ŞÜMÜNNÎ

الشمنّي
Müellif:
ŞÜMÜNNÎ
Müellif: AHMET ÖZEL
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 2010
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 26.08.2019
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/sumunni
AHMET ÖZEL, "ŞÜMÜNNÎ", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/sumunni (26.08.2019).
Kopyalama metni
Ramazan 801’de (Mayıs 1399) İskenderiye’de doğdu. Ailesi aslen Cezayir’in Kusantîne şehrine bağlı Şümünne köyünden olup dedesi ve babası tanınmış âlimlerdendi. Küçük yaşta babasıyla Kahire’ye giderek Veliyyüddin İbnü’l-Irâkī, Yahyâ b. Yûsuf es-Seyrâmî, İbnü’l-Hümâm, İbn Hacer el-Askalânî, Alâeddin el-Buhârî, Şemseddin eş-Şattanûfî, Ali b. Muhammed el-Füvvî, Şemseddin el-Bisâtî, İbnü’l-Küveyk gibi âlimlerden aklî ve naklî ilimleri okudu, ayrıca tıp ve matematik öğrendi. Daha küçük yaşta Nâsırüddin İbnü’l-Furât, Kemâleddin ed-Demîrî, Ömer b. Reslân el-Bulkīnî, Nûreddin el-Heysemî, Cemâleddin İbn Zahîre’den ve diğer bazı âlimlerden icâzet aldı. Önce babası gibi Mâlikî iken daha sonra Hanefî mezhebini seçti. Hanefî fıkhı yanında Arap dili ve edebiyatı, hadis, tefsir, kelâm alanlarında tanındı. Cemâliyye Medresesi’nde ders verdi; Kayıtbay Türbesi’nde meşihatlık ve hatiplik, Lala Medresesi’nde meşihatlık görevlerini üstlendi. Başta Celâleddin es-Süyûtî ve Şemseddin es-Sehâvî olmak üzere birçok talebe yetiştirdi. Devlet adamlarının meclislerinden uzak duran Şümünnî âbid ve zâhid kişiliğiyle herkesin saygısını kazandı. 868 (1463) yılında kendisine Hanefî kadılığı teklif edildiyse de kabul etmedi. 27 Zilhicce 872 (18 Temmuz 1468) tarihinde Kahire’de vefat etti. Talebeleri Süyûtî ve Sehâvî’nin 27 Zilhicce olarak verdiği ölüm gününün bazı kaynaklarda 17 Zilhicce şeklinde geçmesi yanlış olmalıdır. Süyûtî hocasının vefatı üzerine elli beyitlik bir mersiye yazmıştır (Buġyetü’l-vuʿât, I, 379-381; Ḥüsnü’l-muḥâḍara, I, 475-477).

Eserleri. 1. Kemâlü’d-dirâye fî şerḥi’n-Nuḳāye (Şerḥu’n-Nuḳāye). Burhânüşşerîa’nın Hanefî fıkhına dair Viḳāyetü’r-rivâye adlı eserinin torunu Sadrüşşerîa tarafından yapılan ihtisarının şerhi olup birçok yazma nüshası günümüze ulaşmıştır (meselâ Beyazıt Devlet Ktp., Bayezid, nr. 2286; Süleymaniye Ktp., Süleymaniye, nr. 524, Esad Efendi, nr. 784, Hamidiye, nr. 481; Nuruosmaniye Ktp., nr. 1660). 2. el-ʿÂli’r-rütbe fî şerḥi Naẓmi’n-Nuḫbe. İbn Hacer el-Askalânî’nin hadis usulüne dair Nuḫbetü’l-fiker adlı eseri Kemâleddin eş-Şümünnî tarafından er-Rütbe fî şerḥi’n-Nuḫbe (Naẓmu Nuḫbeti’l-fiker) adıyla manzum hale getirilmiş (Süleymaniye Ktp., Şehid Ali Paşa, nr. 344, vr. 1-7; Râşid Efendi Ktp., Râşid Efendi, nr. 11250, vr. 200b-208a), oğul Şümünnî de bunu şerhetmiştir. Hannân Abdülazîz Şâfiî’nin yüksek lisans tezi olarak neşre hazırladığı eser (Mekke Ümmü’l-kurâ Üniveristesi, 1418), ayrıca Hârûn b. Abdurrahman el-Cezâirî (Beyrut 2003) ve Mu‘tez Abdüllatîf el-Hatîb (Beyrut 1425/2004) tarafından edisyon kritiği yapılarak yayımlanmıştır. 3. Müzîlü’l-ḫafâʾ ʿalâ elfâẓi’ş-Şifâʾ. Kādî İyâz’ın eseri üzerine yazılmış bir hâşiyedir (İstanbul 1264; eş-Şifâʾın kenarında, I-II, Beyrut 1399/1979, 1409/1988; nşr. Abdüsselâm Muhammed Emîn, Beyrut 2000). Sehâvî hocasının bu eseri Burhâneddin el-Halebî’nin şerhinden ihtisar ederek yazdığını belirtir (eḍ-Ḍavʾü’l-lâmiʿ, II, 175). 4. el-Münṣıf mine’l-kelâm ʿalâ Muġni’bni Hişâm. İbn Hişâm en-Nahvî’nin Muġni’l-lebîb adlı eserine yazılan hâşiyedir (I-II, Kahire 1305, kenarında İbnü’d-Demâmînî’nin Tuḥfetü’l-ġarîb bi-şerḥi Muġni’l-lebîb adlı eseri olarak). Süyûtî bu eseri şerh (ayrıca bk. Keşfü’ẓ-ẓunûn, II, 1752), Sehâvî ise hâşiye diye nitelemektedir. Sehâvî hocasının bu eseri İbnü’d-Demâmînî’nin kitabından özetleyip yeni bilgiler eklediğini (eḍ-Ḍavʾü’l-lâmiʿ, II, 175), Şümünnî’nin çok yönlü değerli bir âlim olduğunu belirten Şevkânî ise bu hâşiyede rağbet edildiği kadar önemli bir özellik görmediğini ve büyük kısmının İbnü’d-Demâmînî’nin sözlerinden yapılan nakillerden ibaret bulunduğunu kaydeder (el-Bedrü’ṭ-ṭâliʿ, I, 120). el-Münṣıf’ın gerek bu özelliği gerekse birlikte basılması sebebiyle olmalı, bazı kaynaklarda İbnü’d-Demâmînî’nin şerhi üzerine yapılan bir hâşiye olarak değerlendirilmesi doğru değildir. Ayrıca eserin İbn Hişâm’ın metnini bütünüyle açıklayan bir şerhten ziyade bazı ibarelerin izahıyla sınırlı bir hâşiye niteliği taşıdığı görülmektedir. Müellif önsözde, İbn Hişâm’ın kitabını okuttuğu sırada mütalaa ettiği Şemseddin İbnü’s-Sâiğ ez-Zümürrüdî’nin Tenzîhü’s-selef ʿan temvîhi’l-ḥalef’iyle (Muġni’l-lebîb’e reddiye) İbnü’d-Demâmînî’nin ta‘liki ve Tuḥfetü’l-ġarîb adlı şerhinde metne yönelik itirazlar ve izaha muhtaç hususlar gördüğünü, bunlarla birlikte eserdeki şevâhidle beyitlerin açıklanması ve müşkül yerlerin şerhine dair talep üzerine bu kitabı yazdığını belirtir. Eserin I. cildi Abdülhamîd Abdülmübdî Ahmed Muhammed, II. cildi Ahmed Mahmûd es-Seyyid er-Rifâî tarafından yüksek lisans tezi olarak neşre hazırlanmıştır (Kahire Üniversitesi, 1415-1416/1994-1995). 5. Menhecü’s-sâlik ilâ Elfiyyeti İbn Mâlik. İbn Mâlik et-Tâî’nin nahve dair meşhur eserinin şerhidir (Beyazıt Devlet Ktp., Bayezid, nr. 6254; Süleymaniye Ktp., Süleymaniye, nr. 933, Hafîd Efendi, nr. 392, Hamidiye, nr. 1292; Adana İl Halk Ktp., nr. 667, 716). Nûreddin el-Üşmûnî de Elfiyye’ye aynı adla bir şerh yazmıştır. 6. el-Umûrü’n-nâciḥa fî keşfi esrâri’l-Fâtiḥa (Dârü’l-kütübi’z-Zâhiriyye, nr. 506). Kaynaklarda ayrıca Şümünnî’nin Evfaḳu’l-mesâlik li-teʾdiyeti’l-menâsik adlı bir eserinden bahsedilmektedir. Muhammed Zeynelâbidîn Selâme, İbn Hişâm en-Nahvî’nin el-İʿrâb ʿan ḳavâʿidi’l-iʿrâb adlı eserinin şerhi olan Ḥallü meʿâḳıdi’l-ḳavâʿidi’l-âtî s̱ebetet bi’d-delâle ve’ş-şevâhid adlı eseri Şümünnî’ye nisbet edip üzerine bir doktora çalışması yaparak neşre hazırlamışsa da (Ezher Üniversitesi, 1393/1973) Hasan Aksoy ve daha sonra Mahmûd Muhammed el-Âmûdî bu eserin Şümünnî’ye değil Şemseddin Sivâsî’ye ait olduğunu tesbit etmişlerdir (bk. bibl.). Aslında bu eser daha önce de Sivâsî’ye nisbet edilerek basılmıştır (İstanbul 1311).

BİBLİYOGRAFYA
Şümünnî, el-ʿÂli’r-rütbe fî şerḥi Naẓmi’n-Nuḫ-be (nşr. Mu‘tez Abdüllatîf el-Hatîb), Beyrut 1425/2004, neşredenin girişi, s. 16-40; Süyûtî, Buġyetü’l-vuʿât, I, 375-381; a.mlf., Ḥüsnü’l-muḥâḍara, I, 474-477; Sehâvî, eḍ-Ḍavʾü’l-lâmiʿ, II, 174-178; Keşfü’ẓ-ẓunûn, I, 152; II, 1054, 1752, 1936, 1971; İbnü’l-Kādî, Dürretü’l-ḥicâl, I, 95-98; Şevkânî, el-Bedrü’ṭ-ṭâliʿ, I, 119-121; Leknevî, el-Fevâʾidü’l-behiyye, s. 37-39; Serkîs, Muʿcem, I, 880, 1143; Brockelmann, GAL, II, 99; Suppl., II, 92-93; Abdurrahman b. Muhammed el-Cîlâlî, Târîḫu’l-Cezâʾiri’l-ʿâm, Beyrut 1400/1980, II, 218-219; Mustafa eş-Şek‘a, Celâlüddîn es-Süyûṭî: Mesîretühü’l-ʿilmiyye ve mebâḥis̱ühü’l-luġaviyye, Kahire 1401/1981, s. 18-19; Hasan Aksoy, Şemseddin Sivâsî, Hayatı, Eserleri ve Mevlidi: Tenkitli Neşir (doktora tezi, 1984), MÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü, s. 42; Abdullah Muhammed el-Habeşî, Câmiʿu’ş-şürûḥ ve’l-ḥavâşî, Ebûzabî 1425/2004, III, 1761; Ahmet Özel, Hanefi Fıkıh Alimleri, Ankara 2006, s. 105; Muʿcemü’l-maḫṭûṭâti’l-mevcûde fî mektebâti İstânbûl ve Anâṭûlî (haz. Ali Rıza Karabulut), [baskı yeri ve tarihi yok], I, 215-216; Mahmûd Muhammed el-Âmûdî, “Ḥallü meʿâḳıdi’l-ḳavâʿidi’l-âtî s̱ebetet bi’d-delâle ve’ş-şevâhid li’ş-Şümünnî-tevs̱îḳ ve nisbe”, Mecelletü’l-Câmiʿati’l-İslâmiyye, X/2, Gazze 2002, s. 143-157; Ali Tevfîk el-Hamed, “eş-Şümünnî”, Mv.AU, XV, 158-160.
Bu madde ilk olarak 2010 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 39. cildinde, 261-262 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.