MESRÛK b. ECDA‘

مسروق بن الأجدع
Müellif:
MESRÛK b. ECDA‘
Müellif: BÜNYAMİN ERUL
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
Baskı Tarihi: 2004
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 04.06.2020
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/mesruk-b-ecda
BÜNYAMİN ERUL, "MESRÛK b. ECDA‘", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/mesruk-b-ecda (04.06.2020).
Kopyalama metni
Hicret yılında (622) doğduğu anlaşılmaktadır. Aslen Yemenli olup büyük tâbiîlerden ve muhadramûndandır. Mensup olduğu Hemdân kabilesinden bir grup İslâm fetihleri sırasında Kûfe’ye yerleşmişti. Vâdiî nisbesi de bu kabilenin Vâdia koluyla ilgilidir. Annesi cengâver sahâbî Amr b. Ma‘dîkerib’in kız kardeşidir. Mesrûk küçüklüğünde çalınıp daha sonra bulunduğu için bu adı almıştır. Babası Ecda‘ İslâmiyet’i kabul etmiş, kendisi de Resûlullah’ın vefatından önce müslüman olmakla beraber Medine’ye Hz. Ebû Bekir’in hilâfeti döneminde gitmiş, onun arkasında namaz kılmış, Hz. Ömer ve Ali ile de görüşmüştür. Hz. Ömer ona adını sormuş, babasının adının Ecda‘ olduğunu öğrenince Resûl-i Ekrem’in, “ecda‘ şeytandır” dediğini (Ebû Dâvûd, “Edeb”, 62) söyleyerek adını Mesrûk b. Abdurrahman olarak değiştirmiş, divana da bu şekilde kaydedilmiştir. Hâkim en-Nîsâbûrî ve Zehebî onu tâbiînin ikinci tabakası içinde saymıştır. Hz. Âişe’nin kendisini evlâdı gibi sevmesi dolayısıyla Mesrûk kızına Âişe adını koymuş, bu sebeple de Ebû Âişe künyesiyle anılmıştır.

Mesrûk Hz. Ebû Bekir, Ömer, Ali, Muâz b. Cebel, İbn Mes‘ûd, Übey b. Kâ‘b, Zeyd b. Sâbit, Habbâb b. Eret, Abdullah b. Ömer, Abdullah b. Amr, Ma‘kıl b. Sinân, Mugīre b. Şu‘be, Hz. Âişe, Ümmü Rûmân ve Ümmü Seleme gibi sahâbîlerden hadis rivayet etmiştir. Kendisinden de çoğu Kûfeli olan Şa‘bî, İbrâhim en-Nehaî, Şakīk b. Seleme, Yahyâ b. Cezzâr, kardeşinin oğlu Muhammed b. Münteşir, Abdurrahman b. Abdullah b. Mes‘ûd, Mekhûl b. Ebû Müslim eş-Şâmî, Ebû İshak es-Sebîî gibi âlimler hadis öğrenmiştir. Mesrûk, Abdullah b. Mes‘ûd’un halka kıraati ve sünneti öğreten önde gelen talebeleri arasında sayılmıştır. Bu sebeple rivayetlerinin büyük kısmı İbn Mes‘ûd’dandır. Fetva konusunda Kādî Şüreyh’ten daha bilgili olduğu, zaman zaman Şüreyh’in kendisiyle istişare ettiği kaydedilir. İbn Sa‘d, Yahyâ b. Maîn, Ali b. Medînî, Ebü’l-Hasan el-İclî gibi hadis münekkitleri tarafından güvenilir kabul edilen Mesrûk’un rivayetleri Kütüb-i Sitte’de yer almış ve kurrâdan olduğu için Kûfe tefsir ekolü müfessirlerinden sayılmıştır. Bir ara kadılık görevinde de bulunan Mesrûk, bu sırada ne beytülmâlden ücret ne de görevi sırasında kendisine müracaat edenlerden hediye almıştır.

Âbid ve zâhid bir kişi olup ayakları şişinceye kadar namaz kılan Mesrûk çeşitli fetih hareketlerinde de yer almış, Kādisiye’de bulunmuş, bu savaşta kolundan yaralanıp çolak kalmış, başından yaralanıp felç geçirmiş ve kambur olmuş, Sıffîn Savaşı’nda iki grubun arasına girip Kur’an’dan bazı âyetler okuyarak savaşı önlemeye çalışmıştır. Ziyâd b. Ebîh tarafından Vâsıt yakınlarındaki Silsile’ye zekât âmili olarak gönderilen Mesrûk burada iki yıl görev yaptıktan sonra 62 (682) veya 63 (683) yılında vefat etmiş ve buraya defnedilmiştir.

BİBLİYOGRAFYA
Ebû Dâvûd, “Edeb”, 62; İbn Sa‘d, eṭ-Ṭabaḳāt, VI, 76-84; Buhârî, et-Târîḫu’ṣ-ṣaġīr, I, 123; Ebü’l-Hasan el-İclî, Maʿrifetü’s̱-s̱iḳāt (nşr. Abdülalîm Abdülazîm el-Bestevî), Medine 1405/1985, II, 273; İbn Ebû Hâtim, el-Cerḥ ve’t-taʿdîl, VIII, 396-397; İbn Hibbân, es̱-S̱iḳāt, V, 456; Kelâbâzî, Ricâlü Ṣaḥîḥi’l-Buḫârî, II, 430; Hatîb, Târîḫu Baġdâd, XIII, 232-234; Bâcî, et-Taʿdîl ve’t-tecrîḥ limen ḫarrece lehü’l-Buḫârî fi’l-Câmiʿi’ṣ-ṣaḥîḥ (nşr. Ebû Lübâbe Hüseyin), Riyad 1406/1986, II, 447; Mizzî, Tehẕîbü’l-Kemâl, XXVII, 451-454; Zehebî, Teẕkiretü’l-ḥuffâẓ, III, 815-816; a.mlf., Aʿlâmü’n-nübelâʾ, IV, 63-69; İbn Abdülhâdî, ʿUlemâʾü’l-ḥadîs̱, I, 102-103; İbn Hacer, Tehẕîbü’t-Tehẕîb, X, 109-111; a.mlf., el-İṣâbe (Bicâvî), VI, 291-292; Abdüssettâr eş-Şeyh, Aʿlâmü’l-ḥuffâẓ ve’l-muḥaddis̱în, Dımaşk-Beyrut 1417/1997, III, 282-308.

Bünyamin Erul
Bu madde TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 2004 yılında Ankara'da basılan 29. cildinde, 336-337 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde okumak ister misiniz?
BAŞKA BİR MADDE GÖSTER