MUHAMMED ŞEFΑ DİYÛBENDÎ - TDV İslâm Ansiklopedisi

MUHAMMED ŞEFΑ DİYÛBENDÎ

محمّد شفيع ديوبندي
MUHAMMED ŞEFΑ DİYÛBENDÎ
Müellif: ABDULHAMİT BİRIŞIK
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
Baskı Tarihi: 2005
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 25.09.2020
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/muhammed-sefi-diyubendi
ABDULHAMİT BİRIŞIK, "MUHAMMED ŞEFΑ DİYÛBENDÎ", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/muhammed-sefi-diyubendi (25.09.2020).
Kopyalama metni
20 Şâban 1314’te (24 Ocak 1897) Hindistan’da Uttar Pradeş eyaletinin Sehârenpûr şehrine bağlı Diyûbend kasabasında doğdu. Ataları soylarının Hz. Osman’a dayandığını naklettikleri için aile fertleri çoğunlukla Osmânî nisbesini kullanır. Büyük dedesi Hâfız Kerîmullah, Diyûbend’e yakın Corâsî kasabasında yaşamaktayken Hindular’ın baskısı yüzünden XVIII. yüzyılın ikinci yarısında Diyûbend’e göç etmişti. Babası Hâfız Muhammed Yâsîn, Dârülulûm-i Diyûbend’de tahsil gördükten sonra buraya hoca olmuş ve kırk yıl kadar Farsça ve Arapça okutmuştur.

Muhammed Şefî‘, küçük yaşta Dârülulûm-i Diyûbend hocalarından Hâfız Abdülazîm ve Hâfız Nâmdâr Han’ın yanında Kur’an eğitimine başladı, babasından Farsça ve Arapça, amcası Manzûr Ahmed’den matematik okudu. 1913’te Dârülulûm-i Diyûbend’e girdi ve 1917’de medrese tahsilini tamamladı. Bu arada özel dersler aldı, hocası Eşref Ali Tehânevî’nin teşvikiyle felsefeye yöneldi. Hocaları arasında Mahmûd Hasan Diyûbendî, Enver Şah Keşmîrî, Azîzürrahman Osmânî, Şebbîr Ahmed Osmânî, Asgar Hüseyin Diyûbendî, İ‘zâz Ali Diyûbendî, Resûl Han Hezârevî ve Habîbürrahman Osmânî bulunmaktadır. Mezuniyetinin ardından Dârülulûm-i Diyûbend’de müderrisliğe başladı ve kısa zamanda birinci dereceden müderrisliğe yükseldi. 1943 yılına kadar burada hadis, fıkıh, Arap edebiyatı, mantık ve felsefe dersleri okuttu. Tasavvufî bir çevrede yetişen Muhammed Şefî‘, önce İmdâdullah Tehânevî’nin halifelerinden Mahmûd Hasan Diyûbendî’ye intisap etti (1920). Onun vefatından sonra Eşref Ali Tehânevî’den Çiştiyye, Kādiriyye ve Sühreverdiyye’ye göre el aldı (1928), şeyhi 1931 yılında kendisine bu üç tarikatta hilâfet verdi.

Hocalık yıllarında Dârülulûm-i Diyûbend’e bağlı dârüliftânın başında bulunan müftü Azîzürrahman Osmânî’den fetva yazıcılığı dersleri aldı ve müftü oldu. Onun vefatıyla dârülulûmun fetva makamına geçti (1931) ve bazı aralıklarla bu görevini sürdürdü (1931-1935, 1940-1944). Pakistan’a göç ettikten sonra da fetva vermeye devam etti (1948-1976). Her iki dönemdeki yazılı fetvalarının toplam sayısı 77.144 olarak tesbit edilmiştir (M. Refî‘ Osmânî, s. 169-170). 1924’te Dârü’t-tedrîs ve’l-işâât adlı özel bir yayınevi kuran Muhammed Şefî‘, 1935 yılında yayımı 1943’e kadar süren, dârüliftâda verilen fetvaların yayımlandığı el-Müftî adıyla aylık bir dergi çıkardı.

Muhammed Şefî‘ bir süre siyasetle ilgilendi. Eşref Ali Tehânevî, ülkedeki siyasî gelişmeler üzerine Muhammed Şefî‘in Muslim League Partisi’ne destek vermesini ve Hindistan’da iki devlet nazariyesini savunanlar arasında yer almasını öğütleyince o da müslümanların menfaati konusunda gayri müslimlerle yardımlaşmaya cevaz veren bir fetva yayımladı (Shafiq Ali Khan, XXXVI/2 [1988], s. 143-149). Hindistan’ın bölünmesinin ardından Pakistan’a göç ederek Karaçi’ye yerleşti. Diyûbendî âlimlerinin kurduğu Cem‘iyyet-i Ulemâ-i İslâm Partisi’nin ilk başkanı Şebbîr Ahmed Osmânî ile birlikte anayasa ve kanunlaştırma çalışmalarına katıldı. Şebbîr Ahmed Osmânî’nin 1949’da vefatı üzerine başkanlığı devralan Seyyid Süleyman Nedvî de 1953’te ölünce görev kendisine kaldı. Bir süre anayasa ve kanun hazırlama komisyonlarında çalıştı. 1949’da kurulan Ta‘lîmât-ı İslâmî Heyeti’nde dört yıl üyelik yaptı, bir süre de heyete başkan oldu. Bu tarihten sonra da devlete fıkhî konularda danışmanlık yaptı ve “müftî-i a‘zam-ı Pâkistân” lakabıyla anıldı. Dinî eğitimin yaygınlaştırılması için çalıştı ve Haziran 1951’de Dârülulûm-i Karaçi’yi kurdu. Bugün yerli ve yabancı öğrencilere hizmet veren bir üniversite görünümündeki müessesede hayatı boyunca dersler verdi ve ileri yaşlarında yönetimi oğullarından Muhammed Refî‘ Osmânî ile Muhammed Takī Osmânî’ye bıraktı. Uzun süren bir hastalığın ardından 6 Ekim 1976 tarihinde Karaçi’de vefat etti.

Eserleri. Muhammed Şefî‘ Diyûbendî’nin büyük çoğunluğu Urduca olan 150 kadar eseri bulunmaktadır. 1. Maʿârifü’l-Ḳurʾân (I-VIII, Karaçi 1982, 1992-1993). 1950’de her gün sabah namazından sonra verdiği tefsir dersleriyle 1954-1964 yılları arasında Pakistan Radyosu’nda yaptığı tefsir sohbetlerine dayanmaktadır. Müellif bu çalışmasını genişletip başka âyetler de ekleyerek 1972’de tamamlamış, önceden yaptığı bazı araştırmaları da tefsir içerisine almıştır. Eşref Ali Tehânevî’nin Beyânü’l-Ḳurʾân adlı işârî tefsirinin fıkhî konularla zenginleştirilmiş yeni bir versiyonu niteliğindeki Maʿârifü’l-Ḳurʾân üzerine Pakistan üniversitelerinde bazı çalışmalar yapılmıştır. Muhammed Hasan Askerî, Muhammed Şemîm ve Muhammad Velî Râzî’nin gerçekleştirdiği İngilizce tercümesinin I. cildi 1995, IV. cildi 2000 yılında Karaçi’de çıkmış ve yakın zamanda sekiz cilt olarak tamamlanmıştır. Muhammed İkbal Kureyşî, tefsirde yer alan önemli fıkhî konuları Mesâʾil-i Maʿârifü’l-Ḳurʾân adıyla müstakil bir kitap olarak neşretmiştir (Karaçi 1989). 2. Aḥkâmü’l-Ḳurʾân (Karaçi 1987, 1413/1993). Eşref Ali Tehânevî’nin görevlendirmesiyle hazırlanan eserin I ve II. ciltleri Zafer Ahmed Tehânevî’ye, Şuarâ-Hucurât arasındaki sûrelerin tefsirine dair olan III ve IV. ciltleri Muhammed Şefî‘e, V. cilt Muhammed İdrîs Kandehlevî’ye aittir. Abdüşşekûr Tirmizî ve Cemîl Ahmed Tehânevî’nin yazdığı kısımlar halen neşredilmemiştir. 3. Fetâvâ-yı Dârü’l-ʿulûm-i Diyûbend. Bu isim Dârülulûm-i Diyûbend’de hazırlanan fetvalar için kullanılan genel bir ad olup genellikle müftü Azîzürrahman Osmânî ile müftü Muhammed Şefî‘in fetvalarını ihtiva eder (bk. FETÂVÂ-yı DÂRÜLULÛM-i DİYÛBEND). 4. İmdâdü’l-müftiyyîn (Diyûbend 1357/1938). Muhammed Şefî‘in Diyûbend’de verdiği fetvalardan 1000 kadarını içermektedir. Eser Fetâvâ-yı Dârü’l-ʿulûm-i Diyûbend içinde de yayımlanmıştır (Karaçi 1383/1964). 5. Cevâhirü’l-fıḳh (I-II, Karaçi, ts. [Mektebe-i Dârülulûm]). Müellifin daha çok Pakistan’da verdiği fetvalarından yapılmış bir derlemedir. 6. İslâm ka Niẓâm-ı Arâżî: ʿUşr u Ḫarâc ki Aḥkâm aôr Fütûḥu’l-Hind (Karaçi 1979). İslâm toprak sistemiyle ilgili yeni tarz bir haraç kitabıdır. 7. İslâm aôr Mûsiḳī (şerheden: Muhammed Abdülmuiz, Karaçi 1985, 2. bs.). 8. Sîret-i Ḫâtemü’l-enbiyâʾ (Bombay, ts. [Mektebe-i Eşrefiyye]; Karaçi 1968, 54. bs.). 9. Ḫatm-i Nübüvvet (Diyûbend 1925, 1937; Karaçi 1955, 1965, 1987, 1991, 1419/1998). Gulâm Ahmed Kādiyânî’nin peygamberlik iddiasını reddedip peygamberliğin Resûl-i Ekrem’le sona erdiği konusunu ele alan bu çalışma, müellifin Hediyyetü’l-mehdiyyîn fî âyeti ḫâtemi’n-nebiyyîn adlı Arapça risâlesine (Diyûbend 1924; Mültan 1972) dayanmaktadır. Eser ilk Urduca neşrinden (Diyûbend 1925) sonra devamlı geliştirilerek basılmıştır. 10. Maḳām-ı Ṣaḥâbe (Karaçi 1409/1988). Pakistan’da sahâbe eleştirisi ve şarkiyatçıların çalışmaları üzerine kaleme alınmış bir eserdir.

Muhammed Şefî‘ Diyûbendî’nin büyük kısmı yayımlanmış diğer bazı eserleri de şunlardır: Taḳrîr-i Tirmiẕî, el-İzdiyâdü’s-senî ʿale’l-Yâniʿi’l-cenî, Cedîd Mesâʾil key Şerʿî Aḥkâm, Âlât-ı Cedîd key Şerʿî Aḥkâm, Taṣvîr key Şerʿî Aḥkâm, Evzân-ı Şerʿiyye, Mesʾele-i Sûd, Żabṭ-ı Velâdet, İslâm ka Niẓâm-ı Taḳsîm-i Devlet, Aḥkâm-ı Ḥac, Sünnet ü Bidʿat, Çil Ḥadîs̱, Şehîd-i Kerbelâ, ʿAlâmât-ı Ḳıyâmet aôr Nüzûl-i Mesîḥ, Mesîḥ-i Mevʿûd ki Pehçân, Âdâbü’ş-şeyḫ ve’l-mürîd (eserleri için ayrıca bk. M. Takī Osmânî, s. 44-57, 83-84; M. Refî‘ Osmânî, s. 171-174). Edebiyatla da ilgilenen Muhammed Şefî‘in Arapça, Farsça ve Urduca şiirleri bulunmaktadır (örnekler için bk. M. Takī Osmânî, s. 16-35).

Diyûbendî’nin hayatıyla ilgili çeşitli çalışmalar yapılmıştır. Maʿârifü’l-Ḳurʾân adlı eserinde yer alan otobiyografisinde ayrıntılı bilgi bulunmaktadır. Babasının hayatına dair yazdığı Meyrey Vâlid-i Mâcid adlı risâle kendi hayat hikâyesini de içermektedir. Oğulları Refî‘ Osmânî ile Takī Osmânî’nin biyografi çalışmaları ise hakkındaki en geniş eserlerdir. Hayatı ve ilmî kişiliği üzerine tezler de yapılmıştır. Habîbullah Han Rânâ’nın Mevlânâ Müftî Muḥammed Şefîʿ bi-ḥaysiyyeti müfessir (yüksek lisans tezi 1983, Câmia Pencâb, İdâre-i Ulûm-i İslâmiyye) ve Semîulhak b. Abdüddeyyân’ın Cühûdü’l-müftî Muḥammed Şefîʿ el-ʿOs̱mânî fî tefsîri’l-Ḳurʾâni’l-Kerîm (yüksek lisans tezi 1990, Câmiatü’l-âlemi’l-İslâmiyye, Külliyetü usûli’d-din [İslâmâbâd]) ve Müddessir Ahmed’in Müftî Muḥammed Şefîʿ ki Dînî u Millî Ḫidmât (doktora tezi 1993, Pencab University, Institute of Islamic Studies) adlı çalışmaları bunlar arasında sayılabilir. Ayrıca ilk defa kendisi tarafından neşredilen el-Belâġ dergisi vefatı üzerine onun için bir özel sayı çıkarmıştır (el-Belâġ: Müftî-i Aʿẓam Number, XIII/6-8, Karaçi 1399/1979).

BİBLİYOGRAFYA
Muhammed Şefî‘ Diyûbendî, Meyrey Vâlid-i Mâcid aôr Un key Mücerreb ʿAmeliyât, Karaçi, ts. (Dârü’l-işâât), s. 6, 7, 60-61, 70-89; a.mlf., Maʿârifü’l-Ḳurʾân, Karaçi 1413/1992, I, 61-63; a.mlf., Ḫatm-i Nübüvvet, Karaçi 1991, s. 8-9; M. Takī Osmânî, Meyrey Vâlid Meyrey Şeyḫ aôr Un key Mizâc u Mezâḳ, Karaçi 2001, s. 16-35, 44-77, 83-84, 116-130; M. Ekber Şâh Buhârî, Müftî-i Aʿẓam Pâkistân: Ekâbir u Muʿâṣırîn ki Naẓar meyn, Karaçi, ts. (Dârü’l-işâât); a.mlf., Ekâbir-i ʿUlemâ-i Diyûbend, Lahor, ts. (İdâre-i İslâmiyât), s. 193-194; a.mlf., Taḥrîk-i Pâkistân aôr ʿUlemâʾey Diyûbend, Karaçi, ts. (E. M. Said Company), s. 326-327; Füyûzurrahman, Teʿârüf-i Ḳurʾân, Lahor, ts. (Mektebe-i Medeniyye), s. 312-314; Muhammed Tayyib, Târîḫ-i Dârü’l-ʿulûm-i Diyûbend, Karaçi, ts. (Dârü’l-işâât), s. 73-74; Kh Masud (Muhammad Khalid Masud), “Muhammad Shafi‘”, Dictionnaire biographique des savants et grandes figures du monde musulman périphérique du XIXe siècle à nos jours (ed. M. Gaborieau v.dğr.), Paris 1992, s. 18-19; a.mlf., “Fetâvâ-yı Dârülulûm-i Diyûbend”, DİA, XII, 440-441; M. Refî‘ Osmânî, Ḥayât-ı Müftî-i Aʿẓam, Karaçi 2000, s. 26-27, 28-29, 31-34, 39-42, 112-114, 122-125, 130-131, 164-165, 169-170, 171-174; M. Abdullah Selîm, “Dârü’l-iftâ-i Dârü’l-ʿulûm-i Diyûbend”, er-Reşîd (Dârülulûm-i Diyûbend özel sayısı), IV/2-3, Lahor 1976, s. 204-205, 207-208; Shafiq Ali Khan, “Allamah Shabbir Ahmad Usmani”, JPHS, XXXVI/2 (1988), s. 143-149.
Bu madde TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 2005 yılında İstanbul'da basılan 30. cildinde, 576-577 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde okumak ister misiniz?
BAŞKA BİR MADDE GÖSTER