MUSTAFA KÂMİL PAŞA

مصطفى كامل باشا
Müellif:
MUSTAFA KÂMİL PAŞA
Müellif: Ş. TUFAN BUZPINAR
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
Baskı Tarihi: 2006
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 06.07.2020
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/mustafa-kamil-pasa
Ş. TUFAN BUZPINAR, "MUSTAFA KÂMİL PAŞA", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/mustafa-kamil-pasa (06.07.2020).
Kopyalama metni
1 Receb 1291’de (14 Ağustos 1874) Kahire’de doğdu. Askerî mühendis olan Ali Efendi Muhammed’in dokuz çocuğundan altıncısıdır. 1887’de girdiği Medresetü’t-techîziyye’den (Hidîviyye) mezun olduktan sonra 1891’de Medresetü’l-hukūki’l-Hidîviyye’de yüksek öğrenime başladı. Hukuk öğreniminin daha birinci yılında Ali Leysî, İsmâil Sabri, Beşâre Tekla ve Halîl Mutrân gibi şair ve yazarlarla tanıştı. el-Ehrâm gazetesi editörü Tekla ile tanışıklığı onun bu gazetede yazılar yayımlamasına vesile oldu. 1892’de Kahire’de açılan Fransız Hukuk Fakültesi Mısır şubesi Ecole de Droit, Mustafa Kâmil’in öğrenim hayatında önemli bir değişikliğe imkân sağladı. Gündüz Mısır, akşam da Fransız Hukuk fakültelerine devam etti. Aynı yıl Hidiv II. Abbas Hilmi’nin Medresetü’l-hukūk’u ziyareti sırasında ona tanıtıldı ve hidiv için yazdığı şiiri okuyarak iltifata mazhar oldu. Bu sırada vatanperverlik ve İngiliz aleyhtarlığı eksenli düşünceleri şekillenmeye başladı. Ocak 1893’te, Abbas Hilmi ile İngiltere’nin Mısır yüksek komiseri Lord Cromer arasındaki gerginlik esnasında Hukuk Fakültesi öğrencilerinin İngiltere karşıtı gösterisinde önde gelen isimlerden biriydi. Ardından Mısır Hukuk Fakültesi öğrencileri tarafından çıkarılan el-Medrese’yi yayımladı. Urâbî Paşa hareketinin sürgündeki önemli isimlerinden Abdullah Nedîm’in affedilerek 1892’de Mısır’a dönmesi ve onunla kısa sürede yakın diyaloga girmesi, İngiliz karşıtı tavrının kuvvetlenmesinde ve siyasî faaliyetlerinde matbuatı etkili bir araç olarak kullanmasında önemli rol oynadı.

Haziran 1893’te, daha sonra sık sık tekrarlayacağı Avrupa seyahatlerinden ilkini Hukuk Fakültesi imtihanlarına girmek için Fransa’ya yaptı. Paris’te ülkelerindeki yönetimlere karşı mücadele veren Rus, Leh ve Japon gibi yabancı öğrencilerle siyasî müzakerelerde bulundu. Ekim 1894’te tekrar Fransa’ya giderek ikinci yıl imtihanlarını Paris’te, üçüncü yıl imtihanlarını Toulouse’da verdi; kasım ayında da mezun oldu. Aynı yıl Rivâyetü fetḥi’l-Endülüs adıyla küçük bir tiyatro eseri yazdı.

Mısır’a dönerken beraber yolculuk yaptığı Lord Cromer’in kardeşinin İngiltere’nin Mısır’dan çekilmemeye kararlı olduğu yolundaki sözlerini 28 Ocak 1895’te el-Ehrâm’da yayımlaması ciddi tartışmalara yol açtı ve bu haber Mısır’da İngiliz aleyhtarı teşkilâtlanmaları hızlandırdı. Bu arada İngiliz aleyhtarlığını daha düzenli bir harekete dönüştürmek için Hidiv Abbas’ın da desteğiyle el-Cem‘iyyetü li-ihyâi’l-vatan adlı gizli bir teşkilât kurdu. İngiltere’nin Mısır’dan çekilmesini sağlama amacını taşıyan faaliyetlerini 1895 yazında Paris ve Viyana’daki çalışmaları ile Avrupa siyasî gündemine taşıdı. Aynı yıl Fransızca ilk siyasî yazısını “Britanya işgalinin tehlikeleri” adıyla neşretti. Fransız gazetecisi Mme Juliette Adam’la Eylül 1895’te başlattığı diyalog hayatının sonuna kadar devam etti. Adam aracılığı ile Pierre Loti, Edouard Drumont gibi yazarlarla tanıştı ve Britanya karşıtı siyasî faaliyetlerinde desteklerini gördü. Britanya işgaline karşı Avrupa basınında yayımladığı makalelerin yanı sıra 1896’da Britanya Başbakanı Gladstone’a Mısır’ın bağımsızlığını talep eden üç açık mektup yazdı.

1896’da Osmanlı Devleti’nde gelişen Ermeni meselesinde Ermeniler’e ve onlara destek veren Gladstone hükümetine karşı sert eleştirilerde bulundu. Aynı yılın ağustos ayında çıktığı Avrupa seyahati sırasında Paris, Berlin ve Viyana’ya uğradıktan sonra İstanbul’a geldi ve padişahın huzuruna çıktı (Ekim 1896). 1897 Osmanlı-Yunan savaşında Osmanlı yanlısı görüşleri dolayısıyla Avrupa’da tenkitlere mâruz kaldı. el-Mesʾeletü’ş-Şarḳıyye adlı meşhur eserini, Osmanlı zaferinin müslümanlar üzerinde olumlu bir hava meydana getirdiği dönemde kaleme aldı ve 1898’de Kahire’de yayımladı. Eser aynı yıl Esmaî tarafından yirmi sekiz sayfalık özet halinde Türkçe’ye çevrilerek Kahire’de neşredildi.

Mustafa Kâmil’e göre Şark meselesi Türkler’in Avrupa topraklarına ayak basmasıyla başlamış ve Türkler’i bu topraklardan çıkarmak için yapılan faaliyetlerin bir sonuç vermemesiyle gelişmiştir. Avrupalılar Osmanlı Devleti’ni parçalamaya çalışmakta ve başta İngiltere olmak üzere Osmanlı düşmanları iç isyanlar çıkarmaktadır. Kitapta İngilizler’in Osmanlılar ve müslümanlar aleyhinde çalıştığı teması işlenmekte, Mısır işgali sert bir dille eleştirilmekte ve İngilizler’in Osmanlı hilâfeti aleyhindeki planlarını bozmak için bütün müslümanların hilâfete sahip çıkmaları gerektiği savunulmaktadır. Abdurrahman b. Ahmed el-Kevâkibî’nin Osmanlı hilâfetine karşı bir Arap hilâfeti tezini savunan Ümmü’l-ḳurâ adlı kitabını yayımladığı bir dönemde Mustafa Kâmil’in Osmanlı hilâfetini savunan eseri Osmanlı saray erkânının dikkatini çekti ve faaliyetleri yakından takip edilmeye başlandı. 1899 yazında Avrupa seyahati sırasında bir Alman gazetesinde neşrettiği “İngiltere ve İslâm” ile “Almanya ve İslâm” başlıklı yazılarında İngilizler’in İslâm âlemine düşmanca yaklaşmalarına karşılık Almanlar’ın dostane bir tavır ortaya koyduklarını söyledi. Dönüşte İstanbul’a uğradı; bu sırada “bey” unvanıyla birlikte ikinci rütbeden Mecîdî nişanı ile taltif edildi.

Mısır’a döndükten sonra yeni bir gazete çıkarma ihtiyacı duydu. Daha önce yazılarını başkalarının neşrettiği gazete ve dergilerde yayımlamıştı. 2 Ocak 1900’de Kahire’de el-Livâʾ adlı gazetenin neşrine başladı. Gazetenin yayın politikası, Mısır’daki İngiliz işgaline son vererek Osmanlı-Mısır ilişkilerini güçlendirme amacı etrafında şekillenmişti. Bu sebeple kısa sürede Mısır’da İngiliz aleyhtarlarının ve Osmanlı taraftarlarının en önemli yayın organı haline geldi. Aynı yıl başlayan Hicaz demiryolu projesine destek verdi. Hidiv II. Abbas Hilmi’nin İngiltere ziyaretiyle belirginleşen yakınlaşma sürecinde Mustafa Kâmil, İngiltere’ye yönelik eleştirilerini arttırarak devam ettirmenin yanı sıra Osmanlı ve hilâfet merkezli faaliyetlerini sürdürdü. Bu gelişmeler hidivle ilişkilerini giderek mesafeli hale getirirken İstanbul’daki itibarını arttırdı ve Mart 1904’te paşa unvanıyla taltif edildi.

Nisan 1904’te İngiltere ile Fransa’nın ittifak antlaşması imzalaması, Mustafa Kâmil’in İngiltere’nin Mısır’dan çıkarılması konusunda Fransa’dan beklentilerine büyük bir darbe oldu. Bu sebeple amacına ulaşabilmek için ümidini Osmanlı ve Almanya desteğine bağladı. 1904-1905 Rus-Japon savaşında Japonlar’ın zaferini bir milletin azim ve irade ile nasıl yükselebileceğine örnek kabul edip bu ana fikir etrafında eş-Şemsü’l-müşriḳa adlı eserini yazdı (Kahire 1904). Mısır gençliği üzerindeki etkisi giderek arttı. Mısır meselesi hakkındaki siyasî mektuplarını bir araya getirip 1905’te Egyptiens et Anglais adıyla Paris’te yayımladı. 1906 yılının ilk yarısında tırmanan Akabe meselesi dolayısıyla Osmanlı-İngiliz gerginliği devam ederken Tanta yakınında Danşüvây köyünde Haziran 1906’da İngiliz askerleriyle köylüler arasında meydana gelen arbede İngiliz aleyhtarı olarak Mustafa Kâmil’in prestijini daha da yükseltti. Bu sırada Paris’te bulunan Mustafa Kâmil, Londra’ya geçerek Britanya hükümetinden Lord Cromer’i geri çekmesini ve Mısır yönetiminde yerlilere daha fazla imkân tanınmasını talep etti. Mısır’a döndükten sonra yazıları ve konuşmalarıyla İngiliz karşıtı hareketin ciddi bir ivme kazanmasına katkı sağladı. Gelişmelerden kaygı duyan Hidiv Abbas, Ekim 1906’da Mustafa Kâmil ile görüşerek 1895’ten bu yana gizli bir teşkilât olarak çalışan el-Cem‘iyyetü li-ihyâi’l-vatan’ın açık bir partiye dönüşmesine müsaade edeceğini bildirdi, böylece Mustafa Kâmil liderliğinde Hizbü’l-vatanî’nin kuruluşunun yolu açılmış oldu. Bu arada İngiltere Mısır politikalarında kısmî değişikliğe gitmek zorunda kaldı. Sertlik yanlısı Cromer 1907’de istifa etti ve Danşüvây hadisesi sebebiyle hapsedilenler serbest bırakıldı. Gelişmelerle konumu daha da güçlenen Mustafa Kâmil, Mart 1907’de el-Livâʾ gazetesinin The Egyptian Standard ve l’Etendard égyptien adlarıyla İngilizce ve Fransızca nüshalarını yayımlamaya başladı. Aralık 1907’de Hizbü’l-vatanî resmen kuruldu ve ülkenin her tarafından gelen binden fazla delegenin tamamının oylarıyla Mustafa Kâmil hayat boyu başkanlığa seçildi. Ancak Mustafa Kâmil bir süredir devam etmekte olan verem hastalığından 8 Muharrem 1326’da (11 Şubat 1908) öldü. Şâfiî mezarlığına defnedilen cenazesi daha sonra Selâhaddin Meydanı’nda adına yaptırılan türbeye nakledildi ve Kahire meydanlarından birine adı verilerek heykeli dikildi. Mustafa Kâmil’in cenaze merasimi emsali görülmemiş bir kalabalığa sahne olmuş ve vefatının kırkıncı günü mezar ziyaretine 40-50.000 kişi katılarak İngilizler’e karşı âdeta bir gövde gösterisi gerçekleştirilmiştir (BA, Y.A.HUS. 519/115).

Mustafa Kâmil’in yukarıda zikredilen eserlerinin dışında bir kısmı gazete yazıları ve konuşma metinlerinden oluşan diğer eserleri şunlardır: Aʿcebü mâ Kâne fi’r-rıḳ ʿinde’r-Rûmân (Kahire 1310/1892), Mıṣr ve’l-iḥtilâlü’l-İncilizî (Kahire 1313/1895), Difâʿu’l-Mıṣrî ʿan Bilâdihî (Kahire 1324), Resâʾilü Mıṣriyye Fransiyye (Kahire 1909), Sîretü Muṣṭafâ Kâmil fî erbaʿa ve s̱elâs̱în rebîʿan (haz. Ali Fehmî Kâmil; Kahire 1326/1908).

BİBLİYOGRAFYA
BA, Y.A.HUS, 508/164, 509/34, 511/102, 519/115; BA, Y.PRK. EŞA, 33/14, 46/70; BA, Y.PRK.TKM, 47/18, 49/79, 50/46; BA, Y.PRK.ZB, 22/103; Mustafa Kâmil, el-Mesʾeletü’ş-Şarḳıyye, Kahire 1898; a.mlf., Mes’ele-i Şarkıyye (trc. Esmaî), Kahire 1316; C. Zeydân, Terâcimü meşâhîri’ş-Şarḳ fi’l-ḳarni’t-tâsiʿ ʿaşer, Beyrut, ts. (Dârü’l-mektebeti’l-hayât), I, 391-409; A. Goldschmidt, “The Egyptian Nationalist Party: 1892-1919”, Political and Social Change in Modern Egypt (ed. P. M. Holt), London 1968, s. 308-333; Afaf Lutfi al-Sayyid, Egypt and Cromer, London 1968, s. 147-190; M. Hüseyin Heykel, Terâcimü Mıṣriyye ve Ġarbiyye, Kahire, ts. (Matbaatü Mısr), s. 129-151; Abdüllatîf Hamza, Edebü’l-maḳāleti’ṣ-ṣıḥâfiyye fî Mıṣr: Muṣṭafâ Kâmil, Kahire, ts. (Matbaatü’l-Cerîdeti’t-ticâriyye); Abdurrahman er-Râfiî, Muṣṭafâ Kâmil: Bâʿis̱ü’l-ḥareketi’l-vaṭaniyye, Kahire 1983; J. A. Crabbs, The Writing of History in Nineteenth-Century Egypt, Cairo 1984, s. 146-166; Fr. Steppat, “Nationalismus und Islam bei Mustafā Kāmil”, WI, IV (1956), s. 241-341; D. Walker, “Mustafa Kamil’s Party: Islam, Pan-Islamism and Nationalism”, Islam and the Modern Age, XI/4, New Delhi 1980, s. 329-388; a.mlf., “Pan-Islamism as a Modern Ideology in the Egyptian Independence Movement of Mustafa Kamil”, HI, XVII/1 (1994), s. 57-109; Hilal Görgün, “Mısır’da XIX. Yüzyıl Sonunda Panislamist Tarih Yazıcılığı: Muhammed Ferid ve Mustafa Kamil”, İslâm Araştırmaları Dergisi, sy. 4, İstanbul 2000, s. 121-131; Şinasi Altundağ, “Mustafa Kâmil Paşa”, İA, VIII, 714-717; M. Meyerhof, “Muṣṭafā Kāmil Pasha”, EI2 (İng.), VII, 715-716.

Şit Tufan Buzpınar
Bu madde TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 2006 yılında İstanbul'da basılan 31. cildinde, 309-310 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde okumak ister misiniz?
BAŞKA BİR MADDE GÖSTER