ashaptan Ammâr b. Yâsir ile annesine, babasına ve daha birçok müslümana İslâmiyet’i kabul ettikleri için çok ağır işkenceler yaptı; Ammâr’ın annesi Sümeyye’yi şehid etti. Ebû Cehil, ilk müslümanlardan olan üvey kardeşi Ayyâş b. Ebû Rebîa’yı aldatarak hicret ettiği Medine’den tekrar Mekke’ye götürdü ve orada hapsedip Medine’ye dönmesine yıllarca engel oldu.

Ebû Cehil Mekke’ye gelen yabancılara karşı son derece merhametsiz davranırdı. Bir defasında, malını satmak için Mekke’ye gelen Zübeyd kabilesine mensup bir tüccarın malına düşük fiyat biçti. Başka müşteriler ondan korktukları için daha fazla fiyat veremediler. Zor durumda kalan tüccar Hz. Peygamber’e giderek durumunu anlattı ve onun sayesinde malını değeriyle sattı. Ebû Cehil bunu duyunca Hz. Peygamber’in evine gidip kendisiyle kavga etti.

Kur’an âyetlerini yalanlayan, Resûl-i Ekrem’in halkı İslâm’a davet etmesine mâni olan Ebû Cehil ile on bir müşrik arkadaşı, halkın hac mevsiminde onunla görüşmesini engellemek ve onları iman etmekten vazgeçirmek için aralarında iş bölümü yaparak (bk. el-Hicr 15/90) Mekke’nin girişlerini kontrol altına almışlardı. Resûl-i Ekrem’i kavminin gözünde küçük düşürmeye çalışan Ebû Cehil, bir defasında Hz. Peygamber Kâbe’de namaz kılarken üzerine deve leşi attırmıştı. Başka bir gün de Safâ tepesinde bulunduğu sırada Hz. Peygamber hakkında kötü söz söylemiş, bunu duyan Hamza, Kâbe civarında oturmakta olan Ebû Cehil’in yanına giderek onu başından yaralamıştı.

Hz. Peygamber, İslâmiyet’in yayılmasına yardımı olur düşüncesiyle bazı nüfuzlu kişilerin müslüman olup hidayete ermeleri için Allah’a dua ederdi. İşte onun hidayete ermesini istediklerinden biri de Ebû Cehil idi. İlk müslümanlardan Habbâb b. Eret, Resûlullah’ın, İslâmiyet’i Ebû Cehil veya Ömer b. Hattâb ile kuvvetlendirmesi için dua ettiğini bizzat duyduğunu söyler.

Hicretten birkaç yıl önce Benî Mahzûm’un reisliğine getirilen Ebû Cehil, Hz. Peygamber’e ve müslümanlara her fırsatta sözlü ve fiilî saldırıda bulunmuş, müslümanlara karşı başlatılan boykotla onların Ebû Tâlib mahallesinde üç yıl boyunca tecrit edilmesine önderlik etmiş, dışarıdan yapılmak istenen yardımlara da engel olmuştur. Resûlullah’ın Medine’ye hicretine mâni olmak için Dârünnedve’de yapılan toplantıda, onun her kabileden seçilecek gençler tarafından öldürülmesini teklif eden ve hicret gecesi evini muhasara altına alarak öldürülmesini planlayan da yine Ebû Cehil’dir.

Hz. Peygamber, hicrî 1. yılın Rebîülevvel ayında (Eylül 622) Hamza’yı Ebû Cehil’in başkanlığındaki büyük bir ticaret kervanına karşı sefere memur etti. Sîfülbahr Seriyyesi olarak bilinen bu seferden savaş yapılmadan dönüldü.

Ebû Cehil, müşriklerin muharebe ihtiyaçlarının büyük bir kısmını bizzat karşıladığı Bedir Savaşı’nda ensardan Afrâ’nın oğulları Muâz ve Muavviz tarafından öldürüldü. Bu iki kardeşin onu yaraladıkları ve başının Abdullah b. Mes‘ûd tarafından kesildiği de rivayet edilmektedir. Ebû Cehil, katledilen diğer müşriklerle beraber Bedir’deki kör kuyulardan birine atıldı. Hz. Peygamber’in bu ümmetin firavunu olarak tavsif ettiği Ebû Cehil hakkında, İslâmiyet aleyhindeki faaliyetleri, Resûl-i Ekrem’e ve ashabına yaptığı zulüm ve haksızlıklar sebebiyle pek çok âyet nâzil olmuştur (bk. el-En‘âm 6/108; el-Hicr 15/90; el-Alak 96/9-18). Müslümanlığı kabul eden annesi Esmâ bint Muharribe 13 yılı civarında (634) vefat etmiş, Mekke’nin fethinden sonra müslüman olan oğlu İkrime ise meşhur bir vali ve kumandan olarak İslâm’a hizmet etmiştir.


BİBLİYOGRAFYA

Buhârî, “Meġāzî”, 2, 7, 8, 10, 12.

, I, 9, 29-30, 33, 35-39, 41-46, 64-67, 70-71, ayrıca bk. İndeks.

İbn Hişâm, es-Sîre, Kahire 1936, I, 273, 283, 315, 319, 320, 337, 342, 370, 379, 383; II, 6, 16, 28, 29, 32, 118, 125, 126, 131, 132, 269, 270, 274, 275, 287, 288, 292, 321, 368.

, I, 202, 203, 209, 227.

, s. 139-140, 160-161, 176.

, I, 124-130, 133, 142, 158, 160, 208.

, II, 323-325, 333-334, 370-372, 379, 402, 437-438, 443-444, ayrıca bk. İndeks.

, II, 90.

, s. 53, 54, 66.

, II, 56-63, 67, 69, 71-73, 83, 101, 102, 105, 106, 120, 129.

İbn Kesîr, el-Bidâye, Beyrut 1976, III, 59, 287, 288.

, I, 356.

, I, 191-193; IV, 226; X, 45, 83, 150-151; XI, 220.

, II, 551-553; IV, 77-80.

Ebü’l-Hasan Ali en-Nedvî, Glory of Iqbal (trc. M. Asif Kidwai), Lucknow 1979, s. 181-186.

a.mlf., Rahmet Peygamberi (trc. Abdülkerim Özaydın), İstanbul 1992, s. 102, 112, 152, 153, 182, 188, 310.

, I, 58, 104-105, 120, 171, 184, 237, 246; II, 870.

a.mlf., “Hz. Peygamber’in Büyük Düşmanlarının Psikolojisi” (trc. İsmail Yakıt), , sy. 6 (1986), s. 212-214.

, V, 87.

W. Montgomery Watt, Hz. Muhammed Mekke’de (trc. Rami Ayas – Azmi Yüksel), Ankara 1986, s. 6, 96, 100, 125-127, 130, 142, 158, 185, 190.

a.mlf., “Abū D̲j̲ahl”, , I, 115.

Mustafa Fayda, Allah’ın Kılıcı Halid Bin Velid, İstanbul 1990, s. 46-57.

Martin Lings, Hz. Muhammed’in Hayatı (trc. Nazife Şişman), İstanbul 1991, s. 89-91, 98-99, 118, 131, 208, ayrıca bk. İndeks.

F. Buhl, “Ebû Cehil”, , IV, 15.

Bu madde TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 1994 yılında İstanbul'da basılan 10. cildinde, 117-118 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde okumak ister misiniz?
BAŞKA BİR MADDE GÖSTER