İBNÜ’l-HÂC el-BİLLİFÎKĪ

ابن الحاجّ البلّفيقي
Müellif:
İBNÜ’l-HÂC el-BİLLİFÎKĪ
Müellif: MEHMET ERDOĞAN
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 2000
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 08.12.2019
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/ibnul-hac-el-billifiki
MEHMET ERDOĞAN, "İBNÜ’l-HÂC el-BİLLİFÎKĪ", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/ibnul-hac-el-billifiki (08.12.2019).
Kopyalama metni
Şair sahâbîlerden Abbas b. Mirdâs es-Sülemî’nin soyundan olup Endülüs’ün güneydoğusundaki Meriye’de (Almeria) dünyaya geldi. İbn Hacer doğum tarihini 664 (1266), İbnü’l-Cezerî 680 (1281) olarak vermekte, talebesi Hadramî’den nakledilen doksan yaşlarında vefat ettiğine dair bilgi (Ahmed Bâbâ, s. 430) son rivayeti teyit etmektedir. Aslen Meriye yakınlarındaki Billifîk’ten (Belfîk) olduğu için Billifîkī (Bellefîkī, Belfîkī) nisbesiyle anılır. Dedesinin dedesi Ebû İshak İbnü’l-Hâc tanınmış bir mutasavvıf olup Merakeş’te medfundur (Makkarî, V, 474). Dedesi ve babası da tasavvuf ehli olmaları yanında hadis alanında tanınmış birer âlimdi. İbnü’l-Hâc, Meriye’de ve Endülüs’ün diğer şehirlerinde tahsil gördü. Hadis, kıraat, fıkıh ve fıkıh usulü, mantık, dil ve edebiyat, tarih, şiir gibi çeşitli dallarda adını duyurdu. Hocaları arasında Ebü’l-Kāsım İbnü’ş-Şât, Ebû Abdullah İbn Hamîs, İbnü’l-Fahhâr, İbnü’z-Zübeyr es-Sekafî, Ebü’l-Abbas İbnü’l-Bennâ el-Merrâküşî, Ebû İshak el-Gāfikī, İbnü’l-Kemmâd ve meşhur iki seyyah Ebü’l-Kāsım et-Tücîbî ile İbn Rüşeyd bulunmaktadır.

Benî Ahmer (Nasrîler) hükümdarları tarafından çeşitli görevlere getirilen İbnü’l-Hâc 715 Cemâziyelâhirinde (Eylül 1315) Kanâleş’e kadı tayin edildi. Merbelle ve İstibûne kadılıklarından sonra Kuzey Afrika seyahatine çıkarak Bicâye, Merakeş ve Sebte’de (Ceuta) bir süre kaldı ve bazı âlimlerden faydalanma imkânı buldu. Endülüs’e dönünce Mâleka’da ders verdi. Fas’a yaptığı bir seyahatinin arkasından Meriye’de ders vermeye başladı. Ardından Berce, Dellâye, Elbiniyûl, Finyâne, Bîre, Meriye’de kadılık yaptıktan sonra Mâleka’ya hatip ve kadı tayin edildi. 747’de (1346) tekrar Meriye hatiplik ve kadılığına getirildi. Bu görevden bir ara alındıysa da 756 (1355) yılında aynı göreve iade edildi. İbnü’l-Ahmer, amcasının oğlu Gālib-Billâh Ebû Abdullah Muhammed (1360-1362) başa geçince onu Gırnata’da kādıl-cemâa görevine tayin ettiğini ve Merînîler Hükümdarı Ebû Sâlim’e elçi olarak Fas’a geldiğinde kendisiyle görüştüğünü belirtir (Nes̱îrü’l-cümân, s. 157).

Resmî görevleri yanında öğretim faaliyetini de sürdüren İbnü’l-Hâc başta Lisânüddin İbnü’l-Hatîb, İbn Battûtâ, İbn Haldûn ve kardeşi Ebû Zekeriyyâ İbn Haldûn olmak üzere Yahyâ b. Ahmed es-Serrâc, Ebû Abdullah İsmâil b. Hânî, Ali b. Muhammed el-Huzâî, İbn Zümrek, Ebû Bekir İbnü’l-Kureşî ve Hadramî gibi âlimlerin de aralarında bulunduğu birçok talebe yetiştirdi. Hadramî’den nakledildiğine göre 771 Ramazanının sonlarında (Nisan 1370) Meriye’de vefat etti (Ahmed Bâbâ et-Tinbüktî, s. 430). Makkarî vefat ayı olarak şevvali (mayıs) verirken Nübâhî 773 Ramazanını (Mart 1372), İbn Hacer 774 Ramazanını (Mart 1373) ve İbnü’l-Cezerî de 12 Ramazan 770 (20 Nisan 1369) tarihini zikretmektedir. Tasavvufa meyli olan, takvâ sahibi ve hayır sever bir kişi olarak bilinen İbnü’l-Hâc kendi parasıyla on sekiz kuyu açtırmış, yirmi mescidle Billifîk Kalesi surlarının büyük kısmını yaptırmıştır. 751 (1350) yılında hanımını boşarken bizzat düzenlediği ilginç belgenin metni günümüze ulaşmıştır (Makkarî, V, 479-480).

İbnü’l-Hâcc’ın kaynaklarda adı geçen başlıca eserleri şunlardır: Târîḫu’l-Meriyye, el-Müʾtemen ʿalâ enbâʾi ebnâʾi’z-zemen (el-Müʾtemen fî enbâʾi men laḳıytühû min ebnâʾi’z-zemen), Ḥareketü’d-duḫûliyye fi’l-mesʾeleti’l-Mâleḳıyye, el-Fuṣûl ve’l-ebvâb fî ẕikri men eḫaẕe ʿannî mine’ş-şüyûḫ ve’l-etbâʿ ve’l-aṣḥâb, el-ʿAẕb ve’l-ücâc fî şiʿri Ebi’l-Berekât İbni’l-Ḥâc, el-Lüʾlüʾ ve’l-mercân elleẕâni mine’l-ʿAẕb ve’l-ücâc yüstaḫrecân (el-Lüʾlüʾ ve’l-mercân min baḥri Ebi’l-Berekât İbni’l-Ḥâc yüstaḫrecân, Ebü’l-Kāsım eş-Şerîf’in bir önceki eserden yaptığı seçmedir), Selvetü’l-ḫâṭır fîmâ üşkile min nisbeti’n-nesebi’r-râtib ile’ẕ-ẕâkir, Arâʾisü benâti’l-ḫavâṭıri’l-meclüvve ʿalâ minaṣṣâti’l-menâbir, el-İfṣâḥ fî men ʿurife bi’l-Endelüs bi’ṣ-ṣalâḥ, Ma’ttüfiḳa li-Ebi’l-Berekât fîmâ yüşbihü’l-kerâmât, Mâ raʾeytü ve mâ rüʾiye li-mine’l-maḳāmât, Müşebbehâtü ıṣṭılâḥi’l-ʿulûm, el-Merciʿ bi’d-derek ʿalâ men enkere vuḳūʿa’l-müşterek, Ḳad yekbü’l-cevâd fî erbaʿîne ġalṭa ʿan erbaʿîne mine’n-nüḳḳād. Talebesi İbnü’l-Hatîb’in ve diğer biyografi yazarlarının zikrettiği şiirleri (el-İḥâṭa, II, 150-167; Abbas b. İbrâhim, IV, 418-442) Abdülhamîd Abdullah el-Herâme tarafından derlenerek yayımlanmıştır (bk. bibl.).

BİBLİYOGRAFYA
Şiʿru Ebi’l-Berekât İbni’l-Ḥâc el-Billifîḳī (haz. Abdülhamîd Abdullah el-Herâme), Dübey 1416/1996, hazırlayanın girişi, s. 9-24; İbnü’l-Hatîb, el-İḥâṭa, II, 143-172; a.mlf., Evṣâfü’n-nâs fi’t-tevârîḫ ve’ṣ-ṣılât (nşr. M. Kemâl Şebâne), Rabat 1977, s. 28-30; Nübâhî, Târîḫu ḳuḍâti’l-Endelüs (nşr. Meryem Kāsım Tavîl), Beyrut 1415/1995, s. 202-206; İbn Ferhûn, ed-Dîbâcü’l-müẕheb, Kahire 1330, s. 291-295; İbnü’l-Ahmer, Nes̱îrü ferâʾidi’l-cümân fî naẓmi fuḥûli’z-zamân (nşr. M. Rıdvân ed-Dâye), Beyrut 1407/1987, s. 156-161; İbn Haldûn, el-ʿİber, VII, 401; İbnü’l-Cezerî, Ġāyetü’n-Nihâye, II, 235-236; Ahmed Bâbâ et-Tinbüktî, Neylü’l-ibtihâc, Trablus 1408/1989, s. 428-430; İbn Hacer, ed-Dürerü’l-kâmine, IV, 155-157; İbnü’l-Kādî, Ceẕvetü’l-iḳtibâs, Rabat 1973, I, 292-295; Makkârî, Nefḥu’ṭ-ṭîb, V, 471-487; Abbas b. İbrâhim, el-İʿlâm, IV, 418-442; Abdülhay el-Kettânî, Fihrisü’l-fehâris, I, 152-153; Ömer Ferruh, Târîḫu’l-edeb, VI, 498-503.
Bu madde ilk olarak 2000 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 21. cildinde, 52-53 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.