TAKVİMHÂNE

تقويمخانه
Müellif:
TAKVİMHÂNE
Müellif: GÜLDEN SARIYILDIZ
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
Baskı Tarihi: 2016
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 27.05.2020
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/takvimhane
GÜLDEN SARIYILDIZ, "TAKVİMHÂNE", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/takvimhane (27.05.2020).
Kopyalama metni
Osmanlı Devleti’nde ilk resmî gazete olan Takvîm-i Vekāyi‘in 1831’de neşrine başlanmasıyla oluşturulan idareye bu ad verilmiştir. İbrâhim Müteferrika Matbaası’nın Vankulu Lugatı’yla başlayan ve on altı yıl süren basım faaliyetleri Müteferrika’nın vefatıyla sekteye uğradı, daha sonraki teşebbüsler de düzenli bir şekle dönüşemedi. Osmanlı matbaacılığı için II. Mahmud dönemi yeni bir devrin başlangıcı oldu. Devletin mülkî vukuatı, iç ve dış haberlerin bütün müslüman tebaa ve reâyâ tarafından bilinmesi, yani II. Mahmud’un reform hareketleri çerçevesinde iç ve dış kamuoyunu bilgilendirme ve yönlendirme amaçları doğrultusunda resmî bir gazete olarak Takvîm-i Vekāyi‘ yayımlandı. Türkçe’nin yanı sıra Rumca, Ermenice ve Fransızca gibi dillere tercüme edilerek çıkarılması düşünülen Takvîm-i Vekāyi‘in basımı için dönemin faal matbaaları olan Mühendishâne Matbaası ile Üsküdar Matbaası’nın ihtiyacı karşılayamayacağı görülünce yeni bir matbaa kurulması yoluna gidildi. Bu amaçla Takvimhâne / Takvîm-i Vekāyi‘hâne-i Âmire / Takvîm-i Vekāyi‘hâne Nezâreti adıyla yeni bir idare oluşturuldu. Takvimhâne, Vak‘anüvis Esad Efendi’nin nezaretinde 1831 yılında faaliyete geçti, birkaç ay sonra da Masârifat Nâzırı İbrâhim Sâib Efendi’nin uhdesindeki eski matbaa Tabhâne-i Âmire, Takvimhâne-i Âmire Nezâreti’ne bağlandı.

Osmanlı matbaacılığının yeni bir dönemini oluşturan Takvimhâne-i Âmire devletin kendi ihtiyacına yönelik olarak binası, personeli, makine ve araç gereciyle kurduğu ilk matbaa idi. Bu matbaada haftalık yayımlanan Takvîm-i Vekāyi‘ yanında kitap ve diğer matbuatın basımı da yapıldı. Takvimhâne hem bir matbaa hem de haber ve yazıların toplandığı, tashih ve tercüme edildiği, neticede gazetenin hazırlandığı yazı işleri dairesiydi. Takvîm-i Vekāyi‘in basımı için yeni bir matbaa kurulması söz konusu olunca, İstanbul’da Serasker Kapısı civarında eski Tabhâne-i Âmire’nin yanındaki Kapıcıbaşı Mûsâ Ağa’nın konağı satın alınarak Takvimhâne-i Âmire adıyla basımevi haline getirildi. Matbaa için gereken baskı makineleri ve diğer araç gereç İzmir’de Courrier de Symrne gazetesini çıkaran Alexandre Blacque’tan satın alınıp Mansûre Hazinesi’nin malı olarak Takvimhâne’ye demirbaş kaydedildi.

İki katlı ahşap bir bina olan Takvimhâne’nin üst katında padişaha ayrılmış büyük bir oda, nâzır, tercümanlar ve diğer memurlara ait odalar, kâtip ve tertip odasıyla bir hamam yer almakta, alt katta Fransızca Takvîm-i Vekāyi‘ personeline mahsus oda bulunmaktaydı. İhtiyaca cevap veremeyen Takvimhâne binası daha sonra kısmî bir tamirat gördüyse de yeterli olmadı. Bunun üzerine matbaa, Topkapı Sarayı’nda eski maliye dairesinin arkasında “kavâim-i nakdiyye” basımı için yapılan, fakat kavâim-i nakdiyyenin kaldırılmasıyla terkedilen ve tam teşekküllü bir matbaa haline getirilen fabrika binasına taşındı. İdaresi de Nisan 1863’te Maarif Nezâreti’ne geçti. Eski matbaa binası mektep olarak kullanılmak üzere yine Maarif Nezâreti’ne bırakıldı. Takvimhâne tesis edildiğinde idaresi Takvîm-i Vekāyi‘hâne-i Âmire nâzırı unvanıyla Mekke-i Mükerreme mâzullerinden Vak‘anüvis Sahaflar Şeyhizâde Mehmed Esad Efendi’ye verilmişti. Vak‘anüvislik memuriyeti de ilâve edilen ve divan mansıplarından olan Takvîm-i Vekāyi‘ Nezâreti “rütbe-i sâlise” derecesindeydi.

Takvimhâne Nezâreti teknik donanım, personel ve bina olarak iki ayrı matbaanın idarî mânada birleşmesini ifade etmekteydi. Takvimhâne-i Âmire nâzırı unvanını taşıyan bu iki matbaanın yöneticisi, özellikle Tabhâne-i Âmire’yle ilgili meseleler söz konusu olunca Tabhâne-i Âmire nâzırı olarak da anılmaktaydı. Takvîm-i Vekāyi‘, aynı zamanda bir resmî tarih yazım alanı olarak düşünüldüğünden resmî tarih yazıcısının unvanı olan vak‘anüvislik de Takvimhâne-i Âmire nâzırına verildi, nâzırlar da genellikle vak‘anüvislerden tayin edildi. 1855 yılına kadar görev yapan vak‘anüvislerin aynı zamanda Takvimhâne nâzırı tayin edilmesi usulü Takvimhâne Nâzırı Nâil Bey’in vefatıyla son buldu, bu tarihten itibaren vak‘anüvislik görevi Takvimhâne-i Âmire Nezâreti’nden ayrıldı. İdaresi Mansûre Hazinesi’ne bağlı olan Takvimhâne Nezâreti, Maliye Nezâreti teşkil edildiği zaman buraya bağlandı. Takvimhâne nâzırının görevi Takvîm-i Vekāyi‘de yer alacak devletin icraatını, haberleri, tercümeleri usulüne uygun biçimde hazır duruma getirmek ve matbaanın diğer işlerine nezaret etmekti. Gazetede yer alacak idarî ve askerî haber özetlerini yayıma hazırlayan nâzır, gazete müsveddelerini basılmadan önce sadâret kanalıyla padişaha arzetmekle de yükümlüydü. Yazı ve üslûbunun güzel olması, devlet tecrübesine sahip bulunması nâzır olacak kişilerde aranılan özelliklerdendi. Takvimhâne nâzırlarının görev süresi genellikle kısa oldu. Kasım 1831’de ilk nâzır olarak tayin edilen Esad Efendi’nin yanı sıra Seyyid Nazif (vekâleten), Nûman Mâhir Efendi, Âtıf Bey, Mehmed Şâkir Recâi Efendi, Saffet Mehmed Esad Efendi, Mustafa Sâmi, Âkifpaşazâde Nâil Mehmed Bey, Yesârîzâde Mustafa İzzet Efendi, Said Mehmed Bey, Lebîb Efendi, Takvimhâne nâzırlığında bulundular. Nâil Bey’in ölümünden sonra vak‘anüvislik görevi Takvimhâne Nezâreti’nden ayrıldığı gibi nâzırın yetkisinde olan malî işler de Takvimhâne’de memur rûznâmçeci tarafından yürütülmeye başlanmıştır.

Zamanla Takvîm-i Vekāyi‘in düzenli olarak çıkarılamaması ve gazetede eski haberlerin yer alması eleştiri konusu olunca Takvimhâne’de köklü değişiklikler yapıldı. 1862’de Takvimhâne Nezâreti ilga edilerek gazeteciliğin ve matbuatın maliye değil bir maarif işi olduğu düşüncesiyle Takvîm-i Vekāyi‘ ve kitap basımı işleri Maarif Nezâreti’ne devredildi. 2 Şubat 1862 tarihli bir irade ile Maarif Nezâreti’ne bağlanan Matbuat Müdürlüğü kuruldu, matbuat müdürü Takvîm-i Vekāyi‘in düzenli çıkmasını ve Matbaa-i Âmire’nin düzenli çalışmasını sağlamakla görevlendirildi. O sırada Takvimhâne nâzırı olan Lebîb Efendi emekliye sevkedilerek Takvîm-i Vekāyi‘ muharrirliği yapan Ahmed Lutfi Efendi matbuat müdürlüğü görevine getirildi. Birkaç ay sonra matbuat müdürlüğünün ilga edilmesi üzerine Ahmed Lutfi Efendi de emekliye sevkedildi. Takvimhâne’de haber yazıcıları, mütercimler, muharrirler, musahhih, mukabeleci, kâtip, ilmühaberci, mîrî sahafı gibi görevlilerin yanında mürettip, ressam (hakkâk), dağıtımcı, çark işçileri, sikkeci, dökümcü, topçu, huruf ustaları gibi teknik personel de görev yapıyordu. Osmanlı Devleti’nin sonuna kadar yaklaşık doksan bir yıllık bir yayım hayatı bulunan Takvîm-i Vekāyi‘in yayımına iki defa ara verildi.

Takvimhâne Nezâreti adı altında birleştirilen Takvimhâne-i Âmire ve Tabhâne-i Âmire matbaalarında farklı baskı faaliyetleri de gerçekleştirildi. Genel olarak Takvimhâne-i Âmire’de Takvîm-i Vekāyi‘ ve kitap basımının dışında Tanzimat’tan sonra Osmanlı bürokrasisinde kullanılmaya başlanılan ve “evrâk-ı sahîha” denilen matbu evrak türleriyle birlikte nizamnâmelerden el ilânlarına kadar çeşitli malzemeler basıldı. Kitap basılan Tabhâne-i Âmire’nin Takvimhâne’ye bağlanmasından sonra talebelerin ihtiyacı olan kitapların da bu matbaada basılabilmesi amacıyla isteyenlere Tabhâne-i Âmire’de kitap bastırma hakkı tanındı. Matbaacılık ve yayımcılığın gelişmesi ve yayılmasıyla birlikte kitap basım ve satışında gelişmeler oldu.

BİBLİYOGRAFYA

BA, MAD, nr. 8257; Lutfî, Târih (haz. Yücel Demirel – Tamer Erdoğan), İstanbul 1999, II-III, 651; VI-VII-VIII, 1025, 1066, 1134, 1229, 1261; Orhan Koloğlu, Takvim-i Vekayi: Türk Basınında 150 Yıl: 1831-1981, Ankara, ts. (Çağdaş Gazeteciler Derneği), s. 23; Nesimi Yazıcı, Takvim-i Vekayi: Belgeler, Ankara 1983, s. 19, 66, 67; Kemal Beydilli, Türk Bilim ve Matbaacılık Tarihinde Mühendishâne, Mühendishâne Matbaası ve Kütüphânesi: 1776-1826, İstanbul 1995, s. 136, 140, 145; Hidayet Nuhoğlu, “Osmanlı Matbaacılığı”, Türkler (nşr. Hasan Celal Güzel v.dğr.), Ankara 2002, XIV, 928; Orlin Sabev, İbrahim Müteferrika ya da İlk Osmanlı Matbaa Serüveni: 1726-1746, İstanbul 2006, s. 325; J. E. de Kay, 1831-1832 Türkiye’sinden Görünümler (trc. Serpil Atamaz Hazar), Ankara 2009, s. 301; Güldane Çolak, Osmanlı Matbaacılığında Takvimhâne-i Âmire’nin Yeri ve Önemi (yüksek lisans tezi, 2011), İÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü, tür.yer.; Necdet Öz, Tabhâne ile Takvimhânenin Birleşmesi ve Basılan Eserler (yüksek lisans tezi, 2012), MÜ Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü, s. 12, 19; Takvîm-i Vekāyi‘, sy. 2, 17, İstanbul 1247; sy. 75 (1249); sy. 158 (1253); Cengiz Orhonlu, “Türkçe Yayınlanan İlk Gazete: Takvim-i Vekayi”, BTTD, I/6 (1968), s. 35-39; Ziya Yılmazer, “Esad Efendi, Sahaflar Şeyhizâde”, DİA, XI, 341, 342.
Bu madde TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 2016 yılında İstanbul'da basılan EK-2. cildinde, 579-580 numaralı sayfalarda yer almıştır.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde okumak ister misiniz?
BAŞKA BİR MADDE GÖSTER