SAÇAKLIZÂDE MEHMED EFENDİ

Müellif:
SAÇAKLIZÂDE MEHMED EFENDİ
Müellif: TAHSİN ÖZCAN
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 2008
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 24.08.2019
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/sacaklizade-mehmed-efendi
TAHSİN ÖZCAN, "SAÇAKLIZÂDE MEHMED EFENDİ", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/sacaklizade-mehmed-efendi (24.08.2019).
Kopyalama metni
1070-1080 (1660-1670) yılları arasında Maraş’ta doğdu. Ailesine nisbetle Saçaklızâde, doğum yeri dolayısıyla Mar‘aşî olarak tanınır. Babası Ebûbekir Efendi’nin Maraş’ta imamlık yaptığı kaydedilmektedir. Maraş’ta yerleşmiş eski bir aile olan Saçaklızâdeler’in menşei yörenin fethine yönelik menkıbevî rivayetlerde Hz. Ömer dönemine kadar götürülür. Bu aileye mensup Osman Efendi’nin (ö. 960/1553) Of’un Paçan (Çaykara’nın Maraşlı) köyüne giderek bölgenin İslâmlaşması sürecine katkı sağladığı ve burada vefat ettiği nakledilir. İlk öğrenimine memleketinde başlayan Saçaklızâde Mehmed’in hocaları arasında Hasan Mar‘aşî, Dârendeli Hamza Efendi ve Tibyân Tefsiri’nin mütercimi Ayıntâbî Mehmed Efendi gibi isimler yer almaktadır. Bazı kaynaklarda Tibyân mütercimi Mehmed Efendi ile dönemin şeyhülislâmı Debbağzâde Mehmed Efendi birbirine karıştırılarak (Hediyyetü’l-ʿârifîn, II, 307; Ziriklî, VII, 89) Saçaklızâde’nin İstanbul’a gidip Şeyhülislâm Debbağzâde’den ders aldığı kaydedilirse de (Saçaklızâde, Cühdü’l-muḳıl, neşredenin girişi, s. 16) bu bilgi yanlıştır. Saçaklızâde, Şam’da Abdülganî en-Nablusî’den tefsir, hadis ve tasavvuf tahsil etti; Kādiriyye ve Nakşibendiyye hilâfeti aldı. Onun Maraş’a döndükten sonra tedrîs ve telif çalışmaları yanında Maraş ve çevresinde irşad faaliyetleriyle meşgul olduğu bilinmekte, resmî görev aldığına dair bilgi bulunmamaktadır. Ancak Gaziantep Şer’iyye Sicilleri’nde yer alan bir kayıttan (Defter, nr. 67, s. 364) Saçaklızâde’nin, Maraş’ta imamlık yaptığı caminin bitişiğindeki medresede ders verdiği anlaşılmaktadır. Saçaklızâde’nin öğrencileri arasında onun Taḳrîrü’l-ḳavânîn adlı eserinin şârihi olan Hüseyin b. Haydar Bertezî Mar‘aşî ile Abdurrahman b. Ali Ayıntâbî ve Mehmed b. Ömer Dârendevî gibi isimler yer alır. Saçaklızâde’nin Maraş’ta 1145 (1732) yılında vefat ettiği, kabrinin de şehrin Şeyh Âdil (halk arasında Şahadil) Mezarlığı’nda bulunduğu kabul edilir. Vefatına “eş-Şeyh Saçaklî” ve “Tâcü’l-mürşidîn” gibi ibarelerle tarih düşürülmüştür. Ancak bazı kaynaklarda, onun irşad amacıyla Kilis’e giderken Gaziantep yakınlarında vefat edip şehrin Saçaklıtepesi denilen mevkiine defnedildiği kaydedilmektedir. Mezarının Üsküdar’da olduğuna dair bilginin (Sicill-i Osmânî, IV, 234) bir zühul eseri olması gerekir. Ölümü için 1150 (1737), 1154 (1741) ve 1155 gibi tarihler de verilmektedir.

Eserleri. Çeşitli alanlarda çok sayıda eseri bulunan Saçaklızâde’nin başlangıçta daha çok kelâm sahasında yoğunlaştığı, ancak Şam’a gidişinden sonra hocası Nablusî’nin etkisiyle tasavvufa meylettiği, bu sebeple kelâma ve kelâmcılara ağır eleştiriler yönelttiği bilinmektedir (Tertîbü’l-ʿulûm, s. 214). Döneminde medreselerde uygulanan eğitim sistemiyle buralarda okutulan ders kitaplarını da Tertîbü’l-ʿulûm adlı eserinde değerlendirerek tenkide tâbi tutmuştur. Bursalı Mehmed Tâhir kendisine otuz civarında eser nisbet etmiş (Osmanlı Müellifleri, I, 326-327), Cühdü’l-muḳıl adlı eserini neşreden Sâlim Kaddûrî eserlerin sayısını altmış beşe çıkarmıştır. Tahsin Özcan da Saçaklızâde’ye 120 civarında eserin nisbet edildiğini kaydetmekte, ancak ona ait teliflerin farklı isimlerle zikredilmesi, müellifin kendi eserlerine yazdığı şerh ve hâşiyelerin karıştırılması ve başkalarına ait bazı eserlerin kendisine izâfe edilmesi gibi sebeplerle kesin bir rakam verilemeyeceğini söylemektedir. A) Kur’an İlimleri ve Tefsir. 1. Tefsîru sûreti’l-Kehf (Adana İl Halk Ktp., nr. 138). 2. Risâle fi’l-âyâti’l-müteşâbihât (Süleymaniye Ktp., İbrâhim Efendi, nr. 411/12). 3. Risâle fi’t-tenzîhât fî teʾyîdi’l-âyâti’l-müteşâbihât. Saçaklızâde’nin bu eserini birinci risâlesine reddiye yazan Sünbülzâde’ye cevap olarak kaleme aldığı belirtilmektedir (Cühdü’l-muḳıl, neşredenin girişi, s. 31; Hediyyetü’l-ʿârifîn, II, 322). Süleymaniye Kütüphanesi’nde nüshaları bulunan eseri (Esad Efendi, nr. 1184; Lâleli, nr. 3659/2) Brockelmann Risâletü’t-tenzîhât adıyla kaydetmektedir (GAL, II, 487; Adana İl Halk Kütüphanesi’nde aynı adla kayıtlı bir nüshası [nr. 894, vr. 62b-93b] bulunmaktadır). 4. Cühdü’l-muḳıl (mine’t-tecvîd) (nşr. Sâlim Kaddûrî el-Hamed, Amman 1422/2001). Müellifi tarafından Beyânü Cühdi’l-muḳıl (Şerḥu Cühdi’l-muḳıl) adıyla şerhedilmiş, çok sayıda yazma nüshası bulunan bu şerh (Süleymaniye Ktp., İbrâhim Efendi, nr. 65; Antalya Tekelioğlu, nr. 21, vr. 1b-112a) ve metin Konya’da yayımlanmıştır (metin, 1288; şerh, 1289). Ebüssuûd Ahmed Fehrânî, Aṣvâtü’l-Ḳurʾâni’l-Kerîm: Menhecü dirâsetihâ ʿinde’l-Marʿaşî fî kitâbeyhi Cühdi’l-muḳıl ve Beyânihî adıyla eser üzerinde bir çalışma yapmıştır (Kahire 1991). 5. Risâle fî keyfiyyeti edâʾi’ḍ-ḍâd. Eseri Hâtim Sâlih ed-Dâmin önce bir makale çerçevesinde tahkik etmiş (MMLADm., LXX/4 [1995], s. 640-657) daha sonra Keyfiyyetü edâʾi’ḍ-ḍâd başlığıyla bir kitapçık şeklinde yayımlamıştır (Dımaşk 1424/2003). Bu risâle makaledeki neşrinden Remzi Ateşyürek tarafından Türkçe’ye çevrilmiştir (Ondokuz Mayıs Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi Dergisi, sy. 20-21 [Samsun 2005], s. 237-252). Mustafa İzmîrî (ö. 1154/1741) tarafından Risâle fi’r-red ʿalâ Muḥammed el-Marʿaşî adıyla bir eser kaleme alındığı belirtiliyorsa da (Cühdü’l-muḳıl, neşredenin girişi, s. 32) bunun müellifinin Mustafa b. İsmâil el-İzmîrî adlı başka bir kişi olduğu belirlenmiştir (DİA, XXIII, 530; krş. Brockelmann, GAL, II, 582). 6. Tehẕîbü’l-ḳırâʾâti’l-ʿaşr (a.g.e., II, 487; Cühdü’l-muḳıl, neşredenin girişi, s. 27-28; Süleymaniye Ktp., Lâleli, nr. 2515; Kahramanmaraş Karacaoğlan İl Halk Ktp., Hâfız Ali Efendi [AY], nr. 194). 7. Risâle fî meḫârici’l-ḥurûf (a.g.e., neşredenin girişi, s. 32-33; Özcan, I, 58). Müellifin bunlardan başka Beyzâvî’nin Envârü’t-tenzîl ve esrârü’t-teʾvîl’ine hâşiyesi, ʿAynü’l-ḥayât fî beyâni’l-münâsebât fî sûreti’l-Fâtiḥa adlı bir eseriyle Ġāyetü’l-burhân fî beyâni aʿzami âyetin fi’l-Ḳurʾân adlı bir Âyetü’l-kürsî tefsirinin bulunduğu kaydedilmektedir (Cühdü’l-muḳıl, neşredenin girişi, s. 37).

B) Kelâm. 1. Neşrü’ṭ-Ṭavâliʿ (Kahire 1342). Kādî Beyzâvî’ye ait Ṭavâliʿu’l-envâr’ın şerhlerinden yararlanılarak yapılmış bir hâşiyedir (Osmanlı Müellifleri, I, 327; Brockelmann, GAL, II, 487; Îżâḥu’l-meknûn, II, 647; Hediyyetü’l-ʿârifîn, II, 322). Tertîbü’l-ʿulûm adlı eserinde (s. 214) kelâmla meşguliyetten tövbe ettiğini belirten Saçaklızâde, Neşrü’ṭ-Ṭavâliʿin nüshalarını toplayıp yakmak istediğini, arkasında kelâmla ilgili tek bir eserinin kalmamasını çok arzuladığını, ancak bunu gerçekleştiremediğini ifade eder. 2. Ḥâşiye ʿalâ Şerḥi’l-ʿAḳāʾidi’n-Nesefiyye. Necmeddin en-Nesefî’nin risâlesine Teftâzânî’nin yazdığı şerhe Hayâlî ve Kul Ahmed tarafından yapılmış hâşiyelerden de yararlanılarak hazırlanan bu hâşiyenin müsveddelerini müellifin öğrencilerinden Abdurrahman b. Ali Ayıntâbî’nin düzenleyerek kitap haline getirdiği kaydedilmektedir (Keşfü’ẓ-ẓunûn, II, 1147). Eser Ḥâşiyetü Sacaḳlîzâde ʿalâ Şerḥi’l-ʿAḳāʾid li’t-Teftâzânî adıyla basılmıştır (Kahire 1329). 3. Risâletü’s-sürûr ve’l-feraḥ fî vâlideyi’r-Resûl. Hz. Peygamber’in anne ve babasının dünyadaki dinî konumu ve âhiretteki sorumluluğu hakkında kaleme alınmış risâlede Ali el-Kārî’nin “ebeveyn-i resûlün ehl-i necâttan olmadığı” şeklindeki görüşü reddedilmekte, âlimlerin çoğunluğu tarafından benimsenen, Resûl-i Ekrem’in ebeveyninin âhiret hayatında kurtuluşa ereceğine dair görüş desteklenmektedir. Risâle fî ḥaḳḳı vâlideyi’n-nebî adıyla basılan eseri (İstanbul 1306) Mehmed Esad Dilâveroğlu Surur ve Ferah Risâlesi Tercümesi ismiyle yayımlamıştır (Ceyhan 1953). Halil İbrahim Bulut, “Osmanlı Müellifleri’nden Saçaklızâde ve Ebeveyn-i Resûl Konusundaki Görüşleri” başlıklı bir tebliğ sunmuştur (I. Kahramanmaraş Sempozyumu, İstanbul 2005, I, 69-79). Saçaklızâde’nin ayrıca Risâle fî tahḳīki’l-îmân, Risâle fî tecdîdi’l-îmân, Risâle fi’l-irâdeti’l-cüzʾiyye, Risâle fî ʿaẕâbi’l-ḳabr ve Risâletü’l-ġayb adlı eserlerinin bulunduğu belirtilmektedir (Özcan, I, 59-60; DİA, XIII, 408).

C) Mantık, Cedel ve Münazara. 1. Taḳrîrü’l-ḳavânîni’l-mütedâvile min ʿilmi’l-münâẓara. Müellifi tarafından önce Taḥrîrü’t-Taḳrîr adıyla şerhedilmiş (İstanbul 1289), ardından er-Risâletü’l-velediyye ismiyle özetlenmiştir (İstanbul 1268, 1318, 1325). Serbestzâde Ahmed Hamdi, bu muhtasarı Mir’ât-ı Münâzara: Fenn-i Âdâb ve Münâzaradan Velediyye Tercümesi adıyla Türkçe’ye çevirmiş (İstanbul 1310), esere ayrıca pek çok âlim tarafından şerh yazılmıştır (Abdullah Muhammed el-Habeşî, I, 619; II, 986-987). Eseri Dâvûd-i Karsî de özetlemiştir (DİA, IX, 31). 2. Şerḥu’r-Risâleti’s-Semerḳandiyye. Muhammed b. Eşref es-Semerkandî’ye ait Risâle fî âdâbi’l-baḥs̱ ve ṭuruḳi’l-münâẓara (er-Risâletü’s-Semerḳandiyye ...) adlı eserin (Kahire 1353) şerhidir (Brockelmann, GAL Suppl., II, 498). Müellifin bunlardan başka el-ʿArâʾis fi’l-manṭıḳ, Şerḥu ʿAndelîb mine’l-âdâb, Şerḥu’r-Risâleti’l-ḳıyâsiyye fi’l-manṭıḳ, Zübdetü’l-Münâẓara, ʿİṣmetü’l-eẕhân fî ʿilmi’l-mîzân, Şerḥu selâmeti’l-ḳulûb fî is̱bâti’l-maṭlûb, Selsebîlü’l-meʿânî ve Taʿlîḳ ʿalâ Îsâġūcî adlı risâlelerinin bulunduğu kaydedilmektedir (Cühdü’l-muḳıl, neşredenin girişi, I, 36-37; Özcan, s. 62-63).

D) Fıkıh. 1. Teshîlü’l-ferâʾiż. Müellif bu eserini el-Eshel (Şerḥu Teshîli’l-ferâʾiẓ) adıyla şerhettiğini belirtmektedir (Tertîbü’l-ʿulûm, s. 162; eser ve şerhinin yazmaları için bk. Özcan, I, 63). Saçaklızâde’nin Ḥâşiye ʿale’l-ferâʾizi’s-Sirâciyye adlı bir eserinin daha bulunduğu bildirilmektedir (Abdullah Muhammed el-Habeşî, II, 1066). 2. Risâle fî ẕemmi’d-duḫân (Brockelmann, GAL, II, 487; Özcan, I, 64). 3. Risâletü’t-teġannî (ve’l-mûsîḳī). Müellif Tertîbü’l-ʿulûm’unda böyle bir eser yazdığını belirtmekte (s. 118), çeşitli kaynaklarda da risâlenin nüshaları hakkında bilgi verilmektedir (Brockelmann, GAL, II, 487; Özcan, I, 63). 4. Risâle fî ibâḥati ḳatli [itlâfi]’l-kilâbi’l-muẓırra. Mahrûkīzâde Râif tarafından yapılmış bir tercümesi vardır (İstanbul 1304; risâlenin yazma nüshaları için bk. a.g.e., I, 63). 5. Risâle ʿalâ dîbâceti’l-Ḥalebî eṣ-ṣaġīr (Süleymaniye Ktp., Hacı Mahmud Efendi, nr. 1103).

E) İlimler Tasnifi. Tertîbü’l-ʿulûm. Bu konuda kaleme alınan önemli eserlerden ve müellifin yaşadığı dönemde Osmanlı medreselerinde uygulanan ders programlarını tanıtıp eleştiren nâdir kaynaklardan biridir. Kitabı Neclâ Kāsım Abbas (Bağdat 1404/1984) ve Muhammed b. İsmâil es-Seyyid Ahmed (Beyrut 1408/1988) neşretmiştir. Eserin Ali Suâvi tarafından Türkçe’ye çevrildiği (Ulûm, sy. 8, 10 Şâban 1286, s. 440) ve bu tercümenin dîbâcesinin Muhbir gazetesinde yayımlandığı kaydedilmektedir (Doğan, s. 250; İzgi, I, 83). Stefan Reichmuth’un “Bildungskanon und Bildungsreform aus der sicht eines Islamischen gelehrten der Anatolischen Provinz: Muhammad al-Sajaqlī (Saçaqlizāde, gest. um 1145/1733) und sein Tartīb al-ulûm” başlıklı makalesinde (Words, Textes an Concepts Cruising The Mediterranean Sea, ed. R. Arnzen – J. Thielmann, Paris 2004, s. 493-520) ve Adem Akın – Remzi Demir’in, “Saçaklızâde Muhammed İbn Ebî Bekr el-Mar’aşî ve Tertîb el-Ulûm Adlı Eseri” (AÜ Osmanlı Tarihi Uygulama Merkezi Dergisi: OTAM, sy. 16 [Ankara 2004], s. 1-64) başlıklı makalelerinde eser tanıtılmış ve tahlili yapılmıştır. Ahmed el-Alemî’nin Tertîbü’l-ʿulûm’a yazdığı el-İfhâm fi’l-ilhâm adlı reddiyeye Saçaklızâde Risâletü’l-cevâb ʿan iʿtirâżi Aḥmed el-ʿAlemî başlıklı risâlesiyle cevap vermiştir (Süleymaniye Ktp., Hasan Hüsnü Paşa, nr. 631/3, vr. 50-56; Esad Efendi, nr. 1366/5, vr. 74-79).

F) Tasavvuf ve Ahlâk. 1. Ḥâşiye ʿalâ Şerḥi Dîbâceti’ṭ-Ṭarîḳati’l-Muḥammediyye. Birgivî’ye ait eserin dîbâcesinde yer alan meselelere yönelik olarak şerhlerde göze çarpan bazı açıklamalara müellifin yaptığı itirazları içeren bir eserdir (Osmanlı Müellifleri, I, 326). 2. Risâle fi’r-raḳṣ (fî rakṣi’ẕ-ẕikr) ve’d-deverân (yazma nüshaları için bk. Özcan, s. 64; Muʿcemü’l-maḫṭûṭâti’l-mevcûde, II, 1098). 3. Mecmûʿatü eẕkâr ve edʿiye. İbnü’l-Cezerî’nin el-Ḥıṣnü’l-ḥaṣîn’i, İmam Nevevî’nin el-Eẕkâr’ı ve Ferrâ el-Begāvî’nin Meṣâbîḥu’s-sünne’si gibi kaynaklardan derlenmiştir (Cühdü’l-muḳıl, neşredenin girişi, s. 37). Müellife aynı konuda el-Edʿiyetü’l-Ḳurʾâniyye (Muʿcemü’l-maḫṭûṭâti’l-mevcûde, II, 1097), Risâle fi’d-duʿâʾ ve Risâle fi’d-deʿavâti’l-meʾs̱ûre adlı eserler de izâfe edilmiştir (Özcan, s. 64; Cühdü’l-muḳıl, neşredenin girişi, s. 31). 4. Naṣâʾiḥ. Süleymaniye Kütüphanesi’nde Naṣîḥatü’l-ʿulemâʾ (Çelebi Abdullah, nr. 401/2, vr. 18-27) ve Risâle fî beyâni kemâli’l-ʿulemâʾ (İzmir, nr. 757/1) adıyla müellife nisbet edilen risâleler Brockelmann’ın Naṣâʾiḥ adıyla kaydettiği (GAL, II, 486) risâle olmalıdır.

Saçaklızâde’nin bunların dışında Risâle fî ẕikri mâ ḳable’d-ders ve mâ baʿdehû adlı bir eseri (Risâle fî âdâbi’d-ders; Özcan, I, 65) ve çeşitli kütüphanelerde kayıtlı bulunan, ayrıca çeşitli eserlerde kendisine nisbet edilen çoğu risâle hacminde pek çok çalışması daha bulunmaktadır (Özcan, I, 58-67). 6-8 Mayıs 2004 tarihinde Kahramanmaraş’ta gerçekleştirilen I. Kahramanmaraş Sempozyumu’nda Tahsin Özcan, Kadir Özdamarlar, Recep Dikici, Halil İbrahim Bulut, Ahmet Kayacık ve İbrahim Çapak tarafından sunulan bildirilerde Saçaklızâde’nin çeşitli yönleri ele alınmış, eserleri hakkında bilgi verilmiştir (I. Kahramanmaraş Sempozyumu, İstanbul 2005).

BİBLİYOGRAFYA
Gaziantep Şer‘iyye Sicilleri, Defter, nr. 67, s. 364; Saçaklızâde, Cühdü’l-muḳıl (nşr. Sâlim Kaddûrî el-Hamed), Amman 1422/2001, neşredenin girişi, s. 11-38; a.mlf., Tertîbü’l-ʿulûm (nşr. Muhammed b. İsmâil es-Seyyid Ahmed), Beyrut 1408/1988, neşredenin girişi, s. 51-71; Keşfü’ẓ-ẓunûn, II, 1147; İsmet, Tekmiletü’ş-Şekāik, s. 50-52; Sicill-i Osmânî, IV, 233-234; Osmanlı Müellifleri, I, 325-327; Besim Atalay, Maraş Tarihi ve Coğrafyası, İstanbul 1339, s. 129-131; Brockelmann, GAL, II, 486-487, 582; Suppl., II, 498; Îżâḥu’l-meknûn, I, 315, 387; II, 138, 647; Hediyyetü’l-ʿârifîn, I, 327, 553; II, 307, 322-323; Ziriklî, el-Aʿlâm, VI, 60; VII, 89; Kehhâle, Muʿcemü’l-müʾellifîn, X, 118; XII, 14; C. Zeydân, Âdâb (Dayf), III, 351; Ömer Nasuhi Bilmen, Büyük Tefsir Tarihi, Ankara 1960, II/1, s. 536-537; Cemil Cahit Güzelbey, Gaziantep Evliyaları, Gaziantep 1964, s. 106-113; Uzunçarşılı, İlmiye Teşkilâtı, s. 237; Nüveyhiz, Muʿcemü’l-müfessirîn, II, 505; Cezzâr, Medâḫilü’l-müʾellifîn, II, 638; İsmail Doğan, Tanzimat’ın İki Ucu: Münif Paşa ve Ali Suavi, İstanbul 1991, s. 250; Cevat İzgi, Osmanlı Medreselerinde İlim, İstanbul 1997, I, 82-84; Cemil Çiftçi, Maraşlı Şairler Yazarlar Alimler, İstanbul 2000, s. 261-263; Abdullah Muhammed el-Habeşî, Câmiʿu’ş-şürûḥ ve’l-ḥavâşî, Ebûzabî 1425/2004, I, 335, 619, 667; II, 986-987, 1026, 1066, 1163, 1186; III, 1579; Tahsin Özcan, “Maraşlı Bir Osmanlı Âlimi: Saçaklızade Mehmed Efendi ve Eserleri”, I. Kahramanmaraş Sempozyumu, İstanbul 2005, I, 53-68; Muʿcemü’l-maḫṭûṭâti’l-mevcûde fî mektebâti İstânbûl ve Ânâṭûlî (haz. Ali Rıza Karabulut), [baskı yeri ve tarihi yok], II, 1097-1100; Tâhâ Muhsin, “Fihrisü maḫṭûṭâti’l-üstâẕ Muḥarrem Çelebî el-Marʿaşî”, el-Mevrid, IV/4, Bağdad 1395/1975, s. 302-316; el-Ḳāmûsü’l-İslâmî, III, 183; Cemil Akpınar, “Dâvûd-i Karsî”, DİA, IX, 31; İlyas Çelebi, “Gayb”, a.e., XIII, 408; Tayyar Altıkulaç, “İzmîrî, Mustafa”, a.e., XXIII, 530.
Bu madde ilk olarak 2008 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 35. cildinde, 368-370 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.