SÜVEYDÎ, Abdullah b. Hüseyin

عبداللّه بن حسين السويدي
SÜVEYDÎ, Abdullah b. Hüseyin
Müellif: YUSUF ŞEVKİ YAVUZ
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 2016
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 22.10.2019
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/suveydi-abdullah-b-huseyin
YUSUF ŞEVKİ YAVUZ, "SÜVEYDÎ, Abdullah b. Hüseyin", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/suveydi-abdullah-b-huseyin (22.10.2019).
Kopyalama metni
1104 (1693) yılında Bağdat’ta doğdu. Süveydî nisbesiyle bilinen ilk Iraklı âlimdir. Soyu otuzuncu kuşakta Abbâsî Halifesi Ebû Ca‘fer el-Mansûr Abdullah b. Muhammed el-Abbâsî’ye ulaştığından Abbâsî nisbesiyle de anılır. Altı yaşında iken babası Şeyh Hüseyin vefat edince amcası Ahmed b. Süveyd es-Sûfî’nin himayesinde yetişti, daha sonra da ona nisbetle anıldı. Amcasının ve diğer bazı hocaların yanında başladığı ilk öğrenimini Bağdat ve Musul’da dinî ve aklî ilimlere dair ders alarak tamamladı. Hocaları arasında Hüseyin b. Nûh el-Hanefî, Sultân b. Nâsır el-Hâbûrî el-Cübûrî, Yâsin Efendi, Muhammed b. Abdurrahman er-Rahbî, Fethullah İbnü’s-Sabbâğ el-Mevsılî, Nazmîzâde Hüseyin Efendi gibi âlimler yer alır. Süveydî o dönemde Bağdat valisi olan Ahmed Paşa ile yakın dostluk kurdu. 1732 yılında meydana gelen Osmanlı-İran savaşında Osmanlı ordusunu coşturan kasideler yazdı. 1157’de (1744) hac ibadetini yerine getirdi. Bu yolculuk sırasında Musul, Halep ve Şam’da ders verdi; Medine’de Ravza-i Mutahhara’da Kütüb-i Sitte’yi okuttu, derslerine yörenin âlimleri de katılıyordu. Kendisi de birçok âlimden faydalandı. Bunlardan Abdülganî en-Nablusî, Ali er-Rûmî, Muhammed b. Akīle el-Mekkî, İbnü’t-Tayyib eş-Şarkī, Abdülkerîm b. Ahmed eş-Şerâbâtî, Muhammed b. İbrâhim et-Trablusî, Muhammed b. Hüseyin ez-Zemmâr, İsmâil el-Aclûnî, Ali b. Mustafa ed-Debbâğ, Mustafa b. Kemâleddin el-Bekrî gibi isimler anılabilir. Bağdat’ta İmâm-ı Âzam, Mercâniyye ve Abdülkādir-i Geylânî medreselerinde müderrislik yaptı. Bu arada Esad, Muhammed Saîd, Abdurrahman, İbrâhim ve Ahmed adlı oğullarını da yetiştirdi. İcâzet aldığı hocalardan önemli bir kısmına da kendisi icâzet verdi. 1156’da (1743) Necef’te Nâdir Şah’ın huzurunda Osmanlılar’ı ve Ehl-i sünnet’i temsilen Şiî âlimleriyle yaptığı münazarada ortaya koyduğu delillerle Nâdir Şah’ı etkiledi, onun Şîa mezhebinden ayrılıp Ehl-i sünnet mezhebine girmesinde katkısı oldu. Ünü birçok ülkede yayıldı. 13 Şevval 1174’te (18 Mayıs 1761) Bağdat’ta vefat etti, meşhur sûfî Ma‘rûf-i Kerhî’nin kabri yanında defnedildi.

Eserleri. 1. el-Ḥucecü’l-ḳaṭʿiyye li’ttifâḳı’l-firaḳı’l-İslâmiyye. Ehl-i sünnet ile Şîa arasındaki ihtilâfları halletmek ve yapılacak araştırmalardan sonra ortaya çıkacak gerçeğe uymak amacıyla Nâdir Şah’ın Mâverâünnehir ve İran’dan bir araya getirdiği Sünnî-Şiî âlimleri arasında vuku bulan tartışmayı ve bunların karşısında müellifin sunduğu delilleri içerir (Kahire 1323). Gevrekzâde Hasan Efendi ve Zekî el-Kürdî tarafından Şiîlik-Sünnîlik Üzerine Osmanlı ve İran Bilginleri Arasında Mübâhase, ayrıca Vekāyi‘nāme adıyla Osmanlı Türkçesi’ne çevrilmiş (Kahire 1323, 1326), daha sonra da Mustafa Çağrıcı’nın tercümesiyle Nesil Dergisi’nde neşredilmiştir (İstanbul 1979, sy. 10, s. 33-48). Bekir Topaloğlu bu tercümeyi, Kelâm İlmi-Giriş adlı kitabının ekleri arasında “Sünnî-Şiî İttifakına Doğru” başlığıyla tekrar yayımlamıştır (Ankara 2014, s. 318-346). 2. Enfaʿu’l-vesâʾil fî şerḥi’d-Delâʾil. Muhammed b. Süleyman el-Cezûlî’ye ait Delâʾilü’l-ḫayrât’ın şerhidir. 3. İtḥâfü’l-ḥabîb ʿalâ Muġni’l-lebîb. İbn Hişâm en-Nahvî’nin Muġni’l-lebîb’i için yazılmış muhâkemeli bir hâşiyedir. 4. Maḳāmâtü’l-ems̱âli’s-sâʾire. Yalnız Maḳāme olarak da bilinen eserde atasözleri makāme tarzında ve eğlenceli bir çerçevede anlatılmıştır (Kahire 1324). 5. Reşfü’ṭ-ṭarab fî şerḥi Lâmiyyeti’l-ʿArab. Şenferâ’nın meşhur kasidesinin şerhidir (İÜ Ktp., Ar., nr. 2737, 4246; ayrıca bk. Abdullah Muhammed el-Habeşî, III, 1512). 6. Esmâʾü ehli Bedr (nşr. İsmâil el-Cilânî, Kahire 1278; yazma nüshası için bk. Süleymaniye Ktp., Bağdatlı Vehbi Efendi, nr. 1262). 7. Miʿrâcü’s-sâlikîn ilâ maḳāmi’l-emîn (İstanbul 1301). 8. Şerḥu’ṣ-Ṣalavâti’l-Meşîşiyye (Kahire, ts. [Matbaatü’n-Nîl]). 9. en-Nefḥatü’l-miskiyye fi’r-riḥleti’l-Mekkiyye. Süveydî’nin hac yolculuğu sırasında uğradığı Musul, Halep, Şam gibi şehirleri tasvir ettiği bir eserdir (nşr. İmâd Abdüsselâm Raûf, Abûzabî 2003). 10. Taʿlîḳa ʿale’l-Muḳaddimeti’l-Cezeriyye (Abdullah Muhammed el-Habeşî, II, 752). İbnü’l-Cezerî’nin manzum eseri için yazılmıştır. Süveydî’nin ayrıca bir divanı ile Şerḥu Ṣaḥîḥi’l-Buḫârî adlı bir eseri vardır.

BİBLİYOGRAFYA

Abdullah b. Hüseyin es-Süveydî, el-Ḥucecü’l-ḳaṭʿiyye li’ttifâḳı’l-firaḳı’l-İslâmiyye, Kahire 1323, s. 8-11; a.mlf., en-Nefḥatü’l-miskiyye fi’r-riḥleti’l-Mekkiyye (nşr. İmâd Abdüsselâm Raûf), Ebûzabî 1424/2003, s. 64-87, ayrıca bk. neşredenin girişi, s. 5-56; Osman b. Ali el-Ömerî, er-Ravżü’n-naḍr fî tercemeti üdebâʾi’l-ʿaṣr (nşr. Selîm en-Nuaymî), Bağdad 1395/1975, III, 95-100; M. Halîl el-Murâdî, Silkü’d-dürer, Beyrut 1408/1988, II, 84-86; Mahmûd Şükrî el-Âlûsî, el-Miskü’l-eẕfer (nşr. Abdullah el-Cübûrî), Beyrut 1427/2007, I, 203-211; Brockelmann, GAL, II, 377; Suppl., II, 508; Îżâḥu’l-meknûn, I, 16, 17, 125, 509; II, 286; Hediyyetü’l-ʿârifîn, I, 483; Ziriklî, el-Aʿlâm, IV, 80; Abbas el-Azzâvî, Târîḫu’l-edebi’l-ʿArabî fi’l-ʿIrâḳ, Bağdad 1382/1962, II, 36-38, 128, 154, 205-211, 269-270, 357; I. J. Krackovskij, Târîḫu’l-edebi’l-coġrâfiyyi’l-ʿArabî (trc. Selâhaddin Osman Hâşim), Kahire 1963, II, 761-762; Velîd el-A‘zamî, Medresetü’l-İmâm Ebî Ḥanîfe, Bağdad 1404/1983, s. 71-72; Abdullah Muhammed el-Habeşî, Câmiʿu’ş-şürûḥ ve’l-ḥavâşî, Ebûzabî 1425/2004, I, 418; II, 752; III, 1512, 1763; Muʿcemü’l-maḫṭûṭâti’l-mevcûde fî mektebâti İstânbûl ve Ânâṭûlî (haz. Ali Rıza Karabulut), [baskı yeri ve tarihi yok], II, 633; Bekir Topaloğlu, Kelâm İlmine Giriş, Ankara 2014, s. 318-346.
Bu madde ilk olarak 2016 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin EK-2. cildinde, 546-547 numaralı sayfalarda yer almıştır.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.